Balıkesir ve çevresi, coğrafi konumu itibarıyla tarih boyunca stratejik bir geçiş noktası olmuş ve bu durum bölgenin nüfus yapısını doğrudan şekillendirmiştir. Antik çağlarda Misya olarak adlandırılan bu topraklarda, milattan önceki dönemlerden itibaren farklı toplulukların izlerine rastlamak mümkündür. Bölgenin yerli halkı olan Misyalılar, Trakya üzerinden gelen göç dalgalarıyla harmanlanarak bu coğrafyanın en eski kültürel temellerini atmışlardır. Zamanla Frigler, Lidyalılar ve Persler gibi büyük medeniyetlerin egemenliğine giren bu topraklar, askeri ve ticari yolların kesişim kümesinde yer alması nedeniyle sürekli bir nüfus sirkülasyonuna sahne olmuştur.
Roma ve ardından gelen Bizans İmparatorluğu dönemlerinde de bölgenin demografik yapısı çeşitlenmeye devam etmiştir. Tarımsal üretimin yüksek olduğu bu verimli topraklara, imparatorluk sınırları içerisinden farklı etnik kökenlere sahip topluluklar yerleştirilmiştir. Özellikle sınır güvenliğini sağlamak ve tarımı canlandırmak amacıyla yapılan bu iskan politikaları, Balıkesir'in bugünkü kozmopolit yapısının ilk tohumlarını atmıştır. Bu dönemde yaşayan halklar, daha sonra bölgeye gelecek olan yeni topluluklarla kaynaşarak bugünkü Balıkesir kültürünün zeminini hazırlamıştır.
Oğuz Boylarının Bölgeye Gelişi Ve Karesi Beyliği Dönemi
Malazgirt Zaferi'nin ardından Anadolu'nun kapılarının Türklere açılmasıyla birlikte, Batı Anadolu'ya doğru yoğun bir Oğuz göçü başlamıştır. Balıkesir ve civarına asıl kalıcı Türk mührünü vuran gelişme ise on üçüncü yüzyılın sonlarında Karesi Beyliği'nin kurulması olmuştur. Oğuzların Danişmend kökenli boylarına mensup olan Karesi Bey ve beraberindeki Türkmen aşiretleri, bölgedeki Bizans hakimiyetine son vererek yoğun bir Türkleşme sürecini başlatmışlardır. Bu dönemde Orta Asya ve İran coğrafyasından gelen çok sayıda konar-göçer Türkmen grubu, Balıkesir'in dağlık ve ovalık alanlarına yerleşmiştir.
Karesi Beyliği'nin kurucu unsurları olan bu Türkmen aşiretleri, bölgedeki mevcut yerleşik ahaliyle kısa sürede uyum sağlamış ve köyler kurarak yerleşik hayata geçmeye başlamışlardır. Bölgedeki yer isimlerinin büyük bir kısmının Oğuz boylarının adlarını taşıması, bu yerleşim sürecinin ne kadar köklü ve yaygın olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Karesi Beyliği'nin denizci yapısı sayesinde kıyı şeridinde de güçlü bir Türk nüfusu oluşmuş ve bu durum bölgenin kültürel kimliğini tamamen değiştirmiştir.
Osmanlı İmparatorluğu Dönemindeki İskan Politikaları Ve Nüfus Hareketleri
Karesi Beyliği'nin Osmanlı idaresine geçmesiyle birlikte, Balıkesir'in nüfus yapısı yeni bir boyuta taşınmıştır. Osmanlı Devleti, Balkanlar'da fethettiği toprakları şenlendirmek ve İslamlaştırmak amacıyla Balıkesir çevresindeki bazı konar-göçer Türkmen aşiretlerini Rumeli'ye göç ettirmiştir. Evlad-ı Fatihan olarak adlandırılan bu topluluklar Balkanlar'a taşınırken, eş zamanlı olarak Anadolu'nun iç kesimlerinden gelen yeni Yörük ve Türkmen boyları da Balıkesir'in boşalan alanlarına yerleştirilmiştir. Bu çift taraflı nüfus politikası, bölgenin dinamizmini her zaman üst seviyede tutmuştur.
İmparatorluğun ilerleyen yüzyıllarında, özellikle doğu sınırlarında yaşanan hareketlilikler ve Safevi baskıları nedeniyle Orta ve Doğu Anadolu'dan batıya doğru göç eden bazı aşiretler de devlet eliyle Balıkesir'e iskan edilmiştir. Bu süreçte bölgeye gelen topluluklar, geleneksel yaşam tarzlarını, dokumacılık kültürlerini ve hayvancılık geleneklerini de beraberlerinde getirmişlerdir. Böylece Balıkesir, Anadolu'nun farklı yörelerinden gelen Türkmen kültürlerinin birleşme noktası haline gelmiştir.
Yakın Tarihteki Büyük Göç Dalgaları Ve Muacir Kültürü
Balıkesir'in bugünkü soy kütüğünü ve sosyo-kültürel yapısını nihai olarak şekillendiren en büyük kırılma noktası, on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda yaşanan zorunlu göçler olmuştur. Özellikle Kırım Savaşı, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ve ardından gelen Balkan Savaşları sonrasında, kaybedilen topraklardan Anadolu'ya doğru büyük bir sığınma dalgası yaşanmıştır. Kırım'dan gelen Tatarlar, Kafkasya'dan gelen Çerkesler ve Balkanlar'ın dört bir yanından gelen Boşnak, Arnavut ve Pomak muhacirler, Osmanlı devleti tarafından kitleler halinde Balıkesir ve ilçelerine yerleştirilmişlerdir.
Bu yeni gelen topluluklar, çalışkanlıkları ve tarım teknolojilerindeki bilgileriyle Balıkesir'in ekonomik hayatına büyük bir ivme kazandırmışlardır. Cumhuriyet dönemindeki nüfus mübadelesiyle de Yunanistan ve Bulgaristan'dan gelen Türk dinine mensup muhacirler, bölgeden ayrılan Rum nüfusun yerine iskan edilmişlerdir. Günümüzde Balıkesir halkının kökeni, yüzyıllar önce bölgeye yerleşen köklü Yörük ve Türkmen boyları ile yakın tarihte adeta bir sığınak olarak bu topraklara tutunan muhacir gruplarının muazzam bir uyumla birleşmesinden meydana gelmektedir.




