Antalya Kent Konseyi Turizm Çalışma Grubu Başkanı Recep Yavuz, Antalya'nın 5 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında dünyaca önemli üç organizasyona ev sahipliği yapacağına dikkati çekti. Antalya'nın yalnızca her şey dahil tatil destinasyonu olarak değil; bilim, teknoloji, çevre ve sürdürülebilirlik, turizm ve küresel diplomasi merkezi olarak dünya gündemine taşınacağını kaydeden Yavuz, turizmde savaşların gölgesinde bir sezon yaşandığını, tüm zorluklara rağmen geçen yıllardan çok farklı sonuçlanmayacağını, Antalya için asıl önemli gelişmenin sezon sonuna doğru yaşanacağını dile getirdi.
"Antalya'yı dünya gündemine taşıyacak"
5 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında Antalya'nın 6 haftalık süreçte dünyanın önemli üç organizasyonuna ev sahipliği yapacağını söyleyen Başkan Recep Yavuz,
"5-9 Ekim Uluslararası Uzay Kongresi (IAC 2026), 26-28 Ekim Antalya Turizm Fuarı (ATF), 9-20 Kasım Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi (COP31). Bu üç organizasyonun ortak özelliği, Antalya'yı yalnızca her şey dahil tatil destinasyonu olarak değil; bilim, teknoloji, çevre ve sürdürülebilirlik, turizm ve küresel diplomasi merkezi olarak dünya gündemine taşıyacak olmaları"
diye konuştu.
"Teknoloji devleri Antalya'da buluşacak"
NASA, ESA, JAXA, ISRO gibi dünyanın önde gelen uzay kuruluşları ile SpaceX, Boeing, Airbus ve Blue Origin gibi teknoloji devlerinin Antalya'da buluşacağını belirten Başkan Yavuz,
"Paris, Washington, Dubai, Milano ve Sidney'den sonra uzay dünyasının rotasının Antalya'ya çevrilmesi başlı başına önemli bir gelişme. Bugün uzay teknolojileri yalnızca roketlerden ve astronotlardan ibaret değil. Yapay zekadan haberleşmeye, iklim gözleminden savunma sanayine birçok stratejik alanın merkezinde yer alıyor. Antalya'nın dünyanın en seçkin bilim insanlarını, mühendislerini, yatırımcılarını ve teknoloji şirketlerini ağırlayacak olması, turizmin çok ötesinde bir prestij anlamı taşıyor. Antalya, ilk kez dünyanın uzay başkentleri arasında anılacak"
ifadesini kullandı.
"ATF önemli bir vitrin"
2019 yılında mütevazi bir başlangıç yapan ATF'nin, kısa sürede Akdeniz'in en güçlü turizm buluşmalarından biri haline geldiğini dile getiren Yavuz,
"Geçen yıl 100'ün üzerinde ülkeden gelen sektör temsilcileriyle birlikte 40 bini aşkın ziyaretçiyi ağırlayan fuar; tur operatörlerinden havayollarına, otel zincirlerinden kruvaziyer şirketlerine kadar turizmin tüm paydaşlarını Antalya'da buluşturuyor. Bugün ATF yalnızca bir fuar değil; Antalya'nın turizmdeki uluslararası gücünü gösteren önemli bir vitrindir"
dedi.
"Dünyanın gözü Antalya'da olacak"
Başkan Yavuz konuşmasında, bu yılın en dikkat çekici organizasyonlarından COP31'in dünyanın en önemli iklim ve sürdürülebilirlik platformu olarak kabul edildiğini ifade ederek,
"Küresel ısınma, karbon emisyonları, yenilenebilir enerji, iklim finansmanı ve çevre politikalarına ilişkin kararlar burada şekilleniyor. Bundan önceki konferanslarda; 1997'de Kyoto'da Kyoto Protokolü kabul edildi. 2015'te Paris İklim Anlaşması imzalandı. 2021'de Glasgow İklim Paktı oluşturuldu. 2022'de Şarm El Şeyh'te kayıp ve zarar fonu kuruldu. 2023'te Dubai'de fosil yakıtlardan uzaklaşma yönünde tarihi kararlar alındı. Şimdi gözler Antalya'da olacak"
dedi.
COP31'e 200 ülkeden katılım bekleniyor
9-20 Kasım tarihleri arasındaki gerçekleştirilecek olan COP31'de yaklaşık 200 ülkenin temsilcileri ve 80 binin üzerinde ziyaretçinin Antalya'ya gelmesinin beklendiğini söyleyen Yavuz,
"Devlet başkanları, bakanlar, uluslararası kuruluşlar, finans kurumları, üniversiteler, araştırma merkezleri ve çevre örgütleri iki hafta boyunca Antalya'da olacak. Belki de yıllar sonra bu zirveden çıkan bazı kararlar 'Antalya Deklarasyonu' ya da 'Antalya Kararları' olarak anılacak"
şeklinde konuştu.
"Yeni bir dönemin başlangıcı olabilir"
Bu üç organizasyona toplamda 150 bin kişinin katılımının beklendiğini dile getiren Yavuz, asıl önemli olanın sayı değil, bilim insanları, yatırımcılar, devlet temsilcileri, teknoloji şirketleri, medya kuruluşları ve uluslararası karar vericiler şeklindeki insan profili olduğunu vurguladı.
Bu organizasyonların Antalya ve Türkiye'ye sağlayacağı katkıların da oldukça önemli olduğunu vurgulayan Yavuz, şöyle sıraladı:
"Antalya'nın kongre, fuar ve bilim turizmindeki potansiyelinin daha görünür hale gelmesi. Uluslararası tanıtım gücünün artması. Turizm sezonunun kasım sonuna kadar uzaması. Otellerin sonbahar döneminde ek gelir elde etmesi. Yeni kongre ve fuar organizasyonları için referans oluşturması. Şehir ekonomisine ve esnafa ciddi katkı sağlaması. Türk turizminin çevre ve sürdürülebilirlik konularındaki farkındalığını artırması. Antalya'nın dünya kamuoyunda farklı bir kimlikle öne çıkması. İşte bu nedenle 2026 sonbaharı Antalya için yalnızca bir turizm sezonunun sonu değil, yeni bir dönemin başlangıcı olabilir. Belki de yıllardır konuştuğumuz dönüşümün ilk adımlarına tanıklık edeceğiz. Bu fırsatı siyasi tartışmaların ya da günlük çekişmelerin ötesinde görmeli, hep birlikte sahip çıkmalıyız. Çünkü Antalya'nın önünde yalnızca birkaç kongre değil, yeni bir hikaye yazma fırsatı duruyor."