Yaşam

Antalya'da ezber bozan buluş: Zararlılara karşı ışık tuzağı sistemi geliştirdiler

Antalya'da geliştirilen ışık tuzağı sistemi, domates güvesi, mantar sineği, elma iç kurdu ve manas kurdu gibi zararlıları yakalayarak tarımsal üretimde kimyasal ilaç kullanımının azaltılmasına katkı sağlıyor. Sistemin farklı ürünlerde yapılan uygulamalarında olumlu sonuçlar elde edildiği belirtildi.

Loading...

Abone Ol

Makine mühendisi Alican İzgi ve ekibi tarafından Antalya'da geliştirilen "ecosav" isimli ışık tuzağı sistemi, tarım alanlarında ürün kaybına neden olan zararlılarla mücadelede alternatif bir yöntem olarak kullanılmaya başlandı. Geliştirilen sistemin domates, mantar ve elma üretiminde yapılan uygulamalarında ilaç kullanılmadan başarılı sonuçlar alındığı ifade edildi.

Işık tuzağı sistemi geliştirdiler

Antalya'da çiftçilerin tarım alanlarında yaşadığı sorunlara çözüm bulmak amacıyla makine mühendisi Alican İzgi ve ekibi tarafından ışık tuzağı sistemi (ecosav) geliştirildi. Sera ve tarlalarda farklı ürünlerde cihazı uyguladıklarını söyleyen Alican İzgi, ilk olarak ise domates üretiminde önemli kayıplara neden olan domates güvesi (tuta) üzerinde denendiğini belirtti.

Ardından mantar sineği, elma iç kurdu ve manas kurdu gibi zararlılar üzerinde de kullanılmaya başlandığını aktaran İzgi, olumlu sonuçlar aldığını ifade ederek,

"Domatesin tutasına hiç ilaç attırmadan domates ürettirmeyi başardık. Kültür üreticilerinin başı 4 familyadan 16 çeşit mantar sineği ile bunların en küçüğünün yetişkini 0,4 cm büyüklüğünde en büyüğü 4-5 milim büyüklüğünde ve bu sinekle baş edemeyince inanılmaz ilaç atıyorlar biz yıllardır zehirli mantar yiyoruz. Şimdi mantara hiç ilaç attırmadan mantar ürettiriyoruz"

dedi.

Çalışma iki çiftçinin talebiyle başladı

Alican İzgi, sistemin ortaya çıkış hikayesinin Antalya'da enerji sistemleri üzerine açtıkları iş yerine gelen iki çiftçinin talebiyle başladığını söyledi.

Fikir ve çalışma aşamasından bahseden İzgi,

"Antalya'da enerji sistemleri üzerine açtığımız iş yerine gelen ve vitrinde güneş panelini gören iki çiftçi gelip arazilerinde elektrik olmadığını ve domateslerine tuta zararlısının musallat olduğunu söyledi. 'Bunları panel ile çekebilir misiniz?' diye talepte bulundular. Biz de iyi niyetle derman olur düşüncesiyle bir cihaz geliştirdik. Bu cihazı arazide denedik ve tutayı yakalamayı başardık"

ifadesini kullandı.

"Cihazın patent başvurusunu yaptık"

İlk olarak cihazı arazide denediklerini ve patent başvurusu yaptıklarını aktaran İzgi

Bu cihazı arazide denedik ve tutayı yakalamayı başardık. Öyle olunca çalışırken cihazın videosunu çektik. İnternetten dünya da tuta mücadelesi nedir, ne tür cihaz kullanılıyor diye araştırdık. Bir tek Hindistan da bizim cihaza yakın bir cihaz bulabildik. Öyle olunca bu cihazın patent başvurusu yaptık"

dedi.

"İlaç attırmadan domates ürettirmeyi başardık"

Cihazın kalite artışına değinen İzgi

"Domatesin tutasına hiç ilaç attırmadan domates ürettirmeyi başardık. Kültür üreticilerinin başı 4 familyadan 16 çeşit mantar sineği ile bunların en küçüğünün yetişkini 0,4 cm büyüklüğünde, en büyüğü 4-5 milim büyüklüğünde ve bu sinekle baş edemeyince inanılmaz ilaç atıyorlar. Biz yıllardır zehirli mantar yiyoruz. Şimdi mantara hiç ilaç attırmadan mantar ürettiriyoruz. Sinekten çıkan larvaların verdiği zararı kimyasalda gördükleri zararı görmeyince üreticinin ve üretimin kalitesinde artış oluyor. Dolayısıyla mantarda Türkiye genelime yayıldı. Ve bu şekilde giderse ülkemizde üretilen tüm mantarı birden kurtarmış olacağımıza inanıyorum"

diye konuştu.

AR-GE çalışmalarında farklı zararlılar üzerinde de denendi

AR-GE çalışmalarında elma kurdu, katı lokma gibi zararlılardan bahseden İzgi

"Daha sonraki argelerimizde elma kurduna hiç ilaç attırmadan elma üretmeyi başardık. Bir çalışmamızda sivrisinek yakarca için otelde çalıştık. Toprağın içinde halk arasında katı lokma, dana burnu derler, manas kurdu zirai adı. Ağaçların kökünü yiyerek kurumasında neden olur. Bunun dünyada ne biyolojik ne kimyasal hiçbir çözümü yokmuş. Toprakta yaşayan bu kurtlar toprağa girdikten sonra 2 yıl uçkunlaşıyorlar. Mayıstan Ağustosa havalar ısınana kadar. Bu uçkunlaşanlar 1 hafta 10 gün beslendikten sonra çiftleşiyorlar. Bir dişisi 80-100 yumurta bırakıyor.80-100 kurt tekrar toprağa giriyor ve çıkan lavralar tekrar toprağa giriyor. Dolayısıyla çıkanları biz çiftleştirip yumurta bırakmasına fırsat vermeden topluyoruz. 2 sene üst üste çıkanı topladık mı toprak tertemiz kalıyor"

bilgisini verdi.

"Mutlaka ışığın görülmesi lazım"

Cihazın yüksek yerlere konması gerektiğini aktaran İzgi,

"Domatesin tuta zararlısı tuta kelebeğe zararlısı taze yaprakları sever taze yapraklara yumurta bırakırmış dolayısıyla üst yaprakların üstünden ışığı mutlaka görünmesi lazım ki tutaları görüp çekebilsin. Dolayısıyla fide dikildiğinde cihaz yerde fide yükseldikçe cihazında yükseltilmesi lazım elma bahçelerinde elma iç kurdunu bırakan güvelerde taç yapraklarının üzerinde uçuşurmuş. Taç yapraklarının üzerinden mutlaka ışığın görülmesi lazım. Onu da ağacın boyuna göre 4 metre 5 metre direklerin tepesine koyuyoruz"

ifadelerini kullandı.