Yaşam

Nebahat Çehre Kimdir: Nereli, Kaç Yaşında, Hangi Ünlü ile Evliydi?

Hilal Nebahat Çehre, 15 Mart 1944 tarihinde Karadeniz'in kıyısında yer alan Samsun şehrinde dünyaya geldi. Ailesinin dört çocuğundan biri ve tek kızı olan Çehre’nin kökenleri, annesi tarafından Laz, babası tarafından ise Gürcü olarak şekillenmiştir. Küçük yaşta babasını kaybeden Nebahat, beş yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Eğitim hayatına Mimarsinan İlkokulu’nda başladı. Ortaokul dönemini ise Fatih'te geçirdi ancak eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı.

Abone Ol

Hilal Nebahat Çehre’nin Sanatla Yoğrulan Hayatı

Hilal Nebahat Çehre, 15 Mart 1944 tarihinde Karadeniz'in kıyısında yer alan Samsun şehrinde dünyaya geldi. Ailesinin dört çocuğundan biri ve tek kızı olan Çehre’nin kökenleri, annesi tarafından Laz, babası tarafından ise Gürcü olarak şekillenmiştir. Küçük yaşta babasını kaybeden Nebahat, beş yaşındayken ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. Eğitim hayatına Mimarsinan İlkokulu’nda başladı. Ortaokul dönemini ise Fatih'te geçirdi ancak eğitimini yarıda bırakmak zorunda kaldı. Sonrasında Akşam Kız Sanat Okulu’na devam etti ve bu okulda beş yıl eğitim aldıktan sonra mezun oldu. Eğitimini tamamladıktan sonra kısa bir süre trikotaj sektöründe sekreter olarak çalıştı.

Henüz 15 yaşındayken katıldığı Türkiye Güzellik Yarışması'nda birinci seçilerek 1960 Türkiye Güzeli unvanını kazandı. Bu başarı, onu Londra'da düzenlenen Dünya Güzellik Yarışması’nda Türkiye'yi temsil etme fırsatıyla buluşturdu. Ardından bir süre mankenlik ve fotomodellik yaptı. Bu görsellikten beslenen dünyası, kısa sürede sinemaya yöneldi ve 1961 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu’nun çocuk bölümüyle sahneyle tanıştı. Aynı yıl, yönetmen Ümit Utku’nun çektiği Yaban Gülüm adlı filmle beyazperde kariyerine ilk adımını attı.

Yeşilçam’da Bir Yıldızın Doğuşu

1960’lı yıllarda Türk sinemasının altın çağını yaşadığı dönemde Nebahat Çehre, birbirinden farklı roller üstlenerek kısa sürede kendine sağlam bir yer edindi. 1962’de Metin Erksan’ın yönettiği Acı Hayat filminde rol aldı. 1964 yılına gelindiğinde ise Osman Seden'in Affetmeyen Kadın, Memduh Ün'ün Dağ Başını Duman Almış ve Nuri Akıncı'nın Kamalı Zeybek filmlerinde oyunculuğunu gösterdi. O dönem Türkiye'de tekrar güzellik kraliçesi seçilmemesi üzerine, Amerika’nın Miami şehrinde düzenlenen Kainat Güzellik Yarışması’nda yeniden Türkiye'yi temsil etti.

Nebahat Çehre'nin kariyerindeki en dikkat çekici dönemeçlerden biri, sinemanın asi ve karizmatik yüzü Yılmaz Güney ile yollarının kesiştiği yıllardı. 1964 yılında başlayan iş birlikleri, 1968’e kadar tam 13 filmle sürdü. Bu ortaklık, sadece sinema sahnesinde değil, özel hayatlarında da yankı buldu. 30 Ocak 1967’de evlendiler. Birlikte kamera karşısına geçtikleri son projeler arasında Pire Nuri ve Seyyit Han - Toprağın Gelini bulunuyordu. Ancak bu evlilik uzun sürmedi; çift 1968 yılında boşandı.

1970’li yılların başında Türk sinemasında değişen temalar ve Yeşilçam'da öne çıkan cinsellik temalı filmler nedeniyle Çehre, beyaz perdeden bir süreliğine uzaklaştı. Bu süreçte müzik dünyasına yöneldi ve iki yıl boyunca ses eğitimi aldı. Ardından sahneye çıkmaya başladı. Bu dönemde sanat yaşamında Zeki Müren gibi büyük bir ismin desteğini gördü. 1976 yılında milli basketbolcu Yavuz Demir ile evlendi, ancak bu birliktelik 1979 yılında sona erdi. Evli olduğu süreçte sahneye ara veren Çehre, dekorasyon ve moda gibi farklı alanlara yöneldi. Boşandıktan sonra sahnelere döndü ve 1991 yılına kadar şarkıcılıkla ilgilendi. Bu süreçte en çok ses getiren çalışması, bestesi Sezen Aksu’ya ait olan Büklüm Büklüm adlı şarkı oldu.

Ekranlara Yeniden Dönüş ve Yeni Nesille Buluşma

Yaklaşık on yıl sahne hayatına odaklanan Nebahat Çehre, 2000’li yılların başında ekranlara yeniden döndü. İlk olarak Melih Gülgen'in TGRT için hazırladığı Derman Bey dizisinde Kadir İnanır, Can Gürzap ve Faruk Tınaz gibi isimlerle başrolü paylaştı. Bu geri dönüşün ardından, yine Gülgen’in yönetmenliğini üstlendiği Kardelen dizisinde Hakan Ural, Salih Güney ve Perihan Savaş gibi deneyimli oyuncularla aynı projede yer aldı. Ancak bu yapım sadece beş bölüm sürdü.

Nebahat Çehre’nin geniş kitlelerce tekrar tanınmasını sağlayan en büyük etken, 2008 yılında Halit Ziya Uşaklıgil’in aynı adlı romanından televizyona uyarlanan Aşk-ı Memnu dizisinde Firdevs Yöreoğlu karakterine hayat vermesi oldu. Bu rol sayesinde genç kuşak tarafından da büyük ilgi gördü. Her ne kadar oyunculuğu takdir toplasa da, Çehre'nin Yeşilçam dönemindeki birçok filmde kendi sesi yerine genellikle Jeyan Mahfi Tözüm tarafından seslendirilmesi dikkat çekti. 2000 sonrası televizyon dizilerinde ise sesi çoğunlukla Gülen Karaman tarafından dublajlandı.

Nebahat Çehre, yalnızca bir sanatçı olarak değil; aynı zamanda Türk sinemasının tarihine damgasını vurmuş bir ikon olarak da öne çıkar. Uzun kariyeri boyunca sayısız ödüle layık görüldü. Bunlar arasında 2005 yılında 42. Altın Portakal Film Festivali'nde verilen Yaşam Boyu Onur Ödülü, 2009 yılında 11. Uluslararası Eskişehir Film Festivali Onur Ödülü, 2011 yılında 18. Altın Koza Film Festivali'nden aldığı Yaşam Boyu Onur Ödülü ve 2014 yılında Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) tarafından takdim edilen Onur Ödülü yer alır. Ayrıca 2015’te 34. İstanbul Film Festivali’nde de onurlandırıldı.

Hayatının her döneminde farklı bir alanda varlık göstermeyi başaran Çehre, hem sahnede hem ekranda hem de podyumda kendine özgü bir iz bırakmıştır. Onun hikâyesi, azim, değişim ve sanat aşkıyla yoğrulmuş bir yaşamın portresidir.