Yaşam

Banu Alkan Kimdir: Aslen Nereli, Kaç Yaşında, Kiminle Evlendi?

1 Nisan 1958'de Hırvatistan'ın Dubrovnik şehrinde dünyaya gelen Banu Alkan, Türk sinemasının "Afrodit" lakabıyla tanınan önemli isimlerinden biridir. Asıl adı Liz Remka Rebronja olan sanatçı, marangoz bir babanın beşinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir.

Abone Ol

Banu Alkan Kimdir?


1 Nisan 1958'de Hırvatistan'ın Dubrovnik şehrinde dünyaya gelen Banu Alkan, Türk sinemasının "Afrodit" lakabıyla tanınan önemli isimlerinden biridir. Asıl adı Liz Remka Rebronja olan sanatçı, marangoz bir babanın beşinci çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Ailesi, Sancak kökenli olup 1966 yılında Türkiye'ye göç etmiştir. Bu tarihten itibaren Edremit'e yerleşen aile, Türk vatandaşlığına geçerek "Alkan" soyadını almıştır. Liz ismi zamanla değişerek önce Yaprak, ardından da Banu ismini almıştır. Çocukluğunun büyük bir kısmını İstanbul'un Kartal ilçesinde geçiren Alkan, burada Maltepe Lisesi'ne başlamış ancak lise eğitimini tamamlamadan okuldan ayrılmıştır.

Banu Alkan’ın çocukluk yıllarındaki en büyük hayali, manken olmaktı. Bu hayalini gerçekleştirmek için henüz 16 yaşındayken LCC Mankenlik Kurslarına yazıldı. Sonrasında ise ünlü bir marka olan Vakko’da eğitim aldı. Kısa sürede dikkat çeken Alkan, Aydan Adan ve Füsun Özben'in Mankenlik Ajansı’na katılarak reklam filmlerinde boy göstermeye başladı. Sanatçının yıldızı, 1976 yılında Ses dergisinin düzenlediği Sinema Artisti Yarışması’yla parladı. Aynı yarışmada dönemin bir diğer tanınan ismi Oya Aydoğan da yer alıyordu. Bu adımlar, Banu Alkan’ın Türk sinemasında kalıcı bir yer edinmesine öncülük etti.

Banu Alkan’ın Aşk Hayatı ve Sanat Kariyeri


Henüz 17 yaşındayken, evli ve iş dünyasında zengin bir isim olan Gürbüz Hanif ile ilişki yaşamaya başlayan Banu Alkan, bu birliktelik sayesinde oldukça rahat bir yaşam sürdü. Yaklaşık 20 yıl süren ilişki, Gürbüz Hanif’e kanser teşhisi konmasının ardından Hanif’in vefatıyla sona erdi. Bu dönemde sinema kariyerinde büyük bir başarı yakalayan Alkan, özellikle 1980’li yıllarda Türk sinemasında bir ikon haline geldi. Ancak 1989 yılında çektiği son filmin ardından uzun bir süre sektörden uzaklaştı ve gözlerden kayboldu.

1998 yılında “Neremi” adlı bir albümle yeniden gündeme geldi. Albüm, gerek şarkıları gerekse yorumuyla uzun süre tartışma konusu oldu. Eleştirilere rağmen Banu Alkan, dikkatleri üzerinde toplamayı başardı. Oyunculuk kariyerine 2000’li yıllarda televizyon dizileriyle geri döndü. 2001 yılında “Tuzu Kurular” ve 2005 yılında “Kızma Birader” dizilerinde rol aldı. Aynı zamanda kendini geliştirmek amacıyla 1975 yılında LCC’den mankenlik eğitimi aldıktan sonra 1985 yılında Paris’te Lady School’da eğitim gördü ve 1996 yılında özel şan dersleri aldı.

2000’li yılların başında iş insanı Murat Taşdemir ile bir ilişkiye başladı. 13 yıl süren bu beraberlik, ayrılıkla sonuçlandı. Ayrılığın ardından sahne çalışmalarına ağırlık veren Alkan, magazin gündemindeki yerini korumayı başardı. Son dönem röportajlarında, hayatının büyük aşkı olarak nitelendirdiği Kemal Yıldız ile evlendiğini duyurarak dikkatleri bir kez daha üzerine çekti.

Banu Alkan’ın Efsaneleşen İmajı


Banu Alkan, sinema ve müzik dünyasındaki başarısının yanı sıra, güçlü kişiliği ve özgün tarzıyla da dikkat çekmiştir. Sarı saçları ve kendine özgü stiliyle 1980’lerin en çok konuşulan yıldızlarından biri olmayı başarmış, "Afrodit" lakabını da bu dönemlerde kazanmıştır. Sinemadaki popülerliğini kaybettikten sonra bile, magazin dünyasının en çok konuşulan isimlerinden biri olmaya devam etmiştir. Alkan, güzellik anlayışı ve cesur açıklamalarıyla pek çok kişiye ilham vermiştir.

Sanatçı, kariyeri boyunca aldığı eğitimlerle hem kişisel hem de profesyonel anlamda kendini geliştirmiştir. Özel hayatındaki iniş çıkışlara rağmen her zaman gündemde kalmayı başarmış, sahne performanslarıyla hayranlarının sevgisini kazanmıştır. Banu Alkan, yıllar geçse de hem sanatı hem de kişiliğiyle Türk toplumunda unutulmaz bir yer edinmiştir. Hâlâ "Afrodit" denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olarak anılmaktadır.

Banu Alkan’ın hayatı, azim ve başarı hikayesiyle doludur. Göçmen bir ailenin çocuğu olarak başladığı yolculuğunu, Türk sinemasının en tanınmış isimlerinden biri olarak taçlandırmıştır. Gerek kariyeri gerekse özel hayatıyla hafızalarda yer edinen bu efsane isim, Türk sinemasının unutulmaz ikonlarından biri olmaya devam etmektedir.