Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde faaliyet gösteren ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı olduğu belirtilen bir kreşte yaşandığı iddia edilen olay, tüyler ürpertti. Baba Sezer Keser, 2 buçuk yaşındaki oğlunun kreşte geçirdiği tehlikeli düşüşün kendilerine geçiştirilerek anlatıldığını, gerçeğin ise ancak süren ısrarlar ve kamera incelemeleri sonucunda gün yüzüne çıktığını iddia etti. Olayın ardından soluğu hastanede ve karakolda alan baba Sezer Keser, iddialarını ve yaşananları anlattı.
"Sadece 'Burnunda sürtme var' dediler"
Olayın ilk gününü anlatan Baba Sezer Keser,
"21 Temmuz günü öğretmeni tarafından eşime bir mesaj atılıyor. Oğlumun parkta oynarken düştüğü ama ufak bir olay olduğu ve sadece burnunda bir sürtme olduğunu söylüyor. Sonrasında oğlumun fotoğrafını göndererek düştükten sonra doğrudan kalkıp oynamaya ve koşmaya devam ettiğini söylendi"
dedi.
"Gerçekleri sonradan öğrendik"
Kuşkulanarak gerçeğin peşine düşen baba Keser, süreci şu sözlerle dile getirdi:
"Bu olayın üzerinden 2 gün geçti ve 23 Temmuz tarihinde bize tekrardan bir mesaj geldi. Etkinlik sırasında düştüğü, gözünde bir çizik olduğu, kendilerinin müdahale ettiği şeklindeydi. Bana daha gitmeden zaten güvenlik kamerası görüntülerini gönderdiler. Güvenlik kamerasında da zaten çok hafif bir düşme olduğu görüldü. Ama içim hiç rahat etmediği için 21 Temmuz'daki görüntüleri de izlemek istediğimi söyledim. Bana görüntüyü izletmediler ve sonrasında bana ileteceklerini söylediler. Sonrasında bizi bekledikleri şeklinde bir mesaj geldiği için biz daha fazla endişelendik. Doruk'un kaydıraktan kaydıktan sonra düştüğü bize anlatılmıştı ama orada büyük kaydıraktan düştüğünü öğrendik ve kaydıktan sonra değil, kayarken düştüğünü öğrendik. Videoyu izlediğimizde benim oğlum kaydıraktan kaymak için çıkıyor. Sonrasında da dengesini kaybederek başının üzerine yere düşüyor. Öğretmeni de oradan oğlumu alıyor ve kenara götürüyor. Bizim orada hani oğlumun baş üstü düşüyor, başını vurduktan sonra elleriyle kendisini korumaya çalışıyor ama sonrasında da belli yan dönüyor. Bunların üzerine biz doğrudan hastaneye giderek rapor aldık ve sonrasında da Demircikara Polis Merkezi'ne giderek şikayetçi olduk. Bununla alakalı da zaten bütün belgelerimiz mevcut polise teslim edildi"
ifadelerini kullandı.
"Kafa travması geçirebilirdi, uyutmuşlar"
İhmalkarlığa dikkat çeken ve diğer çocuklar için de ses olmak istediklerini belirten baba Keser, sözlerini şu şekilde tamamladı:
"Asıl olayın ihmalkarlık olduğunu kaydeden baba Keser, "Çünkü bize olay çok küçük bir olay gibi anlatıldı ama ne olursa olsun çocuk düşebilir. Bize orada haber verseler hani başını vurdu bir hastaneye götürelim mi? İnsanlardan destek bekliyoruz. bunlar çocuk ve çok hareketliler. Yani düşebilirler, başlarına bir aksilik gelebilir. Benim oğlum orada bir kafa travması geçirse. Bu olaydan sonra zaten uyku saatleri geldiği için bu çocuk uyutulmuş. Çocuk düştü diye biz feryat figan etmiyoruz. Biz ihmalden dolayı şu an hakkımızı aramak istiyoruz. Çünkü bu kreş aile bakanlığına bağlı. Sosyal hizmetlere bağlı çocuklar da bu kreşe gidiyor. Biz çocuğumuzun anne baba olarak hakkını arıyoruz ama belki onların dile getireceği bir anne babaları yok. Biz onların da sesi olmak istiyoruz ve bu ihmalin araştırılmasını istiyoruz"