Antalya'da iş yerine siyasi parti broşürü bırakılması nedeniyle çıkan kavgada Haktan Faik Çoban'ı (21) öldürüp, ağabeyi Burak Devran Çoban'ı (27) yaralayan Sinan Elbir (47), 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Siyasi Parti Brosuru Cinayeti Davasi7

Broşür tartışması kavgaya dönüştü

Olay, 21 Mart 2024’te saat 12.00 sıralarında Antalya'nın Muratpaşa ilçesine bağlı Güzeloluk Mahallesi 1830'uncu Sokak'ta bulunan market ve şarküteri dükkanında meydana geldi. CHP'nin seçim otobüsünden inen kişilerin iş yerine broşür bırakmasının ardından dükkan sahibi Sinan Elbir, broşür bırakanlara tepki göstererek onları dışarı çıkardı. Ahmet Boz'un, Elbir'e yaptığı davranışın yanlış olduğunu söylemesi üzerine başlayan tartışmaya, olayı gören Boz'un yeğenleri Haktan Faik Çoban ile ağabeyi Burak Devran Çoban da dahil oldu. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Sinan Elbir, çekmecesinde bulunan tabancasını çıkararak bir el ateş etti.

Tabancadan çıkan mermi, Haktan Faik Çoban'ın karnından girip çıktıktan sonra ağabeyi Burak Devran Çoban'ın karnına isabet etti. Yaralı kardeşler hastaneye kaldırılırken Sinan Elbir gözaltına alındı. Kardeşlerden Haktan Faik Çoban, doktorların tüm müdahalesine rağmen yaşamını yitirdi.

Siyasi Parti Brosuru Cinayeti Davasi6

3 sanık hakkında dava açıldı

Olayda Haktan Faik Çoban'ın ölümüne, Burak Devran Çoban'ın ise yaralanmasına neden olan Sinan Elbir, 'kasten öldürme' suçundan tutuklandı. Elbir'i darbettiği ileri sürülen Ahmet Boz da 'kasten yaralama' suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. Boz, tutuklandıktan 5 ay sonra tahliye edildi. Olayın ardından Sinan Elbir hakkında ‘kasten öldürme’, Burak Devran Çoban hakkında ‘tehdit’, Ahmet Boz hakkında ise ‘yaralama’ suçlamasıyla Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Davanın karar duruşmasına sanıklar ile taraf avukatları ve Haktan Faik Çoban'ın babası Bekir Çoban katıldı.

Siyasi Parti Brosuru Cinayeti Davasi3

“Oğlumu hayattan kopardılar”

Duruşmada söz alan Haktan Faik Çoban'ın babası Bekir Çoban, tüm sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. Çoban, oğlunun ölümünün üzerinden 2 yıl 6 ay 2 gün geçtiğini belirterek,

“Haktan öleli 2 yıl 6 ay 2 gün oldu. Biz bir an bile unutamıyoruz. Haktan merhametli bir kişiydi. Oğlum askerden sonra kafa dinlemek için yanıma geldi. Kendisine para desteğinde bulunuyordum ancak sık sık para istiyordu. Oğlum çağımızın laneti uyuşturucuya bulaşmış. Olaydan bir hafta önce bunu bana itiraf etmişti. Olaydan bir gün önce de uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle tedaviye başlayacaktı. Artık bu bağımlılıktan kurtulmak istiyordu. Oğlum öldükten sonra, bağımlılığı nedeniyle hastaneye yatışının yapılacağını öğrendim. Bir iş başvurusu yapmıştı, ölümünden sonra oradan aradılar. Bir kız arkadaşı varmış, onunla evlenmek istiyormuş. Tüm bunları oğlum öldükten sonra öğrendim. Oğlumu hayattan kopardılar"

diye konuştu.

Savcı mütalaasını açıkladı

Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı, Sinan Elbir'in 'haksız tahrik altında kasten öldürme' suçundan cezalandırılmasını talep etti. Savcı, Burak Devran Çoban yönünden suç unsuru bulunmadığı gerekçesiyle beraat talebinde bulunurken, Ahmet Boz'un ise 'olası kastla silahla yaralama' suçundan cezalandırılmasını istedi.

Siyasi Brosur Cinayeti Dava

Antalya'da 3 tekerlekli motosiklet kazası kamerada: 1 kişi yaralandı
Antalya'da 3 tekerlekli motosiklet kazası kamerada: 1 kişi yaralandı
İçeriği Görüntüle

“Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum”

Mahkemede son sözü sorulan tutuklu sanık Sinan Elbir, maktulü daha önce tanımadığını ve kendisini korumak amacıyla ateş ettiğini öne sürerek şunları söyledi:

“'Broşüre yazık olacak, ben oy kullanmayacağım’ dedim. Bunun üzerine Ahmet Boz bana ağır hakaretlerde bulundu. Ahmet Boz, diğer tarafla arasını düzeltmek için onlara yaranmaya çalışırken beni ve yeğenini harcadı. Olan gencecik çocuğa oldu. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. En son başıma öyle bir darbe aldım ki ‘Eyvah, ölüyorum’ dedim. Silahımı elime almamak için çabaladım ancak aldığım darbeler sonucunda olay bu hale geldi. Üzgünüm."

"Benim hayatım mahvoldu"

Daha önce suç kaydı bulunmadığını iddia eden Elbir,

“2,5 yıldır cezaevindeyim. Benim hayatım mahvoldu. Ben maktulü tanımıyordum, o da beni tanımıyordu. O silah 7 yıldır bendeydi. Olaydan 2 ay önce şarjörünü değiştirmiştim çünkü takılma yapıyordu. Mandalı gevşetip 2 saniyede aktif hale getirebilirdim. Ama ben yapmadım. Çünkü niyetim öldürmek değildi. Olayın bu noktaya geleceğini bilseydim gerekirse bıçak kullanır, gelenleri dükkana sokmazdım."

"Beraatımı istiyorum"

Sanık Ahmet Boz da savunmasında, yeğeninin hayatını kaybettiğini ve kendisinin 5 ay cezaevinde kaldığını belirterek beraatini talep etti.

Boz,

“Benim yeğenim kara toprağa girdi 5 ay hapiste yattım. Beraatımı istiyorum. Biz ilk kavgayı ettikten sonra silahı kurmuş, direkt tetiğe bastı. Silaha defalarca bastı ama kurşun patlamadı"

dedi.

Elbir’e toplam 16 yıl 8 ay hapis

Mahkeme heyeti, Haktan Faik Çoban'a yönelik eylemi nedeniyle Sinan Elbir'i önce ömür boyu hapis cezasına mahkum etti, haksız tahrik hükümleri uygulanarak cezayı 17 yıla indirdi. Takdir indirimi uygulanan Elbir'in cezası, 14 yıl 2 aya düşürüldü.

Mahkeme, Sinan Elbir'e Burak Devran Çoban'a yönelik yaralama eylemi nedeniyle 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Burak Devran Çoban'ın beraatine karar veren mahkeme heyeti, Ahmet Boz'u ise Sinan Elbir'e yönelik ‘basit yarama’ suçundan 9 ay hapis cezasına çarptırdı.

Kaynak: DHA