Gündem

Antalya'da tarlalar el dokuması halılarla renklendi

Buğday hasadının ardından boş kalan Döşemealtı tarlaları, binlerce el dokuması halının doğal yöntemlerle yenilendiği devasa bir açık hava atölyesine dönüştü.

Loading...

Abone Ol

Antalya’da kış mevsiminde buğday üretimi için kullanılan geniş tarım arazileri, yaz aylarının gelmesiyle birlikte Türkiye'nin dört bir yanından getirilen el dokuması halıların sergilendiği bir renk cümbüşüne sahne oluyor. Kış boyunca depolarda saklanan binlerce halı, üzerlerindeki doğal kalıntılardan tamamen arındırılması ve organik renklerinin pastel tonlara kavuşması amacıyla günlerce kızgın güneşin altında bekletiliyor. Yüksek sıcaklıkta dezenfekte edilen ve sentetik madde içermeyen bu organik halılar, güneşlenme sürecinin tamamlanmasının ardından dünyanın dört bir yanına ihraç edilmek üzere hazırlanıyor. Güneş altında renkleri oturan ve mikroplardan arınan halılar, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ülkeleri olmak üzere küresel pazarda yoğun ilgi görüyor. Tarihi 50 ila 300 yıl arasında değişen ve koleksiyon değeri taşıyan bazı nadide antika parçalar, uluslararası koleksiyonerler tarafından yüksek meblağlara satın alınıyor.

Halı ihracatında rekor kırdı

Sektörün deneyimli isimlerinden halı ihracatçısı Halil Börekçi, mesleki geçmişini ve Antalya'daki süreci

"1969 yılından bu yana halı ihracatı yaptığını belirten Halil Börekçi, "1989 yılında 130 bin metrekare halı ihraç ederek Türkiye’de üçüncü oldum. 2000 yılında sektörün eski hareketliliğini kaybetmesi, ihracatın azalması nedeniyle İstanbul’daki işlerimizi kapatıp Antalya’ya geldim. O yıllarda Türkiye’de halı üretimi de ciddi şekilde azalmıştı. O günden bu yana bu mesleği yaşatabilmek için şimdi de Antalya’da halı güneşlemesi yapıyoruz"

sözleriyle aktardı.

Organik boyalar kullanılıyor

Halıların üretim aşamasında tamamen geleneksel ve doğal yöntemlerin tercih edildiğini vurgulayan Börekçi,

"İçerisinde hiçbir kimyasal madde bulunmuyor ve tamamı kök boyalarla renklendiriliyor. Kök boya sürecinde 'endikatör' dediğimiz yardımcı doğal maddeler kullanılır. Sütleğen bitkisinin özü, ceviz kabuğu gibi doğal malzemelerden faydalanılır. Elde edilmek istenen renge göre uygun boya eklenerek yünler tamamen doğal yöntemlerle boyanır. Halılarımızı uzun süre güneş altında bekletiyoruz. Geceleri havanın serinliği ve oluşan nem, gündüzleri ise güneşin sıcaklığı sayesinde fazla boya maddeleri ve zararlılardan arınıyor"

diye konuştu.

'Hayat verip, ihraç ediyoruz'

Anadolu'nun eski yaşanmışlıklarını barındıran bu ürünlerin yurt dışında gördüğü büyük rağbeti dile getiren Halil Börekçi, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz bu halıları Türkiye’nin dört bir yanından, insanların yıllarca evlerinde kullandığı eski halılar arasından topluyoruz. Daha sonra üzerlerinde çeşitli işlemler gerçekleştirerek yeniden hayat veriyor ve ihraç ediyoruz. Burada 50 ila 100 dolar arasında satılan bir halı, yurt dışında çok daha yüksek değerlere alıcı bulabiliyor. Koleksiyon değeri taşıyan özel parçalar ise 3 bin ila 5 bin dolara kadar alıcı bulabiliyor. Bu nedenle doğal kök boyalı, el dokuması halılar dünya genelinde büyük ilgi görüyor"

dedi.