Türkiye'nin en köklü sinema buluşmalarından biri olan Antalya Altın Portakal Film Festivali, bu yıl da genç sinemacıların heyecanına sahne olmaya hazırlanıyor. 24-31 Ekim tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak olan festivalin öğrenci filmleri kategorisinde final heyecanı yaşanırken, İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Sinema ve Dijital Medya Bölümü öğrencisi Ömer Nakay da başarısıyla dikkat çekti. Nakay, kendi hayatından yola çıkarak hazırladığı 15 dakikalık "Özge" isimli deneysel kurmaca filmiyle birincilik için mücadele edecek.

İzmir’den Antalya’ya Altın Portakal Yolculuğu

Genç yönetmenin kendi yaşamından sinemaya yansıyanlar

İstanbul'dan memleketi olan İzmir'e dönüş yapan bir gencin içsel yolculuğunu, yaşadığı duygu değişimlerini, yabancılık hissini ve yeni bir hayata uyum sağlama çabasını beyazperdeye taşıyan Nakay, filmin yönetmenliğini de üstlendi. Yaklaşık 5 yıl önce üniversite eğitimi için İzmir'e yerleştiğini belirten genç yönetmen, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı:

"Yaklaşık 5 yıl önce üniversite okumak için İstanbul’dan İzmir’e gelerek kendime yeni bir yol seçtim. İzmir’e o kadar alıştım ki İstanbul doğumlu olmama rağmen şimdi çocukluğumun geçtiği yerlere döndüğümde kendimi bazen yabancı gibi hissediyorum. Ben de yaşadığım değişimleri, kendi şehrime hissettiğim yabancılığı filmde anlattım."

Antalya Kaleiçi’nde sel mağduriyeti! Esnafın dükkanlarını su bastı
Antalya Kaleiçi’nde sel mağduriyeti! Esnafın dükkanlarını su bastı
İçeriği Görüntüle

Arkadaşlarıyla birlikte iki haftada çekti

İzmir ve İstanbul'da gerçekleştirilen çekimler yaklaşık iki hafta sürdü. Filmin ana karakterine ve adına, taşıdığı anlam doğrultusunda "başka" ve "farklı" manasına gelen "Özge" adını veren Nakay'a üretim sürecinde okul arkadaşları da destek verdi. Projede Duygu Ürkmez, Ömer Yıldırım, Zeynep Apsin ve Ali Berk Özkan oyuncu olarak yer alırken, filmin yardımcı yönetmenliğini aynı bölümde öğrenim gören Dila Şengezer üstlendi.

"Öyle çok sevdim ki aslen İzmirli gibi oldum"

Festivalde yer almaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Ömer Nakay, yapımın kendisi için taşıdığı manevi değeri şu ifadelerle vurguladı:

"İzmir’e üniversite okumaya gelirken bazı tereddütlerim vardı. Acaba sever miyim, uyum sağlar mıyım, doğru mu yapıyorum diye düşünüyordum. Yeni bir şehrin yeni bir hayat olduğunu biliyordum. Ama İzmir’de öyle güzel arkadaşlıklar edindim, burayı öyle çok benimsedim ki, bu tereddütlerin hepsi geride kaldı. İstanbul doğumluyum ama sanki aslen İzmirli gibiyim. İşte bu süreçte yaşadıklarımı da mutluluklarımı da filme aktarmak istedim. Bir açıdan hayatımın bir kısmını filme çektim. Çekimler sırasında yoğun bir emek harcadık, aynı zamanda filmin her aşamasında büyük bir heyecan da yaşadık. Şimdi o emeğin böylesine önemli bir festivalde karşılık bulduğunu görmek, mutluluğumu daha da artırıyor. Üstelik kendi hikâyemden yola çıkarak anlattığım duyguların başkalarına da ulaşacak olması benim için çok anlamlı"

"Sinemanın diliyle anlattım"

Hayattaki dönüşüm süreçlerini deneysel bir sinema diliyle aktardığını belirten genç yönetmen, sözlerini şöyle tamamladı:

"Hepimizin hayatında yeni başlangıçlar, değişimler ve kendimizi yeniden keşfettiğimiz dönemler oluyor. Ben de bunları sinemanın deneysel diliyle anlatmaya çalıştım. Şimdi filmimin Türkiye’nin dört bir yanından sinemaseverlerle buluşacak olması beni hem heyecanlandırıyor hem de yeni projeler üretmek için cesaretlendiriyor. Festivalde birbirinden değerli filmlerle yarışacak olmak bile başlı başına çok önemli bir deneyim. Elbette ödül kazanmayı çok isterim ancak bugün geldiğim nokta bile benim için büyük bir başarı. Filmin ortaya çıkmasında emeği olan tüm arkadaşlarıma, bana destek veren hocalarıma çok teşekkür ediyorum"

Kaynak: İHA