Roma’dan Selçuklulara uzanan Kesikbelen Kervan Yolu, hem askeri hem ticari açıdan Anadolu’nun en stratejik güzergâhlarından biri olmuştur.
Roma’dan Selçuklulara Uzanan Yol
Antalya ili Manavgat ilçesi sınırlarında yer alan Kesikbelen Kervan Yolu, ilk olarak MS 2. yüzyılda Roma Dönemi’nde Demirkapı Geçidi üzerinde açılmıştır. Bu antik yol, Manavgat ile İbradı arasındaki bağlantıyı sağlarken, Anamas, Side, Lybre (Selevkeia), Etenna, Belkıskalesi, Katana ve Eryana gibi önemli antik kentleri birbirine bağlayan en kısa güzergâh olmuştur. Roma’nın Anadolu’daki hâkimiyetinin zayıflamasıyla yollar haydut ve korsan tehdidi nedeniyle terk edilmiş, ancak 13. yüzyılda Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından onarılarak yeniden canlandırılmıştır.
Kervanların İzinde: Ticaretin Kalbi
Selçuklular döneminde yeniden işlevsel hale gelen yol, Kesikbelen Kervan Yolu olarak anılmıştır. Bu güzergâh, Beyşehir Gölü kıyısındaki Kubadabad Sarayı’na kadar uzanırken, Antalya’dan başlayan en kısa ticaret yolu olarak öne çıkmıştır. Yolun 7 km’lik kesintisiz bölümü bugün dahi yürünebilir durumdadır. 20. yüzyılın başlarına kadar Anadolu’da üretilen malların Antalya, Alanya ve Side limanlarına taşınmasında; limanlara gelen sanayi ürünlerinin ise iç bölgelere aktarılmasında kritik bir rol üstlenmiştir.
Kesikbelen Geçidi ve Hz. Ali Efsaneleri
Yolun en tehlikeli noktası, 800 metre rakımda yer alan Kesikbelen Geçidi olmuştur. Yöre halkına göre burada bulunan taş kesiği, Hz. Ali’nin kılıcıyla dağı ikiye ayırması sonucu oluşmuştur. Aynı şekilde yerdeki oyukların da Hz. Ali’nin atının izleri olduğuna inanılır. Bu nedenle bölge halk arasında “Ali Kesiği” ve “Atizi” adlarıyla da anılmıştır.
“Kesikbelen’deki taş kesikleri ve oyuklar, tarih ile mitolojinin iç içe geçtiği canlı birer hatıradır.”
Roma ve Selçuklu İzleri
Romalılar, geçidin en dar ve riskli kısmını duvar mezarlarla keserek at arabalarının geçişine uygun hale getirmiştir. Yerdeki Atizi adı verilen oyuklar ise kimi rivayetlere göre hayvanların kaymasını önlemek için açılmış, kimi rivayetlere göreyse Selçuklu Sultanı Keykubad’ın atının izleri olarak yorumlanmıştır. Prof. Dr. Kâni Işık’ın dizeleri, bölgenin halk arasındaki önemini vurgular:
Antik Haritalarda İzleri
Tabula Peutingeriana adlı 4. yüzyıla ait Roma haritasında kayıtlı olan Kesikbelen güzergâhı, Gündoğmuş’tan başlayan, Narağacı, Bağışhan ve Boğhan üzerinden Demirkapı’ya ulaşan ve oradan Bakura’ya çıkan yol hattını göstermektedir. Bu rota, 13. yüzyılda Alanya ile Konya arasındaki ana bağlantı yollarından biri olarak da kullanılmıştır.
Adak Nişleri ve Hanlarla Donatılan Yol
Yolun İbradı yönünde, Ali Kesiği’nin ardından anakaya üzerinde açılmış büyük bir niş bulunmaktadır. Bu nişin, Roma döneminde yolun en tehlikeli geçişi öncesinde adak ve dualar için yapıldığı düşünülmektedir. Yolun devamında Kargı Han, Murtbiri Han, Eyri Han, Tespili Han ve Gevşahaplı Han gibi hanlar yer almış, bu güzergâh Selçuklu döneminde “Ulu Yol” olarak anılmıştır.
Kesikbelen’in Günümüzdeki Durumu
2021 Manavgat Yangını ve sonrasında yapılan restorasyonlara rağmen yol, büyük ölçüde özgünlüğünü korumaktadır. Bugün dahi Misketlik’ten İbradı Otoyolu’na kadar uzanan kesintisiz bir güzergâh olarak varlığını sürdürmektedir. Kesikbelen Kervan Yolu, yalnızca bir taş yol değil; tarih, efsane ve kültürün birleştiği bir medeniyet mirasıdır.





