Antalya kent merkezinde, Attaleia Antik Kenti'ne ait Doğu Nekropol Alanı üzerine inşa edilen Nekropol Müzesi'nde, kuşların tarihi eserlere zarar vermesini önlemek amacıyla daha önce tel örgü sistemi kuruldu. Ancak sistemde bulunan açıklıklardan içeri giren güvercin ve diğer kuşların dışarı çıkamayarak yaşamını yitirmesi kamuoyunda tepki çekti. Hayvan Hakları Platformu Antalya üyeleri de 2 bin 300 yıllık mezar alanına ev sahipliği yapan Nekropol Müzesi önünde açıklama yaparak kuş ölümlerinin önlenmesini istedi.
Rölöve Müdürü uygulamanın gerekçesini anlattı
Antalya Rölöve ve Anıtlar Müdürü Veysel Akın, uygulamanın 2023 yılında hayata geçirildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Müzenin hizmete açılmasının ardından yürütülen çalışmalar sırasında yapıda mevcut bazı eksiklikler ve müze işleyişini olumsuz etkileyebilecek hususlar tespit edildi. Bunların başında, yapının çıplak uzay kafes sistem çatı örtüsünde meydana gelen yoğun kuş yuvalanmaları ile buna bağlı oluşabilecek sağlık riskleri ve kuş pisliklerinin gerek yapı elemanlarında gerekse nekropol alanında oluşturabileceği tahribat gelmektedir. Yapılan incelemelerde, çatı örtüsünün alt ve ara alın bölgelerinde kaplama bulunmaması nedeniyle kuş girişine ve yuvalanmasına elverişli bir ortam oluştuğu, bu durumun yapı içerisindeki dolaşım alanları ile sergi mekanlarında kirlenme ve imalatlarda zarar meydana getirdiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle, yapının mimari karakterini etkilemeyecek şekilde çözüm geliştirilmesi amacıyla mimari müellif ile yapılan görüşmeler neticesinde çatı altı ve ara alan açıklıklarının metal ağ sistemi ile kapatılması önerilmiş, genel müdürlüğümüzün uygun görüşü doğrultusunda uygulama gerçekleştirilmiştir."
Ultrasonik kuşsavar sistemi kuruldu
Yapılan uygulamaya rağmen bazı açıklıklardan kuş girişlerinin devam ettiğini belirten Akın,
"Yapılan uygulama sonucunda kuş kaynaklı sorunların büyük ölçüde giderilmekle birlikte, yapının mimari özellikleri ve müelliflik hakları kapsamında müdahale edilemeyen bazı açıklıklardan sınırlı ölçüde kuş girişinin devam ettiğini dile getiren Akın, 'Bu nedenle Antalya Müze Müdürlüğünce ultrasonik kuşsavar sistemi kurulmuştur. Daha sonraki süreçte yağışların başlamasıyla yapıda çatı kaynaklı su girişleri tespit edilmiştir. Konuya ilişkin Antalya Müze Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde, bakanlığımız ile Antalya Büyükşehir Belediyesi arasında imzalanan protokol hükümleri doğrultusunda çatıdaki su problemleri ile diğer yapısal hususların yapı sahibi Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığınca giderilmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Sonraki incelemelerde Antalya Müze Müdürlüğünce korkuluklar ve kuşların yuvalanabileceği yapısal noktalara ilgi yazı ekinde sökülmesi istenen kuş kovucu dikenler (kuşkonmaz çivileri) yerleştirildiği, ayrıca Antalya Büyükşehir Belediyesince çatı su yalıtımına yönelik çalışmaların gerçekleştirildiği görülmüştür"
dedi.
"Dışarı çıkamamış herhangi bir kuş kalmadı"
Veysel Akın, kuşların tahliyesi için yürütülen son çalışmaları ise şu sözlerle anlattı:
"Bu kapsamda, çatı içerisine giren kuşların tahliyesi amacıyla Antalya Müze Müdürlüğünce geçici süreyle çatı pencerelerinin açıldığı ve bu alanlarda ultrasonik kuşsavar sistemleri kurulduğu ve bu vasıtayla kuşların yapı dışına yönlendirilerek tahliye edilmesi işlemlerinin tamamlandığı, söz konusu alanda dışarı çıkamamış herhangi bir kuş kalmadığı bildirilmiştir. Bu çalışmaların yanı sıra, yapının mevcut güvenlik kamera sistemine ek olarak çatı yüzey ve alanlarında meydana gelebilecek kuş girişlerinin izlenebilmesini teminen ayrı bir kamera sistemi kurulmuştur. Bu vasıtayla yapıda bahsi geçen metal ağ ile kapatılmış çatı alanına kuş giriş çıkışı olup olmadığı tedbiren gözlemlenmekte olup yeniden kuş girişlerinin olması halinde zafiyet gösteren noktalara yönelik gerekli ek önlemler alınacaktır."
Yeni önlemler uygulanacak
Yetkililer, kurulan kamera sistemiyle çatı bölümünün sürekli izleneceğini ve yeniden kuş girişlerinin tespit edilmesi halinde ilave tedbirlerin devreye alınacağını belirtti. Amaç, hem tarihi yapının korunması hem de benzer kuş ölümlerinin tekrar yaşanmaması olarak ifade edildi.