Antalya, yalnızca Akdeniz’in güneşi ve sahilleriyle değil, aynı zamanda dağ ve doğa yürüyüşü tutkunları için sunduğu çeşitli ve zengin parkurlarla da öne çıkıyor.

Toros Dağları’nın batı uzantıları olan Beydağları, Elmalı Ovası’nın güneybatısındaki Akdağ ve Kıbrık Deresi’nin doğusundan başlayarak Avlan Gölü’ne kadar uzanan Susuz Dağlar, trekking için adeta birer cennet niteliğinde. Tekedoruğu, Bakirli Dağı, Tahtalı Dağı ve Kızlar Sivrisi, Beydağları’nın öne çıkan dorukları arasında yer alıyor. Özellikle Tahtalı Dağı’na tırmanış, Akdeniz’i gören sırtlar üzerinden yapıldığında yürüyüşçülere unutulmaz manzaralar sunuyor. Yılın her döneminde Beydağları’na gezi düzenlenebilir; ancak Nisan, Mayıs ve Haziran ayları, iklimin elverişli oluşu ve bölgenin doğal flora zenginliği nedeniyle en ideal dönemler olarak öne çıkıyor.

Antalya’da Tarih ve Doğa İç İçe

Antalya’daki dağ ve doğa yürüyüşü rotaları yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda tarihi ve arkeolojik değerleriyle de dikkat çekiyor. Son yıllarda eklenen yeni parkurlar ile uzunluğu 540 kmyi bulan Likya Yolu, 19 antik kenti birbirine bağlayarak yürüyüşçülere hem doğa hem kültür deneyimi sunuyor. Dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak kabul edilen Likya Yolu, Fethiye’den başlayıp Antalya’ya kadar uzanıyor ve sahil ile dağlar arasında ilerliyor. Parkur, genellikle eski Roma yolları, patikalar ve katır yollarından oluşuyor.

Likya Yolu’nda Keşif Dolu Anlar

Yol boyunca Kabak Koyu, Cennet Koyu, Kelebekler Vadisi, Patara, Kekova, Korsan Koyu, Gelidonya Feneri, Adrasan ve Çıralı gibi doğal güzellikler yürüyüşçüleri karşılıyor. Antik kentler ise tarihe adım atmayı mümkün kılıyor; Antiphellos, Sdyma, Letoon, Limyra, Simena, Xanthos, Apollonia, Chimera, Myra, Olympos ve Phaselis gibi şehirler, rotada keşfedilmeyi bekleyen tarih hazineleri arasında. Yürüyüş boyunca bakir koylarda yüzmek, yerleşim yerlerindeki konaklama tesislerinde veya çadırlarda konaklamak mümkün.

St. Paul Yolu: Kültür ve İnanç Turizmi İçin Alternatif Rota

Antalya’nın bir diğer dikkat çeken yürüyüş rotası ise St. Paul Yolu. Bir kolu Perge, diğer kolu Aspendos’tan başlayan bu rota, Antalya il sınırları içinden geçerek Eğirdir Gölü’nün kuzeydoğusunda, Isparta’nın Yalvaç ilçesinde son buluyor. 500 km uzunluğuyla Likya Yolu’ndan sonra Türkiye’nin ikinci en uzun işaretlenmiş uluslararası yürüyüş rotası olan St. Paul Yolu, her yıl çok sayıda doğa, kültür ve inanç turisti tarafından tercih ediliyor. Rota, arazi üzerinde tabelalar ve kırmızı-beyaz renkli işaretlerle güvenli bir şekilde takip edilebiliyor. Yaklaşık 14 gün süren yürüyüş boyunca hem doğal güzellikler hem de antik kentler keşfediliyor; köy evleri, küçük pansiyonlar veya çadırlarda konaklamak mümkün.

Kaynak: Antalya Hakkında