İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma, sınırları aşan ve gümrük hatlarını bypass eden devasa bir kaçakçılık şebekesini çökertti. Sahil Güvenlik İstihbarat ekiplerinin uzun soluklu takibi sonucu İstanbul merkezli olmak üzere Antalya, Ankara ve Mardin’de eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi. Yurt dışından yasa dışı yollarla getirilen ve piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu belirlenen kaçak ticari emtiaya el konulurken, suç örgütü üyesi olduğu tespit edilen 28 şüpheli adalete teslim edilmek üzere gözaltına alındı.
Gümrük denetimlerini aşmak için yat ve konteynerleri kullandılar
Soruşturma dosyasına giren teknik ve fiziki takip verilerine göre; Fatih C., Halit C., Mustafa C., İlyas C., Ömer C., Ahmet Ebubekir C., Sinan K., Nurettin A., Hasan E. ve Mustafa G. isimli şahısların hiyerarşik bir bağ içinde organize bir suç örgütü kurdukları saptandı. Şebekenin, yurt dışından tedarik ettiği yüklü miktardaki ürünü dev konteynerler, kargo hatları, ticari gemiler ve dikkat çekmemek için yabancı bayraklı lüks yatlar vasıtasıyla Türkiye karasularına getirdiği belirlendi. Zanlıların, gümrük noktalarında kurdukları aldatıcı sistemler sayesinde devletin uygulaması gereken gümrük ve gözetim vergilerini kısmen ya da tamamen ödemeden malları iç piyasaya sürdüğü ortaya çıkarıldı.
Kanserojen testleri TAREKS hilesiyle devre dışı bırakıldı
Zehir tacirlerinin ve kaçakçıların başvurduğu yöntemler, gümrük muhafaza uzmanlarını bile sarsacak nitelikte. Özellikle ithal edilen kozmetik ürünleri ile çocukların doğrudan temas ettiği oyuncaklarda, kansere yol açabilecek yasaklı kimyasal maddelerin kontrol edildiği TAREKS (Dış Ticarette Risk Esaslı Kontrol Sistemi) denetimlerini atlatmak için akılalmaz bir yönteme başvurulduğu belirlendi. Şebeke üyelerinin, ürünlerin yasal kimliği niteliğindeki Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) numaralarında sahtecilik yaptığı tespit edildi. Bu kapsamda, vergi yükü yüksek olan ve sıkı denetime tabi tutulan "oyuncak yapışkanlı tuval" ürünlerinin, ahşap ürünlerden gümrük ve gözetim vergisi alınmaması fırsat bilinerek sistemde "ahşap çerçeve" olarak beyan edildiği belgelendi. Bu yöntemle ülkeye sokulan 57 bin 120 adet hileli ürüne güvenlik güçlerince el konuldu. Örgütün ayrıca, nakliye araçlarında oluşturulan özel gizli bölmeler vasıtasıyla elektronik sigara, kaçak tütün ve puro gibi yüksek kar getiren maddeleri de yasa dışı yollardan piyasaya sürdüğü netleşti.
İş cinayetini "kalp krizi" diyerek örtbas etmeye çalışmışlar
Operasyonun derinleştirilmesiyle birlikte şebekenin sadece mali suçlarla kalmadığı, insan hayatını hiçe sayan ağır suçlara da bulaştığı saptandı. Örgüt yöneticilerinden Halit C.'ya ait olan fabrikada, iş güvenliği kurallarının ve insan sağlığı kriterlerinin hiçe sayılması nedeniyle yabancı uyruklu bir işçinin mesai esnasında hayatını kaybettiği belirlendi. Suç şebekesinin, bu iş cinayetinin ardından hukuki sorumluluktan kaçmak adına olay yerindeki delilleri kararttığı ve vefat eden işçinin ölümünü kayıtlara "kalp krizi" olarak geçirmeye çalıştığı iddia edildi. Öte yana, baskın düzenlenen aynı fabrika adresinde çok sayıda düzensiz göçmenin de hiçbir kayıt ve güvence olmaksızın çalıştırıldığı adli raporlara yansıdı.
Antalya ve diğer 3 ildeki depolardan adeta servet çıktı
Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla harekete geçen Sahil Güvenlik ekipleri, şüphelilerin ikametgahları ile örgüte ait lojistik merkez olarak kullanılan depolara baskın yaptı. Antalya, İstanbul, Ankara ve Mardin’deki operasyonlarda tam 70 konteyner dolusu kaçak malzeme ele geçirildi. Aramalarda ayrıca 10 bin adet kaçak tütün mamulü, makaron ve sigara kağıdı da adli emanete alındı. Ele geçirilen malzemelerin toplam mali değerinin 1 milyar TL sınırına ulaştığı bildirildi. Emniyet birimlerine sevk edilen 28 şüphelinin ifade işlemleri ve adli tahkikatı devam ediyor.