Antalya'da denizin altında bir ahtapot yuvasının yakınında sessizce beklemek, Hüseyin Fırat için sıra dışı bir karşılaşmanın başlangıcı oldu. Yaklaşık 5 yıldır serbest dalış yapan Fırat, son 2 yıldır su altında karşılaştığı deniz canlılarını görüntülüyor. Sabırla beklediği anlarda yuvalarından çıkan ahtapotların ellerine, kollarına ve vücuduna tutunduğu anlar ise renkli görüntülere sahne oldu.

"Ahtapotları yukarıdan görmek neredeyse imkânsız"
Yaklaşık 5 yıldır serbest dalış yapan Hüseyin Fırat, son 2 yıldır su altındaki gözlemlerini ve karşılaştığı deniz canlılarını kayıt altına alıyor. Denizden bulduğu eşyaları da görüntüleyen Fırat'ın su altında en sık karşılaştığı canlılardan biri ahtapotlar oluyor. Dalışları sırasında ahtapot yuvalarını tespit eden Fırat, canlıları rahatsız etmeden bir süre yakınlarında bekliyor. Meraklı ahtapotların zamanla yuvalarından çıkarak kendisine yaklaştığı anları kameraya alan Fırat, ellerine, kollarına ve vücuduna tutunan ahtapotlarla yakın temas kuruyor.
Ahtapotların fark edilmesinin oldukça zor olduğunu belirten Fırat, güçlü kamuflaj yeteneklerine dikkat çekerek şöyle konuştu:
"Ahtapotları yukarıdan görmek neredeyse imkânsızdır. Çok iyi kamuflaj yetenekleri var. Biz onları genellikle bir noktada birikmiş midye kabuklarından fark ediyoruz. Eğer bir yerde birikmiş vaziyette midye kabuğu varsa oranın bir ahtapot yuvası olduğunu biliyoruz. Yoksa gözle görebilmek neredeyse imkânsız. Milisaniyeler içerisinde renklerini ve desenlerini değiştirebiliyorlar."
"Sabırla bekleyince yuvadan çıkıyorlar"
Ahtapotları rahatsız etmeden yuvalarının yakınında beklediğini anlatan Fırat, canlıların önce bir ayaklarını çıkararak temas kurduğunu, beklemeye devam edildiğinde ise tamamen yuvadan çıkarak oyun oynamaya başladığını söyledi.
Fırat,
"Midye kabuklarının olduğu yerde onları rahatsız etmeden biraz beklerseniz önce bir ayaklarını çıkarıp sizinle temasta bulunuyorlar. Beklemeye devam ederseniz tamamen dışarı çıkıp sizinle oyun oynuyorlar. Bu şekilde çok ahtapotla video çektim. Onları asla rahatsız etmedim. Videoları çektikten sonra sıkıldıklarında zaten kendi kendilerine gidiyorlar"
dedi.

"Çok oyuncu canlılar"
Yaklaşık 10 gün önce gerçekleştirdiği dalışta da çok sayıda ahtapotla karşılaştığını aktaran Fırat, ahtapotları zorlamadıklarını belirterek,
"Biz ahtapotları zorlamıyoruz. Yuvalarının başında onları korkutmadan bir süre beklemek gerekiyor. Önce bir ayaklarını çıkarıp temas ediyorlar, beklemeye devam ederseniz çıkıp sizinle oyun oynuyorlar. Çok oyuncu canlılar"
diye konuştu.
“Sizin bir tehlike olmadığınızı anlarsa oyun oynamaya başlar”
Ahtapotların yuvadan çıktıktan sonra insanlarla oldukça yakın temas kurabildiğini anlatan Fırat, bu temasın korkulacak bir durum olmadığını söyledi.
Fırat,
"Yuvalarında sabırla beklediğiniz ahtapot yuvadan çıktıktan sonra ağzınıza da gelebilir, kolunuza da konabilir, yapışabilir. Hatta sizi vakumlayabilir. Bunlar asla korkulacak şeyler değildir. Göğsünüze konabilir. İlk başta küçük bir tedirginlik yaşarsa size duman atabilir. Bu dumandan da korkmanıza gerek yok. Sabırla beklemeye devam ederseniz o size yapışır, vakumlar ve sizin bir tehlike olmadığınızı anlarsa sizinle oyun oynamaya başlar"
ifadesini kullandı.

"Beklerseniz bağ kurabilirsiniz”
Ahtapotlarla arasında bir dostluk oluştuğunu dile getiren Fırat, kısa süreli sabrın bile yakın bir temas kurulmasını sağlayabildiğini söyledi.
Fırat,
"Bir ahtapotu sadece 3-4 dakika beklerseniz onunla hemen bir bağ kurarsınız ve bir arkadaşlık ilişkisi kurabilirsiniz. Ben genel olarak deniz canlılarını çok seviyorum. Sizin ait olmadığınız bir ortamda yaşayan canlıyla temas edebilmek, ona dokunabilmek ve onunla oyun oynayabilmek çok güzel bir duygu"
dedi.
Ahtapotların biyolojik özelliklerinin de kendisini etkilediğini ifade eden Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Yeryüzündeki bir uzaylı vasfındaki canlıyla temas etmek çok farklı bir duygu. Ahtapotların biyolojik yapıları çok farklı. Sadece kamuflaj yetenekleriyle bilinen canlılar değiller. Bu kadar ilginç bir canlıyla korkmadan temas edebilmek ve onunla güzel içerikler çıkartabilmek benim için çok inanılmaz bir duygu. Çok seviyorum. Herkese tavsiye ederim. Burada tek şart onları korkutmamak ve sabırla beklemek."





