Göz sağlığı ile sistemik hastalıklar arasındaki kritik bağlar bir kez daha gözler önüne serildi. Özellikle genç yaş grubunda görülen göz kapağı bulgularının sıradan bir estetik sorundan ibaret olmayabileceğini belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Duranoğlu, göz çevresindeki sarımsı plakların tehlikeli kalp ve damar hastalıklarının habercisi olabileceğine dikkat çekti.

Göz kapaklarında yer alan bu lezyonların yapısı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Yaşar Duranoğlu,
"Ksentelezma göz kapaklarında, alt kapakta veya üst kapakta olabilir. Böyle şekli düzensiz, sarı renkte, ciltten hafif kabarık, herhangi bir lokalizasyonda, yani gözün iç kısmında, kapakların dış kısmında ortaya çıkan, içerisinde kan yağlarını ihtiva eden lezyonlar bunlar. Tabi bunu bilhassa genç hastalarda gördüğümüz zaman biz birazcık tetkik yapmak istiyoruz. Çünkü kan yağlarına baktırıyoruz bu hastaların. Bu hastalarda tabi olası ileri bir damar hastalıklarından korunması için veya varsa tedavisi için kardiyolojiye yönlendiriyoruz. Kardiyoloji de ona göre tedbirini alıyor. Ve bu hastalarda mutlaka biz göz bebeklerini büyüterek, dediğim gibi genç olursa hasta, gözünün arka tarafına bakarak oradaki damarlarda bir damar sertliği var mı yok mu, yani bununla ilişkili bir olay gelişmiş mi gelişmemiş değil mi diye bunu araştırıyoruz. Dikkatli olmak lazım. Yani genç bir insan ksentelezması varsa mutlaka kan yağlarına baktırıyoruz, kriozibine bakıyoruz ve bunların normal olup olmadığını izliyoruz"
dedi.
Estetik kaygıların ötesinde hayati risk taşıyor
Göz çevresinde oluşan bu yapıların sadece sağlık açısından değil, sosyal hayatta yarattığı görünüm nedeniyle de kişileri rahatsız ettiğini belirten Prof. Dr. Yaşar Duranoğlu, şunları kaydetti:
"Yani bu açıdan önemli. Bir de estetik açıdan önemli. Çünkü bunlar cidden kabalık, renkler de böyle kirli, sarı, sarımsı renkli olduğu için estetik olarak bir sorun da yaratıyorlar. Büyük boyutlara ulaşabiliyorlar bazen. O zaman da cerrahi olarak bunların çıkartılması da gerekebiliyor"
Artan kan yağlarının ve ilerleyen damar sertliğinin vücutta yarattığı zincirleme reaksiyonlara değinen Duranoğlu,
"Kan yağları yüksekse ve buna bağlı olarak da arteriosikterolojisi, yani damar sertliği geliştiyse, bu miyokarta enfartesinden, cerebral yani beynine bir takım ataklara kadar geniş bir yelpaze içerisinde değerlendirilmesi lazım. Onun için zaten kardiyologlara gönderiyoruz. Arteriosikteroloji var, şu derecede, işte ksentalezması var, kan yağları yüksek, buna bir bakın diye. Kardiyoloji oradan risk değerlendirmesini ve tedavisini yürütüyor bizimle paralel olarak"
diye konuştu.
Korneadaki beyaz halkaya da dikkat edilmeli
Yalnızca göz kapaklarındaki yağ bezelerinin değil, gözün şeffaf tabakasında beliren bazı halkaların da önemli sistemik hastalıkların habercisi olabileceğini belirten Prof. Dr. Yaşar Duranoğlu,
"Arcus senilis de korneada, yani gözümüzün en öndeki şeffaf tabakasında bir halka aslında. Korneanın etrafında yuvarlak, grimsi, kirli beyaz renkte bir halka. Bu normalde yaşlı insanlarda gözüküyor. Ama genç insanlarla da arcus senilis gözükebiliyor. Yine o zaman biraz önce ksantelezmada olduğu gibi çok dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bu insanların çoğunda kan yağları yüksek çıkıyor. Dolayısıyla aynı riskler bunlar için de söz konusu"





