Elmalı ve çevresi, coğrafi konumu itibarıyla antik çağdan itibaren yerleşime uygun alanlar arasında yer almıştır. İlçe sınırları içerisinde bulunan höyükler, yerleşimin tarih öncesi dönemlere kadar uzandığını göstermektedir. Elmalı Ovası ve çevresinde tespit edilen arkeolojik buluntular, bölgenin Likya uygarlığının iç kesimlerdeki yerleşim alanlarıyla bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Antik kaynaklar ve arkeolojik çalışmalar, Elmalı’nın Likya Bölgesi’nin iç kesimlerinde yer alan yerleşimlerle ilişkili olduğunu göstermektedir. Kıyı Likyası’ndan iç bölgelere uzanan ticaret ve ulaşım yolları üzerinde bulunması, Elmalı’nın stratejik önem kazanmasına neden olmuştur. Bu durum, bölgenin antik dönemde tarım ve ticaret açısından değerlendirilmesini sağlamıştır.
İdari ve kültürel merkezdi
Elmalı, Osmanlı Devleti döneminde özellikle 16. yüzyıldan itibaren bölgesel bir idari merkez olarak öne çıkmıştır. İlçede inşa edilen camiler, medreseler ve sosyal yapılar, Osmanlı şehirleşme anlayışının Elmalı’daki yansımalarını oluşturmaktadır. Bu yapılar, Elmalı’nın yalnızca kırsal bir yerleşim değil, aynı zamanda yönetim ve eğitim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir merkez
Tarihi doku günümüzde de korunuyor
Elmalı’da Osmanlı döneminden günümüze ulaşan camiler, medreseler ve geleneksel konutlar, ilçenin tarihsel kimliğinin korunmasına katkı sağlamaktadır. Bu yapılar, Elmalı’nın farklı dönemlere ait kültürel mirasını bir arada barındıran nadir ilçeler arasında yer almasını sağlamaktadır. İlçe, sahip olduğu tarihi dokuyla Antalya’nın iç kesimlerindeki önemli kültürel merkezlerden biri olma özelliğini sürdürmektedir.