Uluslararası Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından açıklanan 2026 yılı Mavi Bayrak Ödülleri’ne göre Türkiye’de mavi bayrak bulunan plaj sayısı 580’e yükseldi. Türkiye, 580 plajın yanı sıra 30 marina, 26 bireysel yat ve 18 turizm teknesiyle toplam 654 mavi bayrağa ulaşarak dünyada üçüncü sırada yer aldı. Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz ise şehirler bazında yapılan değerlendirmede Antalya’nın 233 mavi bayrakla dünyada açık ara birinci sırada bulunduğunu belirtti. Türkiye’den Antalya’nın yanı sıra Muğla, İzmir, Balıkesir ve Aydın da dünyanın en fazla mavi bayrağa sahip ilk 20 şehri arasında yer aldı.

İlk 20’de 5 Türk şehri bulunuyor
Açıklanan sıralamada Antalya 233 mavi bayrakla ilk sırada yer alırken, Girit 154 bayrakla ikinci, Muğla 110 bayrakla üçüncü oldu. Listede Türkiye’den İzmir 64, Balıkesir 48 ve Aydın 39 mavi bayrakla yer aldı. Yavuz, Antalya’nın sahip olduğu mavi bayrak sayısının kentin deniz turizmi açısından önemini ortaya koyduğunu ifade etti.
Plastik kirliliğine dikkat çekti
Akdeniz’de son dönemde gündeme gelen plastik ve mikroplastik kirliliğine de dikkat çeken Yavuz, mavi bayrakların korunması konusunda uyarıda bulundu.
Yavuz,
"Bu kadar mavi bayrak olup, deniz kirliliğini konuşmak acı. Dünyada en çok mavi bayrağa sahip şehir açık ara Antalya. İspanya, Fransa'da değil, açık ara Antalya'da. Antalya en çok mavi bayrağa sahip olup, günlerdir deniz kirliliğini konuşuyorsa bu çok üzücü bir durum"
dedi.

"Kaybetme riskimiz var"
Mavi bayrakların plajların güncel durumuna göre verildiğini ve deniz kirliliğinin bu ödüllerin kaybedilmesine yol açabileceğini söyleyen Yavuz,
"Mavi bayrak ödülü, her yıl plajların güncel durumuna göre veriliyor. Aslında şu acı gerçeğe dikkati çekmek istedim; mavi bayrak için birçok kriterin sağlanması gerekiyor, dünyaya 'buranın denizi temizdir' mesajı veren bir bayraktır. Biz bunda baya başarılı olmuşuz, baya iyi durumdayız özellikle Antalya. Hak ederek almışız o bayrakları. Ama şimdi hak ederek geri verme durumumuz var. Çünkü artık denizin dibinde ve yüzeyinde yüzen plastikler, deniz suyunun bulanıklığı, kirliliği. Sezon başından, hazirandan beri denizin kirliliğini konuşuyoruz Antalya'da"
diye konuştu.
"Turist gördüğü resme bakar"
Deniz kirliliğinin turizm üzerindeki etkisine de değinen Yavuz, turistlerin raporlardan ziyade karşılaştıkları görüntülere dikkat ettiğini ifade ederek,
"Turist rapora bakmaz, turist gördüğü resme bakar, o yüzen plastiklere bakar, bulanık suya bakar. Bu turizme çok zarar verir. Turizmi de geçtim, ekosisteme. Biz bu şehirde yaşıyoruz, bu ülkede yaşıyoruz, bu denize giriyoruz. Buradayız, denizin kenarında olan bir şehiriz. Bu kadar kirli olmaması gerekiyor. Onun için herkesin ayağını denk alması lazım. O teknelerin de işte atıkları atanların da kim suçluysa. Dün denize gittim, adam elinde sigarayla denize girdi, içti ve sonra söndürdü, denize attı. Tamam sahillerde sigara içilmeyecek diye tedbir alan bir ülkeyiz, bir şehiriz. Bu çok önemli bir adım. İspanya'nın sahilinde içki bile içilmiyor. Mallorca'nın sahilinde içki bile yasaklandı. Bir yanda 'Sahilde sigara içmeyin' diyoruz, öbür tarafta deniz kirliliğini konuşuyoruz. Bir yanda dünyada en çok, açık ara mavi bayrağı olan şehir Antalya diyoruz. Bunlar acı gerçekler. Gidişat iyi değil. Bizim turizmimizin ana sermayesi, deniz ve güneştir. Başka bir şey değil. Bu deniz olmasa, o güneş de olmasa otel hiçbir işe yaramaz. İstersen altın kaplayın oteli, ana sermayemiz denizdir. Bunu tüketmeye başladık. O çok tehlikeli"
dedi.




