Akdeniz Üniversitesi (AÜ) bünyesinde faaliyete geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi, Türkiye'de tıp dünyasında çığır açacak yenilikçi bir tedavi yönteminin uygulama üssü haline geldi. Özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde yüksek başarı oranlarına sahip olan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye'de üniversite tabanlı hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma unvanını taşıyor. Dünyada bu ileri düzey tedavi modelini uygulayabilen yalnızca 7 merkez bulunurken, Akdeniz Üniversitesi bu alandaki 8'inci küresel merkez olarak tescillendi. Kanserle mücadelede hastanın kendi bağışıklık hücrelerinin laboratuvar ortamında genetik olarak modifiye edilip güçlendirilmesini esas alan tedavi yöntemi için klinik araştırma süreçleri devam ederken, merkeze toplam 678 hasta başvuru yaptı. Yapılan detaylı tıbbi değerlendirmelerin ardından, ilk etapta durumu en elverişli kriterleri taşıyan 9 hasta belirlendi. Bu hastalardan alınan deneme kan örnekleriyle laboratuvarda test süreci resmen başlatıldı. İlk somut neticelerin haziran ayı başında alınması hedefleniyor.
"Kan örnekleriyle denemelere başladık"
Uzun yıllar süren AR-GE ve altyapı çalışmalarının neticesinde bu aşamaya gelindiğini ifade eden AÜ Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, tedaviyi ilk kez 14 Mart tarihinde kamuoyuna duyurduklarını hatırlattı. Yerli üretim ve klinik uygulama safhasına dair güncel bilgileri paylaşan Rektör Prof. Dr. Özkan, şu açıklamalarda bulundu:
"Şu anda 5,5 yıllık bir plan ve programın somutlaşmış halinin içindeyiz. 14 Mart’ta bu güzel haberi paylaşmıştık. Sağlık ve Türkiye adına da oldukça önemli bir gelişmeydi. Sonraki süreçte Sağlık Bakanlığımızın gerekli ruhsatlandırma işlemleri tamamlandı. Önce hastalar belirlendi, hangi hastaların bu tedaviye uygun olduğu tespit edildi. Hastalığı bu tedaviye en uygun olanlar belirlendikten sonra, kendilerinden alınan kan örnekleriyle denemelere başladık. Umuyorum ki haziran ayında artık ‘tedaviye başlandı ve süreç şu şekilde ilerliyor’ diyebiliriz"
Başvuran 678 hasta için çağrı merkezi kuruldu
Tıbbi altyapının duyurulmasının ardından merkeze çok yoğun bir talep dalgası ulaştığını aktaran Prof. Dr. Özlenen Özkan, tedaviye uygun protokollerin titizlikle işletildiğini belirtti. Sürecin şeffaf ve organize bir şekilde yürütüldüğünü kaydeden Prof. Dr. Özkan, başvuru detaylarına ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Mail ve telefon yoluyla da çok sayıda başvuru aldık. Ancak elimizde kayıtları tam olan 678 hastadan söz ediyoruz. Bunlar içerisinden, tedavimize uygun 9 hasta belirlendi. Özellikle daha önce lenfoma tedavisi görmüş ancak yeterli yanıt alınamamış ve belirli kriterleri taşıyan hastalar arasından seçim yapıldı. Şu anda sistemimizde kayıtlı bu 9 hastayla tedavi sürecine başladık. Diğer yandan taleplere yetişebilmek için bir çağrı merkezi kuruldu"
CAR-T hücre teknolojisinin çalışma prensibi
Yenilikçi bir immünoterapi modeli olan CAR-T yönteminde, hastanın kendi kanından ayrıştırılan bağışıklık hücreleri, laboratuvar ortamında genetik mühendislik yöntemleriyle kanser hücrelerini tanıyıp yok edecek şekilde programlanıyor. Hücrelerin dondurulmadan, taze olarak hastaya nakledilmesi tedavinin en ayırt edici ve başarı şansını artıran özellikleri arasında yer alıyor. Hastaya uygulama aşamasında ise oldukça minimal düzeyde kemoterapi verilmesi yeterli oluyor. Fiziki olarak İleri Sağlık Araştırma Merkezi binasının yaklaşık yüzde 25'lik kesimini kaplayan bu özel laboratuvar kompleksi, mevcut kapasitesiyle yılda ortalama 100 kanser hastasına tam teşekküllü hizmet sunabilecek donanıma sahip. Binanın geri kalan bölümlerinde ise farklı biyoteknolojik üretim tesisleri, araştırma laboratuvarları ve hücresel çalışma alanları konumlandırılacak. Haziran ayının gelmesiyle birlikte, laboratuvarda hazırlanan taze hücrelerin hastalara nakledilmesiyle tedavi sürecinin fiilen başlatılması planlanıyor.