Naci Görür tarafından yapılan son açıklamalar, Türkiye’de deprem riski en düşük ve en yüksek bölgelerle ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, katıldığı bir Youtube programında Türkiye’nin deprem açısından görece daha güvenli bölgelerini değerlendirirken özellikle bazı şehirler için dikkat çeken uyarılarda bulundu.
Açıklamalarda en dikkat çeken detaylardan biri, Ankara için yapılan değerlendirme oldu. Prof. Dr. Görür, başkentin aktif fay hatlarından uzak konumda bulunmasının önemli bir avantaj olduğunu belirtti. Buna karşılık özellikle Ege Bölgesi’ndeki bazı şehirlerin yüksek deprem tehdidi altında bulunduğunu ifade etti.
Uzmanların yaptığı değerlendirmeler sosyal medyada da geniş yankı uyandırırken, vatandaşlar yaşadıkları şehirlerin deprem risk durumunu araştırmaya başladı.
Naci Görür En Güvenli Bölgeyi Açıkladı
Naci Görür, yaptığı açıklamada Türkiye’de deprem açısından nispeten daha güvenli bölgeler arasında Ankara’nın öne çıktığını söyledi. Görür, başkent çevresinde doğrudan büyük ve aktif fay hatlarının bulunmamasının önemli bir avantaj yarattığını ifade etti.
Uzman isim, Ankara’nın tamamen risksiz bir şehir olmadığını ancak diğer büyük şehirlerle kıyaslandığında daha güvenli bir konumda yer aldığını vurguladı. Özellikle Kuzey Anadolu Fay Hattı ve Doğu Anadolu Fay Hattı gibi büyük kırık sistemlerinden uzak olması nedeniyle Ankara’nın daha düşük risk taşıdığı belirtildi.
Deprem uzmanlarının değerlendirmelerine göre şehir merkezindeki zemin yapısının da bazı bölgelerde avantaj sağladığı ifade ediliyor. Bu nedenle Ankara, büyük deprem korkusuyla farklı şehirlerden göç eden vatandaşların da yakından takip ettiği bölgeler arasında yer alıyor.
İzmir İçin Kritik Fay Hattı Uyarısı
İzmir hakkında yapılan açıklamalar ise dikkat çekici riskleri ortaya koydu. Prof. Dr. Görür, İzmir ve çevresinde çok sayıda aktif fay hattı bulunduğunu belirterek, bu fayların büyük deprem üretme potansiyeline sahip olduğunu söyledi.
Özellikle Bayraklı çevresindeki delta alanlarının zemin yapısı nedeniyle ciddi risk taşıdığı ifade edildi. Uzmanlara göre yumuşak zeminli bölgeler, deprem dalgalarını daha fazla büyütebiliyor ve bu durum hasarın artmasına neden olabiliyor.
İzmir’de geçmiş yıllarda yaşanan depremlerin ardından zemin güvenliği konusu yeniden gündeme gelmişti. Yapılan değerlendirmelerde özellikle denize yakın dolgu ve alüvyon alanlarının risk seviyesinin daha yüksek olduğu belirtiliyor.
Kentteki yapı stokunun durumu da uzmanların dikkat çektiği başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle eski yapıların bulunduğu bölgelerde dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiği ifade ediliyor.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan Da Bazı İlleri İşaret Etti
Deprem konusunda değerlendirmelerde bulunan bir diğer isim olan Övgün Ahmet Ercan da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda deprem açısından daha güvenli kabul edilen şehirleri sıraladı.
Ercan’ın değerlendirmesinde Karadeniz Bölgesi’ndeki bazı şehirler öne çıktı. Sinop, Trabzon ve Artvin gibi illerin görece daha düşük risk taşıdığı ifade edildi.
Ayrıca İç Anadolu Bölgesi’nde bulunan Konya, Karaman ve Nevşehir gibi şehirlerin de deprem tehdidinin daha düşük olduğu belirtildi.
Uzman isimlerin yaptığı bu değerlendirmeler, özellikle son yıllarda yaşanan büyük depremlerin ardından vatandaşların şehir tercihlerini de etkilemeye başladı. Güvenli zemin yapısına sahip bölgeler son dönemde daha fazla ilgi görmeye devam ediyor.
24 İl İçin Yüksek Risk Uyarısı Yapıldı
Deprem tehdidi taşıyan şehirlerle ilgili dikkat çeken bir başka değerlendirme ise Jeoloji Mühendisleri Odası tarafından yapıldı. Kurumun hazırladığı incelemelerde 24 ilin yüksek deprem riski taşıdığı ifade edildi.
Özellikle İstanbul, Kocaeli, Sakarya ve Tekirdağ gibi Marmara Bölgesi şehirleri için dikkat çekici uyarılar yapıldı.
Bunun yanında Hatay, Bingöl, Erzincan ve Kahramanmaraş gibi aktif fay hatlarına yakın bölgelerin de yüksek risk grubunda yer aldığı ifade edildi.
Uzmanlar, deprem riskinin yalnızca fay hattına yakınlıkla sınırlı olmadığını, aynı zamanda zemin yapısı ve yapı kalitesinin de büyük önem taşıdığını belirtiyor. Özellikle eski yapı stoğuna sahip şehirlerde risk seviyesinin daha da arttığı ifade ediliyor.
Uzmanlar Yapı Güvenliğine Dikkat Çekiyor
Deprem uzmanları, şehirlerin güvenli ya da riskli olarak değerlendirilmesinde yalnızca coğrafi konumun yeterli olmadığını vurguluyor. Sağlam zemin üzerine inşa edilmiş dayanıklı yapıların büyük önem taşıdığı belirtiliyor.
Türkiye genelinde özellikle eski binaların bulunduğu bölgelerde kentsel dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması gerektiği ifade ediliyor. Uzmanlara göre deprem gerçeğiyle yaşamanın en önemli yolu, bilimsel veriler doğrultusunda hareket edilmesi ve yapı güvenliğinin ön planda tutulması.
Son dönemde yaşanan büyük depremlerin ardından vatandaşların güvenli şehir arayışı hız kazanırken, uzman isimlerin yaptığı açıklamalar da kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ediyor.