Türkiye’nin en genç illerinden biri olmasına rağmen stratejik konumu ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken Düzce, idari yapısını her geçen gün güçlendirmeye devam ediyor. Bolu’dan ayrılarak il statüsü kazandığı günden bu yana sanayiden tarıma, turizmden ticarete kadar pek çok alanda atılım yapan şehir, bünyesindeki yedi farklı ilçe ile bir bütünlük sergiliyor. Ankara ve İstanbul gibi iki dev metropolün tam ortasında yer alması, Düzce’nin hem ekonomik hem de sosyal açıdan hızlı bir dönüşüm yaşamasını sağlıyor. Şehrin idari yönetimi merkez belediyesi ile birlikte toplam sekiz ilçe belediyesi ve stratejik öneme sahip belde belediyeleri üzerinden yürütülüyor. Modern kentleşme adımlarının atıldığı bu coğrafyada, her bir yerleşim birimi kendine has karakteristik özellikleriyle bölge ekonomisine katkı sunuyor.
Deniz İle Doğanın Buluşma Noktası Akçakoca
Düzce’nin denize açılan tek kapısı olan Akçakoca, bölgenin turizm lokomotifi olma özelliğini koruyor. Karadeniz’in hırçın sularına rağmen geniş plajları ve yemyeşil doğasıyla ziyaretçilerini ağırlayan bu ilçe, ilin sosyo-ekonomik yapısında çok kritik bir rol oynuyor. Akçakoca sadece deniz turizmiyle değil, aynı zamanda fındık üretimiyle de bölge halkı için temel geçim kaynağı oluşturuyor. Tarihi Ceneviz Kalesi’nden modern sahil bandına kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan ilçe, Düzce’nin dış dünyaya açılan vitrini olarak kabul ediliyor. Yerel yönetimin son yıllarda yaptığı altyapı çalışmaları sayesinde kış aylarında da canlılığını koruyan bölge, çevre illerden gelen günübirlik ziyaretçiler için vazgeçilmez bir durak noktası haline gelmiş durumda.
Sanayi Ve Tarımın Merkezi Gümüşova Ve Çilimli
Düzce’nin batı koridorunda yer alan Gümüşova ve Çilimli, şehrin üretim kapasitesini belirleyen ana merkezler olarak öne çıkıyor. Gümüşova, özellikle organize sanayi bölgeleriyle pek çok ulusal ve uluslararası firmaya ev sahipliği yaparak istihdamın kalbi konumuna yükseliyor. Ulaşım aksları üzerindeki avantajlı konumu, burayı yatırımcılar için cazip bir merkez kılıyor. Diğer yandan Çilimli, verimli toprakları ve gelişen yerel ekonomisiyle dikkat çekiyor. Tarımsal faaliyetlerin modern yöntemlerle sürdürüldüğü bu ilçede, hem geleneksel üretim korunuyor hem de yeni nesil tarım uygulamaları teşvik ediliyor. Bu iki ilçe, Düzce’nin genel bütçesine sağladıkları katkı ve oluşturdukları iş sahaları ile şehrin demografik hareketliliğini doğrudan etkiliyor.
Doğal Güzelliklerin Ve Yaylaların Kalbi Gölyaka Ve Kaynaşlı
Efteni Gölü ve Güzeldere Şelalesi gibi tabiat harikalarına ev sahipliği yapan Gölyaka, doğa tutkunları için Düzce’nin en kıymetli hazinelerinden biri olarak görülüyor. Kuş cenneti olarak bilinen havzasıyla ekolojik dengenin korunduğu bu ilçe, sürdürülebilir turizm projeleriyle adından söz ettiriyor. Şehrin doğu girişinde yer alan Kaynaşlı ise özellikle motor sporları ve yayla turizmi ile tanınıyor. Bolu Dağı geçiş güzergahında bulunması nedeniyle ticaretin de oldukça yoğun olduğu Kaynaşlı, kış sporları ve kampçılık gibi aktiviteler için uygun alanlar sunuyor. Her iki ilçe de modern şehir hayatının stresinden kaçmak isteyenler için geniş orman varlıkları ve tertemiz havasıyla birer rehabilitasyon merkezi vazifesi görüyor.
Saklı Bir Cevher Olarak Yığılca Ve Cumayeri
Düzce’nin iç kısımlarında yer alan Yığılca, zengin orman dokusu ve meşhur arıcılık faaliyetleriyle kendine özgü bir kimliğe sahip bulunuyor. Özellikle kestane balı üretimiyle Türkiye çapında bir marka değerine sahip olan ilçe, sarp arazisi içindeki gizli mağaraları ve şelaleleriyle keşfedilmeyi bekliyor. Öte yandan Cumayeri ilçesi, bölgenin ekstrem spor merkezi olarak biliniyor. Melen Çayı üzerinde gerçekleştirilen rafting etkinlikleri, ilçeyi spor turizmi açısından ulusal bir merkez haline getirmiş durumda. Hem Cumayeri hem de Yığılca, doğanın sunduğu imkanları ekonomik bir değere dönüştürme konusunda başarılı adımlar atıyor. Şehrin idari bölünmesinde Beyköy ve Boğaziçi beldeleri de bu genel yapıya destek vererek, Düzce’nin yerel yönetim şemasını tamamlayan önemli parçalar olarak faaliyetlerini sürdürüyor.