Bergama Kralı II. Attalos, “Gidin bana yeryüzünün cennetini bulun” diyerek askerlerini görevlendirdiğinde, yolculukları sonunda gördükleri ve hayran kaldıkları yer bugün Antalya olarak biliniyor. Kral Attalos’un heykeli, kent meydanında turistlerin meraklı bakışlarını selamlayarak, Antalya’nın görkemli tarihine ışık tutuyor.

Doğası, tarihi ve kültürel zenginliği ile Türk turizminin başkenti kabul edilen Antalya, dağları, yaylaları, ırmakları, kanyonları, yürüyüş parkurları ve milli parklarıyla gerçek bir doğa turizmi cenneti olarak öne çıkıyor.

Antalya’yı ütüle 3 Konya çıkar

“Antalya’yı ütülerseniz içinden üç tane Konya çıkar” sözü, kenti çevreleyen görkemli dağları tanımlar. Denizden birden yükselen, bazıları 3 bin metreyi aşan bu dağlar, Antalya’da birbirinden farklı iklim ve ekosistemleri bir arada sunar. Tropikal bitki örtüsü ile başladığınız bir gün, İran-Turan ikliminin bozkır bitkileriyle tamamlanabilir. Kentte bulunan 3 binden fazla bitki türünün 600’ü endemiktir, bu da Antalya’yı botanik açıdan eşsiz kılar.

Adalet Bakanlığı 6 bin infaz koruma memuru alımı yapacak!
Adalet Bakanlığı 6 bin infaz koruma memuru alımı yapacak!
İçeriği Görüntüle

İnsanlığın 500 Bin Yıllık İzleri

Antalya’nın insanlık tarihi Karain Mağarası ile başlar; 500 bin yıl öncesine dayanan bu izler, bölgenin uzun bir tarih yolculuğuna tanıklık ettiğini gösterir. Karain’i, Kırkgöz su kaynaklarını ve Termessos antik kentini görmeden Antalya’yı anlamak mümkün değil. Yüksek bir noktada kurulan Termessos, kartal yuvasını andıran konumuyla ziyaretçilerini büyülüyor.

Tanrıların Dağı ve Milli Parklar

Beydağları Sahil Milli Parkı, Antalya Limanı’ndan Gelidonya Burnu’na kadar uzanır. Tahtalı (Olimpos) başta olmak üzere pek çok zirveye ev sahipliği yapan milli park, doğa tutkunları için adeta bir cennet. Phaselis antik kenti ile çevrili koylarda denize girmek bir ayrıcalık; ancak bölge yürüyüş, tırmanış ve doğa keşfi için çok daha fazlasını sunuyor.

İsa’dan 320 Yaş Büyük Anıt Sedir

Kumluca sınırlarındaki Dibek Tabiatı Koruma Alanında bulunan Ambar Katran, 2331 yaşındaki sedir ağacıyla kendi türünün en yaşlısı olarak biliniyor. Büyük İskender ile aynı dönemi paylaşan ağaç, Hz. İsa’dan 320, Sezar’dan 220 yaş daha büyük. Antalya, yalnızca tarihi değil, aynı zamanda doğal mirasıyla da dünya çapında önem taşıyor.

Makide Saklı Kokular

Antalya, sedir ve çam ormanlarının yanı sıra zengin bir maki florasına da sahip. Keçiboğan çalıları, ahlat, alıç, katır tırnağı, zakkum, laden, yasemin, karabaşotu, hayıt, funda gibi türler yaz boyunca bölgede renk ve koku şöleni yaratır. Bir fincan sıcak suya eklenen sakız ağacı yaprağı, karabaşotu ya da hayıt çiçeği ile Akdeniz’in aromatik dokusunu içinize çekebilirsiniz.

Kanyonlar, Antik Kentler ve Macera

Köprülü Kanyon Milli Parkı, dünyanın en iyi 10 rekreasyon alanından biri olarak kabul ediliyor. Rafting ve doğa yürüyüşleri, milli parkta en çok tercih edilen etkinlikler arasında. Selge antik kenti, Adamkayalar, Tazı Kanyonu ve servi ormanları mutlaka görülmesi gereken yerler arasında. Ayrıca St. Paul Yolu, Perge ve Aspendos’tan başlayarak 500 km boyunca Antalya’nın tarihi ve doğal güzelliklerini keşfetme fırsatı sunuyor.

Doğa, Tarih ve Yörük Kültürü Bir Arada

Kızlarsivrisi’ne tırmanış, Olimpos ve Geyikbayırı’nda kaya tırmanışı, Likya Yolu ve St. Paul Yolu’nda yürüyüşler Antalya’nın doğasını keşfetmenin yolları arasında. Korkuteli’nde köfte piyaz, Gömbe’de kar şerbeti, Kaş’ta Yeşil Göl, Serik’te Uçan Şelaleler ve Kekova ile Patara’da kano deneyimleri, ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor. Çığlıkara ve Dibek ormanlarında 1000 yaşını aşmış ağaçlarla buluşmak, yörük köylerinde yaşlı bilgilerden kültürel öyküler dinlemek de Antalya’nın keşfedilmeyi bekleyen hazinelerinden.

Kaynak: Antalya Hakkında