<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber - Antalya Haberleri - Antalya Son Dakika</title>
    <link>https://www.antalyahakkinda.com</link>
    <description>Antalya haber ajansı olarak, Antalya Hakkında son dakika ve güncel haberlere ulaşabilirsiniz. Ulusal ve yerel haberciliğin tek adresi...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyahakkinda.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 08 Sep 2026 12:58:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[2027 Asgari Ücreti İçin Hesaplar Yenilendi: Masadan Hangi Rakam Çıkacak?]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/2027-asgari-ucreti-icin-hesaplar-yenilendi-masadan-hangi-rakam-cikacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/2027-asgari-ucreti-icin-hesaplar-yenilendi-masadan-hangi-rakam-cikacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hükümetin ekonomi politikalarına yön veren Orta Vadeli Program düzenlemesi kamuoyuyla paylaşıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hükümetin ekonomi politikalarına yön veren Orta Vadeli Program düzenlemesi kamuoyuyla paylaşıldı. Yeni dönemin ekonomik hedeflerini içeren bu stratejik belge, ülkedeki milyonlarca çalışanın ve işverenin gözünü doğrudan önümüzdeki yıllarda uygulanacak olan temel gelir seviyelerine çevirdi. Programda yer alan makroekonomik göstergeler, özellikle doğrudan veya dolaylı olarak tüm maaş dengelerini etkileyen asgari ücret konusundaki tahminlerin yeniden yapılmasına zemin hazırladı. Piyasalardaki beklentiler, açıklanan yıllık veri hedefleriyle birlikte yeni bir boyut kazandı.</p>

<p>Son yayımlanan metinde yer alan enflasyon patikası, gelecekteki maaş ayarlamalarında belirleyici en temel faktör olarak öne çıkıyor. Ekonomik istikrarı sağlama amacı taşıyan bu yol haritası, bir yandan piyasa dengelerini korumayı hedeflerken diğer yandan çalışan kesimin alım gücünü muhafaza etmeyi amaçlıyor. Dolayısıyla Resmi Gazete üzerinden de takip edilen makro veriler, çalışanlar ile işveren kanadının pazarlık masasına getireceği ilk somut rakamsal tablonun arka planını oluşturuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Asgari Ücretin Belirlenmesinde Takip Edilen Özel Yöntem Ve Kriterler</strong></h3>

<p>Kamu sektöründeki memurlar ile emekli aylıklarında uygulanan ve doğrudan 6 aylık enflasyon farkına dayanan otomatik zam mekanizması, asgari ücret açısından geçerli sayılmıyor. Bu temel gelir kalemi, işçi, işveren ve devlet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu bünyesinde yürütülen yoğun pazarlık süreçleri sonucunda karara bağlanıyor. Komisyon masasında yalnızca geçmiş dönemde gerçekleşen enflasyon oranları değil; gelecek dönem enflasyon beklentileri, genel geçim endeksleri, ülke ekonomisinin büyüme hızı ve işveren üzerindeki toplam maliyet yükü gibi çok sayıda etken detaylıca ele alınıyor.</p>

<p>Çalışma hayatındaki tüm dengeleri etkileyen bu hassas süreç, iş gücü piyasasındaki kayıt dışılığı önleme ve istihdam oranlarını koruma amacı da taşıyor. Sosyal tarafların karşılıklı taleplerini sunduğu toplantı maratonunda, özellikle refah payı uygulamaları ve hedeflenen enflasyon rakamları ana gündem maddelerini oluşturuyor. Bu durum, nihai rakamın yalnızca tek bir matematiksel formülle değil, geniş kapsamlı bir sosyal ve ekonomik uzlaşı çerçevesinde belirlendiğini gösteriyor.</p>

<h3><strong>Masadaki Zam Hesaplamaları Ve Farklı Oranlara Göre Yeni Maaş Tablosu</strong></h3>

<p>Yeni açıklanan programda 2026 yıl sonu enflasyon gerçekleşme tahmini % 28,4 seviyesinde yer alırken, 2027 yıl sonu hedefi ise % 21 olarak kayıtlara geçti. Şu anda net 28.075,50 TL seviyesinde uygulanan maaşlar için söz konusu oranlar ışığında farklı zam ihtimalleri hesaplanmaya başlandı. Olası bir % 20 oranındaki artış senaryosunda net tutarın yaklaşık 33.690 TL seviyesine yükselmesi öngörülüyor. Güncellenen bu rakamlar, piyasadaki temel tüketim kalemlerinin maliyetleriyle kıyaslanarak analiz ediliyor.</p>

<p>Zam oranının % 25 olarak uygulanması durumunda ise ele geçecek net rakamın 35.094 TL seviyelerine ulaşacağı hesaplanıyor. Tablonun bir üst bandını oluşturan % 30 seviyesindeki bir artış ihtimalinde ise net maaşın 36.498 TL civarına çıkması bekleniyor. Farklı ihtimaller üzerinden yapılan bu teknik hesaplamalar, iş dahi tüm kulislerde geniş bir yankı uyandırırken, geleceğe yönelik bütçe planlamalarında da referans noktası olarak kabul ediliyor.</p>

<h3><strong>Gelecek Dönem Beklentileri Ve Olası Refah Payı İlavesi</strong></h3>

<p>Geçmiş yıllardaki maaş düzenlemeleri detaylıca incelendiğinde, Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararlarında yalnızca yalın enflasyon hedeflerinin dikkate alınmadığı görülüyor. Karar vericiler, gerçekleşen veya hedeflenen enflasyon oranlarının üzerine sıklıkla 9 ila 11 puan arasında değişen ilave refah payı eklemeleri yapmayı tercih ediyor. Bu geleneksel yaklaşım, çalışanların enflasyon karşısındaki reel alım güçlerini koruma noktasında kritik bir rol oynuyor.</p>

<p>Orta Vadeli Program bünyesinde ilan edilen % 21 tutarındaki 2027 yılı enflasyon hedefine, geçmiş dönemlerdeki gibi olası bir refah payı puanının eklenmesi ihtimali oldukça güçlü görünüyor. Uzmanlar ve ekonomi çevreleri, bu ilavenin yapılması halinde nihai zam oranının % 30 seviyelerinde şekillenebileceğini öngörüyor. Önümüzdeki süreçte açıklanacak yeni veriler ve komisyonun toplanacağı tarihteki genel ekonomik tablo, bu senaryoların netlik kazanmasında en önemli rolü oynayacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/2027-asgari-ucreti-icin-hesaplar-yenilendi-masadan-hangi-rakam-cikacak</guid>
      <pubDate>Tue, 08 Sep 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/maas-5.jpg" type="image/jpeg" length="25133"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emeklilik Hesapları Baştan Yapılacak: Kaçıranlara Erken Emeklilik Umudu!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/emeklilik-hesaplari-bastan-yapilacak-kaciranlara-erken-emeklilik-umudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/emeklilik-hesaplari-bastan-yapilacak-kaciranlara-erken-emeklilik-umudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir beklenen reform adımları için geri sayım başlarken Bağ-Kur kapsamında faaliyet gösteren küçük esnafı yakından ilgilendiren dev düzenleme gündemin ilk sıralarına yerleşti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir beklenen reform adımları için geri sayım başlarken Bağ-Kur kapsamında faaliyet gösteren küçük esnafı yakından ilgilendiren dev düzenleme gündemin ilk sıralarına yerleşti. Sosyal güvenlik uzmanlarının detaylarını paylaştığı yeni çalışma, yıllardır yüksek prim yükü altında ezilen esnaflara erken emeklilik kapısını aralamayı hedefliyor. Mevcut sistemde emekli olabilmek için 9000 prim gününü tamamlamak zorunda kalan esnaflar, yeni yasal düzenleme sayesinde çok daha kısa sürede emeklilik hakkına kavuşabilecek. Yapılan planlamalar doğrultusunda prim gün şartının 7200 güne çekilmesiyle birlikte esnaflar tam 1800 günlük bir avantaj elde etmiş olacak. Bu durum fiilen 5 yıllık bir erken emeklilik imkanı anlamına gelirken, sosyal güvenlikte adalet sağlama amacını da taşıyor.</p>

<p>Sosyal güvenlik uzmanı Emin Yılmaz tarafından yapılan değerlendirmelerde, söz konusu düzenlemenin detayları ve kapsama dahil edilecek kesimler net bir şekilde ortaya konuldu. Çalışmanın temel amacının Bağ-Kur ve SSK arasındaki prim günü dengesizliğini ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan uzmanlar, esnafların üzerindeki finansal baskının hafifletileceğini belirtiyor. Türkiye genelinde geniş bir kitleyi heyecanlandıran bu gelişme, uzun yıllardır devam eden emeklilikteki prim adaletsizliğini giderme noktasında tarihi bir adım olarak değerlendiriliyor. Yasal sürecin tamamlanmasıyla birlikte emeklilik hayali kuran binlerce esnaf, 5 yıl daha erken emekli olmanın planlarını yapmaya başladı.</p>

<h2><strong>Düzenlemenin Kapsamı Ve Yararlanacak Esnaf Grupları</strong></h2>

<p>Yeni emeklilik paketinin kimleri kapsayacağı ve hangi şartlarda uygulanacağı esnaflar tarafından büyük bir merakla takip ediliyor. Hazırlanan yasa teklifi doğrudan mahalle kültürünü yaşatan ve günlük ticari faaliyetlerini sürdüren küçük esnafları odağına alıyor. Bakkal, manav, kasap, berber ve terzi gibi işletme sahipleri bu tarihi fırsattan doğrudan yararlanabilecek meslek grupları arasında bulunuyor. Düzenleme sayesinde 1800 gün daha az prim ödeyerek emekli olma hakkı kazanacak olan küçük esnaflar, iş hayatındaki ağır prim yükünden kurtulmuş olacak. Bu adımın özellikle pandemi sonrası dönemde ticari olarak zorlanan esnaflara büyük bir nefes aldıracağı öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna karşın düzenlemenin sınırları da oldukça net çizgilerle belirlenmiş durumda. Anonim şirket ortakları, limited şirket hissedarları ve tüzel kişiliğe sahip büyük işletmeler bu indirim imkanının dışında tutulacak. Sosyal güvenlik yetkilileri, çalışmanın temel hedefinin sermaye sahipleri değil, kendi emegiyle geçinen küçük esnaf olduğunu ifade ediyor. Yapılan hesaplamalara göre bu tarihi reformdan doğrudan etkilenerek faydalanacak esnaf sayısının yaklaşık 1.000.000 kişiyi bulması bekleniyor. Bu büyük kitle, yasal sürecin tamamlanıp yürürlüğe girmesini sabırsızlıkla bekliyor.</p>

<h2><strong>Erken Emeklilik İçin Kritik Borçsuzluk Şartı</strong></h2>

<p>5 yıllık erken emeklilik avantajından faydalanmak isteyen esnaflar için son derece kritik bir ön koşul bulunuyor. Kulislerden sızan bilgilere ve uzman değerlendirmelerine göre, yasal düzenlemeden yararlanabilmenin temel şartı Bağ-Kur sistemine hiçbir borcun bulunmaması olarak öne çıkıyor. Prim indirimi hakkından faydalanmak isteyen esnafların, geçmiş döneme ait tüm prim borçlarını kapatmış olması veya yapılandırmış olması gerekecek. Borcu bulunan esnafların ise bu imkandan yararlanamayacağı, bu nedenle borçsuzluk durumunun şimdiden kontrol edilmesi gerektiği ifade ediliyor.</p>

<p>Uzmanlar, borcu olan esnafların yasa çıkmadan önce mali durumlarını gözden geçirmeleri gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor. Devlete olan prim borçlarının temizlenmesi, hem sistemin mali dengesini korumayı hem de gerçekten üretim yapan ve ödemelerini aksatmayan esnafı ödüllendirmeyi amaçlıyor. Borçsuzluk şartının getirilmesiyle birlikte, kamu alacaklarının tahsilatında da hızlı bir artış yaşanması bekleniyor. Bu nedenle esnafların şimdiden yapılandırma fırsatlarını veya birikimlerini değerlendirerek borçlarını sıfırlamaları büyük önem taşıyor.</p>

<h2><strong>Yasa Teklifinin Meclis Ve Seçim Takvimi</strong></h2>

<p>Sosyal güvenlik uzmanı Emin Yılmaz, beklenen yasa teklifinin Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine ne zaman geleceği ve ne zaman yasalaşacağı konusunda önemli takvim verileri sundu. Ekonomi yönetiminin ve siyasi iktidarın bu dev reformu stratejik bir zamanlamayla hayata geçirmeyi planladığı belirtiliyor. Yasa teklifinin önümüzdeki yıl meclis komisyonlarına getirilerek tartışılmaya başlanması beklense da, düzenlemenin asıl toplumsal ve siyasi etkisinin 2028 yılında hissedileceği öngörülüyor.</p>

<p>Sürecin işleyişine dair analizlerde bulunan Yılmaz, 2028 yılının Nisan ayında gerçekleştirilmesi planlanan genel seçimlerin bu yasa için belirleyici olacağını ifade etti. Seçim dönemine girilmesiyle birlikte sosyal güvenlik alanında geniş kapsamlı bir paketin devreye sokulması bekleniyor. Bu süreçte sadece esnafın prim gün sayısının 9000 günden 7200 güne düşürülmesi değil, aynı zamanda toplumun farklı kesimlerini ilgilendiren diğer kritik sosyal adımlar da masada olacak. Seçim kulvarında esnaf reformuyla birlikte sosyal devlet uygulamalarının en üst seviyeye çıkarılması hedefleniyor.</p>

<h2><strong>Sosyal Güvenlikte Geniş Kapsamlı Paket Hazırlığı</strong></h2>

<p>Seçim takviminin yaklaşmasıyla birlikte gündeme gelecek olan dev sosyal güvenlik paketi, sadece küçük esnafları kapsamakla kalmayacak. Hükümetin üzerinde çalıştığı geniş çaplı reform taslağında toplumsal hayatı doğrudan etkileyecek birçok farklı başlık yer alıyor. Bu kapsamda annelerin doğum borçlanması şartlarının kolaylaştırılması, çocuk sayısına göre emeklilik yaşının öne çekilmesi gibi önemli düzenlemeler hazırlanıyor. Ev kadınlarının emeklilik kriterlerinin esnetilmesi ve devlet desteğiyle primlerinin ödenmesi de bu büyük paketin ana unsurlarından biri olarak göze çarpıyor.</p>

<p>Ayrıca sosyal yardımlar alanında devrim niteliğinde sayılan "vatandaşlık maaşı" uygulaması da aynı süreçte hayata geçirilecek projeler arasında bulunuyor. Dar gelirli ailelerin asgari gelir düzeyini garanti altına almayı hedefleyen bu sistemle birlikte sosyal refahın artırılması amaçlanıyor. Asgari ücretle çalışanların alım gücünü korumaya yönelik iyileştirmeler ve vergi düzenlemeleri de seçim sürecinde konuşulacak diğer başlıkları oluşturuyor. Tüm bu adımlar, önümüzdeki yıllarda sosyal güvenlik sisteminde köklü ve kalıcı değişimlerin yaşanacağını gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/emeklilik-hesaplari-bastan-yapilacak-kaciranlara-erken-emeklilik-umudu</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/emek-1.jpg" type="image/jpeg" length="25855"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kredi Çekemeyen Ev Alıcısına Yeni Formül: Faizsiz Vade Yarışı Kızıştı!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/kredi-cekemeyen-ev-alicisina-yeni-formul-faizsiz-vade-yarisi-kizisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/kredi-cekemeyen-ev-alicisina-yeni-formul-faizsiz-vade-yarisi-kizisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Finans kuruluşlarının kredi şartlarını zorlaştırması ve maliyetlerin yükselmesi, gayrimenkul piyasasında yeni bir dönemin kapılarını araladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finans kuruluşlarının kredi şartlarını zorlaştırması ve maliyetlerin yükselmesi, gayrimenkul piyasasında yeni bir dönemin kapılarını araladı. Banka kredisine erişmekte zorlanan vatandaşların konut talebini canlı tutmak isteyen gayrimenkul geliştiricileri, finansman yükünü kendi üzerlerine alarak piyasayı hareketlendirecek adımlar atmaya başladı. Kar oranlarından önemli ölçüde ödün veren yapımcı şirketler, kendi finansal kaynaklarını devreye sokarak ev sahibi olmak isteyenlere cazip ödeme modelleri sunuyor. Şirket bünyesinde sağlanan faizsiz vade imkanları, ertelenen peşinat fırsatları ve teslim aşamasında başlayan taksit kolaylıkları sayesinde piyasadaki durgunluğun aşılması hedefleniyor.</p>

<p>Sektör temsilcilerinin hayata geçirdiği bu finansal hamleler, yalnızca bireysel konut alıcılarına kolaylık sağlamakla kalmayıp piyasadaki arz ve talep dengesini de koruyor. Yüksek faiz ortamında durma noktasına gelen satışları yeniden canlandırmak adına geliştirilen çözümler, vatandaşların birikimlerini gayrimenkule yönlendirmesine zemin hazırlıyor. Yapımcıların sunduğu bu esnek ödeme planları, banka prosedürleriyle vakit kaybetmek istemeyen yatırımcılar için güvenli bir alternatif olarak öne çıkıyor. Büyüme oranlarını sürdürmek isteyen inşaat firmaları, kendi öz kaynaklarını kullanarak finansman pazarında adeta bir banka gibi rol üstleniyor.</p>

<h2><strong>Geliştiricilerin Üstlendiği Finansman Yükü Dev Ekosistemi Ayakta Tutuyor</strong></h2>

<p>Şirketlerin sunduğu imkanların arka planında sadece mevcut projelerdeki konutları satma hedefi değil, devasa bir sanayi ağını çalışır durumda tutma amacı yatıyor. İnşaat sektörü; çimentodan demire, cam imalatından mobilyaya kadar kendisine doğrudan bağlı 260 farklı alt sektörü besleyerek ülke ekonomisinde lokomotif bir görev üstleniyor. Üretim çarklarının durması halinde yüzlerce farklı iş kolunun olumsuz etkileneceğini bilen gayrimenkul geliştiricileri, yüksek faiz maliyetlerini kendileri üstlenerek şantiyelerdeki hareketliliği korumayı amaçlıyor. Bu yaklaşım, sanayi tesislerinden yerel tedarikçilere kadar uzanan geniş bir ekonomik halkanın kilitlenmesini engelliyor.</p>

<p>Müteahhitlerin ticari kar marjlarını küçülterek attığı bu adımlar, piyasadaki istihdam olanaklarının da korunmasına doğrudan katkı sağlıyor. Şantiyelerin aktif kalması sayesinde şantiye çalışanlarından nakliye personeline kadar geniş bir kitlenin iş imkanları güvence altına alınıyor. Ticari zincirin kopmasını önleyen şirket içi finansman modelleri, tedarikçi firmaların nakit akışını düzenleyerek piyasadaki genel likidite sıkıntısını hafifletiyor. Gayrimenkul sektörünün sergilediği bu bütüncül yaklaşım, zorlu ekonomik süreçlerde üretimin kesintisiz devam etmesi adına stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2><strong>Piyasa Şartlarının Altındaki Faiz Oranları Ve Esnek Vade Seçenekleri</strong></h2>

<p>Yeni dönem kampanyalarında en çok dikkat çeken detay, şirket bünyesinde sağlanan uzun vadeli ve düşük maliyetli finansman modelleri oluyor. Konut bedelinin %30 veya %50 seviyesindeki kısmını peşin ödeyen alıcılara, geriye kalan tutar için 24, 36 veya 48 aya varan vade seçenekleri sunuluyor. Piyasadaki kredi oranlarının çok altında kalan bu modellerde, zaman zaman %0 faiz uygulanırken, bazı projelerde ise bu oran %1,5 gibi oldukça makul seviyelerde tutuluyor. Banka işlemlerindeki ek masraflar ve yüksek faiz giderlerinden muaf tutulan tüketiciler, bütçelerine uygun taksitlerle ev sahibi olma imkanına kavuşuyor.</p>

<p>Ödeme planlarındaki bu esneklik, uzun vadeli borçlanmaktan çekinen yatırımcılar için de cazip bir fırsat penceresi açıyor. Şirketlerin sunduğu kişiye özel ödeme takvimleri, alıcıların aylık gelir durumuna göre şekillendirilebiliyor. Ara ödemeli veya kademeli artan taksit seçenekleriyle desteklenen bu sistem, konut alım kararını erteleyen kitlenin yeniden harekete geçmesini sağlıyor. Gayrimenkul geliştiricilerinin sağladığı bu avantajlar, mevduat yerine gayrimenkulü tercih etmek isteyen yatırımcılar için alternatif bir finansal araç haline geliyor.</p>

<h2><strong>Birikimi Olmayan Alıcılar İçin Peşinat Erteleme Modelleri Devrede</strong></h2>

<p>Nakit birikimi yetersiz olan ancak aylık düzenli ödeme gücüne sahip vatandaşlar için de özel çözümler üretiliyor. Şirketler, ev sahibi olmak isteyenlerin karşılaştığı en büyük engel olan peşinat zorunluluğunu ortadan kaldırmak adına peşinat erteleme seçeneğini devreye alıyor. Bu kapsamda, başlangıçta ödenmesi gereken peşinat tutarı konut teslim tarihine kadar ertelenebildiği gibi, bazı projelerde bu süre 1 yıl sonrasına kadar uzatılabiliyor. Böylece alıcılar, mevcut birikimlerini hemen nakde çevirmek zorunda kalmadan projeye dahil olma imkanı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Peşinatsız veya ertelenmiş peşinatlı satış modelleri, özellikle ilk kez ev sahibi olacak genç aileler ve orta gelir grubu tarafından yoğun ilgi görüyor. Ev teslimine kadar geçen sürede alıcılara birikim yapma olanağı tanıyan bu yöntem, bütçe yönetimini oldukça kolaylaştırıyor. Gayrimenkul firmalarının sunduğu bu tür yenilikçi finansman çözümleri, konut erişilebilirliğini artırırken piyasadaki arzın sürekliliğine de imkan tanıyor. Üretim sürecinin kesintiye uğramaması ise orta ve uzun vadede ortaya çıkabilecek olası konut arzı krizlerinin önüne geçilmesinde kritik bir rol oynuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/kredi-cekemeyen-ev-alicisina-yeni-formul-faizsiz-vade-yarisi-kizisti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/ev-3.jpg" type="image/jpeg" length="70923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarlasına Bunu Eken Kazancını Artırıyor: Yüzde 20’lik Farkın Sırrı Ortaya Çıktı!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/tarlasina-bunu-eken-kazancini-artiriyor-yuzde-20lik-farkin-sirri-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/tarlasina-bunu-eken-kazancini-artiriyor-yuzde-20lik-farkin-sirri-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son dönemde artan tarımsal girdi maliyetleri ve kimyevi gübre fiyatlarındaki yükseliş, üreticileri alternatif yetiştiricilik yöntemlerine yönlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde artan tarımsal girdi maliyetleri ve kimyevi gübre fiyatlarındaki yükseliş, üreticileri alternatif yetiştiricilik yöntemlerine yönlendiriyor. Bu kapsamda sonbahar aylarında toprakla buluşturulan Macar fiği gibi baklagil türleri, ilkbaharda henüz yeşil aşamadayken tarlaya sürülerek toprağa karıştırılıyor. Tarlalarda yürütülen detaylı saha araştırmalarında, bu uygulamanın dekarda ortalama 400 kilo organik madde ile 10 kilo saf azot kazandırdığı belirlendi. Toprağın yapısını doğal yollarla zenginleştiren bu yöntem, kök bölgesinde sağladığı besin değerleriyle bir sonraki ekim dönemi için ideal bir ortam hazırlıyor.</p>

<p>Organik yetiştiricilik prensiplerine dayanan bu süreç, mısır ve buğday tarlalarında ana ürünün ihtiyaç duyduğu azotun büyük bir kısmını kendiliğinden karşılıyor. Pamuk üretimi yapılan alanlarda ise kimyevi gübre gereksinimini dekar başına 6 kiloya kadar düşürüyor. Yeşil gübreleme vasıtasıyla toprağa aktarılan azot, sentetik gübrelerin aksine topraktan hızlıca yıkanıp gitmiyor. Yavaş ve kademeli bir salınım gösterdiği için bitkilerin gelişim dönemi boyunca besin maddelerinden kesintisiz biçimde faydalanmasına olanak tanıyor. Bu durum bitki sağlığını korurken ürün kalitesine de doğrudan katkıda bulunuyor.</p>

<h3><strong>Pamuk Üretiminde Verim Ve Kar Artışı</strong></h3>

<p>Yeşil gübreleme tekniğinin yaygınlaştırılması durumunda sadece pamuk ekim alanlarında toprağa kazandırılacak azot miktarının yaklaşık 125 bin ton amonyum sülfat değerine eşit olacağı hesaplanıyor. Uzun soluklu saha deneyleri, uygulamanın yalnızca maliyetleri düşürmekle kalmayıp doğrudan rekolte artışı sağladığını gösteriyor. Sadece geleneksel kimyevi gübre kullanılan parsellerde dekar başına 232,8 kilogram kütlü pamuk elde edilirken, fiğin yeşil gübre olarak toprağa karıştırıldığı tarlalarda bu rekolte 261,7 kilogram seviyesine ulaşıyor.</p>

<p>Fiğ ve pamuğun arka arkaya yetiştirildiği münavebeli sistemlerde, başlangıçta yapılan tohum ve işçilik giderleri kısa sürede kendisini amorti ediyor. İlerleyen üretim dönemlerinde sağlanan ciddi gübre tasarrufu ve verim artışı sayesinde çiftçilerin net kâr oranında % 18 ila % 22 arasında belirgin bir yükseliş gerçekleşiyor. Üreticilerin yüzünü güldüren bu kârlılık artışı, tarlasını daha verimli kullanmak isteyen çiftçiler arasında yöntemin hızla yayılmasına zemin hazırlıyor.</p>

<h3><strong>Kuraklık Ve Erozyonla Mücadelede Etkili Yöntem</strong></h3>

<p>İklim değişikliği ve yağış azlığı nedeniyle baş gösteren kuraklık riski karşısında da bu yöntem önemli bir savunma mekanizması oluşturuyor. Topraktaki organik madde miktarının sadece % 1 oranında artması bile dönüm başına yaklaşık 15-20 ton ilave suyun toprak tabakasında tutulmasına imkân tanıyor. Macar fiğinin sahip olduğu güçlü kazık kök yapısı, yıllar içinde sıkışmış ve sertleşmiş toprak katmanlarını doğal bir şekilde gevşeterek yağmur suyunun derinlere sızmasını kolaylaştırıyor.</p>

<p>Suyun emilim hızının artmasıyla birlikte yüzey akışları engelleniyor ve erozyon riski % 35 seviyesine kadar geriliyor. Toprak biyolojisini canlandıran bu doğal süreç, kritik toprak enzimlerinin faaliyetlerinde % 40 düzeyinde artış yaşanmasını destekliyor. Böylece toprak canlılığı yeniden kazandırılırken, gelecekte yaşanabilecek olası kurak dönemlerde ürünlerin su stresine girmesi büyük oranda önlenmiş oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Devlet Destekleriyle Yaygınlaştırılması Hedefleniyor</strong></h3>

<p>Sürdürülebilir tarım tekniklerinin başında gelen örtücü bitki yetiştiriciliğinin, kamu destekleriyle daha geniş kitlelere ulaştırılması bekleniyor. Kışlık örtücü bitki eken üreticilere sağlanan tohum ve mazot kalemlerinin Yeşil Gübre Desteği başlığı altında birleştirilip güçlendirilmesi yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Bu tür teşvik adımlarının atılmasıyla birlikte çiftçilerin alternatif üretim yöntemlerine adaptasyonunun hızlanacağı öngörülüyor.</p>

<p>Planlanan destekleme mekanizmaları sayesinde bir yandan çiftçilerin her geçen gün ağırlaşan gübre faturalarının hafifletilmesi amaçlanıyor. Diğer yandan yıllardır yoğun kimyasal kullanımı nedeniyle organik madde yönünden fakirleşen ve yapısı bozulan tarım arazilerinin yeniden iyileştirilmesi hedefleniyor. Toprak portalını koruyan bu çevreci ve ekonomik yaklaşım, Türk tarımında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/tarlasina-bunu-eken-kazancini-artiriyor-yuzde-20lik-farkin-sirri-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/tarr-1.jpg" type="image/jpeg" length="73368"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[5 Milyon TL İçin Faiz Yarışı Kızıştı: Aylık Kazanç 141 Bin TL’yi Aştı!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/5-milyon-tl-icin-faiz-yarisi-kizisti-aylik-kazanc-141-bin-tlyi-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/5-milyon-tl-icin-faiz-yarisi-kizisti-aylik-kazanc-141-bin-tlyi-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Finans piyasalarında yaşanan hareketlilik yatırımcıların mevduat hesaplarına yönelmesine neden oluyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finans piyasalarında yaşanan hareketlilik yatırımcıların mevduat hesaplarına yönelmesine neden oluyor. Son dönemde 5.000.000 TL tutarındaki bir birikimi değerlendirmek isteyen vatandaşlar, farklı finans kuruluşlarının sunduğu teklifleri yakından takip ediyor. Güncel verilere bakıldığında bankaların vadeli hesaplar için belirlediği oranların mevduat tutarına göre değişiklik gösterdiği gözlemleniyor.</p>

<p>Para piyasalarında faiz getirisinin belirlenmesinde bankaların likidite ihtiyaçları ve dönemsel kampanyaları önemli bir rol oynuyor. Birikim sahipleri için 1 aylık vadede elde edilecek net kazanç miktarını doğru hesaplamak finansal planlama açısından büyük önem taşıyor. Faiz oranlarındaki küçük değişimler dahi yüksek bakiyelerde ciddi kazanç farkları ortaya çıkarabiliyor.</p>

<h2><strong>Ziraat Bankası Ve ING İle Dengeli Getiri</strong></h2>

<p>Kamu sermayeli Ziraat Bankası ile özel sermayeli ING, mevduat sahiplerine benzer koşullar sunan finans kurumları arasında yer alıyor. Her iki banka da 5.000.000 TL birikimini 1 aylık vadeyle değerlendirmek isteyen müşterilerine %38 faiz oranı uyguluyor. Bu oran üzerinden yapılan hesaplamalar sonucunda vade sonunda elde edilen net kazanç tutarı 137.424,66 TL seviyesinde gerçekleşiyor.</p>

<p>Gerek devlet güvencesi arayan gerekse özel bankacılık hizmetlerini tercih eden yatırımcılar için bu getiri oranı önemli bir seçenek oluşturuyor. Vade bitiminde hesaplardaki toplam birikim 5.137.424,66 TL seviyesine ulaşıyor. Yatırımcılar tercih yaparken sunulan ek dijital imkanları ve bankacılık hizmet kalitesini de göz önünde bulunduruyor.</p>

<h2><strong>Akbank Sunduğu Yüksek Oranla Öne Çıkıyor</strong></h2>

<p>Piyasadaki rekabet koşulları çerçevesinde Akbank, sunduğu faiz oranı ile diğer rakiplerinin bir adım önüne geçmeyi başarıyor. Müşterilerine %38,5 faiz oranı imkanı sağlayan finans kuruluşu, yüksek tutarlı birikimlerde fark oluşturuyor. 5.000.000 TL tutarındaki anapara için yapılan 1 aylık hesaplamada net kazanç 141.127,32 TL olarak kayıtlara geçiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p id="p-rc_0abb782d27933b1e-286">Yüksek getiri hedefleyen mevduat sahipleri için bu oran cazip bir alternatif anlamına geliyor. Aylık vade sonunda anapara ve getirinin birleşmesiyle ulaşılan bakiye 5.141.127,32 TL tutarına ulaşıyor. Birikimlerini en yüksek oranla değerlendirmek isteyenler açısından Akbank vadeli hesap imkanları yoğun ilgi görmeye devam ediyor.</p>

<h2><strong>Halkbank Aracılığıyla Birikimlerini Değerlendirenler</strong></h2>

<p>Kamu bankacılığı alanında faaliyet gösteren Halkbank, 5.000.000 TL birikime sahip yatırımcılar için %36 faiz oranı tanımlıyor. Daha temkinli bir getiri profili çizen bu oran üzerinden yapılan hesaplamalar neticesinde 1 aylık süreçte kazandırılan net tutar 130.191,78 TL olarak gerçekleşiyor. Risk almadan güvenli liman arayan müşteriler bankanın sunduğu koşulları değerlendiriyor.</p>

<p>Vade sonu geldiğinde anapara ile birleşen getiri miktarı toplamda 5.130.191,78 TL seviyesine ulaşıyor. Her bankanın sunduğu oranlar farklı getiri tablosu sunarken yatırımcılar kendi finansal stratejilerine uygun olan kurumu seçerek vadeli mevduat işlemlerini tamamlıyor. Piyasada yaşanan gelişmeler doğrultusunda bankaların faiz politikasındaki güncellemeler devam ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/5-milyon-tl-icin-faiz-yarisi-kizisti-aylik-kazanc-141-bin-tlyi-asti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/faiz-4.jpg" type="image/jpeg" length="78317"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekliler Dikkat: İş Bankası Eylül Kampanyasında Rakamlar Ortaya Çıktı!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/emekliler-dikkat-is-bankasi-eylul-kampanyasinda-rakamlar-ortaya-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/emekliler-dikkat-is-bankasi-eylul-kampanyasinda-rakamlar-ortaya-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Finans sektörünün köklü kurumlarından İş Bankası Eylül 2026 dönemine dair emekli maaş promosyonu detaylarını kamuoyuyla paylaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Finans sektörünün köklü kurumlarından İş Bankası Eylül 2026 dönemine dair emekli maaş promosyonu detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamındaki emeklileri hedefleyen yeni kampanya çerçevesinde nakit ödemelerin yanı sıra çeşitli ek avantajlar da sunuluyor. Banka tarafından yapılan resmi açıklamada maaşını kuruma taşıyan ya da mevcut taahhüdünü yenileyen vatandaşların 15.000 TL nakit promosyon alabileceği ifade edildi.</p>

<p>Eylül ayının ilk gününden itibaren geçerli olan bu fırsat 30 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek. Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin tamamını kapsayan bu geniş çaplı çalışma sayesinde emeklilerin bankacılık hizmetlerinden daha yüksek fayda sağlaması amaçlanıyor. Ek bonuslar ve puan kazanımlarıyla birlikte toplam avantaj miktarının 25.000 TL seviyesine ulaştığı bilgisi finans çevrelerinde geniş yankı uyandırdı.</p>

<h3><strong>Nakit Promosyon Miktarları Ve Maaş Aralıkları</strong></h3>

<p>Bankanın belirlediği yeni ödeme tablosunda maaş tutarlarına göre kademeli bir dağılım modeli uygulandığı görülüyor. Geliri 20.000 TL ve üzerinde olan hak sahiplerine doğrudan 15.000 TL tutarında net nakit promosyon aktarımı gerçekleştiriliyor. Bu ödeme emekli maaşının İş Bankası hesaplarına aktarılması ve 3 yıllık taahhüt verilmesi şartıyla ilk maaş ödemesini takip eden süreçte hesaplara tanımlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Emeklilerin alım gücünü desteklemeyi hedefleyen bu strateji kapsamında önceki dönemlere kıyasla belirgin bir artış sağlandığı dikkat çekiyor. Maaş tutarı daha alt segmentte kalan emekliler için de kademeli promosyon oranları uygulanarak tüm Sosyal Güvenlik Kurumu mensuplarının bu sistemden adil bir şekilde yararlanması hedefleniyor. Nakit ödemenin tamamı herhangi bir ek şart aranmaksızın taahhüt süreci tamamlandığında kullanıma sunuluyor.</p>

<h3><strong>Ek Kart Ve Fatura Kampanyalarıyla Gelen Puan Destekleri</strong></h3>

<p>Sadece nakit promosyonla sınırlı kalmayan Eylül paketi, bankanın kredi kartı ve otomatik ödeme ürünlerini içeren ek puan kampanyalarıyla destekleniyor. Müşterilerin iki yeni fatura için otomatik ödeme talimatı vermesi durumunda hesaplarına 1.000 TL değerinde MaxiPuan aktarılıyor. Günlük yaşam maliyetlerini hafifletmeyi amaçlayan bu adım emeklilerin aylık sabit giderlerini yönetmelerinde kolaylık sunuyor.</p>

<p>Bunun yanı sıra kredi kartı kullanımını teşvik eden bir diğer modülde ise belirlenen dönem içinde toplamda 9.000 TL ve üzeri harcama yapan emekli müşterilere 9.000 TL tutarında MaxiPuan hediyesi tanımlanıyor. Böylelikle nakit ödemeye eklenen 10.000 TL değerindeki MaxiPuan kazanımıyla birlikte bankanın sunduğu toplam maddi destek tutarı %66,6 oranında artarak 25.000 TL seviyesine yükselmiş oluyor.</p>

<h3><strong>Başvuru Yöntemleri Ve Dijital Kanal Seçenekleri</strong></h3>

<p>Maaş transferi ve promosyon talebinde bulunmak isteyen emekliler için geniş bir erişim ağı hazırlanmış durumda. Banka şubelerine gitmeden işlem yapmak isteyen vatandaşlar İşCep mobil uygulaması üzerinden kolayca başvuru adımlarını tamamlayabiliyor. Mobil uygulama içerisindeki Başvurular sekmesinden Emekli Maaş İşlemleri alanına geçilerek dakikalar içinde maaş taşıma ve promosyon onayı verilebiliyor.</p>

<p>Aynı zamanda İş Bankası İnternet Şubesi platformu da Başvuru ve Ürünler menüsü altından benzer bir kolaylık sağlıyor. Dijital kanalları tercih etmeyen veya yüz yüze hizmet almayı isteyen emekliler ise Türkiye genelindeki tüm banka şubelerinden uzman personelin yardımıyla işlemlerini tamamlayabiliyor. Ayrıca e-Devlet kapısı üzerinden yapılan maaş lokasyonu değişiklikleri de sistem tarafından otomatik olarak algılanıyor.</p>

<h3><strong>Emekli Bankacılığında Rekabet Ve Gelecek Beklentileri</strong></h3>

<p>Finans piyasalarında emekli müşteri portföyünü genişletme yarışı Eylül 2026 itibarıyla yeni bir boyuta taşınmış bulunuyor. İş Bankası tarafından açıklanan bu son paket, diğer bankaların da benzer hamleler yapmasını tetikleyecek nitelikte değerlendiriliyor. Emeklilerin banka tercihlerinde sadece nakit tutara değil, sunulan dijital kolaylıklara ve puan avantajlarına da dikkat ettiği gözlemleniyor.</p>

<p>Özellikle enflasyonist ortamda emekli bütçesine katkı sağlayan bu tür bankacılık kampanyaları vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor. Kampanyanın son günü olan 30 Eylül 2026 tarihine kadar devam edecek olan başvuru süreci boyunca bankanın emekli müşteri sayısında belirgin bir artış yaşanması bekleniyor. Sunulan 25.000 TL tutarındaki toplam fayda finansal piyasalardaki rekabetin emekliler lehine geliştiğini gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/emekliler-dikkat-is-bankasi-eylul-kampanyasinda-rakamlar-ortaya-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 14:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/isba.jpg" type="image/jpeg" length="74351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motorinde büyük zam beklentisi: "Bu zamlara can dayanmaz"]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/motorinde-buyuk-zam-beklentisi-bu-zamlara-can-dayanmaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/motorinde-buyuk-zam-beklentisi-bu-zamlara-can-dayanmaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gazeteci Olcay Aydilek, motorin fiyatlarına ilişkin yaptığı açıklamada ekim, kasım ve aralık aylarında ÖTV kaynaklı büyük artışların gündeme gelebileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akaryakıt fiyatlarıyla ilgili haberleriyle sık sık gündeme gelen Gazeteci Olcay Aydilek, akaryakıt fiyatlarıyla ilgili yaptığı son açıklamada motorinin ÖTV tutarında önümüzdeki aylarda yeni artışlar yaşanabileceğini dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>"Bu zamlara can dayanmaz"</h2>

<p>Aydilek, yaptığı açıklamada,</p>

<blockquote>
<p>“Bu zamlara can dayanmaz! Motorinin, ÖTV'si ekimde 3 TL daha artacak ve 6 TL'ye çıkacak. Yüzde 20 KDV ile 7,20 TL zam gündeme gelecek. Kasımda 3 TL'lik yeni artışla, 9 TL’ye yükselecek. KDV ile 10,80 TL zam. Aralıkta 3 TL daha artacak, 12 TL'ye çıkacak. KDV ile 14.40 TL zam...”</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>Yılın son çeyreğinde dikkat çeken rakamlar</h2>

<p>Aydilek'in açıklamasına göre motorinin ÖTV tutarının ekim ayında 3 TL daha artarak 6 TL seviyesine çıkması ve yüzde 20 KDV ile birlikte 7,20 TL'lik zamın gündeme gelmesi bekleniyor. Kasım ayında 3 TL'lik yeni bir artışla ÖTV tutarının 9 TL'ye ulaşacağı, KDV ile birlikte ise 10,80 TL'lik artışın ortaya çıkacağı belirtildi. Aralık ayında da 3 TL'lik bir artış daha yaşanması halinde ÖTV tutarının 12 TL'ye çıkacağı, yüzde 20 KDV ile birlikte toplam artışın 14,40 TL seviyesine ulaşabileceği öne sürüldü.<br />
 </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/motorinde-buyuk-zam-beklentisi-bu-zamlara-can-dayanmaz</guid>
      <pubDate>Mon, 07 Sep 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/bu-zamlara-can-dayanmaz.png" type="image/jpeg" length="87124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kredi Kullanacaklar İçin Kritik Gelişme: Bankaların Faizleri Değişti!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/kredi-kullanacaklar-icin-kritik-gelisme-bankalarin-faizleri-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/kredi-kullanacaklar-icin-kritik-gelisme-bankalarin-faizleri-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde atılan yeni finansal adımlar bankacılık sektöründeki kredi maliyetlerine doğrudan yansıdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bünyesinde atılan yeni finansal adımlar bankacılık sektöründeki kredi maliyetlerine doğrudan yansıdı. Merkez Bankası yetkililerinin bir hafta vadeli repo ihalelerini tekrar faaliyete geçirme kararı alması piyasalardaki fonlama dengelerini hızla değiştirdi. Bu gelişmenin hemen sonrasında kamu sermayeli bankalar hareket geçerek hem bireysel müşterileri hem de ticari işletmeleri yakından ilgilendiren kredi faiz oranlarında indirime gitti. Yapılan ayarlamalarla birlikte ticari ve bireysel kredi türlerinde ortalama 2 ila 3 puanlık düşüşler kaydedildi.</p>

<p>Piyasalarda yaşanan bu faiz indirimi dalgası bankalardan finansman temin etmek isteyen vatandaşlar ve şirketler için yeni bir dönemin kapısını araladı. Ağustos ayının son günlerinde oldukça yüksek seviyelerde seyreden maliyetler, Eylül ayının ilk haftası itibarıyla daha makul seviyelere geriledi. Bankacılık sektör temsilcileri, fonlama maliyetlerindeki gevşemenin kredi piyasasına olumlu bir ivme kazandırdığını ve kredi taleplerinde canlanma beklendiğini ifade ediyor.</p>

<h3><strong>Bireysel İhtiyaç Kredisi Maliyetlerinde Belirgin Düşüş Kaydedildi</strong></h3>

<p>Vatandaşların günlük nakit ihtiyaçlarını karşılamak adına en çok başvurduğu finansal enstrümanların başında gelen ihtiyaç kredilerinde maliyetler önemli ölçüde geriledi. Ağustos ayının son haftasında ortalama yüzde 3,74 seviyesinde bulunan ihtiyaç kredisi faiz oranları, Merkez Bankası kararlarının ardından düşüş trendine girdi. Eylül ayının girmesiyle birlikte kamu bankaları başta olmak üzere finans kuruluşları ihtiyaç kredisi faizlerini yüzde 2,84 ile yüzde 3,49 aralığına kadar çekti.</p>

<p>Yaşanan bu maliyet azalışı, finansman arayışındaki bireysel tüketiciler için daha uygun ödeme koşulları anlamına geliyor. Faiz oranlarındaki gerileme sayesinde vatandaşların aylık taksit yükü hafiflerken, toplam geri ödeme tutarlarında da hissedilir bir düşüş sağlandı. Finans uzmanları, faiz bandının gerilemesiyle birlikte son aylarda ertelemeye alınan bireysel harcamaların ve borç kapatma kredilerinin yeniden gündeme gelebileceğini değerlendiriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Merkez Bankası Repo İhaleleri Finansman Dengelerini Değiştirdi</strong></h3>

<p>Finansal piyasalardaki bu hareketliliğin temelini Merkez Bankası tarafından alınan kritik kararlar oluşturdu. Merkez Bankası yönetimi, 23 Ağustos tarihi itibarıyla bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlanması yönünde bağlayıcı bir karar aldı. Piyasa yapıcıları ve ekonomistler tarafından yakından takip edilen bu hamle, bankacılık sisteminin likiditeye erişimini kolaylaştırarak piyasadaki fonlama maliyetlerinin gerilemesinde anahtar bir rol üstlendi.</p>

<p>Söz konusu likidite adımı sayesinde piyasa faizlerinde yaklaşık 300 baz puanlık net bir gerileme kaydedildi. Repo ihaleleri aracılığıyla piyasaya sağlanan fonlama, bankaların borçlanma maliyetlerini doğrudan aşağı çekerken bu durum kısa sürede müşteri finansman tarifelerine yansıdı. Sektör analizcileri, Merkez Bankası'nın fonlama kanalını aktif tutması halinde faizlerdeki bu makul seyrin önümüzdeki dönemde de korunabileceğini öngörüyor.</p>

<h3><strong>Katılım Bankaları Ve Standart Kredilerde Farklı Faiz Aralıkları Göze Çarpıyor</strong></h3>

<p>Kamu bankalarının öncülük ettiği indirim dalgasına karşın piyasadaki tüm kredi türlerinde ve finans kuruluşlarında tek tip bir oran uygulanmıyor. Sektördeki genel eğilim aşağı yönlü olsa da katılım bankalarının sunduğu kar payı oranları ve bazı standart kredi ürünlerindeki faiz yelpazesi oldukça geniş bir bantta seyretmeye devam ediyor. Finansal kurumların risk primleri ve likidite durumlarına göre belirledikleri bu oranlar bankadan bankaya değişkenlik gösteriyor.</p>

<p>Piyasadaki güncel veriler incelendiğinde, bazı özel bankalarda ve özel şartlı kredi ürünlerinde faiz oranlarının yüzde 4,99 seviyelerine kadar yükseldiği tespit ediliyor. En düşük faiz oranı ile en yüksek faiz oranı arasındaki bu geniş makas, finansman kullanacak kişilerin detaylı bir piyasa araştırması yapmasını zorunlu kılıyor. Uzmanlar, nakit ihtiyacı olan kişilerin bankaların sunduğu farklı maliyet yapılarını ve ek masrafları dikkatle karşılaştırması gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/kredi-kullanacaklar-icin-kritik-gelisme-bankalarin-faizleri-degisti</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/kred-1.jpg" type="image/jpeg" length="86977"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Maaş Değil Günlük Kazanç: Hasada Katılanların Geliri Şaşırttı!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/maas-degil-gunluk-kazanc-hasada-katilanlarin-geliri-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/maas-degil-gunluk-kazanc-hasada-katilanlarin-geliri-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri konumundaki Ankara’nın Polatlı ilçesinde, mutfakların vazgeçilmez temel gıda maddesi soğanın söküm mesaisi tüm hızıyla sürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’nin en önemli tarımsal üretim merkezlerinden biri konumundaki Ankara’nın Polatlı ilçesinde, mutfakların vazgeçilmez temel gıda maddesi soğanın söküm mesaisi tüm hızıyla sürüyor. Günün ilk ışıklarıyla birlikte Temelli bölgesindeki tarlalara giren mevsimlik işçiler, kavurucu güneşin altında toprağa emek vererek devasa boyuttaki üretimi ekonomiye kazandırıyor. Yaklaşık 300 kişilik işçi grubunun görev yaptığı tarlalarda, topraktan sökülen soğanlar özenle saplarından ayrıldıktan sonra kırmızı file çuvallara doldurularak sevke hazır hale getiriliyor.</p>

<p>Tarlalardaki hummalı çalışma sadece sökümle sınırlı kalmayıp, ürünün boyutlarına göre titiz bir sınıflandırma sürecini de kapsıyor. İriliklerine göre 3 ayrı kategoriye ayrılan soğanlar, kullanım alanlarına göre pazara sunuluyor. En iri boy olarak nitelendirilen takoz soğanlar zincir marketlerin raflarında yerini alırken, orta boy ürünler restoran işletmelerine, küçük boy soğanlar ise pazarlarda kavurmalık olarak tüketicilerin beğenisine ulaşıyor.</p>

<h2><strong>Zorlu Saha Şartlarında Mevsimlik İşçilerin Günlük Kazançları Dikkat Çekiyor</strong></h2>

<p>Saha sürecini ve tarladaki ağır çalışma koşullarını yöneten işçi çavuşu Hakim Türe, ekim ayının 15'inci gününe kadar devam etmesi öngörülen zorlu mesai hakkında detaylı bilgiler paylaştı. Mayıs ayında bölgeye gelerek çapa, söküm, kesim ve çuvallama işlemlerini üstlendiklerini belirten Türe, günde ortalama 200 ton soğanın paketlenip teslim edildiğini ifade etti. Soğan üretiminin diğer tarım ürünlerinden farklı olarak tamamen insan gücüne dayandığını vurgulayan saha sorumlusu, makineleşmenin kısıtlı olduğunu ve kalitenin doğrudan işçilik başarısına bağlı olduğunu belirtti.</p>

<p>Tarlaların yakınında kurulan çadırlarda yaşamlarını sürdüren işçi aileleri, elektrik ve temiz su gibi temel altyapı imkanlarının iyileştirilmesini talep ediyor. Bölgedeki ekonomik tabloya da değinen İşçi Çavuşu Hakim Türe, 5 kişilik bir ailenin günlük gelirinin performanslarına bağlı olarak 7000 TL ile 10000 TL arasında değişiklik gösterdiğini kaydetti. Havanın kararmasına kadar devam eden bu yoğun çalışma temposu, mevsimlik tarım işçileri için önemli bir geçim kapısı oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Polatlı Ovasında Yüksek Rekolte Beklentisi Yüzleri Güldürüyor</strong></h2>

<p>Polatlı’nın Hıdırşeyh Köyü’nde tarımsal faaliyetlerini sürdüren Ziraat Mühendisi ve Ankara Damız Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kılınç, bu sezona dair rekolte tahminlerini açıkladı. Bölgede bu yıl yaklaşık 30000 dönümlük bir alanda soğan ekiminin gerçekleştirildiğini belirten Kılınç, sezon sonunda 200000 ton civarında yüksek bir rekolte elde edilmesini beklediklerini vurguladı. Üretimin kalitesinden memnun olan üreticiler, Polatlı soğununun Türkiye genelindeki pazar payını korumasından oldukça gururlu.</p>

<p>Tarımsal üretimin kesintisiz sürmesi adına gece gündüz çalışan çiftçiler, iç piyasanın soğan ihtiyacını karşılamada Polatlı’nın kilit bir role sahip olduğuna dikkat çekiyor. Bölgede yetiştirilen dayanıklı soğan türleri, Türkiye’nin dört bir yanına sevk edilmek üzere kamyonlara yükleniyor. Yaklaşan kış dönemi öncesinde pazardaki arz dengesinin sağlanması açısından bu devasa üretim miktarı stratejik bir önem taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Su Kaynaklarındaki Azalma Ekili Alanların Gerilemesine Yol Açıyor</strong></h2>

<p>Bölgede 7 yıldır aktif ziraat mühendisliği hizmeti veren Kerem Güler ise tarım sektörünü tehdit eden kuraklık riskine ve su yetersizliğine vurgu yaptı. Geçen yıl bölgede 75000 dekar civarında seyreden soğan ekiliş alanının bu yıl su kaynaklarındaki keskin düşüş nedeniyle 25000 dekar seviyesine gerilediğini belirten Güler, durumun vahametini gözler önüne serdi. Yüzde 66,6 oranındaki bu büyük daralma, yer altı ve yer üstü su rezervlerinin ne kadar kritik bir seviyede olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Güler, tarımsal sürdürülebilirliğin sağlanabilmesi için acilen su tasarrufu sağlayan modern sulama tekniklerine geçilmesi gerektiğini ifade etti. Susuzluk probleminin çözülememesi halinde önümüzdeki yıllarda ekim alanlarının daha da küçülebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, çiftçilerin su kullanımında çok daha planlı hareket etmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bölgedeki üreticiler, gelecekteki rekolte kayıplarının önüne geçebilmek adına yetkililerden sulama altyapısı konusunda destek bekliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/maas-degil-gunluk-kazanc-hasada-katilanlarin-geliri-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/maas-4.jpg" type="image/jpeg" length="72175"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu İşte Maaş 150 Bin TL’yi Buldu: Yine de Talip Çıkmıyor!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/bu-iste-maas-150-bin-tlyi-buldu-yine-de-talip-cikmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/bu-iste-maas-150-bin-tlyi-buldu-yine-de-talip-cikmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tunceli bölgesindeki besiciler küçükbaş hayvancılık sektörünü kökten sarsan nitelikli iş gücü krizini çözmek için çabalıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tunceli bölgesindeki besiciler küçükbaş hayvancılık sektörünü kökten sarsan nitelikli iş gücü krizini çözmek için çabalıyor. Bölgede devam eden hayvancılık faaliyetlerinin geleceğini ciddi şekilde tehdit eden personel yetersizliği bu dönem çok daha kritik bir noktaya ulaştı. Hayvan sahipleri konaklama, beslenme ve kişisel ihtiyaç masraflarının tamamını üstlenmelerine rağmen sürüleri teslim edecek eleman temin etmekte bocalıyor.</p>

<p>Geçtiğimiz dönemlerde 130000 liraya dayanan aylık ödeme miktarlarına karşın personel bulamayan işletmeler bu sezon bütçelerini daha da zorluyor. Aylık 100000 lira ile 150000 lira seviyelerine fırlayan ödeme paketleri dahi sektördeki derin boşluğu doldurmaya yetmiyor. Bölgedeki üretim maliyetlerinin ve personel masraflarının rekor seviyelere çıkması doğrudan et ve süt arzında beklenmedik aksamalara yol açıyor.</p>

<h2><strong>Yaylalardaki Zorlu Koşullar İş Gücü Açığını Derinleştiriyor</strong></h2>

<p>Yüksek rakımlı merada sürülerin günlük bakımını, beslenmesini ve sağım süreçlerini üstlenecek deneyimli personel bulmak her geçen gün imkansızlaşıyor. Özellikle bahar ve yaz aylarında yayla şartlarının zorlaşması mevcut iş gücü krizinin katlanarak büyümesine zemin hazırlıyor. Bölgedeki yetiştiriciler yerli kaynaklardan aradıkları verimi alamayınca mecburen yurt dışı menşeili çalışan alternatiflerine yönelmek zorunda kalıyor.</p>

<p>Sektörde yaşanan bu devasa açığı kapatabilmek adına işletmeler çoğunlukla yabancı uyruklu çalışanlara kapılarını açıyor. Yabancı personelin dönemsel olarak sektöre dahil olması kısa vadeli rahatlamalar sağlasa da sorunun kalıcı olarak çözülmesini sağlayamıyor. Coğrafi koşulların getirdiği fiziksel zorluklar ile çalışma sürelerinin uzunluğu çalışan sirkülasyonunun sürekli yüksek kalmasına sebep oluyor.</p>

<h2><strong>Yabancı Çalışan Girişimleri Sektördeki Krizi Çözmeye Yetmiyor</strong></h2>

<p>İşletmeler yüksek ödeme tutarlarının yanında barınma imkanları, günlük gıda tüketimi ve kişisel ihtiyaç malzemelerini eksiksiz şekilde üstleniyor. Buna rağmen işletmelerde göreve başlayan çalışanların kısa süre içerisinde sözleşmelerini tek taraflı feshedip bölgeden ayrılması düzeni bozuyor. Sürülerin bakımsız kalması endişesi taşıyan üreticiler aniden işi bırakan personel yüzünden sürekli yeni arayışlara girmek mecburiyetinde kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Afganistan kökenli personelin sıklıkla tercih edildiği bölgede çalışma şartlarının getirdiği yükler nedeniyle aniden yaşanan istifalar üreticileri çaresiz bırakıyor. Verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi ve aniden terk edilen sürüler yetiştiricilerin hem finansal hem de operasyonel anlamda ağır darbeler almasına sebep oluyor. Her geçen gün büyüyen bu güvensizlik ortamı bölgedeki küçükbaş hayvan varlığının gerilemesine yol açıyor.</p>

<h2><strong>Pülümür Yaylalarında Yetiştiriciler Devlet Desteği Bekliyor</strong></h2>

<p>Pertek ilçesinden gelerek Pülümür sınırlarındaki Ferhat Çayırı Yaylası konumunda üretim yapan besici Mehmet Demir uzun süredir bu sektörün içinde yer aldığını aktarıyor. Sene boyunca iki farklı çalışana ihtiyaç duyduklarını belirten tecrübeli besici, yerli imkanlarla personel temin etmenin imkansız hale geldiğini ifade ediyor. Mevcut durumda yabancı çalışanlarla yola devam etmek mecburiyetinde kaldıklarını dile getiren üretici, bu yöntemin de sürdürülebilir olmadığını savunuyor.</p>

<p>Göreve başlayan kişilerin sözlerinde durmayarak aniden ortamı terk etmesinden yakınan Demir, sağlanan yüksek standartlara rağmen memnuniyetsizlik yaşandığını vurguluyor. Yeme, içme, barınma ve hatta sigara masraflarının tamamı işletme sahibi tarafından üstlenilmesine rağmen aylık 150000 liranın yetersiz görüldüğünü belirtiyor. Bölgedeki hayvan sahipleri yetkililerin bu kronikleşmiş iş gücü problemine kalıcı ve kamusal bir çözüm getirmesini talep ediyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/bu-iste-maas-150-bin-tlyi-buldu-yine-de-talip-cikmiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 16:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/150k.jpg" type="image/jpeg" length="31085"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Motorin 90 TL Barajını Geçti: Fiyatlar İçin Tehlike Çanları Çalıyor!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/motorin-90-tl-barajini-gecti-fiyatlar-icin-tehlike-canlari-caliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/motorin-90-tl-barajini-gecti-fiyatlar-icin-tehlike-canlari-caliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel petrol piyasalarındaki dalgalanmalar ve yurt içinde uygulanan vergi politikaları neticesinde akaryakıt fiyatları eylül ayının ilk günlerinde tarihi zirvelerine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel petrol piyasalarındaki dalgalanmalar ve yurt içinde uygulanan vergi politikaları neticesinde akaryakıt fiyatları eylül ayının ilk günlerinde tarihi zirvelerine ulaştı. Yaz döneminin son ayında motorin için tanınan geçici vergi muafiyetinin sona ermesi, pompa fiyatları üzerinde ani ve sert bir yükseliş baskısı oluşturdu. Gece yarısı yapılan son ayarlamayla birlikte motorinin litresi yaklaşık 7,72 TL, benzinin litresi ise 2,48 TL tutarında artış gösterdi. Bu gelişme, özellikle ulaşım ve nakliye sektörünü doğrudan etkilerken tüketicilerin bütçesinde de ciddi bir yük meydana getirdi.</p>

<p>Fiyat artışlarının ardından Türkiye genelindeki akaryakıt istasyonlarında tabelalar güncellendi ve motorin litre fiyatı kritik psikolojik eşikleri geride bıraktı. İstanbul Anadolu Yakası'nda 89,76 TL seviyesine çıkan motorin, Avrupa Yakası'nda 89,89 TL ortalamasıyla satılmaya başlandı. Başkent Ankara'da litre fiyatı 90,02 TL olarak kayıtlara geçerken, İzmir'de ise 90,29 TL seviyesine ulaştı. Sektör temsilcileri ve sürücüler, uluslararası hampetrol varil fiyatlarındaki değişkenlik ile döviz kurundaki seyir sebebiyle fiyatların önümüzdeki günlerde de hareketliliğini koruyabileceğini ifade ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Vergi Düzenlemesi Depo Maliyetlerini Doğrudan Katladı</strong></h3>

<p>Söz konusu dev fiyat artışının arkasındaki en önemli unsurlardan biri, eylül ayı itibarıyla yürürlüğe giren yeni mevzuat düzenlemesi oldu. Resmî Gazete üzerinden duyurulan karara göre, ağustos ayının ikinci yarısında motorindeki Özel Tüketim Vergisi oranının sıfıra indirilmesi uygulaması son buldu. Geçici süreli bu vergi kolaylığının bitmesiyle birlikte kademeli vergi artışı süreci resmen başlatıldı. Bu durum, ham petrol maliyetlerindeki küresel tırmanışla birleşince sürücülerin karşılaştığı nihai faturaların katlanmasına yol açtı.</p>

<p>Oluşan yeni tablo, standart binek ve ticari araçların depo dolum masraflarını oldukça yüksek bir seviyeye taşıdı. İstanbul'da 89,89 TL'lik ortalama fiyattan hesaplama yapıldığında, 50 litrelik bir depoyu tam doldurmanın bedeli 4 bin 500 TL sınırını buluyor. Yılın başındaki veriler incelendiğinde, İstanbul Avrupa Yakası'nda motorinin litresi 54,46 TL seviyelerinde seyrediyordu. Sadece sekiz aylık süreçte yaşanan 35,43 TL'lik net fiyat artışı, akaryakıttaki yıllık maliyet yükselişinin boyutlarını net biçimde ortaya koyuyor.</p>

<h3><strong>Taşımacılık Ve Lojistik Sektöründe Maliyet Alarmı</strong></h3>

<p>Ekonomi çevreleri, motorin fiyatlarındaki tırmanışın sadece hususi araç kullanıcılarının bireysel bütçeleriyle sınırlı kalmayacağını vurguluyor. Türkiye'de lojistik ağının, şehirler arası nakliye süreçlerinin, dağıtım filolarının ve üretim hatlarının ana yakıt unsuru motorin üzerine kurulu bulunuyor. Ticari araç filosuna sahip işletmeler, artan akaryakıt masrafları karşısında birim taşıma bedellerini ve sefer tarifelerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalıyor. Nakliye kalemlerindeki bu zorunlu güncelleme, ticaret çarklarının işleyişinde zincirleme bir etki yaratıyor.</p>

<p>Tarladan toplanan sebze ve meyvelerin hallere taşınması, fabrikalarda üretilen mamul maddelerin ana depolara aktarılması ve ardından perakende satış noktalarına dağıtılması süreçlerinin tamamında motorin tüketiliyor. Ulaşım giderlerindeki %30'u aşan bu ani artışlar, tedarik zincirindeki her aşamada maliyet yapısının bozulmasına sebebiyet veriyor. Lojistik firmaları, yakıt kalemindeki bu artışı doğrudan hizmet bedellerine yansıtmak durumunda kaldıklarını belirtiyor.</p>

<h3><strong>Tarımsal Üretim Ve Tüketici Ürünleri Baskı Altında</strong></h3>

<p>Akaryakıt zamlarının en belirgin etkilediği bir diğer stratejik alan ise hiç şüphesiz tarımsal üretim faaliyetleri oluyor. Çiftçilerin arazi sürerken, ekim yaparken ve mahsul toplarken kullandığı traktör ile biçerdöver gibi ağır iş makineleri tamamen motorinle çalışıyor. Üretim aşamasındaki mazot giderlerinin yükselmesi, çiftçinin tarladaki maliyetini doğrudan tırmandırıyor. Üretim maliyetine eklenen nakliye masrafları da birleştiğinde, nihai ürünlerin raf fiyatlarında yukarı yönlü hareket kaçınılmaz hale geliyor.</p>

<p>Tüketici endeksli temel gıda ve tüketim maddeleri, akaryakıt zamlarından en hızlı etkilenen grupların başında yer alıyor. Üretimden pazara ulaşana kadar defalarca depolanan ve taşınan ürünlerin maliyet unsurları geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Vergi oranlarındaki artışın ve küresel petrol dalgalanmalarının önümüzdeki süreçte de devam etmesi halinde, piyasadaki genel fiyatlar genel seviyesinin akaryakıt kaynaklı bir baskı altında kalacağı öngörülüyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/motorin-90-tl-barajini-gecti-fiyatlar-icin-tehlike-canlari-caliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/motzam.jpg" type="image/jpeg" length="92610"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kademeli Emeklilikte Kritik Bekleyiş: Yaş ve Prim Şartları Değişecek mi?]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/kademeli-emeklilikte-kritik-bekleyis-yas-ve-prim-sartlari-degisecek-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/kademeli-emeklilikte-kritik-bekleyis-yas-ve-prim-sartlari-degisecek-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çalışma hayatındaki binlerce çalışanın odağında yer alan emeklilik şartları, özellikle 1999 ve 2008 yılları arasında ilk kez sigortalı olan vatandaşı yakından ilgilendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çalışma hayatındaki binlerce çalışanın odağında yer alan emeklilik şartları, özellikle 1999 ve 2008 yılları arasında ilk kez sigortalı olan vatandaşı yakından ilgilendiriyor. Emeklilikte yaşa takılanlar düzenlemesinin ardından kapsam dışında kalan kitle, çalışma süresine ve sigorta giriş tarihine göre esnetilmiş bir yaş modeli talep ediyor. Mevcut yasal çerçevede belirli bir yaş ve prim gününü doldurmak zorunlu iken, kademeli sistem önerileri çalışanların işe başlama yıllarına göre daha adil bir yaş sınırı çizilmesini hedefliyor.</p>

<p>Gündemdeki bu beklentiler geniş bir kitleyi heyecanlandırsa da yetkili makamlar tarafından onaylanmış ve yürürlüğe girmiş nihai bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor. Sigortalı çalışanlar mevcut mevzuatın getirdiği standart prim ve yaş şartlarına tabi olarak planlamalarını yapmayı sürdürüyor. Kanun koyucuların resmi bir adım atmaması durumunda, mevcut sistemdeki 58 ile 65 yaş arasındaki emeklilik kademeleri geçerliliğini korumaya devam edecek.</p>

<h3><strong>Kademeli Yaş Ve Prim Yapısının Çalışanlar Üzerindeki Etkileri</strong></h3>

<p>Eğer yeni bir yasal düzenleme Meclis gündemine taşınırsa, çalışanların emeklilik yaşları işe giriş tarihlerine göre yıl yıl yukarıya doğru esnetilerek belirlenecek. Bu model doğrultusunda kadın ve erkek çalışanlar için ayrı ayrı belirlenecek prim gün sayıları ile minimum yaş sınırları tamamen netlik kazanmış olacak. Sistem, tek bir tarihle keskin bir çizgi çekmek yerine, sigortalı olunan yıla göre daha yumuşak bir geçiş imkanı sunmayı amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hukuki süreçlerin tamamlanması halinde ortaya çıkacak tablo, sigortalılık süresine doğrudan etki edecek. Yaş sınırının kademeli olarak düşürülmesi ya da yükseltilmesi, sosyal güvenlik sisteminin aktüeryal dengesini koruma amacını da taşıyor. Kanun tasarısının resmiyete kavuşması durumunda sigortalıların ne zaman emekli olabileceği, SGK tarafından yayımlanacak uygulama tebliğleriyle tam olarak açıklığa kavuşacak.</p>

<h3><strong>EYT Kapsamı Dışında Kalanların Sosyal Güvenlik Durumu</strong></h3>

<p>8 Eylül 1999 tarihi ve sonrasında iş hayatına adım atan vatandaşlar, geçtiğimiz dönemlerde hayata geçirilen EYT yasasından yararlanma fırsatını kaçırmıştı. Birkaç gün veya birkaç ay farkla eski sistemin dışında kalan milyonlarca kişi, emeklilik haklarını elde edebilmek için uzun yıllar beklemek zorunda kalıyor. Aradaki bu büyük yaş ve prim farkı, kapsama giremeyen çalışanların kademeli sistem taleplerini daha da yüksek sesle dile getirmesine zemin hazırlıyor.</p>

<p>Mevcut yasal altyapı değiştirilmediği müddetçe 1999 sonrası sigortalı olanlar için tek geçerli yol mevcut kanun maddeleri olmaya devam ediyor. Çalışanların hangi statüde görev yaptığı, prim ödemelerinin kesintisizliği ve toplam gün sayısı emeklilik zamanını doğrudan belirliyor. Dolayısıyla yeni bir mevzuat değişikliği yapılana kadar bu gruptaki vatandaşların sistemdeki güncel şartlara uymaktan başka bir seçeneği bulunmuyor.</p>

<h3><strong>Mevcut Sistemde Uygulanan Erken Emeklilik Yolları Ve Koşulları</strong></h3>

<p>Çalışma mevzuatında genel emeklilik kurallarının yanı sıra belirli şartları taşıyan vatandaşlar için sunulan bazı özel imkanlar da yer alıyor. Bunlar arasında malulen emeklilik, doğum ve askerlik borçlanması gibi haklar veya yıpranma payı ile prim kazanımı sağlayan fiili hizmet süresi zammı öne çıkıyor. Bu tür yöntemler sayesinde bazı sigortalılar, yaş şartını öne çekebilmekte veya eksik prim günlerini tamamlayarak süreçlerini hızlandırabilmektedir.</p>

<p>Yine de bu tür istisnai imkanlar her çalışan için standart bir erken emeklilik kapısı aralamamaktadır. Kişinin 4A, 4B ya da 4C kapsamındaki sigortalılık durumu, çalışma hayatındaki özel engellilik veya malullük halleri süreci tamamen değiştirmektedir. Bu nedenle erken emeklilik imkanlarından faydalanmak isteyenlerin kendi hizmet dökümleri üzerinden kişisel hesaplama yaptırmaları ve uzman desteği almaları büyük önem taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/kademeli-emeklilikte-kritik-bekleyis-yas-ve-prim-sartlari-degisecek-mi</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/kade.jpg" type="image/jpeg" length="36904"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Miras Tarlası Olanlar Bu Habere Dikkat: 5 Günlük Süre Başladı!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/miras-tarlasi-olanlar-bu-habere-dikkat-5-gunluk-sure-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/miras-tarlasi-olanlar-bu-habere-dikkat-5-gunluk-sure-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde gıda arz güvenliğini artırmak ve kullanılmayan tarım alanlarını üretime dahil etmek amacıyla yürütülen çalışmalarda yeni bir döneme girildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde gıda arz güvenliğini artırmak ve kullanılmayan tarım alanlarını üretime dahil etmek amacıyla yürütülen çalışmalarda yeni bir döneme girildi. Mülkiyet hakkı kişide kalmak kaydıyla, uzun süredir ekilmeyen veya dikilmeyen tarlaların ekonomiye kazandırılması hedefleniyor. Bu kapsamda yerel ölçekte saha araştırmaları tamamlanan bölgelerde tespit edilen alanlar kayıt altına alınarak listeler kamuoyunun bilgisine sunuluyor.</p>

<p>Söz konusu uygulama, tarımsal potansiyelin tam kapasiteyle kullanılmasını ve atıl kalan toprakların yeniden bereketlenmesini amaçlıyor. Miras yoluyla intikal eden ancak hissedarlar arasındaki anlaşmazlıklar veya şehir dışı ikamet gibi sebeplerle boş bırakılan araziler bu sürecin ana odak noktasını oluşturuyor. Tarım idareleri, mülk sahiplerinin hak kaybına uğramadan sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi için duyurularını aralıksız sürdürüyor.</p>

<h3><strong>Bilecik Bölgesinde İşlenmeyen Tarlalar İçin Beş Günlük İlan Süresi İşliyor</strong></h3>

<p>Bilecik İl Tarım ve Orman Müdürlüğü bünyesinde oluşturulan uzman komisyonlar, hem sahada fiziki incelemeler hem de uydudan ve büro kayıtlarından elde edilen verilerle detaylı bir tarama gerçekleştirdi. İncelemeler neticesinde ilk yıl ekilmeyen alanlar ile üst üste 2 yıl boyunca hiç işlenmediği belirlenen parseller tek tek kayıt altına alındı. Hazırlanan kapsamlı envanter, 1 Eylül 2026 tarihi itibarıyla hak sahiplerinin incelemesine açıldı.</p>

<p>Askıya çıkarılan bu listeler, bölgedeki arazi sahipleri için hayati bir uyarı niteliği taşıyor. İlan süresi 5 gün olarak belirlendiği için vatandaşların ilgili listeleri hızla kontrol etmeleri gerekiyor. Yanlış veya eksik beyan bulunduğunu düşünen tarım arazisi sahipleri, belirtilen bu takvim dahilinde haklarını arama imkanına sahip bulunuyor.</p>

<h3><strong>Hatalı Tespitlere Karşı İtirazların Yazılı Olarak Yapılması Gerekiyor</strong></h3>

<p>Arazisinin listede haksız yere yer aldığını düşünen veya mülkünün işlendiğini kanıtlamak isteyen vatandaşların belirli prosedürleri takip etmesi önem taşıyor. Söz konusu ilan süresi sona ermeden İl veya İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerine bizzat başvurarak yazılı dilekçe vermek zorunlu tutuluyor. Sözlü beyanların veya süresi geçtikten sonra yapılan başvuruların dikkate alınmayacağı yetkililerce vurgulanıyor.</p>

<p>İtiraz sürecinde tarla sahiplerinin ekim veya dikim yaptıklarına dair belgeleri, faturaları ya da görsel kanıtları dosyalarına eklemeleri başvurunun hızlı sonuçlanmasını sağlıyor. Hak mağduriyeti yaşanmaması adına 5 günlük askı süresinin titizlikle takip edilmesi, kiralama aşamasına geçilmeden önceki en kritik adımı teşkil ediyor.</p>

<h3><strong>Kesinleşen Listeler Sonrasında Kiralama Gelirleri Mülk Sahiplerine Aktarılacak</strong></h3>

<p>İtiraz süresinin tamamlanması ve listelerin kesinleşmesinin ardından yürürlükteki yönetmelik hükümleri devreye girecek. Kesinleşen alanlar, Tarım ve Orman Bakanlığı gözetiminde bölgedeki yerel üreticilere veya tarımsal işletmelere rayiç bedeller üzerinden kiralanacak. Yapılan bu kiralama işlemlerinde mülkiyet hakkı tamamen koruncak ve elde edilen kira gelirleri Doğrudan arazi sahiplerinin banka hesaplarına aktarılacak.</p>

<p>Uygulamanın temel amacı mülke el koymak değil, toprağın boş kalmasını engelleyerek ulusal üretime katkı sağlamaktır. Bu kapsamda atıl arazisini üretimde tutan veya kiralama yöntemiyle ekonomiye kazandıran mülk sahipleri, hem toprağının değerini korumuş hem de düzenli bir gelir elde etmiş oluyor.</p>

<h3><strong>Resmi Makamlardan Vatandaşlara İlan Panolarını Kontrol Etme Çağrısı</strong></h3>

<p>Bilecik İl Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, yayımladıkları bildiri ile tüm bölge halkına çağrıda bulundu. Komisyon çalışmaları sonucunda hazırlanan 1. yıl ve üst üste 2. yıl işlenmeyen alanlara dair çizelgelerin 01/09/2026 gününden itibaren ilana çıkarıldığı teyit edildi. İl merkezi ve ilçelerdeki ilan panolarında yer alan bu çizelgeler, mülkiyet sahipleri tarafından dikkatle incelenmelidir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Duyuruda, itiraz hakkını kullanmak isteyen kişilerin geç kalmadan il ve ilçe müdürlüklerine müracaat etmelerinin şart olduğu bildirildi. Sürecin şeffaf bir şekilde yürütüldüğünü belirten yetkililer, tarımsal üretimin kesintisiz devam etmesi için tüm arazi sahiplerinin gerekli duyarlılığı göstermesini beklediklerini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/miras-tarlasi-olanlar-bu-habere-dikkat-5-gunluk-sure-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/miras.jpg" type="image/jpeg" length="11798"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milyonları İlgilendiriyor: Evim Sisteminde 1 Ekim’de Yeni Kurallar Başlıyor!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/milyonlari-ilgilendiriyor-evim-sisteminde-1-ekimde-yeni-kurallar-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/milyonlari-ilgilendiriyor-evim-sisteminde-1-ekimde-yeni-kurallar-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, faizsiz finansman modelleriyle gayrimenkul ve araç edinimi sağlayan kurumların faaliyetlerine yönelik kapsamlı bir reform paketini hayata geçirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, faizsiz finansman modelleriyle gayrimenkul ve araç edinimi sağlayan kurumların faaliyetlerine yönelik kapsamlı bir reform paketini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Sektördeki finansal istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen bu adımlar, tasarruf sahiplerinin haklarını teminat altına alırken şirketlerin mali yapılarını da disiplin altına almayı amaçlıyor. Kamusal denetimin dozajını artıran düzenleme çerçevesinde, faizsiz sistem üzerinden yatırım yapacak bireyler için de yenilenmiş şartlar geçerli olacak.</p>

<p>Geçmişte yaşanan kontrolsüz büyüme risklerinin önüne geçilmesi maksadıyla tasarlanan bu kapsamlı karar, 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla resmen yürürlüğe girecek. Belirlenen yeni kurallar, yalnızca fon sağlayan kurumların sermaye yeterliliklerini düzenlemekle kalmayıp vatandaşların sisteme katılım sağlarken imzalayabilecekleri taahhütname yapılarını da yeniden biçimlendiriyor. Söz konusu adımlar sayesinde faizsiz finans kulvarında çok daha sağlam ve sürdürülebilir bir piyasa yapısının kurulması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Bireysel Katılımcılar İçin Sözleşme Sayılarında Kısıtlama Mekanizması Devreye Giriyor</strong></h3>

<p>Sisteme dâhil olan vatandaşların aşırı borçlanma riskini önlemek amacıyla taahhütleşme süreçlerine belirgin sınırlandırmalar getiriliyor. Yeni mevzuat uyarınca, tek bir müşterinin veya aynı risk grubunda yer alan bireylerin aynı organizasyon bünyesinde açık tutabileceği aktif dosya sayısı 2 ile sınırlandırılıyor. Bu hamleyle birlikte spekülatif amaçlı toplu sözleşme alımlarının engellenmesi ve sistemin tamamen gerçek ihtiyaç sahiplerine hizmet etmesi planlanıyor.</p>

<p>Sözleşme adedine getirilen bu kısıtlama, mal varlığı türü bazında da oldukça detaylı bir biçimde kategorize ediliyor. Bireyler aynı finansman kurumu üzerinden yalnızca 1 adet araç ile 1 adet konut veya alternatif olarak 1 adet araç ile 1 adet iş yeri için eş zamanlı tasarruf sürecine katılabilecek. Aynı şirket üzerinden birden fazla motorlu taşıt için ayrı ayrı kayıt oluşturulması uygulamasına son verilerek sistemin gerçek kullanım odağından sapması engellenecek.</p>

<h3><strong>Taşıt Tedarikinde Üst Tavan Tutarları Milyonluk Seviyelere Çekiliyor</strong></h3>

<p>Güncellenen ekonomik parametreler ve piyasa koşulları doğrultusunda, sisteme tanımlanan maksimum finansman çekim sınırları da önemli oranda artırılıyor. Taşıt edinimine yönelik finansal organizasyonlara katılmak isteyen bireyler veya aynı risk grubunda kabul edilen taraflar için uygulanacak azami tutar 6.250.000 TL seviyesine yükseltiliyor. Bu sayede katılımcıların değişen araç fiyatları karşısında ihtiyaç duydukları finansman tutarına ulaşmaları kolaylaştırılıyor.</p>

<p>Tavan tutarların yeniden belirlenmesi, otomotiv pazarındaki fiyat dinamiklerinin tasarruf sistemine entegre edilmesini sağlarken diğer yandan kontrolsüz risk artışını engellemeyi hedefliyor. Belirlenen 6.250.000 TL tutarındaki üst limit, hem sıfır km hem de ikinci el araç alımlarında uygulanacak tavan değer olarak kayıtlara geçiyor. Şirketlerin bu limiti aşan tutarlarda araç finansman dosyası açmalarına hiçbir şekilde izin verilmeyecek.</p>

<h3><strong>Şirketlerin Topladığı Fonların Korunması İçin Mali Teminat Esasları Katılaşıyor</strong></h3>

<p>Tasarruf finansman kuruluşlarının katılımcılardan topladığı birikimleri değerlendirme ve saklama biçimleri de BDDK denetimi kapsamında daha güvenli hale getiriliyor. Şirketlerin bünyesinde biriken yüksek tutarlı kaynakların riskli yatırım araçlarında veya kontrolsüz alanlarda değerlendirilmesinin önüne geçmek adına özel teminat mekanizmaları kuruluyor. Bu doğrultuda, sistemde toplanan her türlü değerin likiditesi yüksek ve güvenilir finansal enstrümanlarda tutulması zorunlu kılınıyor.</p>

<p>Söz konusu mali tedbirler sayesinde, olası bir piyasa dalgalanmasında şirketlerin yükümlülüklerini yerine getirememe riskleri ortadan kaldırılmayı amaçlıyor. Sistemde biriken kaynağın koruma altına alınması, katılımcıların sıra kendilerine geldiğinde tahsisat tutarlarına zamanında ve eksiksiz ulaşmalarını temin edecek. BDDK yetkilileri, firmaların öz kaynak dengelerini ve fon yönetim süreçlerini çok daha sık aralıklarla denetleyerek kurallara uymayan kurumlara yaptırım uygulayacak.</p>

<h3><strong>Sektörün Geleceği Ve Piyasa İstikrarı Açısından Atılan Adımların Etkileri</strong></h3>

<p>Atılan bu kritik adımlar, faizsiz finansal sistemin kurumsal bir yapıya kavuşması yolunda atılmış en somut gelişmeler arasında gösteriliyor. Giriş ve katılım şartlarının net kurallara bağlanması, sistemdeki şeffaflığı artırırken tüketicilerin sektöre olan güvenini de üst seviyeye çıkartacak. Yüksek montanlı işlemlerin takip edilebilir hale gelmesi, kayıt dışı para hareketlerinin engellenmesi açısından da stratejik bir kazanım niteliği taşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Son dönemde vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği alternatif finansman modeli, yeni mevzuatın yürürlüğe girmesiyle birlikte çok daha disiplinli bir çalışma esasına kavuşmuş olacak. 1 Ekim 2026 tarihi itibarıyla başlayacak olan bu süreç, finansal piyasalardaki dengelerin korunmasına katkı sunarken sistemi aşırı yüklenmelerden ve muhtemel suistimallerden koruyacak bir kalkan görevi üstlenecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/milyonlari-ilgilendiriyor-evim-sisteminde-1-ekimde-yeni-kurallar-basliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/evi.jpg" type="image/jpeg" length="33151"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Emekli ve Memurun Gözü Bu Rakamda: Ocak Zammı İçin 4 Farklı Hesap!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/emekli-ve-memurun-gozu-bu-rakamda-ocak-zammi-icin-4-farkli-hesap</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/emekli-ve-memurun-gozu-bu-rakamda-ocak-zammi-icin-4-farkli-hesap" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan Temmuz ve Ağustos ayı fiyat artış oranları Kamu çalışanları ile emeklilerin gözünü yeni yılın ilk döneminde yapılacak artışlara çevirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye İstatistik Kurumu tarafından paylaşılan Temmuz ve Ağustos ayı fiyat artış oranları Kamu çalışanları ile emeklilerin gözünü yeni yılın ilk döneminde yapılacak artışlara çevirdi. Yaz aylarının son iki ayına ilişkin resmi verilerin açıklanmasıyla birlikte 2026 yılının ikinci yarısına dair iki aylık toplam enflasyon tablosu %3,66 seviyesinde gerçekleşti. Bu durum kamu personelinin ve emeklilerin yıl başı aylıklarında yaşanacak değişimin ilk somut adımı olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Merkez Bankası verileri doğrultusunda şekillenen ilk senaryoda yıl sonu tüketici fiyat endeksinin %28 seviyesinde tamamlanması öngörülüyor. Bu ihtimalin gerçekleşmesi durumunda 6 aylık toplam fiyat artışı %8,7 olarak hesaplanacak ve SSK ile Bağ-Kur emeklileri doğrudan bu oranda zam alacak. Memur ve memur emeklilerine ise %1,59 oranındaki fark hesaba katılarak toplamda %6,67 oranında bir güncelleme sunulacak. Böylesi bir tablo en düşük memur aylığını 70 bin 224 liradan 74 bin 908 liraya çıkarırken en düşük memur emeklisi maaşı 33 bin 630 liraya, SSK ve Bağ-Kur taban aylığı ise 25 bin 601 liraya yükselecektir.</p>

<h2><strong>Piyasa Katılımcılarının Beklentileri Maaş Senaryolarını Detaylandırıldı</strong></h2>

<p>Finansal piyasalarda yer alan profesyonellerin katılımıyla gerçekleştirilen beklenti anketlerinde yıl sonu enflasyon tahmini %29,43 seviyesine işaret ediyor. Bu beklentinin gerçekleşmesi halinde işçi ve bağkur emeklilerine yansıtılacak 6 aylık zam oranı %9,91 seviyesine kadar ulaşacak. Piyasaların bu öngörüsü milyonlarca emeklinin yeni yıl bütçesinde doğrudan belirleyici bir rol üstlenecek nitelik taşıyor.</p>

<p>Memur ve kamu emeklileri açısından değerlendirildiğinde ise %2,72 oranındaki enflasyon farkının toplu sözleşme haklarına eklenmesiyle beraber toplam zam %7,86 olarak şekillenecektir. Söz konusu oranların uygulanması durumunda en düşük devlet memuru maaşı 75 bin 744 lira seviyesine ulaşırken emekli kamu görevlilerinin alacağı en düşük aylık 34 bin 5 liraya çıkacak. Tabandaki işçi ve esnaf emeklisi aylığının ise bu dönemde 25 bin 886 lira olması öngörülmektedir.</p>

<h2><strong>Medya Ve Finans Dünyasının Beklenti Anketleri Tabloyu Netleştirdi</strong></h2>

<p>Anadolu Ajansı Finans portalı tarafından gerçekleştirilen ankete katılan ekonomistlerin ortak görüşü yıl sonu tüketici fiyatlarının %29,49 seviyesinde gerçekleşeceği yönündedir. Bu değerlendirmeye göre 6 aylık kümülatif enflasyonun %9,97 seviyesini bulacağı tahmin ediliyor. Bu durum SSK ve Bağ-Kur paydaşları için doğrudan %9,97 oranında hak ediş anlamına gelirken yeni dönem gelir dengesini doğrudan etkiliyor.</p>

<p>Kamu personelinin hak kazanacağı fark %2,78 olarak hesaplanırken toplam zam oranı %7,91 seviyesine tekabül ediyor. Bu ekonomik beklenti çerçevesinde en düşük memur aylığının 75 bin 779 liraya yükselmesi, emekli devlet memuru taban aylığının 34 bin 21 liraya erişmesi planlanıyor. Aynı projeksiyonda SSK ve Bağ-Kur kapsamındaki en düşük emekli maaşının ise 25 bin 900 lira düzeyine geleceği öngörülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Finansal Kurumların Yüksek Enflasyon Senaryosundaki Maaş Dengeleri</strong></h2>

<p>Finansal Kurumlar Birliği tarafından paylaşılan son analizlerde yıl sonu enflasyon beklentisi %30,47 ile en yüksek seviyede yer aldı. Bu veri tabanı baz alındığında yılın ikinci yarısındaki 6 aylık fiyat artışının %10,8 seviyesine ulaşması kaçınılmaz görünüyor. İşçi ve esnaf emeklilerinin yıl başı artışları bu tahmin doğrultusunda doğrudan %10,8 şeklinde gerçekleşecektir.</p>

<p>Yüksek beklentinin hakim olduğu bu senaryoda memurlar ve memur emeklileri %3,5 oranında enflasyon farkı alma hakkı elde ederken toplam artış oranı %8,73 seviyesine dayanıyor. Hesaplamalar hayata geçirildiğinde en düşük memur maaşının 76 bin 355 liraya çıkacağı netleşiyor. Yıl sonuna kadar açıklanacak Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık verileri nihai tablonun kesinleşmesini sağlayacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/emekli-ve-memurun-gozu-bu-rakamda-ocak-zammi-icin-4-farkli-hesap</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/emek.jpg" type="image/jpeg" length="76679"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Vakıflar Genel Müdürlüğü Bursu İçin Kritik Tarih: Başvurular Ne Zaman?]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/vakiflar-genel-mudurlugu-bursu-icin-kritik-tarih-basvurular-ne-zaman</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/vakiflar-genel-mudurlugu-bursu-icin-kritik-tarih-basvurular-ne-zaman" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye genelinde milyonlarca öğrencinin merakla beklediği Vakıflar Genel Müdürlüğü eğitim desteği süreci için geri sayım başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye genelinde milyonlarca öğrencinin merakla beklediği Vakıflar Genel Müdürlüğü eğitim desteği süreci için geri sayım başladı. İlkokul seviyesinden üniversite kademesine kadar geniş bir öğrenci kitlesini kapsayan destek programı kapsamında gözler kurumdan gelecek resmi duyurulara çevrildi. Eğitim hayatına maddi katkı sunmayı hedefleyen bu imkan sayesinde ihtiyaç sahibi gençlerin akademik yolculukları güvence altına alınıyor. İdari birimlerin yaptığı teknik hazırlıkların tamamlanmasının ardından başvuru ekranlarının erişime açılması planlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmiş yılların takvimi incelendiğinde sürecin sonbahar aylarında yoğunlaştığı görülüyor. Geçen dönemde ortaöğrenim kademesi başvuruları 1-15 Ekim tarihleri arasında tamamlanmış, değerlendirme işlemleri ise 31 Ekim gününde sonuca bağlanmıştı. Üniversite öğrencilerinin kapsama alındığı yükseköğrenim ayağında ise 21-31 Ekim tarihlerinde talep toplanmış ve sonuçlar 18 Kasım günü ilan edilmişti. Benzer bir takvimin bu yıl da uygulanacağı ve ekim ayının ilk yarısında ilk duyuruların yapılacağı öngörülüyor.</p>

<h3><strong>Başvuru İşlemlerinde Dijital Ekranlar Etkin Şekilde Kullanılacak</strong></h3>

<p>Adayların başvuru süreçlerini sorunsuz bir şekilde tamamlayabilmeleri adına tüm işlemler internet ortamına taşınmış durumdadır. Herhangi bir fiziki evrak teslimine gerek kalmadan gerçekleştirilen talepler doğrudan kurumun resmi web portalı üzerinden kabul ediliyor. Öğrencilerin başvuru ekranındaki formları eksiksiz ve tam bilgilerle doldurması, sürecin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi açısından büyük bir önem taşıyor. Sistem üzerinde beyan edilen bilgilerin doğruluğu ilgili devlet kurumlarının veri tabanlarıyla otomatik olarak karşılaştırılıyor.</p>

<p>Süreç tamamlandıktan sonra gerçekleştirilecek değerlendirme safhası da tamamen şeffaf bir yapıda yürütülmektedir. Adayların başarı durumları ile gelir düzeyleri gibi temel kriterler dikkate alınarak yapılan incelemelerin sonuçları yine aynı dijital platform üzerinden kamuoyuna duyurulmaktadır. Hak kazanan adayların ödeme süreçlerinin hızlıca başlatılması amacıyla banka hesap bilgisi tanımlamaları da sisteme doğrudan entegre edilmektedir.</p>

<h3><strong>Ortaöğrenim Kapsamında Belirlenen Başvuru Esasları</strong></h3>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olarak faaliyetlerini sürdüren kurum, vakfiye şartlarını yerine getirmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı bünyesindeki resmi ve örgün eğitim kurumlarında okuyan öğrencilere öncelik tanımaktadır. İlkokul, ortaokul ve lise düzeyindeki çocukların faydalandığı bu imkan, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi hedefler. Ancak belirli şartları taşımayan ya da alternatif desteklerden yararlanan bazı gruplar bu kapsamanın dışında tutulmaktadır.</p>

<p>Sistem detaylarına bakıldığında özel okullarda eğitim alanlar ile açık öğretim ortaokulu veya lisesinde okuyanlar bu destekten yararlanamıyor. Aynı aile içerisinde Vakıflar Genel Müdürlüğünden halihazırda eğitim yardımı alan başka bir kardeşin bulunması durumu da başvuruya engel teşkil etmektedir. Ayrıca kamu kurumlarından karşılıksız burs alanlar ile kurumdan muhtaç aylığı bağlanan bireyler başvuru hakkına sahip değildir.</p>

<h3><strong>Ödeme Dönemleri Ve Maddi Kaynak Transfer Süreçleri</strong></h3>

<p>Eğitim desteği almaya hak kazanan öğrencilerin hesaplarına aktarılacak olan parasal kaynaklar belirli bir takvim doğrultusunda yatırılmaktadır. Bir eğitim öğretim yılı içerisinde toplamda 9 ay boyunca kesintisiz ödeme yapılması esası benimsenmiştir. Bu süreç ekim ayında başlamakta ve kasım, aralık, ocak, şubat, mart, nisan, mayıs ile haziran aylarını kapsayacak şekilde devam etmektedir.</p>

<p>Öğrencilerin yaz tatili dönemlerine denk gelen temmuz, ağustos ve eylül aylarında ise ödeme yapılmamaktadır. Hak sahiplerinin eğitim yılı boyunca devam durumları ve başarı kriterleri düzenli olarak takip edilmektedir. Kurallara uygun şekilde eğitimine devam eden her öğrenci, belirlenen 9 aylık periyotta maddi desteği düzenli olarak almaya devam etmektedir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/vakiflar-genel-mudurlugu-bursu-icin-kritik-tarih-basvurular-ne-zaman</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/vak.jpg" type="image/jpeg" length="68967"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gece Yarısı Tabelalar Değişti: Benzin ve Motorine Zam Geldi!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/gece-yarisi-tabelalar-degisti-benzin-ve-motorine-zam-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/gece-yarisi-tabelalar-degisti-benzin-ve-motorine-zam-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel piyasalarda yaşanan sıcak gelişmeler, Türkiye’deki pompa fiyatlarına devasa artışlar şeklinde yansımayı sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel piyasalarda yaşanan sıcak gelişmeler, Türkiye’deki pompa fiyatlarına devasa artışlar şeklinde yansımayı sürdürüyor. ABD ile İran arasında son haftalarda yeniden tırmanan askeri ve diplomatik gerginlik, dünya genelinde ham petrol arzına dair endişeleri en üst seviyeye çıkardı. Doğu Orta Doğu hattındaki bu kriz, uluslararası piyasalarda ham petrolün varil fiyatında ani yükselişleri tetikleyerek iç pazardaki maliyet dengelerini tamamen sarstı.</p>

<p>Sektör temsilcilerinden alınan son bilgilere göre, uluslararası petrol endeksindeki bu yukarı yönlü hareketlilik Türkiye’deki akaryakıt dağıtım şirketlerinin fiyatlama politikalarına doğrudan yansıdı. Gece yarısı itibarıyla yürürlüğe giren yeni tarifeler, özellikle ulaşım ve lojistik sektörünü doğrudan etkileyecek boyutlara ulaştı. Uluslararası piyasalardaki oynaklığın devam etmesi durumunda, önümüzdeki günlerde pompa fiyatlarında yeni düzenlemelerin yapılması kaçınılmaz görülüyor.</p>

<h2><strong>Akaryakıt Pompasında Rekor Fiyat Artışı Gece Yarısı Devreye Girdi</strong></h2>

<p>Enerji piyasalarındaki yukarı yönlü dalgalanmanın etkisiyle, sürücüleri son derece zora sokacak yeni fiyat ayarlamaları resmi olarak tabelalara yansıdı. Dağıtım firmalarından edinilen verilere göre motorinin litre fiyatına tam 7,72 TL tutarında devasa bir artış yansıtıldı. Motorin grubunda yaşanan bu olağanüstü artış, son dönemde tek seferde yapılan en yüksek tutarlı fiyat güncellemelerinden biri olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>Sadece dizel yakıt kullanan araç sahipleri değil, benzinli araç sahipleri de bu zam dalgasından nasibini aldı. Benzin grubunda ise litre fiyatı 2,48 TL seviyesinde artırıldı. Bu gece yarısından itibaren geçerli olan yeni fiyatlar, şehirler arasındaki maliyet farkları ve dağıtım şirketlerinin kar marjlarına bağlı olarak iller arasında ufak değişiklikler gösterse de genel olarak ülke genelindeki tüm istasyonlarda uygulanmaya başlandı.</p>

<h2><strong>Jeopolitik Riskler Brent Petrol Fiyatlarını Yukarı Tırmandırıyor</strong></h2>

<p>Orta Doğu coğrafyasında patlak veren ABD ve İran arasındaki yeni gerilim hattı, küresel petrol arzı güvenliğini ciddi şekilde tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında yaşanabilecek olası bir aksama ihtimali, türev piyasalarında spekülatif alımları hızlandırarak brent petrolün varil fiyatını hızla yukarı çekti. Enerji analistleri, bölgedeki askeri hareketliliğin devam etmesi halinde küresel petrol fiyatlarındaki bu sert yükseliş trendinin bir süre daha devam edebileceği yönünde uyarılarda bulunuyor.</p>

<p>Dünya genelinde tırmanan bu enerji krizi, Türkiye gibi enerjide dışa bağımlı olan ülkelerin iç pazar dengelerini altüst ediyor. Döviz kurunun seyri ile birleşen uluslararası ürün fiyatlarındaki bu tırmanış, rafineri çıkış fiyatlarının rekor seviyelere ulaşmasına neden oluyor. Küresel güçlerin bölgedeki hamleleri doğrudan doğruya gelişmekte olan ekonomilerin enerji maliyetlerine yansıyarak tüketici üzerindeki baskıyı artırıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Artan Maliyetler Lojistik Ve Ulaşım Sektörünü Zora Sokuyor</strong></h2>

<p>Motorin fiyatına yapılan 7,72 TL tutarındaki tarihi zam, özellikle yük ve yolcu taşımacılığı yapan ticari araç sahiplerini son derece güç bir durumda bıraktı. Ülke genelindeki nakliye ve lojistik firmaları, girdi maliyetlerindeki bu ani ve yüksek artış nedeniyle sefer maliyetlerini yeniden hesaplamak zorunda kalıyor. Taşımacılık sektöründeki bu maliyet artışının, tarladan sofraya kadar uzanan geniş bir yelpazede tüm tüketici ürünlerinin fiyatlarına zincirleme olarak yansıması bekleniyor.</p>

<p>Toplu taşıma esnafı ve hususi araç sahipleri de benzin ile motorine gelen bu eşzamanlı artışlar karşısında bütçelerini dengelemekte zorlanıyor. Günlük ulaşım harcamaları katlanan vatandaşlar, seyahat alışkanlıklarını ve araç kullanım sıklıklarını gözden geçirmek zorunda kalıyor. Sektör temsilcileri, yakıt maliyetlerinin bu seviyelerde kalması durumunda bilet fiyatlarından nakliye ücretlerine kadar her alanda yeni fiyat ayarlamalarının kaçınılmaz olacağını vurguluyor.</p>

<h2><strong>Sürücüler Zamlı Fiyatlar Öncesinde İstasyonlara Akın Etti</strong></h2>

<p>Yeni zam kararlarının sosyal medyada ve haber platformlarında duyulmasının ardından, Türkiye’nin dört bir yanındaki akaryakıt istasyonlarında gece yarısına kadar yoğun bir hareketlilik yaşandı. Gece saat %23,59 öncesinde araçlarının depolarını eski fiyattan doldurmak isteyen binlerce sürücü, şehir merkezlerindeki ve ana arterlerdeki istasyonların önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Bazı yoğun noktalarda trafik akışı durma noktasına gelirken, polis ve zabıta ekipleri istasyon girişlerinde düzeni sağlamak adına devriye turlarını artırdı.</p>

<p>Gece yarısının geçmesi ve saatlerin %00,00 göstermesiyle birlikte pompa tabelalarındaki rakamlar anında güncellendi. İstasyon çalışanları elektronik panolardaki eski rakamları yeni ve zamlı tarifelerle değiştirirken, depolardaki dolum işlemleri yeni fiyatlar üzerinden sürdürüldü. Depolarını zam öncesinde doldurmayı başaran şanslı sürücüler kısa vadeli bir tasarruf sağlasa da, önümüzdeki süreçte akaryakıt harcamalarının hane bütçelerindeki payının ciddi oranda artacağı gerçeğiyle yüzleşmek durumunda kaldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/gece-yarisi-tabelalar-degisti-benzin-ve-motorine-zam-geldi</guid>
      <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/ben.jpg" type="image/jpeg" length="81883"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’nın ihracat karnesi belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyanin-ihracat-karnesi-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyanin-ihracat-karnesi-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın toplam ihracatı 2026’nın ilk 8 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,3 yükseldi. Ağustos ayında ise kent ihracatı yıllık bazda yüzde 1,3, bir önceki aya göre yüzde 23,6 geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya Ticaret Borsası (ATB), ağustos ayı ihracat verilerine göre, Türkiye'nin toplam ihracatı ağustos ayında geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8,8 artarken, Antalya'nın ihracatı yüzde 1,3 azaldı. Aynı dönemde yaş meyve ve sebze ihracatı Türkiye genelinde yüzde 40,4, Antalya'da yüzde 10,6 arttı. Süs bitkileri ve mamulleri ihracatı Türkiye'de yüzde 12, Antalya'da yüzde 17,7 azaldı. Tarım ve gıda ihracatı Türkiye genelinde yüzde 4,3 artarken, Antalya'da yüzde 4,4 geriledi. Sanayi ihracatı Türkiye'de yüzde 9,1 artmasına rağmen Antalya'da yüzde 16 azaldı. Maden ihracatı ise Türkiye genelinde yüzde 24,4, Antalya'da yüzde 21,7 arttı.</p>

<h2>Antalya'nın ihracatı yüzde 1,3 azaldı</h2>

<p>ATB tarafından paylaşılan verilere göre Türkiye’nin ağustos ayı ihracatı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 8,8 artarken, Antalya’nın ihracatı yüzde 1,3 azaldı. 2026 yılının ilk 8 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre yaş meyve ve sebze ihracatı Türkiye'de yüzde 45,6, Antalya'da yüzde 23 arttı. Süs bitkileri ve mamulleri ihracatındaki artış Türkiye genelinde yüzde 0,5, Antalya'da yüzde 0,6 olarak gerçekleşti. Tarım ve gıda ihracatı Türkiye'de yüzde 3,9, Antalya'da yüzde 12,1 artarken, sanayi ihracatındaki artış Türkiye genelinde yüzde 4,4, Antalya'da yüzde 5,7 oldu. Maden ihracatı ise Türkiye'de yüzde 19,5, Antalya'da yüzde 16,9 arttı. İlk 8 ayda toplam ihracat Türkiye genelinde yüzde 4,7, Antalya'da yüzde 12,3 yükseldi.</p>

<h2>Yaş meyve ve sebze ihracatı azaldı</h2>

<p>Ağustos ayında bir önceki aya göre yaş meyve ve sebze ihracatı Türkiye'de yüzde 15,9 azalırken, Antalya'da yüzde 3,2 arttı. Süs bitkileri ve mamulleri ihracatı Türkiye'de yüzde 16,1, Antalya'da yüzde 17,4 geriledi. Tarım ve gıda ihracatı Türkiye genelinde yüzde 10,9, Antalya'da yüzde 11,8 azalırken, sanayi ihracatındaki düşüş Türkiye'de yüzde 8,4, Antalya'da yüzde 27,8 oldu. Maden ihracatı Türkiye genelinde yüzde 0,8 artarken, Antalya'da yüzde 7,9 azaldı. Toplam ihracat ise Türkiye'de yüzde 8,5, Antalya'da yüzde 23,6 geriledi.</p>

<h2>Ağustos ayında tarım ihracatındaki payı yüzde 59,8</h2>

<p>Ağustos ayında tarım ve gıda ihracatı içerisinde yaş meyve ve sebze ihracatının payı Antalya'da yüzde 59,8, Türkiye genelinde yüzde 8,8 olarak kayıtlara geçti. Süs bitkileri ve mamulleri ihracatının payı ise Antalya'da yüzde 3,6, Türkiye'de yüzde 0,3 oldu. Geçen yılın aynı ayına göre Antalya'nın toplam ihracatı içerisinde tarımın payı yüzde 2 azalarak yüzde 51'e, sanayinin payı yüzde 5 azalarak yüzde 27'ye geriledi. Madenciliğin payı ise yüzde 4 artarak yüzde 18'e yükseldi.</p>

<p>Türkiye'nin toplam ihracatı içerisinde tarımın payı yüzde 0,6 azalarak yüzde 14 olurken, sanayinin payı yüzde 0,2 artışla yüzde 82,8'e çıktı. Madenciliğin payı da yüzde 0,4 artarak yüzde 3,2 oldu.</p>

<h2>İlk 8 ayda tarımın payı yüzde 59</h2>

<p>Yılın ilk 8 ayında Antalya'nın toplam ihracatı içerisinde tarımın payı değişmeyerek yüzde 59 seviyesinde kaldı. Sanayinin payı yüzde 2 azalarak yüzde 26'ya gerilerken, madenciliğin payı yüzde 1 artarak yüzde 13'e yükseldi. Aynı dönemde Türkiye'nin toplam ihracatı içerisinde tarımın payı yüzde 0,1 azalarak yüzde 14,9, sanayinin payı yüzde 0,2 azalarak yüzde 82,2 oldu. Madenciliğin payı ise yüzde 0,3 artarak yüzde 2,9'a çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Süs bitkileri ihracatında Antalya’nın payı yüzde 35,3</h2>

<p>Türkiye'nin ağustos ayındaki yaş meyve ve sebze ihracatının yüzde 19,4'ü Antalya'dan gerçekleştirildi. Bu oran yılın ilk 8 ayında yüzde 18,8 oldu. Süs bitkileri ve mamulleri ihracatında Antalya'nın payı ağustos ayında yüzde 35,3, ilk 8 ayda yüzde 41,6 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Türkiye'nin tarım ve gıda ihracatının ağustos ayında yüzde 2,9'u, ilk 8 ayında yüzde 3,7'si Antalya'dan yapıldı. Antalya'nın Türkiye'nin toplam ihracatındaki payı ağustos ayında yüzde 0,8, ilk 8 ayda yüzde 1 oldu. Türkiye'nin sanayi ihracatında Antalya'nın payı hem ağustos ayında hem de ilk 8 ayda yüzde 0,3 olarak kaydedildi. Maden ihracatındaki payı ise ağustos ayında yüzde 4,3, ilk 8 ayda yüzde 4,1 oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyanin-ihracat-karnesi-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/fadime/antalya-ihracat-karnesi.jpg" type="image/jpeg" length="55754"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kiracılar İçin Yeni Dönem Başlıyor: O Belge Olmadan İşlem Yapılamayacak!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/kiracilar-icin-yeni-donem-basliyor-o-belge-olmadan-islem-yapilamayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/kiracilar-icin-yeni-donem-basliyor-o-belge-olmadan-islem-yapilamayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konut ve iş yeri kiralamalarında taraflar arasındaki hukuki süreçleri baştan sona değiştirecek kapsamlı bir reform hayata geçiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konut ve iş yeri kiralamalarında taraflar arasındaki hukuki süreçleri baştan sona değiştirecek kapsamlı bir reform hayata geçiriliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen teknik çalışmalar doğrultusunda, gayrimenkul kiralama işlemlerinde kağıt üstünde yapılan geleneksel sözleşme devri tamamen sona eriyor. Milyonlarca mülk sahibini ve kiracıyı doğrudan ilgilendiren bu yeni düzenleme, kiralama süreçlerinin tamamını dijital altyapıya taşıyarak e-Devlet portalı üzerinden yürütülmesini zorunlu hale getirmeyi hedefliyor. Kamusal denetimi artırmayı amaçlayan bu adım, gayrimenkul piyasasındaki kayıt dışılığı engelleme konusunda tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sistemin yaygınlaşmasıyla birlikte kiralama süreçlerinde yaşanan belirsizliklerin ve taraflar arasındaki anlaşmazlıkların minimum seviyeye indirilmesi planlanıyor. Dijital platform üzerinden gerçekleştirilen onay işlemleri, resmi kayıt niteliği taşıyarak hukuki güvenceyi en üst düzeye çıkarıyor. Gelir İdaresi Başkanlığı ile entegre şekilde çalışan bu yeni mekanizma, gayrimenkul sektöründe şeffaflık sağlarken vergi adaletinin tesis edilmesine de doğrudan katkı sunuyor. Mülk sahipleri ve kiracılar, herhangi bir fiziki evraka ihtiyaç duymadan işlemlerini güvenli bir şekilde tamamlayabiliyor.</p>

<h2><strong>Elektronik Sözleşme Sisteminin Teknik Altyapısı Ve Tarihsel Gelişimi</strong></h2>

<p>Gayrimenkul kiralama işlemlerinin dijital ortama aktarılmasına yönelik ilk somut adım 04/11/2024 tarihinde atıldı. Bu tarihten itibaren vatandaşların kullanımına sunulan e-Devlet "Kira Sözleşmesi İşlemleri" modülü, mülk sahiplerinin sisteme giriş yaparak sözleşme taslağını oluşturmasına imkan sağladı. Hazırlanan metin, kiracı ve varsa kefil tarafından yine aynı dijital platform üzerinden elektronik imza veya mobil onay yöntemiyle incelenip onaylanabiliyor. Sürecin ilk evresinde elde edilen olumlu sonuçlar ve yüksek kullanım oranları, uygulamanın tüm kiralama işlemleri için zorunlu kılınması fikrini pekiştirdi.</p>

<p>Sistemin pratik kullanımını artırmak amacıyla kullanıcı geri bildirimleri dikkate alınarak platforma yeni teknik özellikler entegre edildi. Yanlış veri girişi veya sehven yapılan maddi hataların önüne geçebilmek adına taraflara 15 günlük bir düzeltme ve güncelleme süresi tanındı. Bu süre zarfında iletişim bilgileri, ödeme günleri veya kira tutarları gibi veriler üzerinde gerekli revizyonlar yapılabiliyor. Sürecin sonunda sistem tarafından otomatik olarak üretilen barkodlu ve zaman damgalı resmi belgeler, tüm resmi kurumlar nezdinde geçerli birer hukuki dayanak oluşturuyor.</p>

<h2><strong>Mülk Sahibi Ve Kiracı İlişkilerinde Hukuki Güvenlik Standartları</strong></h2>

<p>Sözleşmelerin dijital ortama taşınması, ev sahibi ile kiracı arasında yıllardır süregelen anlaşmazlıkların çözümünde anahtar bir rol üstleniyor. Tüketici hakları temsilcileri ve hukuk uzmanları, yazılı metinlerin kaybolması veya sonradan üzerinde değişiklik yapılması gibi suiistimallerin bu sistemle tamamen engelleneceğini belirtiyor. Aylık kira bedeli, ödeme tarihleri, depozito miktarı ve gayrimenkulün teslim koşulları gibi kritik veriler devlet güvencesi altında kayıt altına alınıyor. Böylece tarafların süreç içerisinde "Sözleşmede bu madde yoktu" veya "Farklı bir tutar üzerinde anlaşmıştık" şeklindeki iddiaları tamamen geçersiz kılınıyor.</p>

<p>Resmi kayıtların şeffaf bir şekilde tutulması, olası mahkeme süreçlerinde ve icra takiplerinde delil toplama aşamasını oldukça hızlandırıyor. Dijital ortamda saklanan barkodlu belgeler, tarafların hak kaybına uğramasını önlerken idari mercilerin de doğru bilgiye anında erişmesine olanak tanıyor. Kiralama sürecinin başlangıcından bitimine kadar olan tüm aşamalar izlenebilir hale geldiği için usulsüz tahliye veya haksız kira artışı gibi mağduriyetlerin önüne geçilmesi kolaylaşıyor. Bu durum, gayrimenkul piyasasında güven ortamının yeniden tesis edilmesini sağlıyor.</p>

<h2><strong>Vergi Kayıplarının Önlenmesi Ve Denetim Mekanizmalarının Etkinliği</strong></h2>

<p>Hazine ve Maliye Bakanlığı'nın bu düzenlemeyle hedeflediği en önemli unsurlardan biri de kayıt dışı ekonominin ve vergi kayıplarının azaltılmasıdır. Gayrimenkul iratlarından elde edilen gelirlerin doğru beyan edilmesi, ülke ekonomisinin sağlıklı bir şekilde işlemesi açısından büyük önem taşıyor. e-Devlet üzerinden yapılan sözleşmeler sayesinde banka hesaplarına yatan kira bedelleri ile resmi sözleşmedeki tutarlar anlık olarak karşılaştırılabiliyor. Bu entegrasyon, beyan edilmeyen veya eksik gösterilen kira gelirlerinin tespit edilmesini son derece kolaylaştırıyor.</p>

<p>Ancak uzmanlar, yalnızca elektronik ortamda sözleşme yapmanın kayıt dışılıkla mücadelede tek başına yeterli olmayabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Sistemde beyan edilen resmi kira tutarı ile banka kanalıyla ya da elden yapılan fiili ödemeler arasındaki olası tutarsızlıkların sahada etkin bir şekilde denetlenmesi gerekiyor. Kağıt üzerinde düşük gösterilip kalan kısmı farklı yollarla tahsil edilen kira ödemelerinin tespiti için çapraz denetim modellerinin uygulanması hayati önem taşıyor. Bu sayede vergi adaletinin tam anlamıyla sağlanması ve kayıt dışı para trafiğinin engellenmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/kiracilar-icin-yeni-donem-basliyor-o-belge-olmadan-islem-yapilamayacak</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/kirac-1.jpg" type="image/jpeg" length="52171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tasarruf finansmanında yeni dönem başlıyor!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/tasarruf-finansmaninda-yeni-donem-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/tasarruf-finansmaninda-yeni-donem-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ev, iş yeri ve otomobil sahibi olmak isteyenlerin faiz yerine hizmet bedeli ödeyerek yararlandığı tasarruf finansman sisteminde yeni kurallar için geri sayım başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p dir="auto">Bankalardan kredi kullanmakta zorlanan ya da faiz ödemek istemeyen kişilerin tercih ettiği tasarruf finansman sisteminde yeni kurallar devreye girmeye hazırlanıyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun tasarruf finansman şirketlerine yönelik düzenlemesinin 1 Ekim 2026 tarihinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. Faizsiz ve uzun vadeli olarak konut, çatılı iş yeri ve otomobil finansmanının sağlandığı sistemde sözleşme sınırları yeniden belirlenirken, finansman tutarlarına ilişkin limitler de güncellenecek.</p>

<h2 dir="auto">Hizmet bedeli alınacak</h2>

<p dir="auto">Tasarruf finansman şirketleri üzerinden konut, iş yeri veya otomobil almak isteyenlerden talep edilen finansman tutarının yüzde 7’si kadar hizmet bedeli alınıyor. Bunun dışında, devlete ödenmesi gereken harçlar haricinde başka bir ödeme yapılmadığı belirtiliyor. Tapu harcı, ipotek bedeli ve araç devir işlemlerindeki noter ücreti gibi ödemeler ise bu kapsamın dışında tutuluyor. Sistemde kişi, almak istediği konut, iş yeri veya otomobil için finansman tutarını belirledikten sonra hizmet bedelini ödeyerek sisteme dahil oluyor. Kalan miktar ise belirlenen taksit planına göre ödeniyor.</p>

<h2 dir="auto">En fazla iki aktif sözleşme yapabilecek</h2>

<p dir="auto">Yeni düzenlemeyle tasarruf finansman sisteminde bir kişinin sahip olabileceği aktif sözleşme sayısına da sınır getirilecek. Buna göre aynı kişi; En fazla 1 taşıt finansmanı sözleşmesi yapabilecek. En fazla 1 konut veya çatılı iş yeri finansmanı sözleşmesi yapabilecek. Toplamda ise en fazla 2 aktif sözleşmeye sahip olabilecek. Başka bir ifadeyle aynı kişi aynı anda 2 veya 3 ayrı araç için sözleşme yapamayacak. En fazla 1 taşıt ile birlikte 1 konut veya iş yeri finansmanı sözleşmesi bulunabilecek.</p>

<h2 dir="auto">Finansman limitleri yükseltildi</h2>

<p dir="auto">Düzenlemeyle kişi veya risk grubu bazındaki sözleşme tutarı sınırları da değiştirildi. Taşıt finansmanı için azami sözleşme tutarı 6 milyon 250 bin liraya, konut veya çatılı iş yeri finansmanı için azami sözleşme tutarı ise 62 milyon 500 bin liraya yükseltildi. Bir kişi veya risk grubuna ait bütün sözleşmelerin toplam tutarı da 62 milyon 500 bin lira ile sınırlandırıldı.</p>

<p dir="auto"><img alt="Türk Lirası" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/08/turk-lirasi.jpg" width="1280" /></p>

<h2 dir="auto">Alanlar sınırlandırılıyor</h2>

<p dir="auto">Finansal Kurumlar Birliği Başkanlığına gönderilen talimat kapsamında, tasarruf fon havuzları ile şirket hesaplarında biriken paraların değerlendirilebileceği alanlar da sınırlandırılıyor. Bu düzenlemeyle riskli varlıklara yatırım yapılmasının önüne geçilmesi ve söz konusu kaynakların hızlı şekilde nakde çevrilebilecek, görece risksiz varlıklarda değerlendirilmesi amaçlanıyor. Buna göre tasarruf finansman şirketleri ellerindeki söz konusu varlıkları yalnızca katılım bankalarında açılacak Türk lirası cinsi özel cari hesaplar veya katılma hesaplarında, Hazine ve Maliye Bakanlığınca ihraç edilen ve altına dayalı olmayan Türk lirası cinsi yurt içi kira sertifikalarında (sukuk) ya da risk değeri 1 veya 2 olan, Türk lirası cinsinden ihraç edilen katılım esaslı yatırım fonlarında değerlendirebilecek. Hem tasarruf fon havuzları hem de şirket hesapları için daha ihtiyatlı kısıtlamalar getirilecek.</p>

<h2 dir="auto">Nemasız kalan tutarlara da sınır getiriliyor</h2>

<p dir="auto">Tasarruf fon havuzlarında nemasız kalan tutarların sınırlandırılması amacıyla günlük getirisiz bakiyeye de üst sınır getirildi. Buna göre günlük getirisiz bakiye, şirketin bir önceki ay sonu itibarıyla hesaplanan tasarruf fon havuzunun binde 2’sini aşamayacak. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Elektronik Fon Transferi sisteminin kapanış saatinden sonra havuza aktarılan tutarlar ise bir sonraki gün yapılacak hesaplamaya dahil edilecek.</p>

<h2 dir="auto">Yüksek tutarlı sözleşmelerin kapsamı değişiyor</h2>

<p dir="auto">Yüksek tutarlı sözleşmelere ilişkin limitlerde de artış yapıldı. Sözleşmelerin “yüksek tutarlı” kapsamına alınması için belirlenen sınır 2 milyon 509 bin 800 liradan 5 milyon liraya çıkarıldı. Konut veya çatılı iş yeri finansmanı sözleşmelerinde ise bu sınır 6 milyon 274 bin 500 liradan 12 milyon 500 bin liraya yükseltildi. Bunun yanı sıra yüksek tutarlı sözleşmelerin toplam tutarının, ilgili dönemdeki bütün sözleşme tutarına oranı yüzde 5 ile sınırlandırıldı. Ancak 1 Ocak 2025’ten sonra kurulan şirketler için kademeli geçiş uygulanacak. Bu şirketlerde söz konusu oran 30 Haziran 2027’ye kadar yüzde 15, 1 Temmuz-31 Aralık 2027 arasında ise yüzde 10 olarak uygulanacak.</p>

<h2 dir="auto">Sistem bankaların alternatifi haline geldi</h2>

<p dir="auto">Tasarruf finansman şirketleri, yüksek faiz uygulanan banka kredilerine alternatif olarak kullanılmaya başlandı. Sistem üzerinden nakit parası bulunan kişilerin 6 aylık süreçte finansmanın yüzde 45’lik bölümünü ödeyerek taşıt veya konut finansmanına ulaşabildiği belirtiliyor. Bu nedenle hem nakit birikimi bulunan hem de bulunmayan kişilerin tasarruf finansman sistemine yöneldiği ifade ediliyor.</p>

<h2 dir="auto">Tasarruf finansman sistemi nasıl işliyor?</h2>

<p dir="auto">Sistemde hizmet bedeli dışında herhangi bir ödeme alınmadığı belirtiliyor. Günümüzde tasarruf finansman şirketlerinin genellikle yüzde 7 oranında hizmet bedeli aldığı, yani 1 milyon liralık bir tasarruf finansmanı için 70 bin lira hizmet bedeli talep edildiği aktarılıyor. Örneğin 1 milyon liralık otomobil almak isteyen bir kişi, 70 bin liralık hizmet bedelini ödeyerek sisteme dahil oluyor. Ardından peşinatlı veya peşinatsız şekilde kendi ödeme planına uygun taksit tutarını belirleyebiliyor. 1 milyon liralık otomobil için finansmanın yüzde 45’ine karşılık gelen 450 bin liralık bölümün ödenmesi gerekiyor. Bu 450 bin lira ister peşin ister taksitler halinde ödenebiliyor. Söz konusu tutarın 6 ay içerisinde tamamlanması halinde tasarruf finansman şirketi kalan 550 bin lirayı sistemde yer alan kişiye ödüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="auto"><img alt="para" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/07/adsiz-tasarim.jpg" width="1280" /></p>

<h2 dir="auto">6 ayda tamamlanmak zorunda değil</h2>

<p dir="auto">1 milyon liralık otomobil örneğinde yüzde 45’e karşılık gelen 450 bin liranın mutlaka 6 ay içerisinde yatırılması gerekmiyor. Bu tutar taksitlere bölünerek ödeme gücüne göre 24 veya 36 ayda da tamamlanabiliyor. Ancak yüzde 45’lik bölüm 6 ay içinde tamamlanırsa otomobilin alınabilmesi için kalan tutar şirket tarafından karşılanıyor.</p>

<h2 dir="auto">1 milyon liralık otomobil için ödeme planları</h2>

<p dir="auto">Otomobil finansmanında 60 ay, konut finansmanında ise 120 ay taksit sınırı bulunuyor. 1 milyon liralık otomobil üzerinden verilen örneklere göre peşinatsız ödeme planlarında ortaya çıkan aylık taksitler ve finansman hakkının elde edildiği dönemler şöyle:</p>

<p dir="auto">12 ay vade: Aylık 83 bin 333 lira ödeme. 6’ncı ayda 450 bin liralık, yani yüzde 45’lik bölümün tamamlanması gerekiyor.<br />
24 ay vade: Aylık 41 bin 666 lira ödeme. 11’inci ayda yüzde 45’lik bölüm tamamlandıktan sonra kalan tutarı tasarruf finansman şirketi ödüyor.<br />
36 ay vade: Aylık 27 bin 777 lira ödeme. 16’ncı ayda tasarruf finansmanının geri kalan kısmı hak ediliyor.<br />
48 ay vade: Aylık 20 bin 833 lira ödeme. 22’nci ayda kalan tutar şirket tarafından karşılanıyor.<br />
60 ay vade: Aylık 16 bin 666 lira ödeme. 27’nci ayda otomobil için kalan tutarı şirket ödüyor.</p>

<h2 dir="auto">Peşinatsız uzun vadede enflasyon etkisi</h2>

<p dir="auto">Peşinat ödemeden uzun vadeli taksitlerle sisteme girilmesi durumunda paranın zaman içerisindeki değeri ve enflasyon karşısındaki durumu önemli hale geliyor. Ayrıca satın alınmak istenen otomobilin fiyatının süreç içerisinde yükselmesi de karşılaşılabilecek olumsuzluklar arasında gösteriliyor. Bu nedenle tasarruf finansman yöntemiyle mal sahibi olmak isteyenler açısından 6 aylık sürenin sonunda yüzde 45’lik bölümün tamamlanmasının en makul seçenek olarak değerlendirildiği belirtiliyor.</p>

<h2 dir="auto"><img alt="Tl" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/08/tl.jpg" width="1280" /></h2>

<h2 dir="auto">Yatırılan tutara kar payı verilmiyor</h2>

<p dir="auto">Tasarruf finansman şirketlerinde araç veya konut alımına kadar yatırılan taksitlere kar payı ödenmediği belirtiliyor. Bu nedenle sisteme yatırılan para ne kadarsa, birikim süresince aynı tutar üzerinden ilerliyor. Katılım sistemi içerisinde bulunan bankaların aylık yüzde 2,5 oranında kar payı verdiği belirtilirken, “evim” sistemlerinde yatırılan paraya kar payı ödemesi yapılmıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/tasarruf-finansmaninda-yeni-donem-basliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 04 Sep 2026 17:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/09/yeni-donem.png" type="image/jpeg" length="31922"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
