Batı Karadeniz'in gür ormanları arasından süzülerek denize ulaşan ve Türkiye'de üzerinde taşımacılık yapılabilen tek akarsu olma özelliğini taşıyan Bartın Irmağı'nın kıyısında kurulu bu eşsiz kent, binlerce yıllık geçmişiyle adeta bir açık hava müzesi niteliği taşıyor. Günümüzde Bartın olarak bildiğimiz yerleşimin isim kökeni, antik çağın derinliklerine, mitolojik tanrıların hüküm sürdüğü dönemlere kadar uzanmaktadır. Tarihsel süreç içerisinde Hititlerden Friglere, Romalılardan Osmanlılara kadar pek çok medeniyete ev sahipliği yapan bölge, her bir dönemde coğrafi özelliklerine atıfta bulunan farklı adlandırmalarla anılmıştır. Kentin kimliğini oluşturan bu isim serüveni, aslında bir akarsuyun etrafında şekillenen medeniyetin de hikayesini bizlere özetlemektedir.
Mitolojik Kökenlerden Gelen Parthenios Ve Sular Tanrısı Efsanesi
Bartın isminin bilinen en eski ve köklü formu antik çağda kullanılan Parthenios adıdır. Yunan mitolojisinin zengin anlatılarında kendine yer bulan bu isim, tanrıların babası olarak kabul edilen Okenaus ile Tethys'in çocuklarından birine işaret eder. Mitolojide Parthenios, bir sular tanrısı olarak tasvir edilir ve kentin içinden geçen ırmağa da bu isim verilmiştir. Kelime anlamı itibarıyla muhteşem akan su veya sular ilahı gibi görkemli karşılıklara sahip olan bu adlandırma, ırmağın bölge halkı için ne kadar hayati ve kutsal bir önem taşıdığının en somut kanıtıdır. Antik dönem yazarlarının eserlerinde sıkça rastlanan bu isim, zamanla bölgenin tamamını tanımlayan genel bir ifadeye dönüşmüştür.
Romalılar Döneminde Parthenia Ve Yerleşim Alanının Genişlemesi
Roma İmparatorluğu'nun Anadolu topraklarında hakimiyet kurduğu dönemde, antik Parthenios ismi dilsel bir evrim geçirerek Parthenia halini almıştır. Romalılar, nehir kenarında kurulan şehri bu isimle kayıtlara geçmiş ve idari bir merkez olarak güçlendirmişlerdir. Roma mimarisinin ve mühendisliğinin izlerini taşıyan köprüler ve liman yapıları, Parthenia isminin ticari bir marka haline gelmesini de sağlamıştır. Bu dönemde şehir, sadece bir yerleşim birimi değil, aynı zamanda denizden gelen ticaret yollarının iç kesimlere bağlandığı stratejik bir liman kenti özelliği kazanmıştır. Roma belgelerinde Parthenia olarak anılan bu yerleşim, Batı Karadeniz'in en parlak dönemlerinden birini bu isim altında yaşamıştır.
Paphlagonia Bölgesinde Yer Alan Antik Şehir İsimleri
Bartın, antik coğrafyada Paphlagonia olarak adlandırılan geniş bir bölgenin kalbinde yer almaktadır. Bu bölge içerisinde sadece merkez değil, çevredeki ilçeler de kendilerine has kadim isimlerle anılmaktaydı. Örneğin bugünkü Amasra ilçesi antik dönemde Sesamos adıyla bilinirken, Kurucaşile Kromna, Çakraz ise Erythinoi olarak haritalarda yer alıyordu. Bartın merkezindeki Parthenia yerleşimi, bu antik liman kentleriyle sürekli bir etkileşim halindeydi. Bölgedeki tüm bu antik adlandırmalar, Karadeniz sahil şeridinin o dönemdeki yoğun kültürel ve ekonomik hareketliliğini yansıtmaktadır. Bu zengin terminoloji, bölgenin tarih boyunca sahipsiz kalmadığını ve her dönemde önemli bir yerleşim odağı olduğunu kanıtlamaktadır.
Tarihsel Dönüşüm Sürecinde Bartın İsminin Son Halini Alması
Orta Çağ ve sonrasındaki dönemlerde, Anadolu'nun genelinde yaşanan dilsel değişimler Parthenia ismini de etkilemiştir. Türklerin Anadolu'ya girişi ve bölgede hakimiyet kurmasıyla birlikte, Yunanca ve Latince kökenli isimler Türkçenin ses yapısına uygun hale getirilmeye başlanmıştır. Parthenia kelimesindeki seslerin aşınması ve halk ağzındaki kullanım kolaylıkları sonucunda isim önce Bartın halini almış ve bu haliyle literatüre yerleşmiştir. Selçuklu ve Osmanlı kayıtlarında da bu modern haliyle anılan şehir, antik çağdaki sular tanrısı anlamını ve görkemini isminin tınısında saklamaya devam etmiştir. Günümüzde Bartın dendiğinde akla gelen modern kent, aslında arkasında Parthenios'tan Parthenia'ya uzanan devasa bir tarihsel mirasın yükünü taşımaktadır.