Bu yıl 104 filmin yarıştığı 62'nci Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin kırmızı halısında adeta yıldız yağmuru yaşandı. Görkemli geceye çok sayıda ünlü isim katılırken, sanatçılar kırmızı halıda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Renkli görüntülere sahne olan törende konuklar, kırmızı halı geçişinin ardından açılış alanına geçti.
“Antalya’nın seyircisi inanılmaz”
Festival alanına kırmızı halıdan giriş yapan ünlü isimler duygularını gazetecilerle paylaştı. Başarı Ödülü’ne layık görülen oyuncu Merve Dizdar, yeniden Antalya’da olmaktan duyduğu mutluluğu şu sözlerle anlattı:
“Ben 2022'de Kar ve Ay'la En İyi Kadın Oyuncu Ödülü almıştım Altın Portakal'da. Şimdi tekrar burada olmak çok güzel. Tabii biz çok yoğun çalıştığımız için festivaldeki filmleri izleyemeyeceğim ama aslında amacım festivaldeki filmleri izlemek olurdu. Fakat şöyle bir şey söyleyebilirim. Buraya 2022'de geldiğimde de şimdi yine gördüğümde de Antalya'nın seyircisi inanılmaz. Böyle bir seyirciye sahip oldukları için çok güzel bir şey. Çünkü herkes çok ilgili filmlere, buraya gelen katılımcı ekiplere. O yüzden çok mutluyum. Tekrar burada olmak çok güzel.”

“Kasaba festivalinden uluslararası noktaya dönüşmüş”
Usta oyuncu Fikret Kuşkan, festivalin yıllar içinde geçirdiği dönüşümü ve kendi anılarını şu sözlerle aktardı:
“Çok uzun yıllardır neredeyse kasaba festivali gibi bir noktadan uluslararası bir noktaya dönmüş bir festivaldeyiz. Bu onur verici ve benim için daha da önemli bir şey var. 1990'da ben Antalya'da En İyi Erkek Oyuncu Ödülü aldığımda 24 yaşındaydım. Rahmetli Ömer Kavur gizli yüz filmiyle. Böyle de bir manası vardır benim için, anlamı vardır. O tarihlerde ben Berlin'de yükseğimi yaparken ben ödülümü aldığımda Antalya Film Festivali beni uçak biletimi alıp Berlin'den Götü Üniversitesinden getiremedi buraya. Berlin Morgan Post'un yazarı, sanat eleştirmeni ve sinema eleştirmeni, hayır bu senin ilk ödülün, gidip o ödülü kendi elinle almalısın deyip gitti benim uçak biletimi aldı, gidiş dönüş. Bir haftada İstanbul'da kalırsın, anneni, işte arkadaşlarını görürsün. Yalnız gelirken ödülü getir dedi. Ben buradan yurt dışına çıkarken ödülü tarihi eser zannettiler, kırmaya kalktılar, belgeleri gösterdim. Almanya'da içeri girerken ödüle baktılar, normal bir ödül yani Antalya'da aldığım ödül olduğunu anladılar, buyurun geçin dediler. İstanbul'a Atatürk Havalimanı'nda yaklaşık iki buçuk saati tutuldu. Henüz o ödülü gerçekten bir tarihi eser mi yoksa neyin nesi olup olmadığı konusunda bir şüpheye varmışlardı.”

“Tüylerim diken diken”
Festivalin Uluslararası Uzun Metraj Jürisi Üyesi Elif Dağdeviren, yeniden Antalya’da olmanın kendisi için taşıdığı anlamı şu sözlerle dile getirerek,
“Benim için bir kere bu eve dönüş, biliyorsunuz eski direktörüyüm fakat gurur duyuyorum ki gene muazzam bir ekiple çalışıyor Antalya. Tülerim diken diken çünkü hakikaten Antalya Türkiye için de sektör için de en önemli sinemalı buluşma merkezi. İnşallah çok güzel bir festival geçireceğiz hep beraber”
diye kaydetti.
“Çok gururluyum”
Festivalin genç isimlerinden Erdem Yener, ilk filmiyle Altın Portakal’da yer almanın heyecanını yaşadığını kaydederek,
“İlk filmimle ben de Altın Portakal'da olduğum için çok gururluyum. Böyle harika insanlarla çalıştığım için daha da gururluyum. Güzel bir hafta olmasını, iyi bir festival geçirmesini istiyorum bütün katılımcıların”
dedi.
“Onur duyuyorum”
Festival Jüri Başkanı Ömer Vargı, Altın Portakal’ın önemine vurgu yaparak şunları söyledi:
“Festivalin yaşanıyor olması, hala devam ediyor olması çok önemli ve güzel bir duygu. Ben de onur duyuyorum bu jürinin başkanı olmaktan. Umarım çok güzel geçer.”

“Güzel bir festival olacak”
Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın jüri üyesi Engin Alkan ise festivalin Türkiye için taşıdığı önemi vurguladı. Alkan,
“Türkiye'nin en önemli sanat olaylarından bir tanesi. Hem sektörden hem de kültürel oluşumumuzda çok önemli bir yeri var. Burada olmaktan dolayı gerçekten gurur duyuyorum. Heyecanla seyredeceğimiz filmleri bekliyorum. Umarım güzel bir festival olacak. Ve umarım bin yüz yıl daha devam edecek”
ifadelerini kullandı.

“Atmosfer her zamanki gibi harika”
Ödül takdim eden oyuncu Cem Yiğit Üzümoğlu, gecenin atmosferini şu şekilde değerlendirdi:
“Bana hiç böyle bir şey söylenmemişti. Böyle bir anda ödül verir misin dendi. Ben de 'iyi peki' dedim. Teşekkürler düşündükleri için. Atmosfer ise her zamanki gibi gayet güzel.”

“Delimine” Altın Portakal coşkusuna ortak oldu
Sosyal medya fenomeni Ali Abdülselam Yılmaz, nam-ı diğer Delimine, bu yıl da Altın Portakal Film Festivali’nin kırmızı halısında yerini aldı. Her yıl festivali kaçırmamaya özen gösterdiğini belirten Yılmaz, etkinliğe dair duygularını şu sözlerle dile getirdi:
“Yıllardır düzenli olarak katılmaya çalışıyorum. Ve şehrimizin böyle mükemmel bir organizasyona sahip olmasından dolayı çok mutluyum. Filmleri izleyeceğiz, her saniyesini takip edeceğiz. Bakalım neler yaşayacağız, bakalım ne gibi heyecanlar yaşayacağız. Çok mutluyum. Bu festivale her geldiğimde kendimi yeniden çocukluğumda gibi hissediyorum. O yüzden hep heyecan vaki kalıyor.”
“Çok duygu dolu bir gece yaşıyoruz”
Festivalin büyüsüne kapılan bir diğer isim ise sanatçı Görkem Durmaz oldu. Gecenin anlamına ve festivalin sinemaya kattığı değere vurgu yapan Durmaz, duygularını şu sözlerle ifade etti:
“Çok güzel bir gece yaşıyoruz. Çok özel bir gece yaşıyoruz. Çok duygu dolu, gözlerinin zaman zaman dolduğu bir gece yaşıyoruz. Bir hafta boyunca tüm filmler izlenmeye devam edecek. Biz de tadını çıkarmaya devam edelim. Bu tür festivaller sinemamız için, dünyada tanınması için çok önemli bence. Eski üstadlarımızın onurlandırılması, yeni oyuncularımızın da şevklenmesi açısından çok önemli buluyorum. Bu yüzden gelecek nesillere aktarmanın da çok önemli olduğunu tekrar vurguluyor. Festivalin tadını çıkaralım diyorum.”
Onur, emek ve başarı ödülleri sahiplerini buldu
Kırmızı halı geçişinin ardından festivalin en heyecanlı anlarından biri yaşandı. Bu yıl “Kalpten” temasıyla düzenlenen 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivalinde, sinemanın usta ve genç isimleri onurlandırıldı. Onur Ödülleri usta oyuncular Settar Tanrıöğen ve Serap Aksoy’a, Emek Ödülü yazar ve senarist Feride Çiçekoğlu’na, Başarı Ödülleri ise Merve Dizdar, Selahattin Paşalı ve Cansu Baydar’a verildi. Başarı Ödülü’ne layık görülen Selahattin Paşalı, yoğun set temposu nedeniyle geceye katılamadı.



