Şehrin kalkınma ivmesinden yeterli payı alamayan kırsal bölgeler, özellikle sanayi yatırımlarının eksikliği ve kısıtlı istihdam olanakları nedeniyle yoksulluk riskiyle karşı karşıya kalıyor. Kilis merkezindeki hareketliliğin aksine, çeperde kalan yerleşim birimlerinde hayat standartları oldukça düşük seyrediyor. Bu durumun temelinde yatan yapısal problemler, bölge halkını geleneksel yöntemlerle sürdürülmeye çalışılan tarım ve hayvancılık faaliyetlerine mahkum ediyor. Ekonomik veriler ve sosyal göstergeler incelendiğinde, Musabeyli ve Polateli gibi ilçelerin şehrin en düşük gelir grubuna sahip bölgeleri olduğu görülüyor.

Musabeyli İlçesinde Sanayi Yatırımlarının Eksikliği Ve İstihdam Darboğazı

Kilis’in yüzölçümü bakımından en geniş topraklarına sahip olmasına rağmen Musabeyli, ekonomik açıdan şehrin en zorlu şartlarına göğüs geren bölgelerin başında geliyor. İlçede yaşayan vatandaşların neredeyse tamamı geçimini toprağa bağlı işlerden ve hayvancılıktan sağlıyor. Ancak bu faaliyetlerin modern tekniklerden uzak ve küçük ölçekli aile işletmeleri şeklinde yürütülmesi, hane halkı gelirinin asgari düzeyin üzerine çıkmasına engel oluyor. Bölgede katma değer üretecek fabrikaların veya orta ölçekli sanayi tesislerinin bulunmaması, yerel ekonominin kendi içine hapsolmasına yol açıyor. Gençler için bir gelecek vaat edemeyen bu işsizlik döngüsü, ilçenin en büyük yarası olan göç problemini tetikliyor. Her yıl onlarca aile, sadece karınlarını doyurabilmek ve çocuklarına daha iyi bir eğitim sunabilmek adına doğup büyüdükleri toprakları terk ederek büyük şehirlerin varoşlarına taşınmak zorunda kalıyor.

Polateli Kırsalında Yaşanan Ekonomik Daralma Ve Yoksulluk Riski

Şehrin bir diğer dezavantajlı bölgesi olan Polateli, saf bir kırsal yapıya sahip olması nedeniyle yoksulluk sınırının altında bir yaşam mücadelesine sahne oluyor. Ticari faaliyetlerin yalnızca temel ihtiyaçları karşılayacak düzeydeki küçük esnaflarla sınırlı kalması, ilçede sermaye birikiminin oluşmasını imkansız kılıyor. Tarımsal üretimin çeşitlendirilememesi ve sadece belirli ürünlere endekslenmiş bir modelin benimsenmesi, iklim şartlarındaki en küçük olumsuzlukta ilçe ekonomisinin sarsılmasına neden oluyor. Sosyal imkanların yok denecek kadar az olduğu Polateli’de, gençlerin sosyal ve kültürel anlamda kendilerini geliştirebilecekleri alanların bulunmaması, bölgedeki yaşam enerjisini her geçen gün düşürüyor. Yatırımcıların bölgeye olan ilgisizliği, Polateli’yi Kilis’in en mahrumiyet bölgesi haline getirirken, düşük gelir seviyesi buradaki sosyal hayatı da felç ediyor.

Eğitim Ve Sağlık Hizmetlerine Erişimde Yaşanan Merkeze Bağımlılık

Ekonomik zayıflık sadece cüzdanlardaki boşlukla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda kamusal hizmetlere erişimde de büyük engeller çıkarıyor. Musabeyli ve Polateli gibi ilçelerde nitelikli bir sağlık hizmeti almak veya uzman bir doktora görünmek neredeyse imkansız hale gelmiş durumda. Vatandaşlar en küçük sağlık sorunlarında dahi kilometrelerce yol kat ederek Kilis şehir merkezine gitmek zorunda kalıyor. Eğitim alanında da benzer bir tablo hakimiyetini sürdürüyor; donanımlı okulların ve sosyal gelişim alanlarının eksikliği, bölgedeki akademik başarıyı olumsuz etkiliyor. Bu merkeze bağımlı yapı, ilçelerin kendi ayakları üzerinde durmasını zorlaştırırken, burada yaşayan insanların kendilerini ikincil vatandaş gibi hissetmelerine yol açan bir psikolojik bariyer oluşturuyor. Yaşam standartlarının bu denli düşük seyretmesi, yoksulluğun nesilden nesile aktarılan bir kadere dönüşmesine zemin hazırlıyor.

Antalya'da eski astsubaydan “Helalleşme” çağrısı
Antalya'da eski astsubaydan “Helalleşme” çağrısı
İçeriği Görüntüle

Nüfusun Yaşlanması Ve Genç Beyinlerin Göçüyle Gelen Sosyal Çöküş

Kilis’in bu yoksul ilçelerinde yaşanan en büyük dramlardan biri de hızla yaşlanan nüfus yapısıdır. İş imkanı bulamayan, sosyal hayattan kopan ve geleceğe dair umudunu yitiren genç nüfus, ilk fırsatta ilçeyi terk ediyor. Geride kalan yaşlı nüfus ise hem fiziksel iş gücü gerektiren tarımsal faaliyetleri sürdürmekte zorlanıyor hem de yalnızlaşan köylerde terk edilmişlik hissiyle baş başa kalıyor. Gençlerin göç etmesiyle birlikte ilçelerdeki dinamizm kaybolurken, yerel yönetimlerin nüfusa dayalı aldığı ödeneklerin azalması hizmet kalitesinin daha da düşmesine neden oluyor. Ekonomik yapıdaki bu zayıflama, köylerdeki okul mevcudiyetlerinin azalmasına ve zamanla kapanmasına yol açarak sosyal çöküşü hızlandırıyor. Eğer bölgeye yönelik özel teşvik paketleri ve yerinde istihdam projeleri hayata geçirilmezse, Musabeyli ve Polateli’nin sadece Kilis’in değil, bölgenin en derin yoksulluk havzaları olarak kalması kaçınılmaz görünüyor.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım