Kralın Emri: "Bana Yeryüzünde Cenneti Bulun!"
Antalya'nın kuruluşuna dair anlatılan efsane, Helenistik dönemin güçlü figürlerinden biri olan Bergama Kralı II. Attalos'un vizyonuyla başlar. Söylentiye göre Kral Attalos, hükümranlığını genişletmek ve krallığının gücüne yakışır bir liman şehri kurmak istemektedir. Bu amaçla askerlerine kesin ve iddialı bir emir verir:
"Gidin, bana bu yeryüzü üzerinde öyle bir güzel yer bulun ki, bütün kralların gözü kalsın bu yerde. Kimse gözünü bu yerden ayıramasın. Orada liman şehirleri kuracağım."
Kralın bu emri üzerine yola çıkan askerler, Ege sahillerini ve Anadolu’nun güney kıyılarını aylar süren bir arayışla karış karış dolaşır.
Askerlerin Hayran Kaldığı O Yer: Pamfilya Kıyıları
Zorlu ve uzun süren arayışın ardından, askerler sonunda bugün Antalya'nın merkezi olan bölgeye ulaşır. Akdeniz'in masmavi suları, falezlerin üzerindeki bereketli topraklar ve eşsiz manzaralar karşısında büyülenen askerler, Kral Attalos'un "cennet" tanımına uyan yeri bulduklarından emin olurlar.
Attalos'a dönerek keşfettikleri bu eşsiz güzelliği anlattıklarında, Kral derhal bölgeye gelerek bizzat incelemelerde bulunur. Manzaraya hayran kalan II. Attalos, emrindeki tüm kaynakları kullanarak bu stratejik ve güzel noktada bir şehir kurulması talimatını verir.
Kuruluş ve İsim Hikayesi: Attaleia'dan Antalya'ya
Kral Attalos tarafından kurulan bu yeni şehir, doğrudan kurucusunun adını taşır: Attaleia.
Bu isim, zamanla dilin akışı ve farklı kültürlerin telaffuzuyla değişime uğramıştır:
Attaleia (Helenistik Dönem)
Atalia
Adalya (Selçuklu ve Osmanlı Dönemi kaynaklarında sıkça geçer)
Antalya (Cumhuriyet Döneminde günümüzdeki ismine kavuşmuştur)
Attaleia, kurulduğu MÖ 2. yüzyıldan itibaren önemli bir liman ve ticaret merkezi haline gelmiştir. Bergama Krallığı'nın sona ermesinin ardından kısa bir süre bağımsız kalmış, hatta bir dönem korsanların kontrolüne geçmiş olsa da, MÖ 77'de Roma İmparatorluğu topraklarına katılmıştır. MS 130'da Roma İmparatoru Hadrianus'un (Kaleiçi'ndeki ünlü Hadrian Kapısı onun anısına yapılmıştır) şehri ziyaret etmesi, Attaleia’nın gelişiminde bir dönüm noktası olmuştur.
Tarihi Bilgi Notu: İnsanlık İzleri 40.000 Yıl Önceye Uzandı
Antalya'nın kuruluş efsanesi romantik ve etkileyici olsa da, arkeolojik kazılar bölgedeki insanlık tarihinin çok daha eskilere dayandığını gösteriyor. Özellikle Karain Mağarası'nda yapılan kazılarda, günümüzden yaklaşık 40 bin yıl önceye ait insan yerleşim izleri bulunmuştur. Bu da, Antalya topraklarının İlk Çağlardan beri kesintisiz bir uygarlığa ev sahipliği yaptığını kanıtlamaktadır.
Antalya'yı ziyaret etmek, sadece Attalos'un "Yeryüzü Cenneti" arayışının sonucunu görmek değil; aynı zamanda Lidyalılardan Perslere, Romalılardan Selçuklulara ve Osmanlı'ya kadar uzanan binlerce yıllık kesintisiz bir medeniyetler köprüsünde yürümek demektir.





