Türkiye'de su kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamak ve yeşil alanlarda etkin su yönetimi oluşturmak amacıyla 8 Ekim 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi yayımlandı. Kurakçıl peyzaj düzenlemelerini ülke genelinde yaygınlaştırmayı hedefleyen bu kararnamenin ardından kentlerde yapılan uygulamalar tartışmaları da beraberinde getirdi. Peyzaj alanlarında su tasarrufu sağlamak amacıyla hayata geçirilen düzenlemelerin sahada yanlış yorumlandığına dikkat çeken Peyzaj Mimarı Gülsüm Kıldan, yapılan hatalı uygulamaların doğaya ve kent ekolojisine vereceği zararlara karşı uyarılarda bulundu.

Gülsüm Foto 1

"Bitkileri kaldırıp taş döşemek kurakçıl peyzaj değildir"

Şehir içindeki bazı peyzaj uygulamalarını eleştiren Gülsüm Kıldan, sahadaki yanlış algıya,

"Burada gördüğümüz alan Türkiye'nin neredeyse her yerinde gördüğümüz alan gibi maalesef. Sadece taşlardan oluşan, hiçbir bitki olmayan ve bu kadar yoğun trafik olmasına rağmen bitkilerden faydalanılmayan. Çok fazla egzoz dumanı içerisindeyiz ve bitkiler oksijen sağlıyorlar tabii ki kentlerimize. Bu alanlarda bitkiler kaldırılıp yerine su tasarrufu altında sadece taş döşenilen, şekil yapılan alanlardan ibaret. Bu alanlara Kurakçıl peyzaj alanları diyemeyiz. Ağaçların Antalya gibi özellikle yaz aylarında sıcaklığı tutması işte asfalttaki sıcaklığı azaltma gibi bir takım faydaları var. Bu düzenlemelerle bu faydaları sağlayamamış durumdayız. Ayrıca bu taşların altında kullandıkları naylon malzemeyle toprakla yağmur suyu arasındaki geçişi engellemiş oluyoruz. Bu da yağmur sularının toprak yüzeyinden yer altı sularına ulaşmasını engelliyor. Doğru bir uygulama değil"

sözleriyle dikkat çekti.

Doğru kurakçıl peyzaj uygulaması nasıl olmalı?

Gerçek anlamda kurakçıl peyzajın taş döşemek anlamına gelmediğini, yerel iklime uygun bitki kombinasyonlarıyla yapılabileceğini vurgulayan Kıldan,

"Şu alanda 150 metrekare içerisinde 28 tane doğal Antalya iklimine adapte olmuş ve su ihtiyacı diğer bitkilere göre daha tolere olan bitkilerden oluşturulmuş bir kurakçı peyzaj uygulaması içerisindeyiz. Buradaki uygulama içerisinde hem bitkiler habitata ev sahipliği yapıyor. Hem böyle bir endüstriyel binada karbonu tutarak, oksijen sağlayarak çevrenin kalitesini artırıyor. Kurakçıl peyzaj Sivas'ta farklı bir bitki kombinasyonuyla Antalya'ya geldiğimizde daha farklı bir bitki kombinasyonuyla oranın iklim ve yaşam koşullarında yaşayan bitkilerden oluşturulmuş bir peyzaj düzenlemesi esasında"

diye konuştu.

Antalya'da şok eden hayvan işkencesi iddiası! Yavru kedi 'Boncuk'a ne oldu?
Antalya'da şok eden hayvan işkencesi iddiası! Yavru kedi 'Boncuk'a ne oldu?
İçeriği Görüntüle

Gülsüm Foto 3

"Bu yanlıştan bir an önce vazgeçilmeli"

Önümüzdeki dönemde kurakçıl peyzaj uygulamalarının tüm kamu alanlarında zorunlu hale geleceğini hatırlatan Kıldan, kamuoyundaki yanlış algının düzeltilmesi gerektiğinin altını çizerek sözlerini şöyle tamamladı:

"Türkiye'de çıkan kurakçıl kararnamesiyle aslında tüm kamu alanlarında bir dönem sonra bu uygulamalar zorunlu gelecek. Ama buradaki yanlış anlayış şu. Biz bitkileri çıkartıp yerine taş ya da malç malzemesi dediğimiz herhangi kapatıcı malzemelerden faydalanmak yerine yer örtücü bitkilerinden, oranın doğal türleri ve oraya adapte olmuş türlerden oluşturabileceğimiz, böyle zengin bitkilerden oluşturabileceğimiz çalışmaları teşvik etmeliyiz. Maalesef ki kamu algısı olarak da kurakçıl peyzajın o olduğu hafızalara kazınılıyor. Ama zamanla hem sıcaklığa etkisini hem suya olan zararını hepimiz yaşayacağız, göreceğiz. Ve aslında o zamanları görmeden bu yanlıştan bir an önce vazgeçmemiz gerekiyor"

Muhabir: İlayda Zeybek