Antalya, sadece denizi ve doğasıyla değil, binlerce yıllık tarihiyle de dikkat çeken bir şehir. Ancak Perge, Aspendos ve Olympos gibi ünlü antik kentlerin yanı sıra, çok az kişinin bildiği ve keşfedilmeyi bekleyen tarihi hazineler de var. İşte Antalya’nın bilinmeyen tarihi mirasları!
1. Trebenna Antik Kenti – Konyaaltı
Beydağları’nın eteklerinde, ormanların içinde saklı kalmış Trebenna Antik Kenti, Roma ve Bizans dönemine ait kalıntılarıyla dikkat çekiyor. Surlar, taş yollar ve antik mezarlar, burayı adeta bir açık hava müzesine dönüştürüyor.
2. Kormos Antik Kenti – Kumluca
Phaselis ve Olympos kadar ünlü olmasa da Kumluca’daki Kormos Antik Kenti, Likya uygarlığının en iyi korunmuş yapılarından bazılarına ev sahipliği yapıyor. Şehir surları, kaya mezarları ve tapınak kalıntıları, tarihe merakı olanlar için büyüleyici bir atmosfer sunuyor.
3. Sinan Değirmeni – Döşemealtı
Osmanlı döneminden kalma ve Antalya’nın en eski su değirmenlerinden biri olan Sinan Değirmeni, zamanın ruhunu yansıtan etkileyici bir yapı. Yıllarca bölge halkının un ihtiyacını karşılayan bu değirmen, tarih ve doğanın iç içe geçtiği eşsiz bir keşif noktası.
4. Lyrboton Kome – Kepez
Yeni yeni keşfedilmeye başlayan Lyrboton Kome, Roma dönemine ait bir zeytinyağı üretim merkeziydi. Ayakta kalan taş evler, sarnıçlar ve tapınak kalıntıları, antik dönemin ticaret ve yaşam şekline dair önemli ipuçları sunuyor.
5. Selge Antik Kenti – Manavgat
Toros Dağları’nda, doğayla iç içe saklı kalmış Selge Antik Kenti, devasa tiyatrosu ve taş döşeli yollarıyla Likya uygarlığının en önemli kentlerinden biriydi. Ancak ulaşımın zor olması nedeniyle çok az kişi tarafından biliniyor.