17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde TMMOB'a bağlı İnşaat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu adına bir basın açıklaması gerçekleştiren İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şube Başkanı Mehmet Soner Akdoğan, deprem gerçeğine ve aradan geçen yıllara dikkat çekti. Akdoğan açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"17 Ağustos depremlerinin üzerinden 27 yıl geçti. 27 yılda ne değişti dersek esasında bazı düzenlemeler oldu. 99 depreminden sonra ciddi anlamda ilerleme kaydettiğimizi söyleyebiliriz. Hatta biz mevzuatsal anlamda ben gelişmiş ülkelerin önünde görüyorum birçok konuda ülkemizi. Ancak bunların sahada yansımaları ve denetimleri konusunda maalesef herhangi bir adım atılmış durumda değil"

"Afet azaltma planları gecikti, yapı stoku riski büyüyor"
Mevcut yapı stokunun durumu ve yerel yönetimlerin afet planlamalarına değinen Akdoğan, Antalya özelindeki gecikmelere vurgu yaparak şöyle konuştu:
"En büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi de mevcut yapı stoku. Mevcut yapı stokuyla ilgili 2021 yılında Antalya'mızda il risk afet azaltma planı yapıldı Valilik kanalıyla ve burada il afet azaltma planı içerisinde kentlerin kendi dinamiklerine göre afet öncelikleri belirleniyor. Antalya'mızda da deprem bu afetlerden bir tanesi. Iki bin yirmi bir yılındaki İRAB'a göre 2023 yılında Büyükşehir Belediye'mizin yapay avantaj çalışmalarını bitirmesi 2025 yılında da deprem master planını bitirmesi bekleniyordu.Bugün 2026'nın ilk yarısını bitirdik. Ama henüz yapay avantaj çalışmalarının tamamlanmadığını görüyoruz. Bugün Hatay'daki yıkılan yapıların toplam oranı yüzde 13'ü yıkıldı bu yapıların. Ya bizim esasında bu Afet İRAP'la birlikte yapay avantaj çalışmalarıyla hedeflediğimiz şey deprem anında göçecek yapıları önceden tespit etmek ve dönüşüme oradan başlamak. Biz mevzuat anlamında çok ilerideyiz diyoruz. Ancak yapıların güçlendirmesiyle ilgili bir mevzuat eksikliğimiz var. Yani bizim bir yapıların güçlendirmesiyle ilgili ayrı bir yönetmeliğimiz yok. Bizim yapılarımızı edindikten sonra o yapıların periyodik olarak kontrol edilmesi, tadilatlarının bakımlarının yapılması gibi bir kültürümüz yok. Yapı yaşının yüksek olduğu bu yapı stoku da en çok MuratPaşa ilçemizde. MuratPaşa'da yaklaşık 36-37 bin bina var. Bu binaların yarısı belki de yarısından fazlası 2000 yılından önce yapılmış yapılar. Ve bunların büyük bir çoğunluğunun günümüz deprem standartlarını, deprem yönetmeni standartlarını sağlamadığını biliyoruz. Ve toplum MuratPaşa Belediyemizde ya da kentimizin çeşitli bölgelerinde yapılmış olan bazı kentsel dönüşüm uygulamalarından rahatsız. Şimdi siz burada ııı çoğunluklu olarak günümüz deprem yönetmeliklerini sağlamayan yapıları iki yöntem var. Ya kentsel dönüşüme sokacaksınız ya da güçlendireceksiniz."

"Antalya Müzesi düzmece raporla, turizm yasakları varken gece yarısı yıkıldı"
Antalya Müzesi'nin yıkım sürecine ve hazırlanan raporlara sert eleştiriler yönelten Akdoğan, şeffaflık eksikliğine dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:
"Antalya Müzesi'yle ilgili biz inşaat mühendisleri odası olarak buranın deprem performans analiz raporunun olmadığını söyledik. 2020'den itibaren riskli, yıkacağız dediler. Nisan ayında Antalya Müzesi riskli olduğu için yıkılıyormuş dendiğinde ben o an öğrendim. Bina tek katlı ve sağlam bir zeminde olduğu için güçlendirilebilir dedim. Raporu istedik, gönderilmedi. Haziran ayında WhatsApp'tan 8-10 sayfalık 2021 yılına ait 9 karotluk laboratuvar çalışmaları gönderildi. Bunlar performans analizi değil dedik. Temmuz'da müze kapandı. Eylül'de gönderilen raporda saha çalışmalarının 20 Temmuz'da başladığı yazıyor. Müze riskli diyerek Temmuz'un 15-16'sında kapatıp çalışmalarına 20 Temmuz'da başlamanızda kronolojik sıkıntı var. 98 yönetmeliğinden sonra yapılmış 2003 yılındaki bölümde ne hikmetse nervürsüz demir kullanılmış. Kamu binasında kapsamlı bilgi düzeyine göre her bloktan 9 karot alınması gerekirken, 3 karot alınarak kamu binası cezalandırılmıştır. Müze düzmece raporla, turizm yasakları varken gece yarısı yıkıldı. İhalesini kimin aldığını, kaç paraya aldığını, ne kadar sürede yapacağını bilmiyoruz. Kamuya yaptığın şey ticari sır değildir. Bakan otellerini çizen mimara müze çizdirdi, iyi otel çizen iyi müze çizemez. Kent en az üç sene müzesiz kalacak, o eserler depolarda duracak. Yapsınlar da nasıl yaparlarsa yapsınlar noktasındayız."





