h Dolar 9,2408 %0.31
h Euro 10,7955 %0.31
h Altın (Gr) 530,31 %0,49
h Bitcoin 602726 %1.26188
h Ethereum 38629 %7.62262
Antalya 20°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Meme kanseri tedavisinde yaşama katkı sağlayan yenilikler

 

MEME kanseri tedavisindeki yenilikler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “Yeni kanser vakalarının yüzde 11,7’sini oluşturan meme kanseri, en sık görülen kanser olarak ilk sırayı alıyor. Meme kanseri sıklığındaki artışa rağmen, hem tedavideki gelişmeler hem de çoğunlukla erken aşamada tanı konulması sayesinde meme kanserinde yaşam kalitesi ve süresi artıyor” dedi.
Antalya’daki özel bir sağlık grubu, ‘1 31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ nedeniyle meme kanserinde erken tanıya dikkat çekmek için uzmanların ve kanser öyküsü olan hastaların katılımıyla bir toplantı düzenledi. Sağlık grubunun Antalya Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan önderliğinde düzenlenen toplantıda Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan’ın da aralarında olduğu Prof. Dr. Ayşegül Kargı, Prof. Dr. Mükremin Uysal, Prof. Dr. Vildan Kaya, Doç. Dr. Murat Özekinci ve Doç. Dr. Şeyda Gündüz konuşmacı olarak yer aldı.
Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “Yeni kanser vakalarının yüzde 11,7’sini oluşturan meme kanseri, en sık görülen kanser olarak ilk sırayı alıyor. Meme kanseri sıklığındaki artışa rağmen, hem tedavideki gelişmeler hem de çoğunlukla erken aşamada tanı konulması sayesinde meme kanserinde yaşam kalitesi ve süresi artıyor” dedi.
TEKNOLOJİ HASTALARDAN YANA
Meme kanseri tedavisindeki yenilikler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özdoğan, “Gün geçtikçe ilerleyen teknoloji ile birlikte meme kanserinin tanı ve tedavisi konusunda önemli gelişmeler yaşanıyor. Modern yöntemler sayesinde hastalar konforlu bir şekilde sağlığına kavuşuyor. Oysa 1970’lere kadar meme kanserinin tedavisi sadece memenin komple alındığı ameliyat olarak görülmekteydi. 1990’lı yıllarda, meme kanserlerinin yüzde 5 10 kadarının kalıtsal olduğu keşfedildi” diye konuştu.
İLK AKILLI İLACA FDA ONAYI
1998’e gelindiğinde, onkolojinin en büyük keşiflerinden birinin yine meme kanserinde duyurulduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, “Hücre yüzeyinde bulunan, büyüme çoğalmadan sorumlu HER2 reseptörünü aşırı ifade eden meme tümörlerinde bu reseptöre bağlanmak ve çalışmasını engellemek üzere tasarlanmış ilk akıllı ilaç FDA onayı aldı. Bununla birlikte HER2’ye karşı geliştirilen günümüzde çok sayıda ilaç mevcuttur ve bu ilaçlar hastalığın tedavisini kolaylaştırmaktadır” dedi.
Onkoloji Merkezi Başkanı Prof. Dr. Mustafa Özdoğan, şöyle devam etti:
“2010’lu yıllara gelindiğinde, meme kanserleri artık sadece mikroskop altındaki görünümlerine göre değil, moleküler özelliklerine göre 4 alt tipe ayrılmaya başladı ki bu da onkologların tedavi seçiminde çok daha isabetli kararlar vermesini sağlamaktadır. Bugün bu kanser türünde hem immünoterapi hem de yeni nesil bir akıllı ilaç kullanıma girmiştir.”
KEMOTERAPİSİZ TEDAVİ DÖNEMİ
Meme kanseri için en önemli gelişmenın ise ilk FDA onayını 2015’te alan hücre çoğalma döngüsü baskılayıcı ilaçlar olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özdoğan, “Bu ilaçlar, tüm meme kanserlerinin yüzde 70’ten fazlasını oluşturan hormon pozitif grupta adeta çığır açmakta ve kemoterapisiz tedavi dönemini başlatmaktadır. Bu inhibitörlerinin uzun dönem (6 yıllık) kullanım sonuçları, geçen ay gerçekleştirilen Avrupa Tıbbi Onkoloji Derneği 2021 Kongresi’nde sunuldu ve kongrenin en dikkat çeken çalışması oldu” diye konuştu.

DHA

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli