<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Antalya Haber, Son Dakika Antalya, Gezi Rehberi ve Şehir Yaşamı | Antalya Hakkında</title>
    <link>https://www.antalyahakkinda.com</link>
    <description>Antalya haber ajansı olarak, Antalya Hakkında son dakika ve güncel haberlere ulaşabilirsiniz. Ulusal ve yerel haberciliğin tek adresi...</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.antalyahakkinda.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2026. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 11 Apr 2026 08:02:01 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Parkinson’da erken belirtiye dikkat]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/parkinsonda-erken-belirtiye-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/parkinsonda-erken-belirtiye-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Dr. Özden Yener Çakmak, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü’nde yaptığı açıklamada, Parkinson’un motor belirtiler kadar depresyon, uyku bozukluğu ve koku kaybı gibi non-motor bulgularla da kendini gösterebileceğini vurguladı. Erken teşhisin tedavi sürecinde kritik rol oynadığını belirterek, düzenli egzersiz ve yaşam tarzı değişiklikleriyle hastaların uzun yıllar aktif bir yaşam sürdürebileceğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nöroloji Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, 11 Nisan Dünya Parkinson Hastalığı Günü dolayısıyla Parkinson hastalığı ve bilinmesi gerekenleri anlattı. Çakmak, Parkinson hastalığının nedenlerine değinerek,</p>

<blockquote>
<p>"Depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, yorgunluk ve koku alma kaybı Parkinson'dan kaynaklanıyor olabilir"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p><img alt="Parkinson’da Erken Belirtiye Dikkat-2" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/melisa/parkinsonda-erken-belirtiye-dikkat-2.jpg" width="1280" />Parkinson hastalığı, beyindeki dopamin üreten sinir hücrelerinin hasar görmesi sonucu ortaya çıkan ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olarak dikkat çekiyor. Genellikle 60 yaş ve üzerindeki bireylerde görülen hastalıkta erken belirtiler çoğu zaman yaşlılıkla karıştırılabiliyor. Uzmanlar, erken teşhisin hastalığın seyrini kontrol altına almada büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Uyku problemlerinin nedeni olabilir</h2>

<p>Memorial Antalya Hastanesi Nöroloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, Parkinson hastalığının nedenlerine değinerek,</p>

<blockquote>
<p>"Parkinson hastalığının kesin nedeni tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlık, çevresel faktörler ve yaşlanma önemli rol oynar. Beyindeki dopamin eksikliği hareket kontrolünü bozar. Hastalık ilerledikçe yüz mimiklerinde azalma, konuşmada kısılma, yürüyüşte adımların küçülmesi gibi sorunlar da eklenir. Bunların yanı sıra depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, yorgunluk ve koku alma kaybı gibi non-motor belirtiler de hastaların yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>Uzmanlar belirtilerin yaşlılık ile karıştırıldığını belirtti</h2>

<p>Erken dönemde belirtilerin hafif seyredebileceğini belirten Çakmak,</p>

<blockquote>
<p>"Erken dönemde belirtiler hafif olabilir ve sıklıkla ‘yaşlılık' olarak algılanır"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p>

<h2>En sık görülen belirtiler açıklandı</h2>

<p>Hastalığın en yaygın motor belirtilerine dikkat çeken Çakmak,</p>

<blockquote>
<p>"Özellikle ellerde, dinlenme halinde görülen ‘hap yuvarlama' tipi titreme, hareketlerde yavaşlama, günlük işlerin zorlaşması, kaslarda sertlik ve direnç artışı, denge kaybı ve düşme riski"</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<h2>Yıllar önce de belirti yaşanabileceğine dikkat çekildi</h2>

<p>Motor belirtiler dışında farklı bulguların da görülebileceğini ifade eden Çakmak,</p>

<blockquote>
<p>"Non-motor belirtiler ise bazen motor şikayetlerden yıllar önce başlayabilir. Kabızlık, REM uyku davranış bozukluğu, depresyon ve bilişsel değişiklikler varsa bir nöroloji uzmanına başvurmak önemlidir. Erken teşhis, tedavinin daha etkili olmasını sağlar"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>"Parkinson'un kesin bir tedavisi henüz yoktur''</h2>

<p>Tedavi sürecine de değinen Çakmak,</p>

<blockquote>
<p>"Parkinson'un kesin bir tedavisi henüz yoktur ancak semptomları kontrol altına almak ve yaşam kalitesini yükseltmek mümkündür. Temel tedavisi ilaçlardır. İlaçlara yanıt azaldığında veya yan etkiler arttığında derin beyin stimülasyonu (DBS) gibi cerrahi yöntemler devreye girebilir. Parkinson hastalığında özellikle tai chi, dans ve yürüyüş gibi düzenli egzersizler, fizyoterapi ve multidisipliner yaklaşımlardan fayda görülmektedir"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.<br />
Uzm. Dr. Özden Yener Çakmak, ayrıca</p>

<blockquote>
<p>"Eğer bir yakınınızda titreme, hareket yavaşlaması gibi belirtiler varsa, vakit kaybetmeden bir nöroloji uzmanına başvurmak büyük önem taşımaktadır. Parkinson teşhisi konulan birçok kişi, uygun tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle uzun yıllar aktif bir hayat sürdürebilmektedir"</p>
</blockquote>

<p>diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/parkinsonda-erken-belirtiye-dikkat</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/melisa/parkinsonda-erken-belirtiye-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="13719"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocuklarda miyopiye yeni umut! "Artık tedavi mümkün"]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/cocuklarda-miyopiye-karsi-uzmanindan-umut-veren-aciklama-artik-tedavi-mumkun</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/cocuklarda-miyopiye-karsi-uzmanindan-umut-veren-aciklama-artik-tedavi-mumkun" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ekran bağımlılığıyla birlikte artan çocukluk çağı miyopisine karşı Antalya'da Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Duranoğlu, yeni tedavi yöntemlerine dikkat çekerek, özel gözlük camları, kırmızı ışık uygulamaları ve gece lensleri sayesinde hastalığın ilerlemesinin kontrol altına alınabildiğini açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda çocuklarda miyopi görülme sıklığı dikkat çekici şekilde arttı. Özellikle ekran kullanımının yaygınlaşması ve açık hava aktivitelerinin azalması, göz sağlığını tehdit eden en önemli faktörler arasında yer alıyor. Uzmanlar ise konuyla ilgili dikkat çeken tedavi yöntemlerini işaret ediyor.</p>

<p><img alt="Çocuk Ekrana Bakma" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/ilayda/cocuk-ekrana-bakma.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Miyopinin temel nedeni gözün büyümesi</h2>

<p>Konuyla ilgili açıklama yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Duranoğlu,</p>

<blockquote>
<p>"Çocuklarda miyopinin ilerlemesinin en sık nedeni gözün aksiyal uzunluğu. Halkımızın anlayacağı şekilde gözün büyümesi oluşturuyor bunu daha çok. Yani biz gözün büyümesini kontrol edebilirsek miyopinin de ilerlemesini kontrol altına alabileceğiz mantığıyla ortaya çıkıyor. Biliyorsunuz biz eskiden sokağa çıktığımız zaman annelerimiz babalarımız artık eve gel derlerdi. Şimdi çocuklarımızı sokağa çıkartamıyoruz. Bunun nedeni de tabii ki çocukların bu elektronik bir takım akıllı cihazları olan düşkünlüğü. Karanlık yerde oturup bu akıllı cihazlarla evin içerisinde oturup kullanması son derece sakıncalı"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p><img alt="Yaşar Foto" class="detail-photo img-fluid" height="1894" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/ilayda/yasar-foto.jpg" width="3366" /></p>

<h2>Güneş ışığı ve uyku kritik rol oynuyor</h2>

<p>Çocuklarda miyopinin ilerlemesinin önüne geçebilmek için yapılabilecekleri sıralayan Prof. Dr. Duranoğlu,</p>

<blockquote>
<p>"Bir kere her şeyden öncesi güneş ışığından faydalanmak geliyor. Güneş ışığının gözün büyümesini kontrol etmek gibi bir fonksiyonu olduğuna dair bir takım çalışmalar ve yayınlar var. Biz çocukların günde 1,5-2 saat, haftada 12-13 saat 'outdoor activity' diyoruz. Yani kapının dışına çıkıp dışarıda bahçede oynamasını, parka gitmesini, arkadaşlarla top oynamasını ve dışarıda zaman geçirmesini istiyoruz. İkincisi, 7-8 saatin altında uyku uyumamasını istiyoruz. Yani uykusuna çok dikkat edecek. Üçüncüsü, bu çocukların ekran karşısındaki sürelerini azaltmamız lazım. Yani mümkün olduğu kadar ekran karşısındaki süresini azaltıyoruz. Dördüncüsü de parlak ışık. Parlak ışığı biz seviyoruz. Çünkü parlak ışıktaki zeminde çalışan çocuklarda miyopunun ilerlemesinin daha az olduğunu görüyoruz"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Çocuk Miyopisi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/ilayda/cocuk-miyopisi.jpg" width="1280" /></h2>

<h2>En yaygın yöntem özel gözlük camları</h2>

<p>Tedavi yöntemleri ile ilgili bilgi de veren Prof. Dr. Duranoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<blockquote>
<p>"Bu iş için üretilmiş özel gözlük camları var. Bu camlar gelen ışığı defoks haline getirerek gözün büyümesini kontrol altına alıyor. Özel bir mekanizması var onun. Bu camları kullanan çocuklarda hepimiz görüyoruz çalışmalarda, kendi kişisel deneylerimizde, kendi hastalarımızda. Miyopi çok hızlı ilerlemiyor. 'Kırmızı ışık' tedavisi dediğimiz özel bir tedavi var. Hasta belirli aralıklarla bu kırmızı ışığa bakarak yine miyopinin ilerlemesiyle ilgili bir yavaşlama söz konusu oluyor. Özel lensler var, 'ortokeratoloji' dediğimiz güzel lensler var. Bunlar gece takılıyor, gündüz akabinde çıkartılıyor, gözün ön yüzeyini düzelterek etki görüyorlar. Ve bazen de bunların birkaç tanesi bir arada yani bir kombine tedavisi de yapılabiliyor. Ama şu anda en popüler olan şey gözlük camları. Ancak bu konuda da tabii ki uzun süreli çalışmalara ve onların sonuçlarını beklememizde fayda var gibi gözüküyor"</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İlayda Zeybek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Özel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/cocuklarda-miyopiye-karsi-uzmanindan-umut-veren-aciklama-artik-tedavi-mumkun</guid>
      <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/ilayda/cocuklarda-miyopi-gelisimi.jpg" type="image/jpeg" length="41278"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da uzmanı açıkladı: "Kanserde erken teşhis hayati önem taşıyor"]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-acikladi-kanserde-erken-teshis-hayati-onem-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-acikladi-kanserde-erken-teshis-hayati-onem-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Onur Yazdan Balçık, kanserde erken teşhisin hayati önem taşıdığını söyleyerek, "Tıptaki gelişmeler sayesinde birçok kanser türünde erken tanı ve doğru tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Onur Yazdan Balçık, 1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında toplumda farkındalık oluşturmak amacıyla önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<h2><strong>"Artık eskisi gibi çaresiz değil"</strong></h2>

<p>Kanserin günümüzde en sık görülen hastalıklardan biri olduğunu söyleyen Doç. Dr. Onur Yazdan Balçık, erken teşhisin hayati önem taşıdığını belitti.</p>

<p>Doç. Dr. Balçık,</p>

<blockquote>
<p>"Kanser, günümüzde sık karşılaşılan bir hastalık olsa da artık eskisi gibi çaresiz değildir. Tıptaki gelişmeler sayesinde birçok kanser türünde erken tanı ve doğru tedavi ile başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir. Özellikle erken evrede tespit edilen kanserler çok daha kolay tedavi edilebilir. Bu nedenle hiçbir şikâyetiniz olmasa bile düzenli sağlık kontrollerinizi ihmal etmeyin"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p><img alt="Kanser Erken Teshis1" class="detail-photo img-fluid" height="1066" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/fadime/kanser-erken-teshis1.jpg" width="1600" /></p>

<h2><strong>"Tarama testleri hayat kurtarıcı"</strong></h2>

<p>"Riskleri azaltmak ise büyük ölçüde sizin elinizdedir" diyen Doç. Dr. Balçık,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Sigara kullanmamak, sağlıklı ve dengeli beslenmek, düzenli fiziksel aktivite yapmak ve ideal kiloyu korumak; kanser riskini azaltmada en önemli adımlar arasında yer almaktadır. Meme, kolon ve rahim ağzı gibi sık görülen kanser türlerine yönelik tarama testleri hayat kurtarıcıdır. Bu testler genellikle basit, ulaşılabilir ve çoğu zaman ücretsiz olarak yapılabilmektedir."</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p>

<h2><strong>"Önemli olan bilinçli hareket etmek"</strong></h2>

<p>Kanserin yönetilebilir bir hastalık olduğunu söyleyen Doç. Dr. Balçık,</p>

<blockquote>
<p>"Unutulmamalıdır ki kanser bir son değil, çoğu zaman yönetilebilir bir hastalıktır. Önemli olan korkmak değil, bilinçli hareket etmektir. Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Onkoloji Bölümü olarak; kemoterapi, immünoterapi ve tüm solid tümörlerin tedavi ve takibini gerçekleştirmekteyiz"</p>
</blockquote>

<p>ifadesini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-acikladi-kanserde-erken-teshis-hayati-onem-tasiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/fadime/antalya-kanser-erken-teshis.jpg" type="image/jpeg" length="12568"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Psikiyatri hastalarına Antalya’dan çifte destek]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/psikiyatri-hastalarina-antalyadan-cifte-destek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/psikiyatri-hastalarina-antalyadan-cifte-destek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da hayata geçirilen “Engelsiz İş Uyum Programı” ile psikiyatri hastaları hem tedavi görüyor hem çalışarak gelir elde ediyor; proje Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdeniz Üniversitesi bünyesinde yürütülen ve İŞKUR iş birliğiyle hayata geçirilen “Engelsiz İş Uyum Programı”, psikiyatri hastalarının yaşamına yeni bir kapı araladı. Antalya’da uygulamaya konulan proje kapsamında bireyler, tedavi süreçlerini sürdürürken aynı zamanda üretime katılarak gelir elde etme imkânı buluyor. Yaklaşık üç ay önce başlatılan programda 50’ye yakın hasta ve hasta yakını aktif rol alıyor. Katılımcılar, hastane bünyesindeki serada çeşitli tarımsal faaliyetlerde bulunarak hem fiziksel hem de psikolojik olarak destekleniyor.</p>

<p><img alt="Psikiyatri Antalya" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/ilayda/psikiyatri-antalya.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Serada üretim, mutfakta paylaşım</h2>

<p>Program çerçevesinde hastalar; fide dikimi, çapalama ve ekim gibi üretim süreçlerinde görev alıyor. Elde edilen ürünler ise hastane mutfağında değerlendirilerek birlikte tüketiliyor. Bu süreç, katılımcıların hem üretmenin hem de paylaşmanın değerini deneyimlemesini sağlıyor. Ayrıca katılımcılar, çeşitli kurslara katılarak günlük yaşam becerilerini geliştirme fırsatı da buluyor. Bu yönüyle proje, yalnızca tedavi değil, kapsamlı bir sosyal rehabilitasyon modeli sunuyor.</p>

<h2>“Amaç, yeniden üreten bireyler kazandırmak”</h2>

<p>Projenin yürütücülerinden Ali Erdoğan, uygulamanın Türkiye’de bir ilk olduğunu belirterek, hastaların artık sadece tedavi görmekle kalmayıp aynı zamanda üretime katıldığını vurguladı. Erdoğan, sistemin hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. Kısa sürede gözle görülür ilerlemeler elde edildiğini aktaran Erdoğan, bireylerin kendi kazançlarıyla ihtiyaçlarını karşılayabilmesinin özgüvenlerini ciddi şekilde artırdığını dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Psikiyatri Hastaları" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/ilayda/psikiyatri-hastalari.jpg" width="1280" /></p>

<h2>Hasta yakınları da sürecin içinde</h2>

<p>Programın dikkat çeken bir diğer yönü ise hasta yakınlarının da sürece dahil edilmesi oldu. Bu sayede aileler hem ekonomik katkı sağlıyor hem de rehabilitasyon sürecine aktif olarak katılıyor. Yakınlar, projeyle birlikte hastaların sosyal hayata daha hızlı adapte olduğunu ve ev yaşamındaki yükün önemli ölçüde hafiflediğini ifade ediyor.</p>

<h2>“Bizim için umut oldu”</h2>

<p>Projeye katılan hasta yakınları ve gönüllüler, uygulamanın hayatlarında önemli bir değişim yarattığını belirtiyor. Üretim sürecine katılan bireylerin daha sosyal, daha özgüvenli hale geldiği gözlemlenirken, proje Antalya’da örnek bir model olarak öne çıkıyor. Yetkililer, önümüzdeki süreçte programın genişletilerek farklı iş alanlarına taşınmasını hedefliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/psikiyatri-hastalarina-antalyadan-cifte-destek</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/ilayda/psikiyatri-hastalarina-cifte-cozum.jpg" type="image/jpeg" length="34547"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da uzmanı uyardı! "Bahar alerjisi çocukları tehdit ediyor"]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bahar-alerjisi-cocuklari-tehdit-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bahar-alerjisi-cocuklari-tehdit-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bahar aylarının gelmesiyle birlikte artan polenler, çocuklarda alerjik rinit ve astım vakalarını tetikliyor. Uzm. Dr. Eser Akkuş, tedavi edilmeyen alerjinin astıma zemin hazırlayabileceğini belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarının gelmesiyle birlikte doğada yaşanan canlanma, beraberinde bazı sağlık sorunlarını da getiriyor. Özellikle çocuklarda sıkça görülen bahar alerjileri, erken önlem alınmadığında daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabiliyor. Antalya'da görev yapan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Eser Akkuş, "Bahar mevsimi pek çok hastalığı beraberinde getirebilir" diyerek aileleri uyardı.</p>

<h2>"Bahar hastalığı beraberinde getirebilir"</h2>

<p>Doğa yeşillenirken havada uçuşan polenlerin, özellikle çocuklarda bahar alerjisini tetiklediğini ifade eden Akkuş,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Her yıl bahar aylarında çocuk polikliniklerinde alerjik rinit (saman nezlesi) ve alerjik astım şikayetlerinde belirgin artış gözleniyor. Baharda ağaç ve çimen polenleri yoğunlaştığında çocuklarda ardı ardına hapşırma nöbetleri, berrak burun akıntısı, burun ve göz kaşıntısı, sulanan gözler, öksürük ve yorgunluk gibi belirtiler sıkça görülüyor. Bahar mevsimi birçok aile için keyifli bir dönem olsa da, polen alerjisi olan çocuklar için zorlu geçebilir. Doğa uyanırken, baharın müjdecisi olarak kabul edilen çiçekler ve yeşillik aslında binlerce çocuğun sağlığını tehdit eder. Havada milyonlarca polen tanesi uçuşurken, özellikle alerjik bünyeli çocuklar için bahar ayları zorlu bir döneme dönüşür. Her yıl mart ayından itibaren çocuk polikliniklerine başvuran alerjik rinit ve astım vakalarında önemli ölçüde artış gözlenir"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p>

<h2>"Belirtileri hafife almayın"</h2>

<p>Ardışık hapşırma nöbetleri, burun akıntısı ve tıkanıklığı gibi şikayetlerin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Akkuş,</p>

<blockquote>
<p>"Erken tanı ve doğru korunma yöntemleriyle çocukların bahar aylarını keyifle geçirmeleri mümkün. Ailelerin çocuğunda bahar belirtileri fark ettiğinde 'geçer' diye beklememesi, mutlaka bir çocuk hastalıkları uzmanına başvurması gerekmektedir. Çünkü tedavi edilmeyen alerjik rinit, özellikle çocuklarda astım gelişimine zemin hazırlayabilir. Özellikle ailesinde alerji öyküsü olan, astımlı veya atopik bünyeli çocuklar risk grubundadır"</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p>

<h2>7 pratik öneri</h2>

<p>Polenlerden korunmak için günlük alışkanlıklarda değişiklik yapılması gerektiğini belirten Akkuş, "Polenlerin en yoğun olduğu sabah erken saatleri ve akşamüstü dışarı çıkmayı sınırlayın" diyerek önerilerini şöyle sıraladı:</p>

<blockquote>
<p>"Eve geldikten sonra çocuğun kıyafetlerini değiştirin, saçını ve yüzünü yıkayın. Ev ve araç pencerelerini kapalı tutun, gerekirse hava temizleyici veya polen filtreli klima kullanın. Çocukların gözlük takmasını ve dışarıda maske kullanmasını teşvik edin. Nevresim ve çarşafları sık yıkayın, halı ve peluş oyuncakları azaltın. Belirtiler başladığında vakit kaybetmeden çocuk hastalıkları uzmanına başvurun. Doktor önerisiyle antihistaminik damla veya spreyler ile burun kortizon spreyleri gibi tedaviler erken dönemde başlanabilir. Gerekli görülen vakalarda alerji aşısı (immünoterapi) uzun vadeli çözüm sunar."</p>
</blockquote>

<h2>"Beslenmenin rolü büyük"</h2>

<p>Sağlıklı beslenmenin alerji semptomlarını hafifletebileceğine değinen Akkuş,</p>

<blockquote>
<p>"Özellikle omega-3 yağ asitleri açısından zengin balık, ceviz ve keten tohumu, C vitamini yüksek taze meyve-sebzeler; probiyotik kaynakları ve antioksidanlar tüketmek faydalıdır. Öte yandan işlenmiş gıdalar, şeker ve kızartmalar inflamasyonu artırarak semptomları kötüleştirebilir. Çocuklarda bahar alerjisinde sağlıklı ve dengeli beslenme, sadece semptomları baskılamakla kalmaz, bağışıklık sistemini güçlendirerek uzun vadede daha dirençli bir bünye oluşmasına da katkı sağlar"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bahar-alerjisi-cocuklari-tehdit-ediyor</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/bahar-alerji.jpg" type="image/jpeg" length="27609"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da doktor açıkladı: Bahar ayında dikkat!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bahar-ayinda-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bahar-ayinda-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Doğukan Aydenizöz, bahar aylarında artan alerjik rinit şikayetleri ve alınabilecek önlemler hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bahar aylarının gelişiyle birlikte doğanın canlanması birçok kişi için keyifli bir dönem olsa da, alerjik rinit hastaları için bu süreç oldukça zorlayıcı geçebiliyor. Kulak Burun Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Doğukan Aydenizöz, konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<h2>Antalya'da şikayetler ortalamanın üzerinde</h2>

<p>Antalya'nın bitki çeşitliliğine dikkat çeken Op. Dr. Aydenizöz,</p>

<blockquote>
<p>"Ancak alerjik rinit hastaları için bu dönem tam tersi bir tablo oluşturabilir. Antalya gibi bitki çeşitliliği ve polen yoğunluğu yüksek bölgelerde, alerjik rinit şikayetleri Türkiye ortalamasının çok üzerinde görülebilir. Alerjik rinit, burun akıntısı, tıkanıklık, gözlerde yaşarma, hapşırma ve kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösterir ve günlük yaşamı ciddi şekilde etkileyebilir"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>Alerjik rinit neden artıyor?</h2>

<p>Polenlerin bağışıklık sistemini tetiklediğini belirten Aydenizöz,</p>

<blockquote>
<p>"Bağışıklık sistemi bu polenleri zararlı algılayıp tepki verdiğinde, burun mukozalarında inflamasyon oluşur ve hapşırma, akıntı, kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu süreçte gözlerde sulanma, kızarma ve hatta yorgunluk ile uyku kalitesinde bozulma gibi ek problemler de görülebilir</p>
</blockquote>

<p>" ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Hekime danışılması gereken durumlar</h2>

<p>Sürecin ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Aydenizöz,</p>

<blockquote>
<p>"Şikâyetler iş yaşamını, okul başarısını veya günlük konsantrasyonu etkiliyorsa, uyku düzenini bozuyorsa, sık sinüzit veya kulak problemleri gelişiyorsa ya da mevcut ilaçlarla rahatlama sağlanamıyorsa mutlaka doktora başvurulmalıdır"</p>
</blockquote>

<p>uyarısında bulundu.</p>

<h2>"Profesyonel destek önemli"</h2>

<p>Tedavi sürecinin kişiye özel olması gerektiğini belirten Aydenizöz,</p>

<blockquote>
<p>"Tedavi planı mutlaka uzman hekimler tarafından kişiye özel olarak hazırlanmalıdır. Her hastanın şikayetleri ve hassasiyeti farklıdır. Özellikle şikayetler uzun sürüyorsa veya günlük yaşamı etkiliyorsa, profesyonel destek almak önemlidir"</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<h2>Günlük yaşamda alınabilecek önlemler</h2>

<p>Op. Dr. Aydenizöz, hastaların günlük hayatta uygulayabileceği yöntemleri şu sözlerle aktardı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Kapalı alanlarda koku kontrolü: Ofis veya ev gibi kapalı ortamlarda parfüm, deodorant, oda spreyi, tütsü, sigara ve dumanlı ürünlerden uzak durulmalıdır. Kokuları sınırlamak: Evde parfüm ve deodorantları duş bölgesinde kullanıp kapıyı kapatmak, saç spreyi ve yoğun kokuları sınırlamak rahatlama sağlar. Çok ihmal edilen bir diğer konu da sigara içmek veya kapalı ortamlarda dumanına maruz kalmak da yine alerjik rinit ile beraber burun etlerinde şişmelere neden olup belirtileri daha da artıracaktır. Bunların birlikteliği erişkin ve çocuk fark etmeksizin tüm yaş gruplarında fazlaca görülmekle beraber, çocuklarda daha bariz olmak üzere geniz eti büyümesi, ağız açık uyuma ve horlama ile dolaylı olarak sık kulak iltihaplanmalarına sebep olup operasyonlara kadar giden sürece katkıda bulunabilmektedir. Polen yoğunluğu dönemlerinde dikkat: Özellikle polen yoğunluğunun yüksek olduğu sabah saatlerinde mümkünse dışarı çıkılmamalıdır. Temizlik önlemleri: Dışarıdan geldikten sonra kıyafet değiştirilmesi ve duş alınması önerilir. Evde cam ve klima kullanımı: Evde camları özellikle rüzgârlı havalarda kapalı tutmak, polen filtreli klima veya hava temizleyici kullanmak faydalıdır. Çamaşırların kurutulması: Çamaşırları dış ortamda kurutmamak, polenlerin giysilere yapışmasını önler."</p>
</blockquote>

<p>Yaşam kalitesini korumanın önemine değinen Op. Dr. Aydenizöz,</p>

<blockquote>
<p>"Bahar aylarını daha konforlu geçirmek için belirtileri hafife almamak ve gerekirse sağlık kuruluşlarına başvurmak son derece önemlidir. Unutulmamalıdır ki, şikayetlerin göz ardı edilmesi hem yaşam kalitesini düşürür hem de uzun vadede komplikasyon riskini artırabilir"</p>
</blockquote>

<p>diyerek sözlerini tamamladı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bahar-ayinda-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/polen.jpg" type="image/jpeg" length="65819"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da devlet hastanesine iki yeni uzman atandı]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-devlet-hastanesine-iki-yeni-uzman-atandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-devlet-hastanesine-iki-yeni-uzman-atandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Korkuteli Devlet Hastanesi, kadrosuna kattığı Göz Hastalıkları ve Dahiliye uzmanlarıyla bölge halkına sunduğu sağlık hizmetinin kapsamını genişletti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya ​Korkuteli Devlet Hastanesi’nde uzman doktor eksikliği giderilmeye devam ediyor. Hastane bünyesinde hasta kabulüne başlayan Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevil Türüdü ve Dahiliye Uzmanı Uz. Dr. Mehmet Berkay Özata, ilçedeki sağlık ordusuna katıldı. Yeni atamalarla birlikte hastanenin hizmet kapasitesinde önemli bir artış sağlandı.</p>

<p>Korkuteli Devlet Hastanesi'nde Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevil Türüdü ve Dahiliye Uzmanı Uz. Dr. Mehmet Berkay Özata göreve başladı. Göreve yeni başlayan Göz Hastalıkları Uzmanı Dr. Sevil Türüdü ve Dahiliye Uzmanı Uz. Dr. Mehmet Berkay Özata'ya ziyaret ederek başarı dileklerini ileten Başhekim Op. Dr. Berna Gencel, yeni atamalarla birlikte hastanenin kadrosunun arttığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><img alt="Korkuteli Doktor" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/fadime/korkuteli-doktor.jpg" width="1280" /><br />
<strong>"İlçe halkına hizmet vermeye devam ediyoruz"</strong></h2>

<p>​Sağlıkta kaliteyi artırmak ve vatandaşlara bu konuda gerekli hizmeti vermek için gayret gösterdiklerini ifade eden Op. Dr. Berna Gencel, ilçe halkına en üst seviyede hizmet vermeye devam ettiklerini söyleyerek,</p>

<blockquote>
<p>​"Devlet hastanesi olarak sağlıkta kaliteyi artırmak ve vatandaşlara bu konuda gerekli hizmeti vermek gayreti içerisindeyiz. En iyi sağlık sonuçlarına ulaşmak amacıyla ihtiyacı olan herkese; hasta ile çalışan güvenliği ve memnuniyetinden ödün vermeden yeterli kaynaklara sahip tesislerde, iyi eğitilmiş uzmanlar ve sağlık personeli tarafından doğru uygulamalarla, doğru zamanda eşit hizmetin sağlanmasını amaçlıyoruz."</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-devlet-hastanesine-iki-yeni-uzman-atandi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/fadime/korkuteli-devlet-hastanesi-iki-yeni-doktor-atandi.jpg" type="image/jpeg" length="90184"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kanser tedavisinde öne çıkan neoadjuvan yaklaşım]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/kanser-tedavisinde-one-cikan-neoadjuvan-yaklasim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/kanser-tedavisinde-one-cikan-neoadjuvan-yaklasim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kanser tedavisinde öne çıkan neoadjuvan yöntem, ameliyat öncesi uygulanan tedaviyle tümörü küçültmeyi, görünmeyen hücreleri hedeflemeyi ve cerrahiyi daha başarılı hale getirmeyi amaçlıyor. Bu yöntem, uygun hastalarda organ koruyucu cerrahi şansını artırırken kişiselleştirilmiş tedavi planlamasına da imkan sağlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kanser tedavisinde son yıllarda öne çıkan neoadjuvan tedavi yaklaşımına ilişkin açıklamada bulunan Uzm. Dr. Selami Bayram,</p>

<blockquote>
<p>"Ameliyat öncesinde uygulanan bu yöntemle tümörü küçültmeyi, hastalığı daha iyi kontrol altına almayı ve cerrahi başarıyı artırmayı hedefliyoruz"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>20 yılda yaşanan büyük yenilik</h2>

<p>Kanser tedavisinde son 20 yılda yaşanan en önemli yeniliklerden biri kuşkusuz neoadjuvan tedavi yaklaşımı olduğunu belirten Memorial Antalya Hastanesi Onkoloji Bölümü'nden Uzm. Dr. Selami Bayram,</p>

<blockquote>
<p>"Neoadjuvan tedavi, sadece ameliyat öncesi verilen bir ilaç tedavisi değildir. Doğru hastada uygulandığında cerrahiyi kolaylaştırabilen, görünmeyen hastalığı daha erken hedefleyebilen, tedavi yanıtını ölçmeye imkan veren ve sonraki adımları daha akılcı biçimde planlamaya yardımcı olan güçlü bir stratejidir. Günümüz onkolojisinde amaç yalnızca tümörü küçültmek değil; hastaya en doğru sırayla, en etkili ve en kişiselleştirilmiş tedaviyi sunmaktır. Ancak her kanser hastası için uygun değildir. Bu karar; tümörün evresi, yayılım durumu, biyolojik alt tipi, hastanın genel performansı ve multidisipliner konsey değerlendirmesi ile verilir"</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<h2><img alt="Kanser Tedavisinde Öne Çıkan Neoadjuvan Yaklaşım" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/melisa/kanser-tedavisinde-one-cikan-neoadjuvan-yaklasim.jpg" width="1280" />Tedavinin avantajlarına dikkat çekildi</h2>

<p>Neoadjuvan tedavinin başlıca avantajları sıralayan Uzm. Dr. Selami Bayram,</p>

<blockquote>
<p>"Birinci avantaj olarak ameliyatı daha mümkün ve daha başarılı hale getirebilir. Bazı tümörler ilk tanı anında büyük olabilir ya da bulundukları bölge nedeniyle doğrudan ameliyat edilmeleri zor olabilir. Neoadjuvan tedavinin temel amaçlarından biri, tümörü küçülterek cerrahiyi teknik olarak daha uygulanabilir hale getirmektir. Bu yaklaşım özellikle meme kanseri ve rektum kanseri gibi bazı hastalıklarda organ koruyucu cerrahi şansını artırabilir. Örneğin uygun hastalarda memenin tamamen alınması yerine meme koruyucu cerrahi yapılabilmesi ya da rektum tümörlerinde kalıcı torba ihtiyacının azaltılması mümkün olabilir. Elbette bu fayda her hastada aynı düzeyde görülmez; sonuç, tümörün tedaviye verdiği yanıta bağlıdır"</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<p>İkinci avantajın görüntülemede görünmeyen kanser hücrelerine daha erken dönemde etki edebildiğini aktaran Uzm. Dr. Selami Bayram,</p>

<blockquote>
<p>"Kanser bazen yalnızca görünen ana kitle ile sınırlı değildir. Henüz tomografi, MR veya PET gibi görüntüleme yöntemleriyle tespit edilemeyen çok küçük tümör hücreleri de dolaşımda bulunabilir. Buna tıpta mikrometastatik hastalık denir. Neoadjuvan tedavi, ameliyat öncesinde bu hücrelere erken dönemde etki etme fırsatı sunabilir. Bu nedenle bazı hastalarda sadece lokal kontrol değil, sistemik hastalık kontrolü açısından da önemli bir avantaj sağlayabilir. Özellikle biyolojik olarak daha agresif tümörlerde bu erken sistemik yaklaşım klinik açıdan değerlidir"</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<h2>Ameliyat sonrası tedavi yanıtının değerlendirilmesi<!--EndFragment --></h2>

<p>Üçüncü avantajın ise tedavinin işe yarayıp yaramadığını ameliyat sonrası daha net anlaşılabildiği olduğunu belirten Uzm. Dr. Selami Bayram,</p>

<blockquote>
<p>"Neoadjuvan tedavinin en önemli avantajlarından biri, uygulanan tedavinin tümör üzerinde ne kadar etkili olduğunun ameliyat sonrası daha açık biçimde görülebilmesidir. Ameliyatla çıkarılan doku patoloji uzmanları tarafından incelenir ve kanser hücrelerinin tedaviye ne ölçüde yanıt verdiği değerlendirilir. Eğer inceleme sonucunda canlı tümör hücresi görülmezse buna patolojik tam yanıt (pCR) denir. Bu durum, özellikle bazı meme kanseri türlerinde ve bazı başka tümörlerde tedavinin çok etkili olduğuna işaret edebilir. Ancak pCR her kanser türünde aynı anlamı taşımaz. Yine de bu değerlendirme çok önemlidir; çünkü hem tedavinin başarısını göstermeye yardımcı olur hem de ameliyat sonrası ek tedavilerin nasıl planlanacağı konusunda yol gösterir"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Tedavinin kişiye özel planlanmasına katkı sağladığını ve bu da tedavi sürecindeki dördüncü avantaj olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Selami Bayram,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Günümüzde kanser tedavisi yalnızca tümörün bulunduğu organa göre değil, aynı zamanda tümörün moleküler ve biyolojik özelliklerine göre planlanmaktadır. Neoadjuvan dönemde yapılan biyopsiler ve patolojik değerlendirmeler; tümörün alt tipini, agresifliğini ve hangi tedavilere daha duyarlı olabileceğini anlamamıza yardımcı olur. Örneğin bazı meme kanseri hastalarında HER2 pozitiflik veya triple-negatif biyoloji, bazı tümörlerde ise MSI-H veya dMMR gibi özellikler tedavi seçimini etkileyebilir. Bu sayede hastaya tek tip değil, daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım sunulabilir. Modern onkolojide neoadjuvan tedavinin değeri, biraz da bu biyolojik rehberlik gücünden kaynaklanmaktadır"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>Komplikasyon riskini belirleyen faktörler<!--EndFragment --></h2>

<p>Bazı hastalarda daha sınırlı cerrahiye ve daha iyi fonksiyonel sonuçlara katkı sunabileceğini de söyleyen Uzm. Dr. Selami Bayram,</p>

<blockquote>
<p>''Tümör küçüldüğünde cerrahinin kapsamı da değişebilir. Bu durum bazı hastalarda daha sınırlı rezeksiyon, daha fazla doku korunması ve daha iyi yaşam kalitesi anlamına gelebilir. Özellikle organın korunmasının önemli olduğu tümörlerde bu, hastalar açısından çok kıymetli bir sonuçtur. Bununla birlikte, neoadjuvan tedavi her zaman ameliyat sonrası komplikasyonları azaltır şeklinde kesin bir ifade doğru değildir. Çünkü komplikasyon riski; yapılan ameliyatın tipi, hastanın yaşı, ek hastalıkları, beslenme durumu, radyoterapi alıp almadığı ve tümörün yerleşimi gibi birçok faktörden etkilenir. Daha doğru ifade şudur: Uygun hastalarda tümörün küçülmesi, cerrahi planlamayı kolaylaştırabilir ve bazı durumlarda daha koruyucu cerrahi seçeneklerine imkan sağlayabilir"</p>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<h2>Neoadjuvan Tedavide Karar Süreci</h2>

<p>Uzm. Dr. Selami Bayram son olarak,</p>

<blockquote>
<p>"Neoadjuvan tedavi, günümüzde birçok ulusal ve uluslararası kılavuzda yer alan önemli bir yaklaşımdır. Ancak bu tedavi her hasta için otomatik olarak tercih edilmez. En doğru yaklaşım; hastalığın evresi, tümörün biyolojik özellikleri, hastanın genel durumu ve ilgili branşların ortak değerlendirmesiyle belirlenir"</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/kanser-tedavisinde-one-cikan-neoadjuvan-yaklasim</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/04/melisa/neoadjuvan.jpg" type="image/jpeg" length="12571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alanyaspor kaptanı Efecan Karaca ameliyata alındı!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/alanyaspor-kaptani-efecan-karaca-ameliyata-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/alanyaspor-kaptani-efecan-karaca-ameliyata-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Alanyaspor'un tecrübeli kaptanı Efecan Karaca, antrenman sırasında yaşadığı talihsiz sakatlık nedeniyle burnundan operasyon geçirdi. Yapılan kontrollerde burun kemiğinde çökme kırığı tespit edilen futbolcu ameliyat edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanyaspor’un takım kaptanı Efecan Karaca şoku yaşanıyor. Hazırlık çalışmaları esnasında aldığı sert darbeyle yaralanan deneyimli futbolcunun, hastanede yapılan detaylı tetkikleri sonucunda burun kemiğinde çökme kırığı meydana geldiği belirlendi. Karaca, tanının ardından acilen ameliyata alındı.</p>

<p><img alt="Efecan Karaca" class="detail-photo img-fluid" height="1600" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/efecan-karaca.jpg" width="1279" /></p>

<h2><strong>​Saha içindeki müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı</strong></h2>

<p>​Efecan Karaca'nın dün gerçekleştirilen idmanda ikili mücadele sırasında aldığı darbe sonrası burnunda kanama meydana geldi. Kulüp doktoru tarafından saha içerisinde yapılan ilk müdahalenin ardından, kaptan vakit kaybedilmeden Alanya’daki bir hastaneye nakledildi. Burada çekilen tomografi, kırığın boyutunu gözler önüne serdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Operasyonu başarılı geçti</strong></h2>

<p>​Burun kemiğindeki çökme nedeniyle cerrahi müdahaleye karar verilen Efecan Karaca, genel anestezi altında operasyona alındı. Tecrübeli futbolcuya uygulanan "repozisyon" işleminin başarıyla uygulandığı bildirildi.</p>

<h2><strong>​Sağlık durumu iyi</strong></h2>

<p>​Ameliyat sonrası sürece ilişkin bilgi veren kulüp yetkilileri, kaptanın sağlık durumunun iyi olduğunu ve operasyonun sorunsuz geçtiğini paylaştı. Kaptanın tedavi süreci yakından takip ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık, Spor</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/alanyaspor-kaptani-efecan-karaca-ameliyata-alindi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 17:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/alanyaspor-kaptan-efecan-karaca-ameliyat.jpg" type="image/jpeg" length="62379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da ameliyattan çıktı, yürümekle yetinmedi: “Koşacağım” dedi]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-ameliyattan-cikti-yurumekle-yetinmedi-kosacagim-dedi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-ameliyattan-cikti-yurumekle-yetinmedi-kosacagim-dedi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’da kapalı yöntemle yapılan baypas ameliyatı sonrası hızla toparlanan hasta, sözleriyle hem doktorunu hem yakınlarını gülümsetti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Afyonkarahisar’da yaşayan 58 yaşındaki İbrahim Akyol’un yaşadığı sağlık süreci, modern tıbbın geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Bir süredir yaşadığı rahatsızlıklar nedeniyle hastaneye başvuran Akyol, yapılan tetkiklerde kalp damarlarından birinin tıkalı olduğunu ve cerrahi müdahale gerektiğini öğrendi.</p>

<h2>Ameliyattan kaçtı, doktoru ikna etti</h2>

<p>Baypas ameliyatına karşı önyargıları olduğunu dile getiren Akyol, sürecin uzun ve zor geçeceğini düşünerek operasyona sıcak bakmadı. Ancak Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği’nde görevli Doç. Dr. Birkan Akbulut ile yaptığı görüşmenin ardından kararını değiştirdi.</p>

<blockquote>
<p>“Beni baypasa hocam ikna etti"</p>
</blockquote>

<p>diyen Akyol, ameliyata olumsuz bakmasının nedenini iyileşme sürecine dair endişeleri olarak açıkladı.</p>

<h2>24 saat dolmadan yürüdü</h2>

<p>Minimal invaziv yöntemle gerçekleştirilen operasyon sonrası hızlı toparlanma süreci dikkat çekti. Ameliyattan kısa süre sonra ayağa kalkabilen Akyol, yaşadığı değişimi şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>“1 gün yoğun bakımda yattım. Şimdi ise servisteyim”</p>
</blockquote>

<h2>“Koşsam vallahi koşacağım”</h2>

<p>Kendisini iyi hissettiğini ifade eden Akyol’un neşeli sözleri ise çevresindekileri gülümsetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>“Vallahi koşsam koşacağım. Sadece hocamdan izin almadan koşmak istemiyorum"</p>
</blockquote>

<p>Akyol, kendisini sağlığına kavuşturan doktoruna da teşekkür ederek,</p>

<blockquote>
<p>“Ne mutlu ki böyle hocalarımız var. Başımızdan eksik olmasınlar. Allah çoluğuna çocuğuna zeval vermesin. Allah hocamdan razı olsun”</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="K A L P A M E L I Y A T I S O N R A S I S E V I N C I N I B O Y L E P 1237123 367931" class="detail-photo img-fluid" height="1294" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/k-a-l-p-a-m-e-l-i-y-a-t-i-s-o-n-r-a-s-i-s-e-v-i-n-c-i-n-i-b-o-y-l-e-p-1237123-367931.jpg" width="1310" /></p>

<h2>Küçük kesi, hızlı iyileşme</h2>

<p>Operasyonu gerçekleştiren Doç. Dr. Birkan Akbulut ise uygulanan yöntemin avantajlarına dikkat çekti. Kalp damarındaki tıkanıklığın, meme altından yapılan yaklaşık 5 santimetrelik kesiyle giderildiğini belirten Akbulut, hastanın durumunun iyi olduğunu söyledi.</p>

<blockquote>
<p>“Hastamızın dün ameliyatını gerçekleştirdik. 1 gece yoğun bakımda kaldı. Bugün ise servise çıktı. Herhangi bir sıkıntısı yok. Hastamız ayakta ve sağlığı iyi. Birkaç gün içinde taburcu etmeyi planlıyoruz”</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>Kalp durmadan operasyon</h2>

<p>Ameliyatın en dikkat çekici yönlerinden birinin kalp durdurulmadan gerçekleştirilmesi olduğunu belirten Akbulut, bu yöntemin her hastaya uygulanmadığını vurguladı.</p>

<blockquote>
<p>“Ameliyatta kalbin durdurulup durdurulmaması kararı, hastanın genel durumu, tıbbi durumu ve cerrahın tercihine bağlıdır"</p>
</blockquote>

<p>diyen Akbulut, işlemin teknik açıdan daha fazla hassasiyet gerektirdiğini ifade etti. Kalp atmaya devam ederken yapılan müdahalenin, uygun hastalarda iyileşme sürecini hızlandırdığını belirten uzmanlar, bu tür yöntemlerin giderek daha fazla tercih edildiğine dikkat çekiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-ameliyattan-cikti-yurumekle-yetinmedi-kosacagim-dedi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/kalp-ameliyati-sonrasi-ayaga-kalkti.jpg" type="image/jpeg" length="89199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya’da uzmanı uyardı: Bu hastalıkta erken teşhis hayat kurtarıyor]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-teshis-hayat-kurtariyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-teshis-hayat-kurtariyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kolorektal kanser vakalarındaki artışa dikkat çeken uzmanlar, düzenli tarama ve yaşam tarzı değişikliklerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya’da görev yapan uzmanlar, dünya genelinde ve Türkiye’de hızla artan kolorektal kanser vakalarına dikkat çekerek erken tanının önemine işaret etti. Her yıl dünyada yaklaşık 2 milyon kişiye bu hastalık teşhisi konulurken, Türkiye’de ise bu sayının 22 bin civarında olduğu belirtiliyor. Özellikle son yıllarda sadece ileri yaş grubunda değil, daha genç bireylerde de görülme sıklığının artması dikkat çekiyor.</p>

<h2>Risk sadece yaşla sınırlı değil</h2>

<p>Memorial Antalya Hastanesi Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan Gürkan, kolorektal kanserin kalın bağırsak ve rektum bölgesinde geliştiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Kesin nedeni tam bilinmese de, risk faktörleri arasında genetik yatkınlık, ileri yaş (özellikle 50 yaş üstü), sağlıksız beslenme, obezite, sigara ile alkol kullanımı, hareketsiz yaşam tarzı ve inflamatuar bağırsak hastalıkları (Crohn veya ülseratif kolit gibi) yer alır. Bu faktörler hücrelerde genetik değişikliklere yol açarak kanser gelişimini tetikleyebilir"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p><img alt="A W672094 01" class="detail-photo img-fluid" height="1004" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/a-w672094-01.jpg" width="1193" /></p>

<h2>Belirtiler çoğu zaman geç fark ediliyor</h2>

<p>Hastalığın erken evrede belirgin şikayetler vermediğine dikkat çeken Gürkan, şu uyarılarda bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Belirtiler kişiden kişiye değişebilir, ancak yaygın olan belirtiler, dışkıda kan görülmesi, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik (ishal, kabızlık veya dışkı şeklinde incelme), karın ağrısı veya kramplar, açıklanamayan kilo kaybı, yorgunluk ve halsizlik. Bu belirtiler fark edildiğinde doktora başvurmak önemlidir, çünkü erken tanı tedavi şansını artırır"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>şeklinde konuştu.</p>

<h2>Yaşam tarzı büyük rol oynuyor</h2>

<p>Uzmanlara göre, kolorektal kanserin ortaya çıkma riskini azaltmak mümkün. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve zararlı alışkanlıklardan uzak durmak bu süreçte kritik rol oynuyor. Konuyla ilgili önerilerini sıralayan Gürkan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Kolorektal kanser büyük ölçüde yaşam tarzı değişiklikleriyle önlenebilir. Sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinin: Meyve, sebze ve tam tahıllar açısından zengin bir diyet uygulayın. Kırmızı et ve işlenmiş et tüketimini sınırlayın. Lifli gıdalar bağırsak sağlığını korur ve kanser riskini düşürür. Sigara ve alkolü bırakın: Sigara içmek kolorektal kanser riskini artırır. Alkol tüketimini minimuma indirin veya tamamen bırakın, çünkü bu maddeler bağırsak hücrelerine zarar verir. Kilonuzu kontrol altında tutun: Fazla kilolar, özellikle karın bölgesindeki yağlanma, kanser riskini yükseltir. İdeal kilonuza ulaşmak için dengeli beslenme ve hareketli bir yaşamı tercih edin. Düzenli egzersiz yapın: Haftada en az 150 dakika orta şiddette egzersiz bağırsak hareketlerini düzenler ve kanser riskini azaltır. Her gün 30 dakika yürümek bile faydalı olabilir. Tarama testlerini ihmal etmeyin: 45-50 yaşından itibaren düzenli kolonoskopi yaptırın. Erken evrede polip tespiti, kanserin önlenmesini sağlar. Aile öyküsü varsa daha erken başlayın. Su tüketimini artırın ve kabızlıktan kaçının: Bol su içmek ve düzenli tuvalet alışkanlığı edinmek bağırsak sağlığını korur. Kabızlık, uzun vadede risk oluşturabilir"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p>

<h2>Erken tanı ile başarı oranı yüksek</h2>

<p>Uzmanlar, erken evrede teşhis edilen kolorektal kanserin büyük oranda tedavi edilebildiğini belirtiyor. Tarama programlarına katılımın artırılmasıyla birlikte, hastalığa bağlı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabileceği ifade ediliyor. Antalya’daki uzmanlar, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğinin altını çiziyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmani-uyardi-bu-hastalikta-erken-teshis-hayat-kurtariyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/antalya-kanser-tedavisi-uzmanlar-uyardi.jpg" type="image/jpeg" length="60932"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da uzmanları uyarıyor! Kızamıkta aşı karşıtı olmayın!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmanlari-uyariyor-kizamikta-asi-karsiti-olmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmanlari-uyariyor-kizamikta-asi-karsiti-olmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da uzmanlar, aşılanmayan çocukların ciddi komplikasyonlar ve hatta beyin hasarı riskiyle karşı karşıya olduğunu belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda dünya çapında yeniden yükselişe geçen kızamık vakaları, özellikle çocuklar açısından ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturuyor. Antalya'da Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ferunda Demir, kızamığın sadece hastalık sürecinde değil, iyileştikten sonra da ciddi riskler taşıyabildiğine dikkat çekti. Dr. Demir,</p>

<blockquote>
<p>"Son yıllarda aşı karşıtlığının artması ve çocukların aşılanmaması, bu ölümcül risklerle karşı karşıya kalmamıza neden oluyor. Korunmanın tek yolu aşıdır"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>Kızamık, yalnızca döküntü ile sınırlı değil</h2>

<p>Kızamığın rubeola virüsünden kaynaklanan, özellikle döküntüyle seyreden ve toplu salgınlara yol açabilen bir hastalık olduğunu belirten Dr. Demir, virüsün kış sonu ve ilkbahar başında daha aktif olduğunu ifade etti. Virüs, öksürük, hapşırık ve fiziksel temas yoluyla çocuklar arasında hızla yayılabiliyor. Dr. Demir,</p>

<blockquote>
<p>"Kızamık virüsünün özellikle 20–37 derece arasında canlı kaldığını ve havada bir saat kadar asılı kalabildiğini biliyoruz. Bu nedenle herhangi bir kızamıklı çocuğun bulunduğu ortamda bulaş riski devam ediyor"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2>Hastalık belirtileri ve tanı</h2>

<p>Hastalığın kuluçka süresi genellikle 10–14 gün sürüyor ve ardından çocuklarda yaklaşık 40 dereceye kadar ateş görülebiliyor. Dr. Demir, semptomları şöyle açıkladı:</p>

<blockquote>
<p>"Öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı, halsizlik, gözlerde kızarma gibi belirtilerle kendini gösteriyor. Özellikle ağız içindeki gri renkli koplik lekeleri, tanı koymamızda çok diagnostik bir veri sağlıyor. 4–5 gün süren döküntüler boyun arkasından başlayıp tüm vücuda yayılıyor ve ardından solarak soyuluyor."</p>
</blockquote>

<h2>Ağır komplikasyon riski</h2>

<p>Kızamığın menenjit, orta kulak enfeksiyonu ve zatürre gibi ciddi komplikasyonlara yol açabileceğini vurgulayan Dr. Demir, sinir sistemi üzerinde de yıkıcı etkiler bırakabileceğini ifade etti. Hastalık iyileştikten sonra bile risk devam ediyor; Subakut Sklerozan Panensefalit (SSPE) olarak adlandırılan ölümcül beyin hasarı, kızamığın ciddi bir sonucu olabiliyor.</p>

<p><img alt="A W671012 01" class="detail-photo img-fluid" height="3033" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/a-w671012-01.jpg" width="3420" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Aşılanmama ölümcül risk oluşturuyor</h2>

<p>Kızamık vakalarındaki artışın temel nedenlerinden birinin aşı karşıtlığı olduğuna işaret eden Dr. Demir, Türkiye’de uygulanan aşı takvimi hakkında bilgi verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Türkiye’de iki doz aşı uygulanıyor; 12. ay ve 4. yaşta. Salgınlar arttıkça 9. ayda ek doz aşı öneriliyor."</p>
</blockquote>

<h2>Korunmanın tek yolu aşı</h2>

<p>Dr. Demir, aşının kızamığa karşı en etkili korunma yöntemi olduğunu vurgulayarak,</p>

<blockquote>
<p>"Bizim için korunmanın tek yolu aşı diyoruz. Birinci aşı sonrası koruyuculuk yüzde 93, ikinci aşı sonrası yüzde 97’nin üzerinde. Gördüğümüz hastaların çoğu aşısız. Bu yüzden çocuklarımızın aşılarının mutlaka yapılmasını öneriyoruz. Kızamıklı bir çocukla temas sonrası ilk 3 gün içinde aşı uygulanmasını da tavsiye ediyoruz"</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmanlari-uyariyor-kizamikta-asi-karsiti-olmayin</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 00:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/kizamik-asisi-antalya.jpg" type="image/jpeg" length="52821"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da uzmanlar uyardı! Gözlük ucuz bedel pahalı]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmanlar-uyardi-gozluk-ucuz-bedel-pahali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmanlar-uyardi-gozluk-ucuz-bedel-pahali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da havaların ısınmasıyla güneş gözlüğü alışverişleri hız kazandı ancak uzmanlar ucuz diye tercih edilen merdiven altı güneş gözlüklerinin, gözleri korumak yerine daha büyük risklere yol açtığının altını çizdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Havaların ısınmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımı artarken, Antalya'da uzmanlar işportada ya da sokaklarda satılan ucuz gözlüklerin halk sağlığını ciddi şekilde tehdit ettiğine dikkat çekti. Estetik kaygılarla tercih edilen sahte ve sertifikasız gözlüklerin, gözleri güneşten korumak yerine daha fazla zarara maruz bıraktığı belirtildi. Özellikle ultraviyole (UV) koruması bulunmayan ürünler, uzun vadede kalıcı göz rahatsızlıklarına zemin hazırladığı kaydedildi.</p>

<h2>“Klinik tabloyu daha da kötüleştiriyor”</h2>

<p>Konu ile ilgili açıklama yapan Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Yaşar Duranoğlu,</p>

<blockquote>
<p>"Biz güneş gözlüklerini daha çok alerjisi olan insanlarda, güneş hassasiyeti olan insanlarda, parlak ışık hassasiyeti olan insanlarda ve özel bazı göz rahatsızlıklarında kullanmayı çok arzu ediyoruz. Bunlar kullanılırken de fonksiyon gören gözlükler olması lazım. Fonksiyon görmeyen, sizin belirttiğiniz gibi mahalleler arasında satılan, merdiven altında üretilen, ruhsatlandırılmamış, belirli bir markası ve garantisi olmayan gözlüklerin kullanımı biraz önce saydığım nedenlerin düzelmesine değil, bilakis daha da klinik tablonun kötüleşmesine neden olabilir"</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p>

<p><img alt="Gözlük Foto 1" class="detail-photo img-fluid" height="1918" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/gozluk-foto-1.jpg" width="3376" /></p>

<h2>“En etkili UV koruması turuncu camlarda”</h2>

<p>Güneş gözlüğünün temel amacının ultraviyole ışınlardan korunmak olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Duranoğlu, cam renklerinin önemine de değindi. Prof. Dr. Duranoğlu,</p>

<blockquote>
<p>"Ultraviyoleyi en iyi hapseden renk aslında turuncu renk. Bu turuncu renk bizde kullanılmuyor. Avrupa'da çok yaygın biliyorsunuz ve Avrupalılar açık tenli oldukları için gözlerindeki iris pigmenti de az olduğu için ışıktan çok daha fazla rahatsız oluyorlar. Ve bu gözlükleri daha çok kullanıyorlar. Bizden daha çok kullanılıyorlar. Bizim ülkemizde güneş daha fazla olmasına rağmen... Yani orada da bir terslik var aslında. Birinci renk turuncu. İkinci renk kahverengi renk daha çok. Üçüncü renk lacivert ve siyah renk. bizde çok tercih edilen renk de en son renk. Ama dediğim gibi bunların hepsinin ortak amacı ultraviyole ışığını bloke ederek onun gözde oluşturulacağı yan etkilerden korunmak oluyor"</p>
</blockquote>

<p>diye kaydetti.</p>

<p><img alt="Gözlük Foto 2" class="detail-photo img-fluid" height="1888" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/gozluk-foto-2.jpg" width="3378" /></p>

<h2>“Önce hekime, sonra optisyene danışın”</h2>

<p>Güneş gözlüğü seçiminde bilinçli hareket edilmesi gerektiğini vurgulayan Duranoğlu</p>

<blockquote>
<p>"Ben bu konuda güneş gözlüğü kullanmak isteyen hastalarımızın mutlaka bir hekim arkadaşa danışmalarını, hekim arkadaşlarının görüşlerine göre güneş gözlüklerini kullanmalarını ve bunları mutlaka ruhsatlı olan ve bu sertifikası bulunan gözlük satılan yerlerden yani optisyen arkadaşlarımızdan temin edilmesini tavsiye ediyorum"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p>diye vurguladı.</p>

<p><img alt="Gözlük Foto 3" class="detail-photo img-fluid" height="1898" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/gozluk-foto-3.jpg" width="3388" /></p>

<h2>“Koyu cam her zaman koruma sağlamaz”</h2>

<p>Optisyen Nazif Eken ise vatandaşların en sık yaptığı hataya dikkat çekerek,</p>

<blockquote>
<p>"Sağlık Bakanlığı'na bağlı, bizler gibi gözlükçü manzaralarına giderlerse bir kere orada kendilerini en azından yüzde elli güvenciye alırlar. Sadece güneş gözlüğü olması, yani renkli olması UV ışınları engellediği anlamına gelmez. Sadece ışığı engeller. Şimdi şöyle bir durum var. Biz koyu cam taktığımız zaman, güneş camı taktığımız zaman gözlerimizin biraz daha açılır. Yani iyi görebilmek adına. Dolayısıyla UV koruması olmadığı zaman daha çok UV alırız. Yani aksine hiç takmamak belki takmaktan, öyle bir gözlüğü takmaktan daha faydalı. Dolayısıyla lütfen sertifikalı olsun. Bizim gibi gözlükçülere gitsinler. Mutlaka garanti belgelerini alsınlar. Bir de mümkünse UV sertifikasının olup olmadığını sorsunlar gözlükçülere. Bu çok kıymetli"</p>
</blockquote>

<p>diye kaydetti.</p>

<p><img alt="Nazif Eken.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="2304" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/nazif-ekenjpg.jpeg" width="4096" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>İlayda Zeybek</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya Özel, Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-uzmanlar-uyardi-gozluk-ucuz-bedel-pahali</guid>
      <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/antalya-gozluk-alirken-dikkat.jpg" type="image/jpeg" length="97604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Yılmaz açıkladı: "Alanya'da 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunuldu"]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/prof-dr-yilmaz-acikladi-alanyada-3-bin-768-hastaya-saglik-hizmeti-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/prof-dr-yilmaz-acikladi-alanyada-3-bin-768-hastaya-saglik-hizmeti-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bayram tatili süresince hastanede verilen sağlık hizmetlerini değerlendiren Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz, Ramazan Bayramı tatili süresince Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunulduğunu açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Ramazan Bayramı tatili süresince Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti sunuldu.</p>

<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Banu Karakuş Yılmaz,</p>

<blockquote>
<p>"Arife günü de dâhil olmak üzere bayram tatili boyunca bin 221 sağlık personelimizle birlikte; Acil Servis, ameliyathane, yoğun bakım, doğumhane, diyaliz ve tüm yataklı servislerimizde kesintisiz sağlık hizmeti sunduk’’</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p>

<h2><img alt="Alanya Saglik Hizmeti2" class="detail-photo img-fluid" height="900" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/alanya-saglik-hizmeti2.jpg" width="1600" /><br />
<br />
<strong>Binlerce hastaya sağlık hizmeti verildi</strong></h2>

<p>Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde bayram tatili boyunca 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verildiğini söyleyen Karakuş açıklamasında şu bilgilere yer verdi:</p>

<blockquote>
<p>‘’Bayram tatilinde Acil Servis’te 3 bin 768 hastaya sağlık hizmeti verirken, 81 hastamızın ameliyatını başarıyla gerçekleştirdik. Ayrıca 121 hastamızın yatışı yapılarak tedavilerine yataklı servislerimizde devam edildi. Bu süreçte 4 bebeğimiz hastanemizde dünyaya gözlerini açtı ve ailelerinin mutluluğuna ortak olduk. 86 hastamıza diyaliz hizmeti verilirken, 5 hastamıza da anjiyo işlemi uygulandı."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<p><img alt="Alanya Saglik Hizmeti1" class="detail-photo img-fluid" height="1706" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/alanya-saglik-hizmeti1.jpg" width="2560" /></p>

<h2><strong>"Personelimizle koordineli bir şekilde çalıştık</strong>"</h2>

<p>Hizmetlerin aksamaması için sağlık tesislerinin incelendiğini söyleyen Karakuş konuşmasının devamında,</p>

<blockquote>
<p>"Yönetim ekibimiz, bayram süresince görev yapan sağlık personelimizle koordineli bir şekilde çalışarak hasta yoğunluğuna göre gerekli planlamaları ve takviyeleri gerçekleştirdi. Sağlık tesisimiz ve birimlerimiz yerinde incelenerek hizmetlerin aksamaması sağlandı. Bu yoğun süreçte büyük bir özveri ve ekip ruhuyla çalışan, Ramazan Bayramı’nı hastalarımızla birlikte geçirerek kesintisiz sağlık hizmeti sunan tüm meslektaşlarıma ve sağlık çalışanlarımıza şahsım ve vatandaşlarımız adına teşekkür ediyorum. Tedavisi devam eden hastalarımıza da acil şifalar diliyorum."</p>
</blockquote>

<p>ifadesini kullandı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/prof-dr-yilmaz-acikladi-alanyada-3-bin-768-hastaya-saglik-hizmeti-sunuldu</guid>
      <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 01:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/alanya-saglik-hizmeti.jpg" type="image/jpeg" length="97620"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da tek böbrekle yaşam mücadelesi veriyor!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-tek-bobrekle-yasam-mucadelesi-veriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-tek-bobrekle-yasam-mucadelesi-veriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’nın Alanya ilçesinde yaşayan Kübra Günay’ın doğuştan tek olan ve yarım kapasiteyle çalışan böbreği tamamen iflas etti. Yaşama tutunabilmesinin tek yolu böbrek nakli olan genç kadın, 40 gündür hastanede donör beklerken, eşi Mustafa Günay da bir an olsun yanından ayrılmıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'nın Alanya ilçesinde doğuştan yarım kapasiteyle çalışan tek böbreği de iflas eden Kübra Günay, yaşamını sürdürebilmek için böbrek nakli bekliyor. Tek kurtuluşu böbrek nakli olan Günay hastanede donör beklerken 2023 yılında hayatını birleştirdiği eşi ile 40 gündür hastanede umut nöbeti tutuyor.</p>

<p><img alt="Hastanede 40 Günlük Umut Nöbeti1" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/hastanede-40-gunluk-umut-nobeti1.jpg" width="1600" /></p>

<h2><strong>Hastanede 40 gündür umut nöbeti</strong></h2>

<p>Gündoğmuş ilçesi Köprülü Mahallesi’nde yaşayan ve geçimini gündelik işlerle sağlayan Mustafa Günay, eşinin hastalığı nedeniyle yaklaşık 40 gündür hastanede beklediklerini söyledi. Evliliklerinin ardından yapılan tahlillerde eşinin tek böbrekle yaşadığının ortaya çıktığını belirten Günay, bu böbreğin de yarım kapasiteyle çalıştığını ifade etti.</p>

<p>Günay, süreci şu sözlerle anlattı:</p>

<blockquote>
<p>"Ben Gündoğmuş Köprülü Mahallesi'nde yaşıyorum. Orada günlük işlere gidiyorum. 40 gündür eşimin yanında hastanedeyim. 2023'de evlilik yaptığımda tahliller yaptırdığımızda eşim tek böbrek yaşıyormuş. Tek böbrek ise yarım çalışıyormuş. Şu anda yarım çalışan böbrek iflas etmiş. Benim istediğim eşimin yaşama tutunması için böbrek nakli. Eşimin yaşaması için son çaremiz bu."</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Hastanede 40 Günlük Umut Nöbeti3" class="detail-photo img-fluid" height="1200" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/hastanede-40-gunluk-umut-nobeti3.jpg" width="1600" /><br />
<strong>"Böbrek nakli olmak ve yaşamak istiyorum"</strong></h2>

<p>Hastanede tedavisi süren Kübra Günay ise böbrek nakliyle hayata yeniden tutunmak istediğini dile getirdi. 2023 yılında evlendiğini ve aynı yıl böbreğinin iflas ettiğini öğrendiğini belirten Günay, 40 gündür hastanede yattığını söyledi.</p>

<p>Doktorların böbreğinin tamamen işlevini yitirdiğini ifade ettiğini aktaran Günay,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"2023 yılında evlendim. Böbreğimin iflas ettiğini öğrendim. 40 gündür hastanede yatıyorum. Doktorlar böbreğimin tamamen iflas ettiğini söylüyor. Böbrek nakli olmak ve yaşamak istiyorum"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-tek-bobrekle-yasam-mucadelesi-veriyor</guid>
      <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/agency/iha/antalyada-tek-bobrekle-yasam-mucadelesi-veriyor.jpg" type="image/jpeg" length="12433"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya'da bir ilk: Kalbinde bu yöntemle üç damar değişimi yapıldı]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-bir-ilk-kalbinde-bu-yontemle-uc-damar-degisimi-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-bir-ilk-kalbinde-bu-yontemle-uc-damar-degisimi-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği Eğitim Görevlisi Doç. Dr. Birkan Akbulut ve ekibi, kapalı koroner baypas ameliyatı ile minimal invaziv endoskopik yöntemle bacak damarı çıkarma işlemini ilk kez aynı hastada uyguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da 54 yaşındaki Sıtkı Aksoy'un kalbinde, kapalı yöntemle üç damar değişimi yapıldı. Başarılı geçen ameliyatta Sıtkı Aksoy'un kalbindeki üç koroner damar, göğüs altından yapılan 5 santimlik kesiyle ve hiçbir kemik kesilmeden değiştirilirken, bacaktan alınan yaklaşık 25 santimlik damar ise yalnızca 2 santimlik kesi ile endoskopik yöntemle çıkarıldı. Bu iki yöntemin aynı hastada birlikte uygulanması, Antalya'da ilk kez gerçekleştirildi.</p>

<p><img alt="K A L B E K U C U K K E S I Y L E B U Y U K M U D A" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/k-a-l-b-e-k-u-c-u-k-k-e-s-i-y-l-e-b-u-y-u-k-m-u-d-a.jpg" width="2048" /></p>

<h2><strong>"Operasyon başarılı geçti"</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Akbulut, Aksoy'un daha önce kalp problemleri nedeniyle kardiyolojiye başvurduğunu, yapılan anjiyografi sonrasında koroner baypas ameliyatı olması gerektiği kararıyla kendilerine müracaat ettiğini belirtti. Hastanın muayene, tetkik ve değerlendirmeleri sonucunda halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen minimal invaziv koroner baypas ameliyatını gerçekleştirdiklerini kaydeden Doç. Dr. Birkan Akbulut, operasyonun başarılı geçtiğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Bu ameliyatlar iman tahtası kesilmeden yapılıyor"</strong></h2>

<p>Koroner baypas ameliyatlarının geçmiş yıllarda 'iman tahtası' olarak bilinen göğüs ön duvarındaki kemiğin kesilmesiyle yapıldığını hatırlatan Doç. Dr. Akbulut,</p>

<blockquote>
<p>"Artık gelişen teknolojiyle biz bunu halk arasında kapalı ameliyat olarak bilinen minimal invaziv kalp cerrahisi tekniği ile yapıyoruz"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p>Kapalı ameliyatların genellikle meme altından yapılan 4 ile 6 santim arasında bir kesi ile gerçekleştirildiğini ifade eden Doç. Dr. Birkan Akbulut, şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bu ameliyatlar iman tahtası kesilmeden yapılıyor. Bu yöntemle tüm damarlara baypas yapılabiliyor. Yani hastanın ihtiyacı üç damarsa üç, tek damarsa tek damar değiştiriliyor. Kalbin kanlanması için ne kadar damar değişmesi gerekiyorsa hepsine müdahale etme şansımız var."</p>
</blockquote>

<h2><img alt="K A L B E K U C U K K E S I Y L E B U Y U K M U D A2" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/k-a-l-b-e-k-u-c-u-k-k-e-s-i-y-l-e-b-u-y-u-k-m-u-d-a2.jpg" width="2048" /></h2>

<h2><strong>"Hasta 10 gün sonra işine dönebiliyor"</strong></h2>

<p>Göğüs altındaki kesiden kaburgaların arasından kalbe ulaşıldığını anlatan Doç. Dr. Akbulut, hastanın 10 gün sonra işine dönebileceğini ifade ederek, "Hastanın herhangi bir kemiği kesilmiyor. Dolayısıyla iyileşme süresi de daha kısa oluyor" dedi.</p>

<p>Doç. Dr. Birkan Akbulut, kapalı ameliyatta hastanın işine ve sosyal hayatına daha erken dönebildiğini ifade ederek şöyle devam etti:</p>

<blockquote>
<p>"Bu yöntemle ameliyat edilen hasta taburcu olduktan sonra yatağında sağa sola dönmek gibi hareket özgürlüğüne sahip olabiliyor. Dolayısıyla hem hayatına hem işine daha erken dönebiliyor. Ameliyat kesisi daha küçük olduğu ve kemik kesilmediği için enfeksiyon oranı da daha düşük oluyor. Bu nedenle hem hastalar hem biz hekimler tarafından giderek daha fazla tercih edilen bir yöntem haline geliyor."</p>
</blockquote>

<p>Doç. Dr. Akbulut, önceki yıllarda yapılan koroner baypas ameliyatlarında iman tahtasının kesilmesi nedeniyle istirahat süresinin yaklaşık 2 ay olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>"Antalya'da ilk kez birlikte uygulandı"</strong></h2>

<p>Önceki yıllarda koroner baypas ameliyatlarında kullanılacak damarın bacak boyunca yapılan uzun bir kesi ile çıkarıldığını vurgulayan Doç. Dr. Birkan Akbulut,</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Biz bu hastamızda bacaktaki yaklaşık 20-25 santim uzunluğundaki damarı, endoskopik yöntemle yalnızca 2 santimlik kesiden çıkararak aldık. Böylece kapalı yöntemle yapılan koroner baypas ameliyatı ile minimal invaziv endoskopik damar çıkarma işlemi aynı hastada Antalya'da ilk kez birlikte uygulanmış oldu"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p>Doç. Dr. Akbulut, ekibiyle birlikte yaklaşık 1,5 yıldır minimal invaziv yöntemle kalp kapak ve koroner baypas ameliyatları gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.</p>

<p><img alt="K A L B E K U C U K K E S I Y L E B U Y U K M U D A1" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/k-a-l-b-e-k-u-c-u-k-k-e-s-i-y-l-e-b-u-y-u-k-m-u-d-a1.jpg" width="2048" /></p>

<h2><strong>"Kendimi hocama emanet ettim"</strong></h2>

<p>Ameliyattan önce ara ara göğüs ağrısı şikayetiyle hastaneye başvurduğunu dile getiren Sıtkı Aksoy, son başvurusunda fenalaştığı için anjiyoya alındığı bilgisini paylaştı. Tıkalı kalp damarlarının anjiyoda açılamaması üzerine kalp ve damar cerrahisine yönlendirildiğini ifade eden Aksoy, Doç. Dr. Birkan Akbulut'a başvurduğunda özellikle kapalı ameliyat istediğini anlattı.</p>

<p>Sıtkı Aksoy,</p>

<blockquote>
<p>"Hocam bunu yapabileceğini söyledi. Ben de kendimi hocama emanet ettim. Allah razı olsun. Sanki yeniden doğmuş gibiyim"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<h2><strong>'Herhangi bir sıkıntım yok"</strong></h2>

<p>Ameliyattan önce tansiyonunun yüksek olduğunu ve ilaç kullandığını, ameliyatın ardından ise yaşadığı sıkıntıların sona erdiğini söyleyen Aksoy,</p>

<blockquote>
<p>"Daha önce tansiyon hapı kullandığım halde tansiyonum 17-18 civarındaydı. Şu anda 11-12. Ameliyattan sonra tansiyonum da düştü. Baş ağrım kalmadı. Herhangi bir sıkıntım yok"</p>
</blockquote>

<p>dedi.</p>

<p>Ameliyata girmeden önce Doç. Dr. Birkan Akbulut'a 'Önce Allah, sonra size güveniyorum' dediğini belirten Aksoy,</p>

<blockquote>
<p>"Hocam sağ olsun elinden geleni fazlasıyla yaptı. İlgi, alaka, güler yüz, her gün takip etme. Allah razı olsun. Çok memnunum. Açık baypas olanlarda ameliyat sonrası ağrı olduğunu duymuştum. Allah'a şükür bende ağrı yok. Bacağım da fazla açılmadı"</p>
</blockquote>

<p>diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalyada-bir-ilk-kalbinde-bu-yontemle-uc-damar-degisimi-yapildi</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/antalya-kalp-ameliyati.jpg" type="image/jpeg" length="84786"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: "Çocuklara şeker yerine doğal meyve suyu ikram edin"]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/uzmani-uyardi-cocuklara-seker-yerine-dogal-meyve-suyu-ikram-edin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/uzmani-uyardi-cocuklara-seker-yerine-dogal-meyve-suyu-ikram-edin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı'nda artan tatlı tüketimine karşı önemli uyarılarda bulunan Diyetisyen Gamze Söylemez, özellikle çocukların gelişimi için rafine şekerden uzak durulması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bayramda tatlı tüketiminin en çok merak edilen konulardan biri olduğunu belirten Gamze Söylemez, kan şekerini dengede tutmanın önemine değindi. Şerbetli tatlıların kan şekerini hızla yükseltip düşürebileceğini hatırlatan Söylemez, şu tavsiyelerde bulundu:</p>

<blockquote>
<p>"Burada dikkat edilmesi gereken kurallardan birisi daha çok sütlü tatlılar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar kan şekerini hızlı yükselttiği için hızlı da düşürebilir. Bu yüzden özellikle kronik hastalığı olan şeker, diyabet tarzı, tip bir tip iki diyabet hastaları, kolesterol problemi olanlar, özellikle gebe danışanlarıma da çok özellikle bu konuda uyarılarda bulunuyorum. Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih edebilirsiniz. Yemeklerden en azından iki saat sonra sindirim tamamlandıktan sonra tatlı tüketirseniz metabolizma anlamında sizin için daha kolay olacaktır."</p>
</blockquote>

<h2>Sofralarda bahar tazeliği</h2>

<p>Isınan havalarla birlikte mevsim sebzelerinin çeşitlendiğine dikkat çeken Söylemez, beslenme düzeninde zeytinyağlıların ve antioksidan kapasitesi yüksek meyvelerin mutlaka yer alması gerektiğini söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Her sofrada mutlaka koyu yeşil yapraklı sebzeleri bulundurmalısınız. Zeytinyağlı sebzelere önem vermelisiniz. Havalar ısınıyor. Bahar aylarının, mevsim sebzeleri çok çok yoğunlukta. Bu yüzden bunları da sofralarda mutlaka bulundurmalısınız. Ara öğün olarak daha çok bitkisel proteinlerden koyu, yeşil yapraklı sebzeleri bulundurabilir. Süt, ayran tüketebilir. Fındık, badem, ceviz gibi yağ tohumları da ara öğünlere de dahil edebilirsiniz."</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</blockquote>

<h2>"Rafine şekerden kaçının"</h2>

<p>Bayram ziyaretlerinde çocuklara sunulan yoğun çikolata ve şekerleme ikramlarına karşı ebeveynleri uyaran Diyetisyen Söylemez, ev yapımı ve doğal seçeneklerin beyin gelişimi üzerindeki etkisine vurgu yaptı:</p>

<blockquote>
<p>"Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirisiniz. İçerisinde rafine şeker eklenmeyen meyve suları çocuklarınızın büyüme gelişiminde ve beyin gelişiminde de önemli ölçüde farklılık gösterecektir. Daha çok şekerlerden ziyade kendi ev yapımı sütlü tatlılarınızı ikram edebilirsiniz. Burada da böyle birazcık daha tabuları yıkmış olabiliriz diye düşünüyorum. Daha dikkatli olursak çünkü beslenme temelinde çocuklarla devam eden bir şey. Çocukları nasıl yetiştirirseniz ilerleyen dönemlerde yetişkinlerde bu noktada daha bilinçli ilerleyeceğini düşünüyorum."</p>
</blockquote>

<h2>Çay ve kahve tüketimine "yarım saat" kuralı</h2>

<p>Söylemez, sindirim sağlığı için içecek tüketim zamanlamasının da kritik olduğunu belirterek, "Çay, kahve içilecekse, daha açık tüketilmemeli, demli tüketilmemeli ve yemeklerden yarım saat sonra tüketilmelidir" uyarısında bulundu. Tatlı ihtiyacını bastırmak için ise kuru kayısı, kuru hurma ve kuru incir gibi doğal atıştırmalıkların tercih edilmesini önerdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/uzmani-uyardi-cocuklara-seker-yerine-dogal-meyve-suyu-ikram-edin</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 22:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/cocuklari-sekerden-uzak-tutun.jpg" type="image/jpeg" length="50818"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Antalya tatilinde başlayan şikayet hayatını değiştirdi! Kanserle mücadelesini anlattı]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/antalya-tatilinde-baslayan-sikayet-hayatini-degistirdi-kanserle-mucadelesini-anlatti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/antalya-tatilinde-baslayan-sikayet-hayatini-degistirdi-kanserle-mucadelesini-anlatti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya’ya tatil için gelen 32 yaşındaki matematik öğretmeni Şeyma Çiftçi’ye yapılan tetkiklerde rektum kanseri ve genetik polipozis sendromu teşhisi konuldu. Zorlu tedavi sürecini geride bırakan genç öğretmen, öğrencilerine kavuşacağı günü bekliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şanlıurfa’da görev yapan matematik öğretmeni Şeyma Çiftçi, yaz tatilini geçirmek üzere eşiyle birlikte Antalya’ya geldi. Tatil sırasında yaşadığı makatta kanama şikayeti üzerine hastaneye başvuran Çiftçi, yapılan detaylı incelemelerin ardından hayatını değiştiren bir tanıyla karşılaştı. Gerçekleştirilen kolonoskopi ve rektoskopi işlemlerinde kalın bağırsakta çok sayıda polip ve rektum bölgesinde kitle tespit edildi. Yapılan genetik ve patolojik değerlendirmeler sonucunda genç öğretmene rektum kanseri ve genetik polipozis sendromu tanısı konuldu.</p>

<h2>Zorlu tedavi süreci başladı</h2>

<p>Tanının ardından hızlı bir şekilde tedavi sürecine alınan Çiftçi, önce radyoterapi ve kemoterapi gördü. Tedavi sürecinin ardından gerçekleştirilen operasyonla kalın bağırsağı ve rektumu tamamen alındı. Cerrahlar tarafından ince bağırsaktan yeni bir yapı oluşturularak sindirim sistemi yeniden düzenlendi. Doktorlar, ameliyatın robotik cerrahi yöntemiyle tek seansta gerçekleştirildiğini ve sürecin başarılı geçtiğini belirtti.</p>

<p><img alt="T A T I L E G E L D I G I A N T A L Y A D A K A N S E R O L D U G U N 1221627 363241" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/t-a-t-i-l-e-g-e-l-d-i-g-i-a-n-t-a-l-y-a-d-a-k-a-n-s-e-r-o-l-d-u-g-u-n-1221627-363241.jpg" width="2048" /></p>

<h2>Genetik risk dikkat çekti</h2>

<p>Uzmanlar, Çiftçi’de tespit edilen polipozis sendromunun genetik geçişli olduğuna dikkat çekerek, bu tür vakalarda aile bireylerinin de taranmasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Hastalığın bazı türlerinde ilerleyen yaşlarda kanser riskinin oldukça yüksek olduğuna vurgu yapıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Kanser hiç aklıma gelmemişti”</h2>

<p>Yaşadığı süreci anlatan Şeyma Çiftçi, başlangıçta yaşadığı belirtilerin ciddi bir hastalığın habercisi olabileceğini düşünmediğini söyledi.</p>

<blockquote>
<p>“Basit bir durum sandım. Enfeksiyon ya da geçici bir rahatsızlık olabilir diye düşündüm. Böyle bir teşhis alacağım hiç aklıma gelmezdi”</p>
</blockquote>

<p>ifadelerini kullandı.</p>

<h2><img alt="T A T I L E G E L D I G I A N T A L Y A D A K A N S E R O L D U G U N 1221630 363241" class="detail-photo img-fluid" height="1536" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/t-a-t-i-l-e-g-e-l-d-i-g-i-a-n-t-a-l-y-a-d-a-k-a-n-s-e-r-o-l-d-u-g-u-n-1221630-363241.jpg" width="2048" /></h2>

<h2>Öğrencilerine söylemedi, sınıfına dönmek istiyor</h2>

<p>Tedavi sürecini Antalya’da geçiren Çiftçi, öğrencilerinin üzülmemesi için hastalığını paylaşmadığını belirtti. Mesleğine olan bağlılığını dile getiren genç öğretmen,</p>

<blockquote>
<p>“Öğrencilerimi çok özledim. Yeniden sınıfa dönmek için sabırsızlanıyorum”</p>
</blockquote>

<p>dedi. Duygusal anlar yaşayan Çiftçi, sürecin erken teşhis sayesinde kontrol altına alındığını vurgulayarak doktorlarına teşekkür etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/antalya-tatilinde-baslayan-sikayet-hayatini-degistirdi-kanserle-mucadelesini-anlatti</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/ilayda/antalya-kanserle-mucadele.jpg" type="image/jpeg" length="19965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere Kent Bölgesinde Ortaya Çıkan Ölümcül Menenjit Salgını Ülke Genelinde Büyük Panik Yarattı]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/ingiltere-kent-bolgesinde-ortaya-cikan-olumcul-menenjit-salgini-ulke-genelinde-buyuk-panik-yaratti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/ingiltere-kent-bolgesinde-ortaya-cikan-olumcul-menenjit-salgini-ulke-genelinde-buyuk-panik-yaratti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İngiltere'nin güneydoğusunda yer alan Kent bölgesinde aniden patlak veren menenjit salgını, kısa sürede yayılarak ülke genelinde ciddi bir halk sağlığı krizine dönüştü.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere'nin güneydoğusunda yer alan Kent bölgesinde aniden patlak veren menenjit salgını, kısa sürede yayılarak ülke genelinde ciddi bir halk sağlığı krizine dönüştü. Sağlık yetkilileri, özellikle genç nüfus ve üniversite öğrencileri arasında hızla ilerleyen bu tehlikeli enfeksiyona karşı en üst düzeyde alarm verildiğini duyurdu. Kent Üniversitesi odaklı gelişen bu sağlık krizi, İngiltere Birleşik Krallık Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA) tarafından yakından takip edilirken, bölgedeki hastanelerin acil servislerinde yoğunluk yaşandığı bildiriliyor. Uzmanlar, hastalığın bulaşıcılık hızının ve klinik seyrinin beklenenden çok daha agresif olduğunu vurgulayarak, toplumun tüm kesimlerini semptomlara karşı uyanık olmaya çağırıyor.</p>

<p>Salgının ciddiyeti, vaka sayılarının kısa sürede çift haneli rakamlara ulaşması ve maalesef can kayıplarının yaşanmasıyla daha da belirgin hale geldi. Yerel düzeyde başlatılan kriz yönetimi, durumun vahameti nedeniyle ulusal çapta bir operasyona evrilmiş durumda. Yetkililer, özellikle öğrenci yurtları ve kalabalık eğitim alanlarının salgının yayılımı için uygun zemin hazırladığını ifade ediyor. Halk arasında yükselen endişe dalgasıyla birlikte, Canterbury ve çevresindeki sosyal yaşamda durgunluk gözlenirken, sağlık personeli gece gündüz demeden temaslı takibi ve önleyici tedaviler için mesai harcıyor. Bu durum, son yıllarda görülen en hızlı yayılan menenjit vakası olarak tıp literatürüne girmeye aday görünüyor.</p>

<h2>Genç Nüfusu Hedef Alan Ölümcül Risk Ve İlk Can Kayıpları</h2>

<p>Kent Üniversitesi kampüsünde patlak veren ve özellikle 18 ile 21 yaş arasındaki gençleri etkisi altına alan bu benzersiz salgın, maalesef trajik sonuçları da beraberinde getirdi. Sağlık bakanlığı yetkilileri tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, enfeksiyona yakalanan iki genç öğrenci tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Şu an itibarıyla 15 kişinin hastanelerde yoğun bakım ve gözlem altında tutulduğu, bu kişilerin durumlarının ciddiyetini koruduğu belirtiliyor. Uzmanlar, menenjitin bu türünün çok kısa sürede beyin zarlarında kalıcı hasara veya organ yetmezliğine yol açabildiğini, bu yüzden ilk belirtilerin görüldüğü anda hastaneye başvurulmasının hayati önem taşıdığını hatırlatıyor.</p>

<p>Hastalığın bu yaş grubunda bu kadar etkili olması, bağışıklık sisteminin yanıt hızı ve gençlerin yoğun sosyal etkileşimiyle ilişkilendiriliyor. Hayatını kaybeden gençlerin aileleri ve arkadaşları büyük bir şok yaşarken, üniversite yönetimi psikolojik destek birimlerini devreye soktu. UKHSA yetkilileri, enfeksiyonun yayılım hızının "patlayıcı" bir karakter sergilediğini ve kuluçka süresinin 2 ile 14 gün arasında değişmesi nedeniyle önümüzdeki günlerde yeni vaka haberlerinin gelmesinin muhtemel olduğunu ifade ediyor. Bu durum, sadece bölgesel bir sorun olmaktan çıkıp, ulusal düzeyde bir gençlik sağlığı tehdidi olarak değerlendiriliyor.</p>

<h2>Üniversite Kampüslerinde Acil Aşı Ve Antibiyotik Harekatı Başladı</h2>

<p>Salgının yayılmasını durdurmak amacıyla İngiliz sağlık yetkilileri, bölgede benzeri görülmemiş büyüklükte bir tıbbi müdahale planını yürürlüğe koydu. Bu kapsamda, Kent bölgesinde yaşayan ve eğitim gören yaklaşık 5 bin üniversite öğrencisine ivedilikle MenB (Menenjit B) aşısı uygulanması kararlaştırıldı. Aşı istasyonları kampüslerin stratejik noktalarına kurulurken, öğrencilerin uzun kuyruklar oluşturduğu gözleniyor. Ayrıca, kesinleşmiş vakalarla temas kurmuş olabileceği düşünülen yüzlerce kişiye, hastalığın gelişimini durdurmak amacıyla acil antibiyotik profilaksisi uygulanmaya başlandı. Yetkililer, koruyucu tedavinin yayılım zincirini kırmada en kritik silah olduğunu vurguluyor.</p>

<p>Sağlık ekipleri, kapı kapı dolaşarak veya dijital duyurular aracılığıyla risk grubundaki herkese ulaşmaya çalışıyor. "Benzeri görülmemiş" olarak tanımlanan bu operasyonun başarısı, öğrencilerin ve bölge halkının kurallara tam uyum sağlamasına bağlı görünüyor. Aşılamanın yanı sıra, hijyen kuralları ve kalabalık ortamlardan kaçınılması gerektiği yönünde sürekli uyarılar yapılıyor. Uzmanlar, bu çapta bir kitlesel ilaçlamanın ve aşılamanın ancak çok ciddi salgın durumlarında başvurulan bir yöntem olduğunu belirterek, durumun ciddiyetini bir kez daha teyit ediyor. Antibiyotik uyarısı alan kişilerin tedavilerini aksatmadan sürdürmeleri, salgının Canterbury dışına taşmaması için büyük önem taşıyor.</p>

<h2>Eğlence Mekanları Ve Sosyal Etkinliklerin Süper Yayıcı Etkisi</h2>

<p>Salgının izini süren epidemiyologlar, vakaların büyük bir kısmının ortak bir noktada birleştiğini tespit etti. Yapılan araştırmalar, enfekte olan kişilerin çoğunun 5-7 Mart tarihleri arasında Canterbury'deki popüler bir eğlence mekanı olan Club Chemistry'de bulunduğunu ortaya koydu. UKHSA İcra Kurulu Başkanı Susan Hopkins, bu etkinliğin bir "süper yayıcı" olayı işlevi gördüğünü ve virüsün buradan öğrenci yurtlarına taşındığını açıkladı. Kapalı alandaki yoğun kalabalık, yetersiz havalandırma ve yakın temasın, bakterinin bir kişiden onlarca kişiye aynı anda bulaşmasına zemin hazırladığı düşünülüyor. Bu durum, sosyal etkinliklerin halk sağlığı üzerindeki risklerini bir kez daha gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hopkins, profesyonel kariyeri boyunca bu denli hızlı ve eş zamanlı bir vaka artışıyla karşılaşmadığını belirterek, etkinliğe katılan herkesin kendisini izole etmesi ve belirtileri takip etmesi gerektiğini hatırlattı. Kulüp ve çevresindeki diğer sosyal mekanlar dezenfekte edilirken, birçok etkinlik güvenlik gerekçesiyle iptal edildi. "Olağanüstü ve eşsiz" olarak nitelendirilen bu vaka artışı, modern toplumdaki sosyal hareketliliğin salgın hastalıklar üzerindeki hızlandırıcı etkisini kanıtlar nitelikte. Yetkililer, sosyal medya ve okul ağları üzerinden o tarihlerde söz konusu mekanda bulunan herkesin derhal sağlık birimleriyle iletişime geçmesi için çağrılarını yeniliyor.</p>

<h2>Bölgesel Krizden Ulusal Takip Düzeyine Geçiş Süreci</h2>

<p>Başlangıçta sadece Kent bölgesiyle sınırlı kalacağı düşünülen vaka artışları, yayılımın hızı ve genişliği nedeniyle artık merkezi hükümet ve ulusal sağlık birimleri tarafından takip edilen bir kriz haline geldi. UKHSA, salgının kaynağını henüz net olarak belirleyemediklerini ancak tüm imkanların seferber edildiğini açıkladı. 35 yıllık tecrübesine dayanarak konuşan Susan Hopkins, durumun "olağanüstü" olduğunu ve benzer bir tablonun İngiltere tarihinde nadir görüldüğünü belirtti. Ulusal takip mekanizmasının devreye girmesiyle birlikte, İngiltere’nin diğer bölgelerindeki hastaneler de benzer semptomlarla başvuran hastalar konusunda uyarıldı.</p>

<p>Enfeksiyonun kaynağının tespiti için genetik dizileme çalışmaları sürerken, bakterinin yeni bir mutasyon geçirip geçirmediği de laboratuvar ortamında inceleniyor. Ulusal düzeydeki bu takip, vaka artışlarının diğer üniversite şehirlerine sıçrama ihtimaline karşı bir önlem niteliği taşıyor. Hükümet yetkilileri, sağlık sisteminin bu tür ani krizlere karşı hazırlıklı olduğunu belirtse de, halkın paniğe kapılmaması ancak azami dikkat göstermesi gerektiğini ifade ediyor. Kent'teki bu menenjit dalgası, küresel ölçekte bulaşıcı hastalıklarla mücadelenin ne kadar dinamik ve bazen öngörülemez olabileceğini bir kez daha kanıtlamış durumda.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/ingiltere-kent-bolgesinde-ortaya-cikan-olumcul-menenjit-salgini-ulke-genelinde-buyuk-panik-yaratti</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/menenjit.jpg" type="image/jpeg" length="14410"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanı uyardı: Bayramda tatlı tüketimine dikkat!]]></title>
      <link>https://www.antalyahakkinda.com/uzmani-uyardi-bayramda-tatli-tuketimine-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.antalyahakkinda.com/uzmani-uyardi-bayramda-tatli-tuketimine-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala uzmanlar, bir ay süren oruç döneminin ardından beslenme düzenine dönüşte dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, özellikle bayramda artan tatlı ve çikolata tüketiminin sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ramazan ayının ardından yaklaşan bayramla birlikte beslenme alışkanlıklarında yaşanabilecek ani değişimlere karşı uzmanlardan uyarı geldi. Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli, özellikle bayram ziyaretlerinde artan tatlı ve şekerleme tüketiminin sağlık açısından risk oluşturabileceğini belirtti.</p>

<p><img alt="Baklava Tatlı Ramazan Sağlık" class="detail-photo img-fluid" height="3000" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/baklava-tatli-ramazan-saglik.jpg" width="4000" /></p>

<h2><strong>"Sağlık problemleri yaşanabilir"</strong></h2>

<p>Bayramlarda tatlı tüketimi konusunda dikkat edilmesi gerekenleri sıralayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Veysel Ciğerli şunları söyledi:</p>

<blockquote>
<p>"Bayramda tatlı ve çikolata tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerekiyor. Bayramlarda beslenme düzeninde bazı değişiklikler yaşanabiliyor. Bu değişikliklerin sadece sindirim sistemi değil, vücudun tamamında telafisi güç sorunlara yol açabilir. Bayram ziyaretleri sebebiyle öğün saatlerimizde değişiklikler yaşanabilir. Şayet beslenme düzenimizdeki değişikliklere mukabil tedbir alınmazsa bazı sağlık problemleri yaşanabilir. Bu problemlerin başlıcaları ise sindirim güçlüğü, kabızlık, mide rahatsızlıkları, tansiyon yükselmesi, kalp çarpıntısı gibi sağlık sorunlarıdır."</p>
</blockquote>

<h2><img alt="Tatli Ramazan Saglik" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://antalyahakkindacom.teimg.com/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/tatli-ramazan-saglik.jpg" width="1280" /></h2>

<h2><strong>"Şekerleme ve tatlıların tüketimi azaltılmalı"</strong></h2>

<p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Veysel Ciğerli, tatlı tüketiminin bayram süresi ve sonrasını sağlıklı geçirme açısından kritik önemde olduğunu söyleyerek şu tavsiyelerde bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Bayram ziyaretlerinde ikram edilen şekerleme ve tatlıların tüketimi mümkün olduğunca azaltılmalıdır. Bayram boyunca şerbetli tatlı ve çikolata tüketimi artmaktadır. Bu besinlerin glisemik indeksleri ve kalorileri yüksek olduğundan kan şekerinin de hızla yükselmesine yol açarlar. Fazla miktarda çikolata ve tatlı tüketimi mide yanması, bağırsak sistem bozukluklarına sebep olarak pek çok sağlık problemine yol açabilir. Tatlı tercihleri mümkün olduğunca sütlü tatlılardan yana kullanılabilir. Sütlü tatlı olarak dondurma, doğru ve serinletici bir tercih olacaktır."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.antalyahakkinda.com/uzmani-uyardi-bayramda-tatli-tuketimine-dikkat</guid>
      <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 23:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://antalyahakkindacom.teimg.com/crop/1280x720/antalyahakkinda-com/uploads/2026/03/fadime/bayram-tatlisi-saglik.jpg" type="image/jpeg" length="69951"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
