Gökseki’de ne korna sesi var ne de koşuşturan kalabalıklar. Güne kuş cıvıltısıyla başlıyor, güneş batarken Akdeniz manzarasına karşı çayınızı yudumluyorsunuz.


Köy halkı, gelen misafiri “misafir” gibi karşılıyor. Herkesin birbirini tanıdığı bu yerleşimde sokaklar tertemiz, duvarlar begonvillerle süslenmiş. Elektrik direklerinden internet kablolarına kadar her şey doğayla uyumlu. Üstelik burada hâlâ imece usulüyle işler yapılıyor, gelenekler canlı tutuluyor.

Son yıllarda şehir stresinden uzaklaşmak isteyen birçok kişi Gökseki’de küçük bir ev satın alarak buraya yerleşti. Yeni sakinler köyün dokusuna uyum sağladı, betonlaşma ya da gürültü kirliliği yaratılmadı. Köy, doğallığını bozmadan büyümeyi başaran nadir yerlerden biri olarak dikkat çekiyor.


Gökseki çevresindeki patikalar, trekking ve meditasyon severlerin uğrak noktası. Bazı yerli turistler bu köyü “Antalya’nın Tibet’i” olarak adlandırıyor. Sessizlik öyle derin ki, doğayla bütünleşmek kaçınılmaz.

Yorumlar
Editör Hakkında