Antalya’nın Döşemealtı ilçesinde bulunan ve kentin önemli içme suyu kaynakları arasında yer alan Kırkgöz’de gerçekleştirilen temizlik çalışmasında dikkat çeken bir kirlilik ortaya çıktı. Antalya Valiliği koordinasyonunda Mavi Akdeniz Projesi kapsamında yapılan su altı ve su üstü temizliğine katılan dalgıçlar, kaynağın altında çok sayıda atıkla karşılaştı. İçme suyu havzası ve doğal sit alanı olması nedeniyle koruma altında bulunan bölgede doğrudan giriş, yüzme ve piknik yapılması yasak olmasına rağmen su altından onlarca çuval pet bardak, alkol şişesi, plastik ve çeşitli atık malzemeler çıkarıldı.
"Kırkgöz, tamamen çöplük olmuş"
Temizlik çalışmasına katılan Akdeniz Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Gökoğlu, su altındaki kirliliğin boyutuna dikkat çekti. Gökoğlu,
"Ben 1976'dan bu yana suyun altındayım. Dalmadığım, görmediğim yer kalmadı. O zamandan bu zamana döngüyü devamlı görüyorum. Dünkü dalışımızda Kırkgözler'de çok berbat bir vaziyette bulduk orayı, tamamen çöplük olmuş. İnsanlar gelmiş, içmiş, yemiş, alkol şişelerini atmışlar, camları kırıp atmışlar, poşetleri atmışlar. Yanlarında ne getirdilerse suyun içinde var"
dedi.
Plastik atıklara dikkat çekti
Gökoğlu, özellikle plastik ve mikroplastik kirliliğinin yalnızca Kırkgöz için değil, tatlı su kaynakları açısından da önemli bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Su kaynaklarının korunması gerektiğini vurgulayan Gökoğlu,
"Mikroplastiklerden bahsediyoruz, plastik kirliliğinden bahsediyoruz, bütün sularımızı kaybediyoruz. Belki de hedef olacağım bu açıdan ama bunu da söylemek zorundayız. Özellikle insanlarımızın duyarsızlığı, bu tatlı sulara atılan plastikler nereye gidiyor? Nihayetinde en son ulaştığı yer deniz, denize gidiyor. İşte denizde de kıyılarımızda mikroplastikler gözükmeye başladı. Yani bu işe bir dur dememiz lazım. Bütün su kaynaklarımızı, bütün tatlı su kaynaklarımızı kaybettik, halen kaybediyoruz. Zararın neresinden dönersek kardır"
ifadelerini kullandı.
Suyun altında çok sayıda atık bulundu
Kırkgöz’deki temizlik sırasında karşılaştığı manzaradan duyduğu üzüntüyü anlatan Gökoğlu, bölgede farklı türlerde çöpler bulunduğunu söyledi. Gökoğlu,
"Kırkgözler'in o halini görünce çok üzüldüm. ASAT büyük gölün olduğu yeri kapattı. Orası temiz vaziyette, orası çevrili olduğu için, giremedikleri için insanlarımız, orada şu anda kıyıda bir kirlilik yok. ASAT devamlı olarak bu tel örgüyü tamir ediyor, insanlarımız kesip içeri giriyor. Bir yandan da ne getirdilerse onu bırakıyorlar, o suyun içerisine atıyorlar. Yani su olmuş çöplük. Nilüfer çiçeklerinin üzeri, o yaprakların üzeri plastik atıklar. Altta da batan şişeler, kutular, bira kutuları, meyve suyu kutuları. Aklınıza ne gelirse aşağıda, yukarısı da aynı şekilde, yüzen objeler de suyun üstündeydi"
şeklinde konuştu.
Kırkgöz’ün korunması çağrısı
Antalya açısından Kırkgöz kaynaklarının önemine dikkat çeken Gökoğlu, bölgenin hem su kaynakları hem de doğal yapısıyla korunması gerektiğini ifade etti. Gökoğlu,
"Antalya'yı yapan Kırkgözler kaynaklarıdır. Çünkü Antalya'yı yeşil tutan, Düden Şelalesi'nin döngüsünü sağlayan, Antalya dünya kenti kimliğini veren yerdir. Tarihi anlamda da Kırkgözler'in önemi var. Ama biz artık bu şekilde götüremeyiz. Turizmi de götüremeyiz, denizimizi de götüremeyiz, tatlı sularımızı da götüremeyiz. Tedbir almamız gerekiyor. Antalya Valimiz çok hassas, çok duyarlı bir insan. Ben ilk defa Antalya'da böyle bir vali buldum, şanslıyız o açıdan. Sayın valimizin bu durumu, manzarayı görmesini isterdim dün orada. Yani oraya girenler düzgün kullanmalı. İnsan yaşadığı ortamı güzelleştirir, çirkinleştirmez, kirletmez, batırmaz"
dedi.
Gökoğlu ayrıca bölgede denetim ve yaptırımın artırılması gerektiğini belirterek,
"ASAT çevirdiği zaman oradaki yetkililere kafa tutan insanlar geliyor oraya. Bu da apayrı bir olay. Jandarma dün oradaydı, 'Hocam zaman zaman geliyoruz' dedi. Ama jandarma gelip de orayı her zaman bekleyemez. Yani biz değerlerimizi bilmemiz lazım, değerlerimize sahip çıkmamız lazım. Değerlerimizi kaybetmememiz gerekiyor. Yani şimdi aynı şeyi bir yere daha dokunacağım. Kapuz Kanyonu çok berbat vaziyette, oraya da bir el atacağım. Orayı da görüntülemeye çalışacağım, Kapuz Kanyonu da aynı durumda. Yani suyun olduğu her yer aynı durumda. Buralara sahip çıkmamız gerekiyor. En iyi sahip çıkma da kestiğiniz an cezasını, yaptığı şeyin bedelini, kirlettiğinin bedelini ödediği zaman bu millet aklı başına gelir. Yani bunu yapmamız lazım artık"
ifadelerini kullandı.