Antalya denince akla ilk gelenler elbette masmavi deniz, lüks oteller ve plajlar. Ancak kentte gözlerden uzak kalan, doğallığını koruyan ve köy kültürünü yaşatmaya devam eden bazı yerleşim yerleri var ki, bu köyler artık sadece tarım değil, turizmle de anılmaya hazırlanıyor.
Uzmanlara ve yerel yöneticilere göre Antalya’nın bazı köyleri, eko-turizm, agro-turizm ve kültür turizmi açısından önümüzdeki yıllarda ciddi bir patlama yaşayabilir.
1. Ormana Köyü (İbradı)
İbradı ilçesine bağlı Ormana Köyü, Osmanlı döneminden kalma “düğmeli evleri” ile ünlü. Tamamı taş ve ahşaptan yapılan bu yapılar, doğayla bütünleşmiş otantik bir mimari sunuyor. Bölge, doğa yürüyüşleri, bisiklet turları ve fotoğrafçılık açısından oldukça cazip.
2. Belenbaşı Köyü (Kumluca)
Toroslar'ın eteklerinde yer alan Belenbaşı, doğal kaynak suları, zeytinlikleri ve geleneksel köy hayatıyla dikkat çekiyor. Özellikle yaz aylarında serin havası ve sakin ortamı, şehirden kaçmak isteyenlerin tercih ettiği bir nokta haline gelmeye başladı.
3. Üçoluk Yaylası (Kemer)
Kemer’e 37 kilometre uzaklıkta yer alan Üçoluk Yaylası, çam ormanlarının içinde gizli bir kaçış noktası gibi. Giderek artan kamp, karavan ve bungalov konaklama alanlarıyla doğaseverlerin ilgisini çeken bölge, alternatif turizmin gözdesi olma yolunda.
4. Bayatbademleri Köyü (Elmalı)
Elmalı'nın dağlık kesiminde yer alan Bayatbademleri, organik tarımı, sakin sokakları ve geleneksel yaşam tarzıyla dikkat çekiyor. Son yıllarda İstanbul ve Ankara’dan gelen küçük gruplar burada tatil yapmayı tercih ediyor. Yerel üretim ve doğal yaşam temalı projeler de hız kazanmış durumda.
5. Hacısekiler (Konyaaltı)
Konyaaltı’na bağlı Hacısekiler Mahallesi, şehir merkezine sadece 20 dakika uzaklıkta olmasına rağmen, doğayla iç içe yapısıyla dikkat çekiyor. Bölge son dönemde glamping, taş ev konaklaması ve doğal yaşam temalı atölyelerle popülerlik kazanmaya başladı.