Son günlerde hem dünya genelinde hem de Türkiye'de oldukça popüler hale gelen kırıntı madenciliği vatandaşlar tarafından büyük ilgi görüyor. Hobi olarak yapan vatandaşlar, ekipmanlarını toplayarak dere kenarlarından ve çeşitli su kaynaklarından topladıkları altın madenini kuyumculara satıyor. Sosyal medyanın etkisiyle birer "altın avcısına" dönüşen pek çok kişi, akarsu yataklarında tava ve eleklerle günlerce mesai harcayarak ekonomik bir kazanç elde etme hayali kursa da, sahadaki gerçekler ve uzman uyarıları, bu akımın sürdürülebilir bir geçim kaynağı olmaktan ziyade geçici bir hevesten ibaret olduğunu ortaya koydu.

Kış aylarında hastalanmayın! "İlacınız mutfakta saklı"
Kış aylarında hastalanmayın! "İlacınız mutfakta saklı"
İçeriği Görüntüle

Sosyal medyanın abartması mı?

Antalya Kuyumcular Odası Başkanı Halil Kayaer, konuya ilişkin değerlendirmesinde sosyal medyadaki paylaşımların gerçeği çarpıttığına dikkat çekti. Halil Kayaer,

"Vallahi bu haberlerin hepsi sosyal medyanın haberleri orantısız bir abartı abartı bir şekilde yaptıkları haberlerdir. Yani insanları bu şekilde bir şeye yönlendiriyorlar. İnsanlar eninde sonunda hayal kırıklığıyla karşılaşıyorlar. Çünkü orada denildiği gibi yani bir ilistirle gidip de bir dere ayağını tutup da akşama kadar 3 gram, 5 gram altın yani her Allah'ın günü bulma şansın yok zaten yani. Böyle olsa zaten herhalde herkes ilistirleri alan ırmaklara koşardı. Bu haberler biraz abartı haberler"

dedi.

Whatsapp Image 2026 10 05 At 15.08.41

"Her gün altın bulmak imkansız"

Başkan Kayaer, akarsularda düzenli olarak kıymetli maden bulmanın hayatın olağan akışına ve madencilik gerçeklerine aykırı olduğunu vurgulayarak açıklamalarını sürdürdü.

Halil Kayaer, "Yani çok nadiren denk gelmiştir bir defa, 2 defa, 3 yılda falan bir defa bir denk gelmiştir de ancak o şekilde olmuştur ama dedikleri gibi öyle her gün dereye gidiyorum, ben altın arıyorum, altın vuruyorum, 1 gram, 2 gram. Bunların hepsi çok abartılı haberler"