28 Temmuz 2021'de Antalya'nın Manavgat ilçesinde başlayarak Akseki, Gündoğmuş, İbradı ve Alanya'ya kadar yayılan büyük orman yangınının ardından geçen 5 yılda bölgedeki yaralar büyük ölçüde sarıldı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük orman yangınlarından biri olarak kayıtlara geçen afette zarar gören mahallelerde konutlar yeniden inşa edilirken, yanan ormanlar da ağaçlandırma çalışmalarıyla yeniden yeşermeye başladı. Yangında evi yanan Durkadın Akça,
"Bugünlere ulaştık, evimize yeniden yerleştik çok şükür. 15 ay dolmadan evimizde oturmaya başladık. Devletten büyüğü yok"
dedi.

Afet 44 mahalleyi etkiledi
Rüzgârın etkisiyle geniş bir alana yayılan yangın; Akseki, Alanya, Gündoğmuş, İbradı ve Manavgat ilçelerine bağlı toplam 44 mahalleyi etkiledi. Ekiplerin yoğun çalışmaları sonucu 11'inci günde kontrol altına alınan yangında 6 kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 60 bin hektarlık alan zarar gördü.
Yangının ardından devletin ilgili kurumları bölgede çalışma başlattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), tarafından Antalya'da 45 konut ve bin 239 köy evi olmak üzere toplam bin 284 konut ile köy evi inşa edildi. Ayrıca yangında zarar gören çiftçilere yeni traktör ve tarım ekipmanları teslim edilirken, yanan alanlarda ağaçlandırma çalışmaları gerçekleştirildi.

"O gün cehennemi yaşadık"
Yangının en ağır etkilediği yerlerden Kalemler Mahallesi'nde yaşayan ve o gün yaşadıklarını unutamadığını söyleyen 85 yaşındaki Ahmet Çatal, kendisinin de yangından etkilenen vatandaşlardan biri olduğunu belirterek,
"Köyün yaşlısıyım. O gün cehennemi yaşadık, dünya bize zindan oldu. Çok acı çektik, çok ağladık, çok sızladık. Çok mağdur olduk. Allah yardım etti kurtulduk. Evimiz yapıldı, Allah devletimizden razı olsun. Her şeyimizi kaybettik. Yanan zeytin ağaçlarımızın yerine bir miktar ödeme yapıldı, onunla araba aldım"
dedi.
Çatal, konuşmasının ardından yangın sonrasında kaleme aldığı şiiri okudu.

"Kötü günler yaşadık"
Ahmet Çatal'ın eşi İkbal Çatal ise, yangının ardından bir süre Ilıca'da yaşadıklarını belirterek,
"Kötü günler yaşadık, her yerimiz yandı. Daha sonra Allah razı olsun devletimizden evimizi yaptı. Çok şükür mutluyuz, keyfimiz yerinde"
diye konuştu.
"Gölge yapması için ağaçların büyümesini bekliyoruz"
Yangın sırasında evi, ahırı ve otomobili yanan, bazı küçükbaş ve büyükbaş hayvanları da telef olan 35 yaşındaki Sercan Bayat, afetin ilk anlarında yangının bu kadar büyüyeceğini tahmin edemediklerini söyledi.
Bölgede daha önce de yangınlar çıktığını ancak birkaç gün içerisinde söndürüldüğünü ifade eden Bayat,
"O gün yangının bu kadar büyük olacağını düşünememiştik. Daha önce klasik yangınlarımız çıkardı, 3-4 gün içerisinde söndürülürdü. O gün yaşanan çok farklı bir şeydi"
dedi.

Yangın başladığında köyde olmadığını belirten Bayat, hayvanlarını kurtarmak için bölgeye döndüğünü anlatarak,
"İnsanlar kaçıyordu. Ben bu canlar için ölürdüm, hâlâ da öyle. Hayvanlarım için yangına geldim, ‘Öleceksem bunlar için öleyim' dedim. Devlet evlerimizi yaptı. Birinci derecedeki ihtiyaçlarımızı devletimiz karşıladı. Evimizi ve ahırımızı devlet yaptı, Allah razı olsun. Ancak tek bir şeyi atlamışız: Ağaçlar. Çocukluğumdan kalan ağaçlardan eser kalmadı. Ne kadar yapabiliyorsak elimizden geleni yapıyoruz ancak doğayı geri getiremiyoruz. En temel ihtiyacımız bu. Şimdi gölge yapması için ağaçların büyümesini bekliyoruz"
ifadelerini kullandı.

"Evimizi, malımızı, mülkümüzü aldı götürdü"
Yangında evi yanan ve alevlerin bütün mal varlıklarını yok ettiğini söyleyen Durkadın Akça,
"Yangın geldi, yaktı yıktı. Evimizi, yerimizi, malımızı, mülkümüzü, her şeyimizi aldı götürdü. Çok zarar gördük. Naylonlarımız, buğdayımız, evimizin önündeki malzemelerimiz ve dokuz baş hayvanımız vardı; hepsini süpürüp götürdü. Devletimizden ve milletimizden Allah razı olsun. Herkes elinden geldiğince toparlandı, çok yardım geldi. Bugünlere ulaştık, evimize yeniden yerleştik çok şükür. 15 ay dolmadan evimizde oturmaya başladık. Devletten büyüğü yok. Devletimiz de, milletimiz de ellerinden gelen bütün desteği verdi. Bu destekler olmasaydı kendi başımıza toparlanmamız mümkün değildi. Allah devletimizden razı olsun"
diye konuştu.

"Evlerimiz yandı, hayvanlarımız telef oldu"
28 Temmuz 2021 sabahı köyün üzerini kaplayan siyah dumanlarla karşılaştıklarını belirten Kalemler Mahallesi Muhtarı Tahsin Uysal ise, vatandaşlarla birlikte yangına müdahale etmeye, hayvanları kurtarmaya ve evleri boşaltmaya çalıştıklarını ifade ederek,
"28 Temmuz 2021 tarihinde maalesef güne büyük bir faciayla başlamak zorunda kaldık. Köyümüzün üzerini kaplayan siyah dumanları gördüğümüzde yangın söndürme çalışmalarına başladık. Hayvanlarımızı kurtarmaya ve evlerimizi boşaltmaya çalıştık ancak yaklaşık 45 dakika ile 1 saat içerisinde evlerimiz yandı, hayvanlarımız telef oldu"
dedi.
Bölgeye itfaiye ekipleri ile helikopterlerin sevk edildiğini aktaran Uysal, yangının büyüklüğü nedeniyle alevlerin önüne geçilemediğini ifade etti.
Uysal,
"Benim de aralarında bulunduğum köydeki birkaç vatandaşımızın vücudunda yanıklar oluştu. Yangında mahallemizde yaşayan iki yabancı uyruklu vatandaşımızı da kaybettik"
diye konuştu.

"Evlerimizi teslim aldık"
Büyük Manavgat yangınında Kalemler Mahallesi'nde yaklaşık 50-55 evin yandığını belirten Uysal, devlet yetkililerinin bölgeye gelmesinin ardından çalışmaların hızla başladığını söyledi.
Uysal, konuşmasına şöyle devam etti:
"Yürütülen çalışmalar sonucunda bir yıl bile dolmadan evlerimizi teslim aldık. Şu anda evlerimizde güven ve huzur içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. Daha önce yemyeşil çam ağaçlarının bulunduğu bölgede simsiyah bir görüntüyle karşı karşıya kaldık. Daha sonra Orman Genel Müdürlüğü ile Manavgat Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yürütülen fidan dikim çalışmaları sayesinde aradan geçen beş yılın ardından dağlarımız ve tepelerimiz yeniden yeşermeye başladı. Fidanlar büyümeye devam ediyor."
"Hava çok sıcak ve poyrazlıydı"
Yangının çıktığı gün havanın çok sıcak ve poyrazlı olduğunu belirten Yeniköy Mahallesi Muhtarı Abdullah Zeki Kavuklu, yangın sırasında Side'deki belediye binasında bulunduğunu anlatarak,
"Dumanların yükseldiğini öğrenince hızla yangının çıktığı bölgeye doğru hareket ettim ancak yangın bizden daha hızlı ilerledi. Tahminime göre yaklaşık 15 kilometrelik mesafeyi 1-1,5 saat içerisinde katletti"
dedi.
Yangın söndürme uçakları, helikopterler ve belediye ekiplerinin bölgeye geldiğini belirten Kavuklu, müdahalelere rağmen alevlerin önüne geçilemediğini ifade etti.
"Yeniköy'ü kurtardık ve fazla kaybımız olmadı"
Yangında ilk olarak Kalemler Mahallesi'nin zarar gördüğünü belirten Kavuklu,
"Bizim bulunduğumuz bölgede rüzgârın etkisi biraz azaldı. Bu sayede Yeniköy'ü kurtardık ve fazla kaybımız olmadı. Küllerin arasından doğa yeniden yeşerdi. Evler yapıldı. Karşı köyde TOKİ tarafından 100'e yakın ev ve ahır inşa edildi"
ifadelerini kullandı.

"Yangının başladığı yer burası"
Kavuklu, yangının Salur Mahallesi'ne bağlı Yalamıklı'nın Çatalpelik mevkiinde başladığını belirterek, bölgede bulunan yaşlı bir kişinin ateşi kaçırdığını ileri sürdü.
Kavuklu,
"Yangının başladığı yer burası. Burası Salur Mahallesi'ne bağlı Yalamıklı'nın Çatalpelik mevkii. Bölgede gelip giden yaşlı bir amca vardı. Tarihî eserlere de merakı bulunuyordu. Ateşi buradan kaçırmış. Daha sonra kendisini yakaladık. Ters yöne gitmişti, aşağı tarafta bulduk. Jandarma ekipleri tarafından karakola götürüldü. Yangında yanmıştı, daha sonra hastanede vefat etti"
diye konuştu..





