Şehir plancısı Dr. Ebru Manavoğlu, Antalya’da bireysel araç kullanımının arttığını ve bunun ulaşımı zorlaştırdığını belirtti. Antalya Ulaşım Planı Yönetici Özeti Raporu’na göre, bazı ilçelerde bireysel araç kullanım oranının %80’lere ulaştığını ifade eden Manavoğlu, bu eğilimin yaya hareketliliğini azalttığını ve trafik sıkışıklığını artırdığını vurguladı. TÜİK verilerine göre, Aralık 2024 itibarıyla Antalya’daki motorlu taşıt sayısı 1 milyon 571 bin 626’ya ulaştı. Son bir yılda taşıt sayısında yaklaşık %8’lik bir artış yaşandığını belirten Manavoğlu, Antalya’nın İstanbul, Ankara ve İzmir’den sonra en fazla motorlu taşıtın bulunduğu 4. şehir olduğunu söyledi.

15 dakikalık şehir modeli Antalya’ya uygulanabilir mi?

Dünya genelinde giderek yaygınlaşan “15 Dakikalık Şehir” konseptine değinen Manavoğlu, bu modelin bireylerin yürüyerek, bisikletle veya toplu taşımayla temel ihtiyaçlarını karşılamasını amaçladığını belirterek, şu ifadelere yer verdi:

"Paris belediye başkanının seçim vaadi olarak gündeme gelen '15 Dakikalık Şehir' konsepti, kentsel planlamada arazi kullanımı kararlarında erişilebilirlik kriterlerinin önemine dikkati çeken ve yaya öncelikli hareketliliği teşvik eden bir diğer strateji olarak karşımıza çıkıyor. Bu model, kent sakinlerinin otomobile bağımlı olmadan sağlık, eğitim, alışveriş ve sosyal aktivitelere ulaşmasını hedefliyor. Ulaşım sürelerini kısaltarak daha verimli bir kent yaşamı sunuyor."

Toplu taşıma çağrısı

Sürdürülebilir ulaşım sistemlerinin sağlıklı kentleri, sağlıklı kentlerin ise yaşam kalitesi yüksek toplumları oluşturduğunu söyleyen şehir plancısı Dr. Ebru Manavoğlu, şöyle konuştu:

"Antalya gibi hızlı büyüyen bir kentte, ulaşım sistemimizin güvenli, erişilebilir ve sürdürülebilir hale getirilmesi gerekiyor. Yaya hareketliliğini artırmalı, bisiklet yollarını yaygınlaştırmalı ve toplu taşımayı teşvik etmeliyiz."

"Kesintisiz ve güvenli yollar talep etmeliyiz"

Bazı belediyelerin yürütmekte olduğu kesintisiz yaya ve bisiklet yolu oluşturulması çalışmalarından memnuniyet duyduğunu ifade eden Manavoğlu, bu çalışmaların kent geneline yayılması gerektiğini aktardı. Manavoğlu, şu cümlelere yer verdi:

"Daha bütüncül, güvenli ve sürdürülebilir bir ulaşım sisteminin kent planlama kararlarıyla birlikte oluşturulması gerekiyor. Kent sakinleri olarak, yöneticilerden kesintisiz ve güvenli yürüyüş ve bisiklet yolları talep etmeliyiz."

"Bu soruların cevabı önemli"

Bu konseptin Antalya'da uygulanabilirliği konusunda değerlendirmelerde bulunan Manavoğlu, şöyle konuştu:

"Kent sakinleri olarak bizler, 15 dakika yürüme mesafesinde temel hizmetlere ulaşabiliyor muyuz? Mahallemizde yürümek için yeşil bir yol var mı? Yaya olarak ne kadar güvenli bir ortamda hareket edebiliyoruz? Kent planlamasında bu soruların cevapları çok önemli."

Kent planlamasında açık- yeşil alanların önemine de değinen Manavoğlu, yeşil koridorların hem kent estetiğine hem de yaya hareketliliğine katkı sağlayacağını vurguladı. Ulaşımın insanların hayatını zorlaştıran unsur olmaktan çıkması, bilimsel ve teknik yöntemlerle, çevreye duyarlı sürdürülebilir ulaşım politikaları oluşturulması gerektiğine işaret eden Manavoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:

"Daha sağlıklı, yaşam kalitesi yüksek bir toplum oluşturmanın temeli, güvenli ve erişilebilir bir ulaşım sistemi kurmaktan geçiyor."
Muhabir: Antalya Hakkında