Hoşgeldin 'Ramazan'

Abone Ol

Mübarek Ramazan Ayı'na merhaba...

Değerli okurlarım 11 ay'ın sultanı Ramazan ayı geldi çattı. Tabii o meşhur cümleyi de söyleyerek başlayalım yazımıza'' nerde o eski Ramazanlar''  tüm ailenin masada toplandığı sohbetlerin edildiği iftar sofraları, bazı şeyler unutuldu ve geride kaldı. Bunların en başındaki sorun maalesef ekonomik darlıklar ve sıkıntılar, kültürel değişim ve yaşam şartları. Kültürel değişim ile başlarsak aile içerisinde ki bazı bağlar kopma noktasına kadar geldi, anne ve babanın kendi aralarındaki sorun çocuklar üzerindeki baskısı bu düzeni bozmakla kalmıyor uzaklaştırıyor aile kavramından. Belki de bu yüzden eskisi gibi masa başında toplanıp huzurlu bir şekilde yemek yiyemiyoruz. Aile olarak birlikte bazı şeyleri paylaşamıyoruz. Anne ve babalar çocuklarını dinlemedikleri gibi çocuklarda artık anne-baba yı dinlemiyor. İşte bu noktadan sonra nerde o eski günler demeye başlıyoruz çünkü birlikteliğimizin kıymetini bilmiyoruz. Ramazan ayında bizi etkileyen diğer konu ise ekonomi yani alım gücü Ben bu konuda değelendirme yapmak istemiyorum çünkü her şey ortada hepimiz her şeyi görüyoruz ve çok pahalı olduğunu biliyoruz. Ramazan ayı birlik beraberlik ve paylaşmak ise fiyatların biraz daha makul olması gerekiyorki bu ayın bir anlamı olsun, öyle değil mi?

Gelelim mübarek Ramazan ayına, dünyanın dört bir köşesinde farklı kültürlerde yaşayan insanların gün doğumundan gün batımına kadar birlikte oruç tuttuğu o ay. Birlikte teravih namazlarının kılınıp hep birlikte duların edildiği, camilerimizden yükselen o güzel sesleri paylaştığımız bir aydır Ramazan ayı.

Peki Ramazan’ı bu kadar özel kılan nedir? Müslümanlar neden bu ay oruç tutarlar? biraz bundan bahsedelim. Yapmış olduğum araştırmalar sonucunda, Kamerî takvimin dokuzuncu ayı olan Ramazan, Şâban ayından sonra Şevval ayından önce gelir. Ramazan kelimesinin kökeni ile ilgili farklı görüşler olsa da “çok sıcak gün, kızgın güneşin kum ve taşları ısıtması” anlamlarına gelen “ramad” kökünden ya da “güneşin ısısı nedeniyle çok kızmış yer” anlamına gelen “ramdâ” kökünden türediği düşünülmektedir.

Ramazan ayı Kur’ân-ı Kerîm’de adı geçen tek aydır. Bakara suresinde ramazan ayı ile ilgili bir mealinde şöyle deniyor:

''Artık içinizden kim bu aya yetişirse onu oruçlu geçirsin. Kim de hasta veya yolcu olursa, başka günlerden sayısınca tutar. Allah sizin için kolaylık istiyor, güçlük çekmenizi istemiyor. Sayıyı tamamlamanız, size doğru yolu göstermesinden ötürü Allah’ı tazimle anmanız için ve şükredesiniz diye (uygun hükümler gönderiyor)”

(el-Bakara 2/185).

Bu mübarek ayı diğerlerinden ayıran ise bereketin, sabrın, rahmet ve ibadetin ayı olarak kabul edildiğidir. Bu kutsal ayın bizlere aktardıkları ve özellikleri ise şöyle :

''Kur’ân-ı Kerim bu ayda indirilmiştir. Bin aydan daha hayırlı olarak kabul edilen Kadir Gecesi de bu ayın içinde yer almaktadır. Oruç İslam’ın beş temel şartından olması ve Ramazan ayında tutulmasıdır. Bu mübarek ayda edilen tüm dualar ve ibadetler, cimriliği cömertlikle, öfkeyi sabırla, intikamı sevgiyle ve savaşı barışla değiştirmeye çalışan pozitif bir ahlaki ve sosyal değişimin kapısını açmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’in de kıldığı ve sünnet olan teravih namazı bu ay kılınır. Ramazan ayında ihtiyacı olanlara destek olmak amacıyla verilen fitre (fıtır sadakası), bayram gelmeden önce ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması gerekmektedir. 

Ramazan ayında ibadet olarak tuttuğumuz oruç, tan yerinin ağarmasından gün batımına kadar yeme, içme ve cinsel ilişkiden uzak durmayı ifade eder. Tarihi olarak araştırmamda ilk oruç 26 Şubat 624 yılında tutulduğunu aktarılmaktadır.

Bu bilgiler ışığında gelelim günümüze. ilk oruçtan bu yana üzerinden bin yıllar geçmiş, acaba o yıllarda nasıldı ramazan ayı diye merak edenler elbette vardır. Benim hatırladığım kadarıyla çocukluğumuzda ramazan ayı demek 'Hacivat - Karagöz' gölge oyunudur. Fırından gelen o mis gibi kokusu ile  ramazan pidesidir, akşam teravih namazlarında camide koşuşturmaktır, birlik olmaktır. Yaşlı amcalar ve dedeler ile sohbet etmektir. Öğütler dinlemektir. İşte bu değerleri yitirdiğimiz şu modern zaman diliminde bazı şeyleri çocuklarımıza aktarmak onların da bu mutlu mesut günleri görmesini sağlamamız gerekmektedir. Bizler bu güzel anları tattık soba da yaktık, elimizde bidonlar ile gaz yağıda taşıdık. Bu modern çağda her türlü teknolojik imkanlara sahip olsakta geçmişe olan özlemimiz böyle devam ediyor. Yazımın en başında demiştim 'nerde o eski Ramazanlar' diye bu ayın sonunda ise nerde o eski bayramlar da diyeceğiz. Bazı şeyleri değiştirmek aile birliğini yeniden oluşturmak sevgi ve saygıyı yeniden hayata geçirmek siz değerli büyüklerimiz sayesinde olacak, sizler aktaracaksınız o mutlu günleri çocuklarınıza ki onlarda kendi çocukları ile paylaşsınlar yaşadıklarını. 

Tüm islam aleminin bu mübarek ramazan ayını kutlamak isterim. Rabbim herkese sabır ve huzur versin ve bu ayın sonunda mübarek Ramazan Bayramına da yüzümüz gülerek gireriz inşallah... Sevgi ve saygılarımla....