Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanlığı, Boğaçayı dere yatağı üzerine yapılması planlanan TOKİ konut projesine ilişkin, Çakırlar Boğaçayı Mezarlığı önünde bugün basın açıklaması düzenledi. Bölgenin AFAD’a göre taşkın alanı, TOKİ’ye göre ise konut alanı olarak gösterildiğini söyleyen CHP Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, Boğaçayı dere yatağına yapılması planlanan TOKİ konut projesine ilişkin uyarılarda bulundu. Kamacı, projenin gerçekleşeceği bölgenin hem bilimsel raporlar hem de resmi kurum görüşleri tarafından riskli alan olarak tanımlandığını vurguladı.

“Dere yatağına mahalle kurulmak isteniyor”

Konuşmasında proje alanına ilişkin detayları paylaşan Başkan Kamacı, ÇED alanının 56.300 metrekare olduğunu, bölgede 18 binden fazla nüfusun yaşayacağı bir yerleşim planlandığını belirtti. Proje kapsamında 4 bin 574 konut, 61 dükkân, cami ve okullar yapılacağını söyleyen Kamacı, “Yani tam burada, dere yatağında bir mahalle kurulmak isteniyor” dedi.

“Bu zeminde konut olmaz; beton tabut olur”

Konuşmasında, barınma hakkının anayasal bir hak olduğunu vurgulayarak, konuta karşı olmadıklarını ancak mevcut alanın yapılaşmaya uygun olmadığını belirten Başkan Kamacı,

"Bugün burada hepimizin ortak geleceğini ilgilendiren bir konuda sesimizi duyurmak için toplandık. Barınma hakkı anayasal bir haktır. Konuta karşı değiliz. Her insanın konut sahibi olması partimizin temel amaçlarındandır. Özellikle büyükşehirlerde ve Antalya’mızda konut yetersizliği söz konusudur. Ancak toplu konut yapılacak alan burası değil; burası dere yatağıdır. Bu inşaat, bu zeminde kolay kolay bitmez. Daha dün Konyaaltı merkezli 4.3 şiddetinde deprem oldu. Bu zeminde konut olmaz; beton tabut olur"

dedi.

“Burası taşkın bölgesi, alüvyon zemin”

TOKİ’nin Antalya’da ısrarla sürdürdüğü projenin bilimsel olarak da risk taşıdığını aktaran Kamacı, ilgili kurum raporlarına dikkat çekti. "TOKİ’nin Çakırlar’da yapmak istediği proje, bilimin “uygun değildir” dediği bir alana kurulmak isteniyor" diyen Kamacı,

"Antalya Çakırlar’dan Sayın Erdoğan’a sesleniyoruz: Bu alan dere yatağıdır. Bu alan taşkın bölgesidir. Bu alan alüvyon zemindir. Bu alan eski kum ve çakıl ocağıdır. AFAD’ın İl Afet Risk Azaltma Planı bu bölgeyi açıkça 'sel riski yüksek alan' olarak tanımlıyor. ASAT’ın kurum raporu 'konuta uygun değildir' diyor. Jeoloji Mühendisleri Odası: “Bu yoğunlukta yapı bilimsel değildir, kamu güvenliği için risklidir', Mimarlar Odası: 'Zemin uygunsuzdur, taşkın riski yüksektir' diyor. Ama tüm bu raporlara rağmen ÇED raporunda ne yazıyor? 'Sel riski yoktur.' Bu, bilime aykırıdır. Bu, resmî risk raporlarına aykırıdır. Bu, halkın güvenliğine aykırıdır"

diyerek yetkililere selendi.

"Dere yataklarına bina yapmayacağız"

Konuşmasının devamında, "CHP’nin iktidar programında barınma bir ayrıcalık değil, en temel insan hakkı olacaktır" diyen Kamacı çözüm önerilerini ise şöyle sıraladı:

Antalya günlük hava durumu - 15.03.2026
Antalya günlük hava durumu - 15.03.2026
İçeriği Görüntüle
"Biz, sağlıklı, güvenli, altyapısı tamamlanmış konuta erişimi bir devlet görevi yapacağız. Kent rantını belli odaklara değil, halka aktaracağız. Uzun vadeli, ödenebilir finansman sağlayacağız. Dar ve orta gelirli yurttaşın özkaynak ve faiz yükünü devlet üstlenecek. TOKİ’yi piyasacı yapıdan çıkarıp yeniden sosyal devlet kurumu yapacağız. Her projede yüzde 30– yüzde 40 sosyal konut payını zorunlu kılacağız. Ve en önemlisi, Dere yataklarına bina yapmayacağız. Çünkü kentleşme bizim için doğayı ezmek değildir. Doğayla birlikte nefes alan yaşam alanları kurmaktır. Biz hem Antalya’da hem Türkiye’de adil kentlerin, güvenli evlerin, doğayla barışık bir geleceğin sözünü veriyoruz."

"Doğamızı, vatanımızı birlikte koruyacağız"

Açıklamasının sonunda Antalyalılara seslenen Kamacı, sözlerini şöyle tamamladı:

"Biz sadece bir projeye değil; bilimi yok sayan, raporları yok sayan, doğayı yok sayan bir zihniyete itiraz ediyoruz. Çünkü Antalya bizim ortak yuvamızdır. Ve biz yuvamızı savunacağız. Bugün burada kurduğumuz her cümle, yarın daha güçlü bir Türkiye’nin adımıdır. Bilimin ışığında, doğayla barış içinde, adaletle yönetilen bir ülkeyi birlikte kuracağız. Ve o gün geldiğinde herkes şunu diyecek: “Antalya susmadı, Antalya teslim olmadı, Antalya geleceğine sahip çıktı.” Boyun eğmek yok. Teslim olmak yok. Cumhuriyetimizi, doğamızı, vatanımızı birlikte koruyacağız. Beraber başaracağız!"

Muhabir: Fadime Yiğit