Gündem

CerModern Sanat Galerisinde Can Kaybı Yok İsimli Sergi Sanatseverlerle Buluştu

Ankara’nın kültürel duraklarından biri olan CerModern, Astim Kolektifi bünyesinde bir araya gelen sanatçıların hazırladığı "Can Kaybı Yok" isimli sergiye ev sahipliği yapmaya başladı.

Abone Ol

Ankara’nın kültürel duraklarından biri olan CerModern, Astim Kolektifi bünyesinde bir araya gelen sanatçıların hazırladığı "Can Kaybı Yok" isimli sergiye ev sahipliği yapmaya başladı. Modern sanatın disiplinler arası gücünü kullanarak toplumun yerleşik kalıplarını sorgulayan bu proje, düzenlenen görkemli bir açılış töreniyle kapılarını ziyaretçilere açtı. Sergi salonuna adım atan sanatseverler, alışılmışın dışındaki kürasyonu ve derin felsefesiyle sarsıcı bir deneyimin parçası haline geliyor.

Projenin temel çıkış noktası, toplumsal trajediler karşısında kullanılan dildeki hissizleşmeye karşı bir duruş sergilemek olarak tanımlanıyor. Sergi kapsamında üretilen eserler, bireyin ve toplumun acıyla kurduğu bağı yeniden inşa etmeyi hedeflerken, medyanın ve bürokrasinin kullandığı soğuk ifadeleri sanatın sıcak ve çarpıcı diliyle harmanlıyor. Birçok farklı teknikte hazırlanan çalışmalar, galerinin geniş atmosferinde izleyicileri kendi vicdanlarıyla baş başa bırakacak bir yolculuğa çıkarıyor.

Ölümlerin Sayısallaştırılmasına Karşı Sanatsal Bir İtiraz Ve Eleştiri

Sergiye adını veren "Can Kaybı Yok" ifadesi, aslında modern dünyanın felaketler karşısındaki kayıtsızlığını eleştiren ironik bir yaklaşımdan besleniyor. Astim Kolektifi üyeleri, toplumsal olaylarda veya doğal afetlerde ölen canlıların sadece istatistiksel birer veriymiş gibi sunulmasına sert bir tepki gösteriyor. Proje, yaşanan her bir kaybın aslında geri döndürülemez bir evrenin sonu olduğunu ve bu durumun sadece rakamlar üzerinden değerlendirilemeyeceğini çarpıcı eserlerle gözler önüne seriyor.

Sanatçılar, hazırladıkları enstalasyon ve görsel çalışmalarla izleyiciye, "Can kaybı gerçekten yok mu?" sorusunu sorduruyor. Haber bültenlerinde sıkça duyduğumuz ve içimizi rahatlatması beklenen o standart cümlenin aslında büyük bir boşluğu ve görmezden gelmeyi içinde barındırdığı savunuluyor. Bu yaklaşım, sergiyi sadece görsel bir şölen olmaktan çıkarıp toplumsal bir yüzleşme alanına dönüştürerek CerModern’in Ankara sanat ortamındaki öncü rolünü bir kez daha perçinliyor.

Doğadaki Sessiz Çığlık Ve İnsan Merkezli Dünyanın Yarattığı Körlük

Serginin en dikkat çekici bölümlerinden biri, insanın kendini merkeze koyarak diğer tüm canlıları bu hiyerarşinin altına yerleştirmesi fikrine odaklanıyor. Sanatçı Süleyman Yılmaz, projenin filizlendiği anın Çanakkale’de meydana gelen yıkıcı orman yangınları olduğunu ifade ederek bu konudaki hassasiyetini dile getiriyor. Yangın sonrası yapılan resmi açıklamalarda yer alan teselli edici ifadelerin, aslında yanan milyonlarca ağacı ve yok olan binlerce yaban hayvanını nasıl bir çırpıda sildiğini sanatıyla eleştiriyor.

Yılmaz’a göre, insan dışındaki canlıların hayatının hiçe sayıldığı bu dünya düzeni, vicdani bir çoraklaşmayı da beraberinde getiriyor. Sergide bizzat Çanakkale yangınından kurtarılan ve bir sanat nesnesine dönüştürülen gerçek bir ağaç gövdesi, bu körlüğün en somut kanıtı olarak sergileniyor. Bu eser, izleyicilere sadece insanların ölmediği bir felakette de devasa bir can kaybının yaşanmış olabileceğini sessiz bir çığlıkla anlatıyor ve doğayla olan ilişkimizi yeniden sorgulamaya davet ediyor.

Farklı Sanatsal Disiplinlerin Ortak Bir Amaç Etrafında Şekillenen Gücü

Sergide yer alan çalışmalar, sadece içerikleriyle değil, kullanılan malzeme ve tekniklerin çeşitliliğiyle de ön plana çıkıyor. Berkin Günsay, Hakan Yılmaz, Kerem Meriç, Mustafa Akkaya, Süleyman Yılmaz ve Volkan Babaotu gibi isimlerin bir araya geldiği bu kolektif yapıda, her sanatçı kendi estetik dilini projenin ruhuyla birleştiriyor. Resimden heykele, dijital sanattan mekansal yerleştirmeye kadar uzanan bu geniş yelpaze, konunun ne kadar katmanlı olduğunu kanıtlar nitelikte duruyor.

Her bir sanatçı, kayıp kavramına farklı bir pencereden bakarak izleyiciye zengin bir perspektif sunuyor. Kimisi yok oluşun fiziksel izlerini takip ederken, kimisi de bu yok oluşun ruhsal ve toplumsal izdüşümlerini tuvale veya mekana yansıtıyor. Sanatçıların bireysel yeteneklerinin ötesinde, ortak bir dert etrafında birleşmiş olmaları, "Can Kaybı Yok" projesinin etkileyiciliğini artıran ve izleyiciyi derinden etkileyen en önemli unsurlardan biri olarak kabul ediliyor.

Başkentin Sanat Gündemini Belirleyen Sergi Ve Ziyaret Koşulları

Ankara’nın sanat takviminde önemli bir yer edinen bu etkinlik, modern sanatseverler için vazgeçilmez bir durak haline gelmiş durumda. CerModern’in endüstriyel dokusuyla bütünleşen eserler, mekanın ruhunu adeta yeniden tanımlayarak izleyicilere farklı bir ambiyans sunuyor. Serginin açılışından itibaren gördüğü yoğun ilgi, toplumun bu tür derinlikli ve eleştirel projelere olan ihtiyacını da bir anlamda tescillemiş oluyor.

Astim Kolektifi tarafından hayata geçirilen ve geniş kitlelere ulaşması hedeflenen bu sanatsal platform, 10 Mayıs tarihine kadar tüm ilgililere açık kalacak. Sanatın iyileştirici ama aynı zamanda düşündürücü gücüne tanık olmak isteyenler için bu tarih, önemli bir hatırlatma niteliği taşıyor. Başkentin kalbinde gerçekleşen bu buluşma, doğa, insan ve yaşam arasındaki hassas dengeyi yeniden düşünmek isteyen herkes için kaçırılmaması gereken bir fırsat sunuyor.