Dünya genelinde yaşanan her türlü ilham verici ve dikkat çekici yaşam öyküleri zaman zaman Türkiye'nin farklı şehirlerinde yeni başarı hikayelerine dönüşürken, bu kez ses getiren adres Antalya oldu. Aslen Tanzanya'da dünyaya gelen ve bebek yaşta anne ile babasını kaybederek hayata büyük bir dezavantajla başlayan Osman Ali Davutoğlu'nun yaşamı, dönemin Tanzanya Büyükelçisi Ali Davutoğlu ile eşi Yeşim Meço Davutoğlu'nun evlat edinmesiyle tamamen değişti. Henüz 3,5 yaşındayken Davutoğlu ailesinin bir ferdi olan ve şu an 11 yaşında bulunan küçük Osman, ailesiyle birlikte 2020 yılında Türkiye'ye kesin dönüş yaptı. Daha önce futbol branşıyla ilgilenen ve yüzme ile jimnastik okullarında birincilikler elde eden küçük çocuğun yolu, yaz tatili amacıyla gittikleri Balıkesir'de Türk ata sporu yağlı güreş ile kesişti. Er meydanının büyüleyici atmosferinden fazlasıyla etkilenen Osman, tercihini güreşten yana kullanarak ailesinin de desteğiyle antrenmanlara hız kazandırdı ve kısa süre içinde kispet giyerek er meydanlarında boy göstermeye başladı.

Başpehlivanların dikkatini çekti ve idollerini açıkladı
Tarihteki kökenleri ve lakabıyla bilinen, kendisi gibi Afrika kökenli olup Türk yağlı güreş tarihine adını altın harflerle yazdıran 'Arap Mustafa' lakaplı Mustafa Yıldız'ın izinden gitmeyi kararlılıkla sürdüren Osman Ali Davutoğlu'nun en büyük hayali Kırkpınar'da başpehlivanlık unvanına ulaşmak. Son olarak Antalya'nın Korkuteli ilçesinde düzenlenen 35’inci Altın Kiraz Yağlı Pehlivan Güreşleri'nde er meydanına çıkan genç yetenek, burada boy gösteren usta başpehlivanların da büyük ilgisini ve dikkatini çekti. Kendisiyle yakından ilgilenen başpehlivanların desteğini alan Osman, güreşe olan tutkusunu şu sözlerle ifade etti:
“Daha önceden minder güreşi yapıyordum. Babam da bana Arap Mustafa’dan bahsetti. Sonra Arap Mustafa’yı araştırmaya başladık. İnsanların beni ona benzettiğini söyledi. Böylece yağlı güreşe ilgim de başladı. İnsanların ilgisi de hoşuma gidiyor. Çok mutlu oluyorum. Benim hayatta dört idolüm var. Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa, Mustafa Kemal Atatürk, Arap Mustafa ve güreşçi Mustafa Taş. Hedefim iyi bir insan olmak ve güreşte başarılı yerlere gelmek"
"Hayatımızda aldığımız en doğru kararlardan biriydi"
Osman ile yollarının kesiştiği dönemi anlatan anne Yeşim Meço Davutoğlu, yaşanan süreci şu cümlelerle özetledi:
“Eşim Tanzanya’da görevliyken Osman 3 yaşındaydı. Devamlı bulunduğumuz yerde Osman’ı çok sevdik. Zaman içerisinde onu ailemize katmak istedik. Osman 3,5 yaşlarındayken ailemize katıldı. Şu anda 11 yaşında. Hayatımızda aldığımız en doğru kararlardan biri olduğunu düşünüyoruz. Osman’ı çok seviyoruz. Bir de abisi var. Böylece dört kişilik bir aile olduk. Osman futbol oynadı. Yüzmede okulunda birinci oldu. Jimnastikte de okulunu birinci yaptı. Daha sonra güreşe ilgisi başladı. Yaz tatilinde de memleketim Burhaniye’ye geldiğimizde hocamızla yaklaşık 45 gün yağlı güreş çalıştı. Bu süreç Osman için çok güzel geçti. Seyirciler de Osman’ı çok seviyor. Er meydanlarında büyük ilgi görüyor. Osman da bu ilgiden mutlu ve güreşi severek yapıyor"
"Halkın Osman'a ilgisi giderek arttı"
Balıkesir Belediyesi adına güreşen ve aynı zamanda Osman Ali Davutoğlu’nun antrenörlüğünü üstlenen Sertaç Çavdar ise küçük sporcunun azmine dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Osman’la hemşehriyiz. Annesi güreşe ilgisi olduğunu söyledi ve seve seve kabul ettim, ilgilenmeye başladım. Osman bu yaz bizimle çalıştı. Öncesinde Ankara’da minder güreşi antrenmanları yapıyordu. Benimle beraber yağlı güreş antrenmanlarına başladı. Daha sonra Edremit Güreş Sahası’nda Osman’a bir yağlanma yapıldı. Orada insanlar Osman’ı sevdi. Bir güreşte de ona kispet giydirip görüntülerini çektik. Halkın Osman’a ilgisi giderek arttı"
Çavdar, Osman'ın öğrenmeye son derece açık bir sporcu olduğunu belirterek, Akhisar'daki rahmetli Arap Mustafa ustaya benzetilmesinin ve hareketlerinin halkın dikkatini çektiğini, ancak gencin bunu sadece ilgiden dolayı değil, gerçekten güreşi sevdiği için yaptığına vurgu yaptı. Yaşıtlarından çok daha tecrübeli isimlerle bir araya gelen Osman Ali Davutoğlu'nun öğrenme kapasitesinin ve gelişiminin her geçen gün katlanarak arttığı ifade edildi.




