Türkiye’nin en doğu sınırında yer alan ve üç farklı ülkeyle komşu olması sebebiyle stratejik bir kavşak noktası niteliği taşıyan Iğdır şehri, ismini tarihin tozlu sayfalarından süzülüp gelen köklü bir Türkmen geleneğine borçludur. Şehrin adlandırma süreci incelendiğinde, bu ismin sadece coğrafi bir tanımlama değil, aynı zamanda Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan büyük yürüyüşün bir nişanesi olduğu görülmektedir. Tarih boyunca Sürmeli Çukuru olarak da anılan bu bölge, yerleşik hayata geçişle birlikte Oğuz boylarının hakimiyetine girmiş ve bu süreçte kentin kimliği kurucu liderlerin isimleriyle şekillenmiştir. Günümüzde kullanılan Iğdır ismi, binlerce yıllık bir devlet ve boy geleneğinin günümüze kadar ulaşmış en canlı temsilcilerinden biridir. Şehrin tarihsel kimliği, hem yerel ağızlardaki farklılıklarla hem de resmi kayıtlardaki derinliğiyle araştırmacıların her dönem ilgisini çeken bir konu olmaya devam etmektedir.

Oğuz Han Soyundan Gelen İğdir Bey Ve Boy Kimliği

Iğdır isminin kökeni, Türk dünyasının atası olarak kabul edilen Oğuz Han’ın soy ağacıyla doğrudan ilintilidir. Tarihsel anlatılara ve destanlara göre, Oğuz Han’ın altı oğlundan biri olan ve denizlerin sonsuz kudretini temsil eden Deniz Han’ın en büyük oğlu İğdir Bey, bu şehre ve bölgeye adını veren asıl tarihi şahsiyettir. İç Oğuzlar’ın Üçoklar koluna mensup olan bu boy, yerleştikleri her coğrafyaya kendi liderlerinin ismini verme geleneğini bu bölgede de sürdürmüştür. İğdir Bey’in idaresindeki topluluklar, Aras Nehri’nin bereketli havzasını yurt edinmiş ve buraya kendi isimlerini nakşetmişlerdir. Bu durum, şehrin sadece bir toprak parçası olmaktan ziyade, bir aile ve boy ismiyle onurlandırıldığını kanıtlamaktadır. Zamanla "İğdir" şeklindeki telaffuz, bölgenin fonetik yapısına uyum sağlayarak bugünkü Iğdır halini almıştır.

Antalya'da eski astsubaydan “Helalleşme” çağrısı
Antalya'da eski astsubaydan “Helalleşme” çağrısı
İçeriği Görüntüle

İsimdeki Anlam Derinliği Ve Kelimenin Etimolojik Gücü

Eski Türkçe ve Karahanlı Türkçesi gibi dilin erken dönemlerinde "Iğdır" veya orijinal haliyle "İğdir" kelimesi, oldukça güçlü ve pozitif anlamlar barındırmaktaydı. Kelime üzerine yapılan dil bilimsel çalışmalar, bu ismin iyi, büyük, ulu, ünlü ve sahip gibi kavramları karşıladığını ortaya koymaktadır. Bir şeye hakim olma ve onu adaletle yönetme kudretine sahip olan kişi manasını da taşıyan bu isim, bölgedeki Türkmenlerin yönetim anlayışını da yansıtmaktadır. Yöre halkı arasında bu kadim isim, kuşaklar boyunca farklı ses özellikleri kazanmış ve genellikle yerel ağızda "İydir" şeklinde telaffuz edilmeye başlanmıştır. Bu halk söyleyişi, ismin halkın öz değerleriyle ne kadar iç içe geçtiğini ve yapay bir adlandırmadan öte, bizzat yaşayan bir kültürel miras olduğunu göstermektedir.

Sürmeli Çukurundan Modern Iğdıra Uzanan Tarihsel Süreç

Iğdır şehri, resmi kayıtlarda bu isimle anılmadan önce bölgenin coğrafi yapısına atfen Sürmeli olarak da bilinmekteydi. Ancak Türklerin bölgedeki hakimiyetinin perçinlenmesiyle birlikte, idari merkezlerde boy adı olan Iğdır ismi daha baskın bir hale gelmiştir. Orta Çağ seyyahlarının notlarında ve erken dönem Osmanlı tahrir defterlerinde, bölgedeki aşiret yapılarının "Iğdır" ismini titizlikle koruduğu görülmektedir. Şehir, tarih boyunca Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safaviler gibi pek çok Türk devletinin egemenliği altına girmiş, her bir yönetim döneminde Iğdır ismi kültürel bir bayrak gibi dalgalanmaya devam etmiştir. Bölgenin sahip olduğu mikroklima iklimi ve tarımsal zenginliği, Iğdır Bey’in isminin "bolluk ve iyilik" anlamıyla özdeşleşmesine katkı sağlamış, kenti bölgenin en cazibeli yerleşimlerinden biri kılmıştır.

Kültürel Mirasın Sözlü Gelenek Ve Telaffuzlardaki Yeri

Şehrin adının binlerce yıldır değişmeden kalması, bölge insanının kendi köklerine ve tarihine olan sarsılmaz bağlılığının en somut kanıtıdır. Iğdır ismi, sadece resmi yazışmalarda bir adres bildirmekten öte, bölge insanı için bir aidiyet duygusunu temsil etmektedir. Yerel ozanların deyişlerinde, halk hikayelerinde ve manilerde sıkça rastlanan "İydir" söyleyişi, bölgenin fonetik hafızasının ne kadar güçlü olduğunu göstermektedir. Şehrin etimolojik kökenindeki "ulu ve büyük" anlamları, bugün dahi Iğdır’ın bölgedeki stratejik duruşu ve yükselen ekonomik potansiyeliyle uyum içerisindedir. Geçmişin mirasını adında taşıyan bu kadim kent, İğdir Bey’in temsil ettiği yiğitlik ve adalet ruhunu günümüz modern dünyasında da yaşatmaya devam etmektedir. İsim, bir topluluğun tarihsel hafızasının en dirençli yapı taşı olarak varlığını sürdürmektedir.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım