Yazın kalabalık ve yoğun sahillerinden kaçmak isteyen tatilciler için Eylül ayı adeta ikinci bir fırsat sunuyor. Fethiye’nin el değmemiş doğasında, berrak suları ve serinletici akarsu kaynaklarıyla beslenen Soğuksu Koyu, Ege’nin gizli cennetlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Soğuksu Koyu, yaz boyunca yoğun olan Ölüdeniz ve çevresine kıyasla sakinliğiyle dikkat çekiyor. Deniz suyunun tatlı su kaynaklarıyla karışması, sıcaklığın çevredeki deniz ortalamasının 8-10 derece altında olmasını sağlıyor. Bölge halkı, burada kısa bir yüzmenin bile “bedeni ve ruhu tazelediğini” söylüyor.
Koyun en dikkat çekici özelliği ise suyun olağanüstü berraklığı. Dipteki taşlar, yosunlar ve balıklar çıplak gözle görülebiliyor. Deniz gözlüğü kullanmadan yüzmek, adeta bir akvaryum deneyimi yaşatıyor.
Soğuksu Koyu’na ulaşmak isteyenler için seçenekler çok: Tekneyle gelmek mümkün olduğu gibi, Kayaköy’den başlayan orman içi patikayı kullanarak yürüyüş de yapılabiliyor. Yaklaşık 30-40 dakikalık yürüyüş sonunda ulaşılan koya, araçla da kısmen toprak yoldan gidilebiliyor.
Koy, kampçılar için de ideal. Ormanlık alanda çadır kurulabiliyor, ancak duş ve tuvalet gibi tesisler bulunmuyor. Geceleri yapay ışık kaynaklarının olmaması sayesinde yıldızlar olağanüstü net görülebiliyor. Dalga sesleri eşliğinde yıldız izlemek, doğanın sadeliğiyle ruhu besleyen deneyimler arasında yer alıyor.