Olay, 18 Eylül Cuma günü akşam saatlerinde Arnavutköy Anadolu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre 12 yaşındaki B.A., sokakta bulunan diğer çocuklar tarafından üç sokak öteye götürüldü. Burada çocuğun tutulduğu, sırtına kolonya döküldüğü ve ateşe verildiği ileri sürüldü. Çocuğun sırtındaki alevlerin büyümesi üzerine kendisini söndürmek için bir otomobile yaslandığı, naylon tişörtünün ise sırtına yapıştığı belirtildi. İddiaya göre olayın ardından çocuk eve getirildi ve ailesine kaydıraktan düştüğü söylendi. Ancak çocuğun ailesi, sırtındaki yaraların kaydıraktan düşmeyle açıklanamayacağını düşünerek kendisine ne olduğunu sordu. B.A.'nın kolonya ile yakıldığını söylemesi üzerine aile, olaya karıştığı öne sürülen çocukların aileleriyle görüştü.
Üçüncü derece yanık oluştu
Çocuğun durumunu öğrenen ailesi, hastaneye giderek tedavi sürecini başlattı. Hastanede yapılan müdahalede B.A.'nın sırtında üçüncü derece yanık bulunduğu öğrenildi. Çocuk, yaklaşık 25 gün boyunca hastanede tedavi gördükten sonra taburcu edildi. Ancak eve döndükten sonra ağrıları yeniden artan B.A. tekrar hastaneye kaldırıldı. Bu süreçte çocuğun bilinç kaybı yaşadığı belirtildi. Yaşananların ardından aile, polis ekiplerine başvurarak şikâyetçi oldu.
Baba Kadir Arslan yaşananları anlattı
Olayla ilgili konuşan baba Kadir Arslan, yaşananları ve sonrasında yaşadıkları süreci anlattı. Arslan, şu ifadeleri kullandı:
"Olay 18 Eylül'de oldu. Cuma günü akşam saatlerinde ben işten geldim. Çocuklarım kapının önüne çıktı. Çocuğumu üç sokak arkaya götürdüler. Orada bir kişi çocuğumu tutup diğeri sırtına kolonya döküyor. Birinci seferde yakamıyor, ikinci seferde tutuşuyor. Biraz daha kolonya döküyor. Çocuğun sırtı iyice alev alıyor. Çocuk kendini söndürmek için arabaya yaslanıyor. Tişörtü naylon olduğu için sırtına yapışmış. Yakanlar çocuğu apar topar eve getirdiler. ‘Kaydıraktan düştü dediler' Onlar da çocuk. Biri 12, biri 13 yaşlarında. Çocuğun üstüne başka uzun bir tişört giydirmişler. Kaydıraktan düşmeye benzemiyordu. Çocuğuma sorduğumda ‘Beni kolonya ile yaktı' deyince çocuklar hemen kaçtı. Çocuğun babasını çağırdım. Kendi oğlunu dövmeye kalktı ama izin vermedik. Onun arabasıyla hastaneye geldik. Acile girdik. Hemen yanık bölümünde müdahale ettiler. Çocukta üçüncü derece bir yanık var. Hastanede 25 gün kadar yattık. Daha sonra taburcu olduktan sonra çocuk evde çocuk durmadı ve tekrar hastaneye geldik. Çocuk hastanede bilincini kaybetti. Ondan sonra biz de emniyet güçlerine haber verdik. Emniyet harekete geçti. Ailesiyle birlikte çocukları aldılar. Birine kelepçe takmışlar. Diğerinin yaşı tutmuyor diye serbest kalmış, şikayetçiyim. Sonuna kadar devam edeceğim. Bu akran zorbalığıdır. Adalet inşallah yerini bulacak. Çocuğumun hakkını arıyorum. Adalet Bakanlığı'nın iki kez kalemini de aradım. Oradan da dönüş bekliyorum. İnşallah Adalet Bakanı'mız da bize yardımcı olacak. Herkes cezasını çeksin. Şikayetçi olduk. Emniyet ekipleri çocuğun ifadesini aldıktan sonra diğer çocuklarının ifadesini aldı. Birinin ayağı kelepçeli tedbir amaçlı ev hapsi, diğeri de serbest."
Aile şikâyetçi oldu
Baba Arslan, emniyet ekiplerinin olayla ilgili işlem yaptığını ve çocukların ifadelerinin alındığını belirtti. Arslan'ın aktardığına göre, çocuklardan biri hakkında ev hapsi tedbiri uygulanırken diğeri serbest bırakıldı. Olayın ardından şikâyetçi olduklarını söyleyen baba, hukuki süreci sonuna kadar takip edeceğini ifade etti. Ailenin, çocuklarının yaşadığı olayla ilgili adaletin sağlanmasını istediği belirtildi.





