Ekonomi yönetiminin son dönemde uygulamaya koyduğu beklenen enflasyona dayalı ücret ayarlama stratejisi, çalışma hayatında derin etkiler bırakmaya devam ediyor. Gerçekleşen hayat pahalılığı yerine gelecek dönemin tahmin edilen rakamları üzerinden yapılan maaş artışları, dar gelirli kesimin bütçesinde ciddi gedikler açılmasına yol açıyor. Son 2 yıllık süreç incelendiğinde, çalışanların satın alma gücündeki kademeli gerileme net bir şekilde gözler önüne seriliyor.
Uygulanan bu politika kapsamında net maaşlara yapılan oransal artışlar, piyasadaki gerçek fiyat artışlarının sürekli olarak gerisinde kalıyor. Vatandaşın mutfağına ve günlük harcamalarına yansıyan hayat pahalılığı ile ilan edilen resmi zam oranları arasındaki makas her geçen gün biraz daha açılıyor. Bu durum, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan milyonlarca çalışan için geçim şartlarını son derece ağır bir boyuta taşıyor.
Merkez Bankası Tahminleri İle Gerçekleşen Rakamlar Çelişiyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan yıl sonu enflasyon hedefleri ile yıl sonunda ortaya çıkan somut veriler arasında belirgin bir uyumsuzluk gözlemleniyor. Ekonomi yönetiminin OVP ve enflasyon raporlarında paylaştığı iyimser öngörüler, piyasa gerçekleri karşısında yetersiz kalıyor. Geçmiş dönem verilerine bakıldığında, Merkez Bankası'nın yıl içinde defalarca revize etmek zorunda kaldığı enflasyon hedeflerinin, maaş artışlarına baz oluşturması mağduriyetleri beraberinde getiriyor.
Özellikle kasım aylarında ilan edilen bir sonraki yılın enflasyon tahminleri, takip eden süreçte yukarı yönlü güncellenmek durumunda kalıyor. Maaş zamları yılın hemen başında sabit bir oran üzerinden tamamlandığı için, yıl içerisinde enflasyon tahminlerinde yapılan yukarı yönlü revizyonlar çalışanların aleyhine işliyor. Böylece hedeflenen enflasyon ile yıl sonunda gerçekleşen hayat pahalılığı arasındaki sapma, doğrudan işçi kesiminin sırtına yüklenmiş oluyor.
Geçmiş Dönem Zam Miktarları Hayat Pahalılığının Gerisinde Kaldı
2024 yılında net 17002 TL olarak uygulanan asgari ücret, 2025 yılına girilirken %30 oranında artırılarak 22104 TL seviyesine çekilmişti. Ancak aynı dönemin sonunda TÜİK tarafından ilan edilen yıllık enflasyon oranı %44,38 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşti. Yapılan artışın, gerçekleşen enflasyonun tam 14,38 puan altında kalması, çalışanların doğrudan alım gücü kaybı yaşamasına neden oldu.
Şayet 2025 yılı başlangıcında maaşlar hedef öngörülere göre değil de gerçekleşen yıllık enflasyon oranında artırılmış olsaydı, net ücret 24548 TL seviyesine ulaşacaktı. İki farklı hesaplama yöntemi arasında ortaya çıkan 2443 TL tutarındaki aylık kayıp, dar gelirlinin cebinden her ay düzenli olarak eksilen miktarı temsil etti. Merkez Bankası'nın 2024 yılı için kasım ayında açıkladığı %36'lık yıl sonu enflasyon hedefinin gerçekleşmede %44,38'e tırmanması, mağduriyetin boyutunu gözler önüne serdi.
Son Yapılan Düzenlemeler De Beklentileri Karşılamaktan Uzak
2026 yılı dönemi için belirlenen ve net 28075 TL olarak duyurulan asgari ücret artış oranı %27 olarak uygulandı. Ancak bir önceki yılın yani 2025 senesinin gerçekleşen son enflasyon rakamı %30,89 düzeyinde seyretti. Dolayısıyla yapılan en son düzenleme de gerçekleşen enflasyonun yaklaşık 3,9 puan altında kalarak geçmiş yıllardaki kayıpların telafi edilmesini engelledi.
Eğer 2026 yılı başında maaş ayarlaması yapılırken bir önceki yılın gerçekleşen enflasyonu baz alınmış olsaydı, net tutarın en az 28933 TL olması gerekiyordu. Bu durum, çalışanların sadece bu kalemden kaynaklı olarak aylık 857 TL tutarında ek bir kayba uğradığını ortaya koyuyor. Ücretlerin piyasa koşullarının altında kalması, dar gelirli ailelerin yaşam standartlarını doğrudan olumsuz etkilemeye devam ediyor.
Revize Edilen Enflasyon Raporları Mağduriyeti Artırıyor
Merkez Bankası'nın ileriye dönük açıkladığı enflasyon koridorları yıl içinde sürekli olarak yukarı yönlü revizyona uğruyor. Kasım 2025 döneminde 2026 yıl sonu için %13 ile %19 aralığında tahmin edilen enflasyon beklentisi, kısa süre içerisinde kademeli olarak yükseltildi. Mayıs ayı verilerinde %26 seviyesine çıkarılan bu öngörü, 13 Ağustos tarihinde yayınlanan resmi Enflasyon Raporu ile %28 düzeyine kadar güncellendi.
Açıklanan bu son veriler ışığında, 2026 dönemi için çalışanlara reva görülen %27 oranındaki zam, Merkez Bankası'nın en güncel %28'lik enflasyon tahmininin dahi altında kalmış oldu. Beklenen enflasyona göre maaş ayarlaması yapma stratejisi, tahminlerin sürekli yukarı yönlü revize edilmesi sebebiyle çalışanların reel gelirlerini eritiyor. İşçi kesimi ve sendikalar, önümüzdeki dönemlerde mağduriyetlerin önüne geçilmesi adına gerçekleşen enflasyonun ve refah payının esas alınması gerektiğine dikkat çekiyor.