h Dolar 13,6606 %1.25
h Euro 15,5475 %1.25
h Altın (Gr) 783,75 %1,23
h Bitcoin 691252 %-0.3224
h Ethereum 60151 %2.52019
Antalya 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

ATB Ekim Meclisi, çevrimiçi yapıldı

 

, Ticaret Borsası (ATB) Ekim ayı Meclis Toplantısı çevrimiçi yapıldı. ATB Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında toplanan mecliste, üyeler yönetimin 1 aylık çalışmasıyla ilgili bilgilendirildi. ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, mecliste tarım, ekonomi ve kent gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

BORÇ ÇEVİRME GÜCÜ FELÇ

Konuşmasında ekonomik değerlendirmelerde bulunan ATB Başkanı Çandır, son 14 ayda ticari kredi faizinin yüzde 8’den yüzde 22’ye çıktığına dikkat çekti. “Geçen yıl Eylül ayında ortalama ticari kredi faizi yüzde 14 civarında idi. Ondan 3 4 ay önce ise yüzde 8 ile 9 düzeyindeydi. Geçen ay itibariyle ortalama ticari kredi faizleri yüzde 22’den verilmektedir. Son 14 ayda yüzde 8’den yüzde 22’ye yükselen faiz oranları sadece büyüme amaçlı kredi talebini kısmıyor. Ondan daha önce ve tehlikeli olarak borç çevirme gücünü felç ediyor. İnsanlar yüzde 8 9’dan aldığı krediyi hangi güçle yüzde 22’den çevirebilir ki” diye konuştu. Çandır, bu durumun sürdürülemez olduğunu, faizlerin düşürülmesi gerektiğini kaydederken, “Ekonomik gerçeklerle bağdaşmayan faiz indirimlerinin ise beklenen iyileşmeleri sağlamadığı gibi daha büyük sorunlara yol açtığını önceki deneyimlerimizden bilmekteyiz” dedi. Merkez Bankası’nın son faiz indirimlerinden sonra döviz kurlarındaki hızlı yükselişlere dikkat çeken ATB Başkanı Çandır, ithalata dayalı girdilerinden dolayı ciddi maliyet artışlarıyla karşı karşıya kaldıklarını, maliyetli ürünlere talebin daraldığını, artan enflasyondan dolayı zorunlu yüksek faiz artışlarının gelmesiyle talepte daralma yaşandığını belirtti.

YÜKSEK ENFLASYONA ALIŞMAYALIM

Kamu bankalarının kurumsal kredi ve konut kredi faizlerini düşürmeye başlamasının kurumsal ve konut arzı kesimlerinde nispi rahatlama sağlarken diğer taraftan daha geniş kapsamda bir faiz düşüşü beklentisi yarattığını söyleyen ATB Başkanı Ali Çandır, “Bütün bu girişimler, doğal olarak yüksek enflasyon beklentisini de körüklemektedir. Yüksek enflasyonun geniş halk kesimleri ile 2 milyondan fazla mikro ve KOBİ nitelikli işletmeler üzerinde reel fakirleşmeye yol açtığını yaşayarak biliyoruz. Bu yüksek enflasyon belasına asla alışmamalıyız ve normalleştirmemeliyiz” diye konuştu.

’NIN ENFLASYONU DAHA YÜKSEK

Antalya’nın turizm, tarım ve ticaret üzerine kurulu bir kent ekonomisine sahip, uzun yıllar Türkiye ortalamasıyla eşdeğer bir tüketici enflasyonuna sahip olduğunu belirten Çandır, 2020 yılı Kasım ayından itibaren Antalya’nın enflasyonunun sürekli olarak ülke ortalamasının üzerinde seyrettiğine dikkat çekti. Çandır, “Öyle ki ülkemiz ortalama enflasyonunun yüzde 15 üzerinde bir enflasyon yaşamaktayız. Bu fark 2005 yılından beri hiçbir dönemde görmediğimiz ölçüde yüksek bir farktır” dedi.

TARIM FAKİRLEŞİYOR

Tarım sektörünün enflasyonun fakirleştirici etkilerini uzun süredir yaşadığını kaydeden Çandır, TÜİK’in açıkladığı verilere göre tarımsal girdi enflasyonunun yüzde 29 düzeyinde olduğunu, tarımsal üretici fiyatlarının ise aynı dönemde yüzde 25 arttığını belirtti. Çandır, “Yani sadece Ağustos ayında tarım kesimi en az yüzde 16 fakirleşmiştir. Bu durum son 7 yılın 2’si hariç her yılında fakirleşme olarak gerçekleşmiştir” dedi.

ÜRETİRKEN ÖNÜMÜZÜ GÖREMEZ HALE GELDİK

TUİK verilerine göre tarımsal girdi fiyatlarındaki artışı değerlendiren Başkan Ali Çandır, gübre yüzde 67, ilaç yüzde 12, enerji yüzde 22, yem yüzde 31 ve tarımsal yatırım maliyetlerinin yüzde 30 ilan edildiğini belirtirken, “Tarımda en çok kullandığımız gübrelere baktığımızda üre yıllık olarak yüzde 238, potasyum nitrat yüzde 97 ve gübre yüzde 163, yem ise ortalama yüzde 84 arttı” dedi. Başta enerji olmak üzere tüm girdilerin dışa bağlı olduğunu, dövizdeki her yükselişin doğrudan maliyetlere yansıdığını vurgulayan Çandır, “Bizler üretirken önümüzü göremez hale geldik. Öyle ki bugün aldığımız hiçbir ürünü yarın kaç liradan alacağımızı ve hangi maliyetle üreteceğimizi bilmiyoruz. Enflasyon deyince akla her ne kadar tüketici enflasyonu gelse de zincirin en başına baktığımızda üretici enflasyonunu hesap etmeden bu işin içinden çıkamayız” diye konuştu.

TARIMSAL KOPUŞ UYARISI

Tarımın Antalya’nın kılcal damarlarına kadar nüfus eden bir sektör olduğunu belirten Çandır, tarımsal faaliyetler da büyük ölçüde mikro ya da KOBİ niteliğindeki üretici ve ticaret erbapları tarafından gerçekleştirildiğini, bu ölçeğin de dış etkilere karşı genellikle savunmasız olduğunu söyledi. Çandır, “Bu dönemde karar vericilerimizin ve politika yapıcılarımızın tarımsal birinci görevi bu olmalıdır. Aksi halde tarımdan kopuşları durduramayacağız” uyarısında bulundu.

TARIMSAL İHRACAT ARTIŞTA

Tarımsal ihracatta yaşanan artışa dikkat çeken Ali Çandır, “İnsanlarımız tarımda kalmanın yolunu bu ihracata bağlamış durumdadırlar. Ancak fiyat rekabetine ve sezon geçişi avantajlarına bağlı ihracatımız, içeride üretim kapasitesi artışı olmadan yapılmaya devam ederse sürdürülebilirliği olmayacaktır. Tarımın kent ve ülke için stratejik önemini vurgulayan Başkan Ali Çandır, tarımın büyüme sorununun 2021 yılı ikinci çeyreğinde de kendisini gösterdiğini kaydetti. Çandır, “Son 24 yılın ortalama ikinci çeyrek büyümesinden yüzde 25 daha düşük büyüyebilen sektörümüzün acilen büyüme ivmesinin artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır” dedi.

İKLİM ANLAŞMASI KREDİSİNİ DOĞRU KULLANALIM

“Yeşil Mutabakat” ile ilgili Paris İklim Anlaşması’nın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onaylanmasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Çandır, “Böylece ülkemiz anlaşmayı imzalayan 192. ülke olarak resmi bir taraf olmuştur. Bu taraf olma sonucunda da Dünya Bankası’nca ülkemizin uyumu için 3,1 milyar avroluk kredi sağlanacaktır. Bu fonun doğru kullanımının geleceğimiz için çok önemli olduğunu bu fırsatla paylaşmak isterim” dedi.

Başkan Çandır, Cumhuriyetin kuruluşunun 98’inci yılını kutlarken, “Büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum” dedi.

Meclis’te üyeler sektörleriyle ilgili bilgi verirken, beklentilerini dile getirdi.

DHA

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli