Gülriz Sururi: Tiyatroya Adanılı Bir Yaşam

1927 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Gülriz Sururi, sanata olan ilgisini çocukluk yıllarından itibaren göstermeye başladı. Tiyatro külkesi olan bir ailede büyüyen Sururi'nin büyükbabaları, Osmanlı döneminin önemli hukuk ve sanat insanları arasında yer alıyordu. Babası Lütfullah Sururi operet sanatçısı, annesi Suzan Lütfullah ise opera sanatçısıydı. Ailesinin sanata olan ilgisi, onun tiyatroya duyduğu sevgiyi körükleyen önemli bir etken oldu. Henüz beş yaşındayken annesini kaybetmesine rağmen sanata olan bağlılığından hiç vazgeçmedi.

Tiyatroya ilk adımını 1942 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu'nun Çocuk Bölümü'nde attı. Ardından İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro ve Şan Bölümlerinde eğitim almaya başladı. Ancak konservatuvarı tamamlamadan profesyonel tiyatro hayatına geçiş yaptı ve bazı özel tiyatro topluluklarında sahne almaya başladı. 1955 yılında Muammer Karaca Topluluğu'nda profesyonel tiyatro kariyerine resmen başlayan sanatçı, 1960'ta Dormen Tiyatrosu'na katıldı ve burada sahnelenen "Sokak Kızı İrma" oyunundaki performansı ile büyük bir çıkış yakalayarak İlhan İskender Armağanı'na layık görüldü.

Tiyatronun Öncü Kadını

1962 yılında tiyatrocu Engin Cezzar ile evlenerek birlikte Gülriz Sururi - Engin Cezzar Tiyatrosu'nu kurdu. Kendi adlarını taşıyan bu tiyatro topluluğu, o dönemde sahneye koydukları önemli oyunlarla izleyicinin beğenisini kazandı. "Ferhat ile Şirin", "Teneke" ve "Keşanlı Ali Destanı" gibi yapıtlarla tiyatro severlerin gönlünün taht kurdu. 1966 yılında "Teneke" oyunundaki performansıyla bir kez daha İlhan İskender En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü kazandı ve aynı yıl Türk Kadınlar Birliği tarafından "Yılın Kadını" seçildi.

Sanat hayatı boyunca dramatik oyunlardan komedilere, müzikal yapımlardan deneysel tiyatro eserlerine kadar farklı türlerdeki yapıtlarda sahne alan Sururi, sadece oyunculuk yapmakla kalmayıp aynı zamanda tiyatro yöneticiliği de yaptı. Onun adı tiyatroda yenilikçi ve öncü yaklaşımlarıyla anıldı.

1982-1983 tiyatro sezonunda "Kaldırım Serçesi" oyunundaki Edith Piaf performansıyla tiyatro tarihine damgasını vurdu. Bu başarısı ona Avni Dilligil En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'nü, Altan Artemis Ödülü'nü ve Milliyet gazetesinin "Süperstar Tiyatro Oyuncusu" unvanını kazandırdı.

Sanattan İz Bırakan Bir Miras

1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Devlet Sanatçısı unvanına layık görüldü. Sahneye veda ettikten sonra sanat hayatını sadece oyunculukla sınırlı tutmayarak yazarlığa da yöneldi. Anılarını kaleme aldığı üç ciltten oluşan kitaplarının yanı sıra bir roman ve bir öykü kitabı da yayınladı.

2008 yılında "Fosforlu Cevriye" romanını bir müzikale uyarlayarak Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahneledi. Tiyatroya olan bağlılığı, sahneden çekildikten sonra da devam etti. 2018 yılında, tiyatro alanında gelecek nesillere destek olmak amacıyla "Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü"nü başlattı. Bu ödül, tiyatro alanında fark yaratmış topluluklara ve sanatçılara destek vermeye devam etmektedir.

Gülriz Sururi, 31 Aralık 2018 tarihinde 91 yaşında hayata veda etti. Vasiyeti gereği sessiz sedasız bir şekilde defnedildi. O, Türk tiyatrosunun en önemli figürlerinden biri olarak hafızalarda ve sahnelerde yaşamaya devam ediyor.

Muhabir: Zeki Ersin Yıldırım