Türkiye'de kar, Antalya sahillerinde yaz havası
Türkiye'de kar, Antalya sahillerinde yaz havası
İçeriği Görüntüle

Son günlerde Türkiye’nin birçok kentinde yaşanan gıda zehirlenmesi vakaları, sağlık riski nedeniyle kamuoyunda endişe oluşturdu. Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığı, toplu tüketim alanları ve sokak satıcılarına yönelik hijyen kurallarının sıkılaştırılması konusunda uyarıda bulunurken, gıda güvenliği konusunun kritik önem taşıdığı bir kez daha gündeme gelmiş oldu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Ali Manavoğlu, “Denetim, caydırıcılık, ve tüketicilerin bilinçli olması şart” diyerek hem yetkililere hem de halka önemli sorumluluklar düştüğünün altını çizdi.

"Zincirin her halkası güvenli olmalı”

İstanbul’da 4 kişilik bir ailenin yaşamını yitirdiği olayda gıdayla ilgili bir bulguya rastlanmamış olmasına rağmen, gıda güvenliğinin daima gündemde olması gerektiğini vurgulayan Manavoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Önceden yeterli ve dengeli beslenme derdik. Artık biz bunun yanında yeterli, dengeli ve güvenilir gıdalarla beslenmeden bahsediyoruz. Baktığımızda burada bu büyük bir zincir, üreticiden tüketiciye kadar hep diyoruz, tarladan sofraya kadarki geçen kısımda bizim gıda güvenliğini sağlamamız gerekiyor. Burada bütün paydaşlara büyük görevler düşüyor.”

“En riskli ürünler kanatlılar ve sokak lezzetleri”

Manavoğlu, bazı gıdaların doğal olarak risk taşıdığını ve bu ürünlerin dikkatle tüketilmesi gerektiğini belirterek,

“Doğal florasında mikroorganizma olan bazı gıdalarımız var. Kanatlı ürünleri, et ürünleri, balık ürünleri, süt ve süt ürünleri bunlar doğal olarak riskli ürünler. Yeri geliyor ısıl işlemlerle, yeri geliyor fermentasyonlarla veya farklı uygulamalarla biz buradaki mikroorganizmaların yükünü minimize ediyoruz veya yok ediyoruz. Tüketicinin bu riskli ürünleri alırken veya tüketirken olabildiğince hızlı davranması gerekiyor. Bazı masum gıdaları da biz ne yazık ki kendi elimizle de bizi zehirleyebilecek noktaya getiriyoruz. Hep söyleniyor; sokak lezzetleri, midye, sakatat ürünleri… veya bazen görüyoruz plajlarda, seyyar satıcılarda birçok gıda ürünü, haşlanmış mısır gibi... Baktığımızda aslında tamamen uygunsuz ürünler”

ifadelerini kullandı.

“Tüketici de bir denetçi”

Denetimlerin artırılması gerektiğini vurgulayan Manavoğlu, mevcut kontrol sıklığının yetersiz olduğunu söyleyerek şöyle konuştu:

“Türkiye’de gıda dediğimizde denetim anlamında yetkili bir otorite var. Bu da Tarım ve Orman Bakanlığı. Tarım ve Orman Bakanlığı denetim yapmıyor mu? Yapıyor. Evet, yılda açıklanan verilere göre yaklaşık 1 milyon 200 bin denetim yapılmış bu sene. Ve Türkiye’de kayıtlı onaylı işletme sayısı ise yaklaşık 800 bin civarında. Yani ortalamaya vurduğumuzda 1-1.5 defalık bir denetim mekanizmamız var. Ama biz bunu yeterli bulmuyoruz. Denetimlerin etkin personellerin, Gıda Mühendisleri tarafından yapılması gerekiyor. Aynı zamanda merdiven altı üretimin minimize olması gerekiyor. Mutlaka özellikle Antalya gibi sıcak olan yerlerde jeneratörlerin olması gerekiyor. Tüketicinin kesinlikle riskli ürünleri tüketmemesi gerekiyor. Yani tüketici de bir denetçi aslında. Tüketici de piyasaya yön veren en büyük faktör.”

Muhabir: İlayda Zeybek