Emeklilikte Yaşa Takılanlar düzenlemesi yürürlüğe girdiğinden bu yana binlerce çalışan sigorta kayıtlarında yaşanan eksiklikler nedeniyle emeklilik imkanından yararlanamıyor. Geçmiş dönemlerde fiilen çalışmış olmalarına rağmen Sosyal Güvenlik Kurumu sistemlerinde prim verilerine ulaşılamayan sigortalılar hak kaybı yaşama riskiyle yüzleşiyor. Yıllar önce iş hayatına adım atan ancak hizmet cetvelinde o sürece ait bildirim bulunmayan vatandaşlar, emeklilik şartlarını sağlama konusunda büyük engellerle karşılaşıyor.

Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmeler, resmî kayıtlarda görünmeyen prim günlerinin yargı yoluyla tespiti halinde emeklilik kapısının yeniden açılabileceğini gösteriyor. Sosyal güvenlik mevzuatındaki boşluklar ve geçmiş yıllardaki işveren ihmalleri nedeniyle sigorta başlangıcı saptanayan bireyler, adli süreçleri işleterek haklarını geri alabiliyor. Mahkemelerin sunduğu bu hukuki dayanak, prim kayıpları yüzünden EYT hakkını kaçıran çok sayıda sigortalıya yeni bir çıkış yolu sunuyor.

Eski Tarihli Sigorta Kayıtlarında Yaşanan Prim Eksikliklerinin Nedenleri

Sosyal güvenlik sisteminde 8 Eylül 1999 tarihinden önce işe giriş bildirgesi verilmiş ve sigorta sicil numarası oluşturulmuş birçok çalışan bulunuyor. Dönemin işverenleri tarafından işe giriş işlemleri tamamlanmasına karşın, sonraki süreçlerde Sosyal Sigortalar Kurumuna teslim edilmesi gereken dönem bordroları veya dört aylık prim belgeleri eksik bildirilebiliyor. Çalışanlar e-Devlet veya Sosyal Güvenlik Kurumu sistemlerini kontrol ettiklerinde, adlarına düzenlenmiş bir sicil numarası görseler dahi o döneme ilişkin prim gün sayısı ve kazanç tutarı sıfır olarak görünebiliyor.

Akaryakıt Fiyatlarında Gece Yarısı Hareketliliği: Zam Geldi!
Akaryakıt Fiyatlarında Gece Yarısı Hareketliliği: Zam Geldi!
İçeriği Görüntüle

Hizmet cetvelindeki bu boşluklar, vatandaşların hak ettiği emeklilik statüsünü doğrudan olumsuz etkiliyor. İlk defa çalışmaya başlanılan tarih resmî evraklarda eski görünse bile prim ödemesi sistemde görünmediği için Sosyal Güvenlik Kurumu emeklilik hesaplamasını ilk primin yatırıldığı sonraki tarihlere göre yapıyor. Yasal mevzuata göre kurum, eldeki mevcut kayıtlara göre işlem yürütmekle yükümlü olduğundan, fiili çalışmayı destekleyen yan deliller bulunsa dahi idari yoldan emeklilik taleplerini reddedebiliyor.

İlk Prim Ödemesinin Gecikmeli Görünmesi Ve Yasal Hakların Aranması

1999 yılının ilk aylarında fiilen mesaiye başlayan bir çalışanın hizmet cetvelinde ilk prim ödemesi 8 Eylül 1999 sonrasına denk geliyorsa, çalışan doğrudan EYT kapsamının dışında değerlendiriliyor. Kurum nezdinde yapılan başvurularda sadece yazılı veriler dikkate alındığı için sigortalının fiili olarak çalıştığını kanıtlayan diğer belgeler idari aşamada yetersiz kalabiliyor. Bu noktada hak kaybına uğrayan bireylerin hukuki yollara başvurarak durumun tespitini talep etmesi gerekiyor.

Adli süreçlerde, geçmişe dönük işe giriş bildirimleri, sicil kartları, tanık beyanları veya döneme ait kurum içi belgeler mahkemelerce delil olarak kabul ediliyor. Sosyal güvenlik uzmanları, geçmişte adına sicil numarası alınmış ve işe girişi yapılmış kişilerin adli yargıda hak arama imkanının bulunduğunu vurguluyor. Yasal prosedürlerin doğru işletilmesi durumunda, idari kayıtlar nedeniyle ertelenen emeklilik haklarının geriye dönük şekilde kazanılması mümkün hale geliyor.

Staj Ve Çıraklık Kayıtlarındaki Fiili Çalışma Durumunun Değerlendirilmesi

Çalışma hayatında sıklıkla karşılaşılan bir diğer önemli husus ise geçmişte normal çalışan statüsünde görev yapılmasına rağmen belgelere stajyer veya çırak olarak yansıtılan kayıtlar oluşturuyor. Staj ve çıraklık döneminde ödenen primler yalnızca iş kazası ve meslek hastalığını kapsadığı için emeklilik hesabına dahil edilen uzun vadeli sigorta kollarından sayılmıyor. Ancak kişinin gerçekte bir iş sözleşmesine bağlı olarak asli işçi gibi çalışıp çalışmadığı hususu hukuki uyuşmazlığın temelini oluşturuyor.

Yargılama süreçlerinde belgenin üzerinde yazan ifadeden ziyade fiili çalışma ilişkisinin niteliğine odaklanılıyor. Bir çalışanın gerçekte stajyer veya çırak olmadığını, normal bir çalışan gibi mesai harcadığını kanıtlaması durumunda sigorta başlangıç tarihi geriye çekilebiliyor. Bu tür durumlarda mahkemeler, somut çalışma koşullarını inceleyerek belgelerdeki hatalı nitelendirmeleri iptal edebiliyor ve çalışanın uzun vadeli sigorta kollarından faydalanmasını sağlayabiliyor.

Yargıdan Çıkan Kararla Birikmiş Maaşların Faizleriyle Ödenmesi Unvanı

Yakın zamanda Balıkesir 1. İş Mahkemesi tarafından Haziran 2026 tarihinde verilen bir karar, benzer durumdaki tüm sigortalılar açısından emsal oluşturdu. Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeleri inceleyen mahkeme, davacı vatandaşın sigorta başlangıç tarihinin 1 Mart 1999 olarak tespit edilmesine karar verdi. Mahkeme ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılan itirazı reddederek ilgili tarihin geçerli bir sigorta başlangıcı olduğunu hüküm altına aldı.

Yargılama sonucunda mahkeme, sigorta başlangıcının düzeltilmesiyle birlikte davacının 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını belirtti. Bu karar doğrultusunda, hak sahibine 1 Ocak 2024 tarihinden itibaren biriken tüm emekli maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildi. Emsal karar, kayıtlarındaki eksiklikler nedeniyle emekli olamayan vatandaşlar için yargı yolunun önemini bir kez daha ortaya koydu.