Türkiye genelinde olduğu gibi Antalya’da da apartman ve site aidatları son yıllarda ciddi şekilde artış gösterdi. Artan maliyetler, bazı bölgelerde aidatların neredeyse kira bedellerine yaklaşmasına neden olurken, vatandaşlar yüksek ödemeler karşısında zorlanmaya başladı. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Apartman Site Yöneticileri Derneği (ASİYÖNDER) Başkanı Av. İbrahim Güllü, aidatların belirlenme sürecinde hem yöneticilere hem de kat maliklerine önemli sorumluluklar düştüğünü ifade ifade etti ve ekledi:
"Biz ev kiralarken ya da bir işyeri kiralarken veya bir yer satın alırken oranın aidatının ne kadar olduğunu sorma gereği hissetmezdik. Çünkü aidat çok makul çok cüzi oluyordu. Ama şimdi tabii ki enflasyonist bir ortam da söz konusu. Aidatlara bunlar doğrudan yansıyor ama burada yöneticilerimize çok ciddi görevler düşüyor. Dolayısıyla kat malikleri yöneticilerini seçerken işi bilen yöneticileri seçmelerinde fayda var. Çünkü bazı kalemler vardır ki ihtiyaç değil ya da lüks olabilir. Dolayısıyla da yıllık bütçe hazırlanırken yani aidatlar belirlenirken mutlaka lüzumsuz ve lüks diye tabir edilebileceğimiz harcamalardan gider kalemlerinden özellikle bu dönemde kaçınmak lazım. Şu anda ciddi anlamda insanlar ekonomik sıkıntı yaşıyor. Bu sıkıntılı süreci atlatabilmek adına da aidatların olabildiğince düşük tutulmasında fayda var"
dedi.
Aidat belirlemede toplantı şart
Av. İbrahim Güllü, mağduriyet yaşanmaması açısından aidat belirlenirken kat maliklerinin toplantılara katılması gerektiğini vurgulayarak,
"Aidatlar kat malikleri kurulu toplantısında belirlenir ve bu yılda bir defa yapılmak durumundadır en azından. Şimdi burada kat maliklerimizin mutlaka toplantılara katılması gerekir. Yine kiracılar eğer ev sahibi toplantıya katılmayacaksa ev sahibinden 'katılma yetkisi, vekaletname' dediğimiz şeyi alarak mutlaka kat malikler kurulu toplantılarına katılmaları lazım. Kat malikleri kurulunda ilk toplantıda çoğunluk aranır. Eğer burada bu çoğunluk sağlanmazsa ikinci toplantıda artık kaç kişi katıldıysa onlarla alınır. Dolayısıyla bu toplantılarda alınan kararlara eğer bir ay içerisinde dava açılmazsa ve katılanlar açısından da toplantıya katılıp 'ben bu kararlara itiraz ediyorum' ifadesi konulmadıysa bu kararlar kesinleşecektir"
dedi.
Usulsüz aidat artışına itiraz hakkı var
Ayrıca Av. Güllü, vatandaşların haklarını araması gerektiğini belirterek,
"Toplantıya katılmayanlar için ise 6 aylık bir süreç var. Dolayısıyla vatandaşlarımızın yüksek aidatlardan şikayet etmek yerine öncelikle toplantılara katılıp harcama kalemlerinde görmüş oldukları olumsuzlukları mutlaka dile getirip aidatlarının düşük tutulmasına gayret göstermeleri gerekir. Burada yöneticilerin de bu aidatları belirlerken bütçeleri çok iyi ayarlamaları lazım. Ayrıca yöneticilerin kendi kafalarına göre 'Ben aidatı şu kadar yükselttim' şeklinde karar almaları usul ve yasaya uygun bir davranış, hareket değil. Dolayısıyla da vatandaşlarımız yöneticilerin yapmış olduğu bu tür eylemlere karşı mutlaka itirazlarını yapsınlar. Yöneticiler de eğer bir karar alınması gerekiyorsa mutlaka toplantı yaparak kararlarını alsınlar. Aksi takdirde Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gidildiğinde o alınan kararın iptal edilme durumu söz konusu olabilir"
şeklinde konuştu.